Ana sayfa Haberler Şirket Haberleri “Yerli Buğday...

“Yerli Buğday Üretiminde 150 Bin Ton Artış Hedefliyoruz”

Türkiye, Dünyanın Hububat ve Bakliyat Üretim Üssü Olabilir!

16.05.2019 – Türkiye’nin bakliyatta ve hububatta dünyanın üretim üssü olabilecek potansiyeli taşıdığına işaret eden Duru Bulgur Yönetim Kurulu Başkanı İhsan Duru, bu potansiyeli ortaya çıkarmak için Ar-Ge’ye önem vererek ürün çeşitliliğini artırmak gerektiğini söyledi.

100.000 TL Paranız Olsa Nasıl Yatırım Yapardınız? Sanal Para ile Deneyin!

Türk bulgurunu dünyaya tanıtmak amacıyla pek çok yenilikçi proje hayata geçiren Duru Bulgur’dan “Ar-Ge’ye dayalı yeni bir üretim anlayışı benimsenmeli” çağrısı geldi. Tahıl ve bakliyat üretiminde verimliliğin ve ürün çeşitliliğinin artırılması için Ar-Ge’nin önemine dikkat çekildi. 1980’li yıllara dek dünya mercimek üretiminin yüzde 40’ını, dünya nohut üretiminin yüzde 14’ünü üreten Türkiye’de, üretim potansiyelinin yeniden canlandırılması için çözüm önerileri dile getiren Duru Bulgur Yönetim Kurulu Başkanı İhsan Duru, sektörle ilgili dikkat çekici bilgiler verdi. Hububat ve bakliyat sektörlerinde yerli üretimin yetersiz olması nedeniyle ithalatın arttığına değinen İhsan Duru, ”Bu sürdürülebilir bir durum değil, üretimin artırılması gerekiyor. 30 yıl öncesine kadar bakliyatın sadece anavatanı değil aynı zamanda ticaret merkezi idik. Türkiye, 1980’li yıllarda dünya mercimek üretiminin yüzde 40’nı gerçekleştiriyordu. Dünya nohut üretiminin yüzde 14’nü üretmemize rağmen, ihracatın yüzde 60’nı yapıyorduk. O günlerden bugünlere bakliyat ekim alanları yüzde 65 azaldı. Türkiye’nin üretimi yarı yarıya düştü. Bakliyatta katma değeri daha yüksek olan ürünlere yönelmek, bunun için de Ar-Ge çalışmalarıyla ürün çeşitliliğinin oluşturulması gerekiyor.” dedi.

“Yerli Buğday üretiminde 150 bin ton artış hedefliyoruz”

Türkiye’nin, dünyada kendi kendini besleyebilme potansiyeline sahip büyük bir tarım ülkesi olduğuna işaret eden İhsan Duru, Duru Bulgur olarak sektörü canlandırmak için önemli projeler üstlendiklerini ifade etti. Bu konuda yürüttükleri faaliyetleri anlatan Duru Bulgur Yönetim Kurulu Başkanı İhsan Duru, “Tüm tarımsal ürünlerde olduğu gibi bakliyat ürünlerinde de en önemli girdi tohum. Üniversite-sanayi işbirliği kapsamında Anadolu’nun yerli buğdayının tekrar üretime kazandırılması ile ilgili önemli bir proje yürütüyoruz. Proje, Türkiye’nin milli ve yerli buğday üretimini destekleme ve geliştirme stratejisine katkı sağlayacak. Bir diğer çalışmamız da ülkemizdeki kıraç topraklara uygun yerli buğday türü geliştirmek. Yaygınlaştırıldığı takdirde buğday üretiminde verimliliğin artacağını öngörüyoruz. Buğday ekim alanlarının yüzde 33’ünü oluşturan İç Anadolu ve İç Batı Anadolu’da yerli buğday türü yüzde 70 oranında yaygınlaştırıldığı takdirde, Durum Buğdayı üretiminde yaklaşık 150 bin ton artış olması mümkün. Sadece bu rakamın ülke ekonomisine katkısı yıllık yaklaşık 165 milyon TL.” bilgilerini aktardı.

Türkiye’de 2018’de 262 bin ton bulgur ihracatı gerçekleşti

Duru Bulgur Yönetim Kurulu Başkanı İhsan Duru, Türkiye’de bulgur üretimi gerçekleştiren yaklaşık 42 firma bulunduğunu ve 2018 senesinde tahmini üretim miktarının 505,6 bin ton civarında olduğunu kaydetti. Türkiye’nin bu ihracattan 102 milyon dolar gelir elde ettiğini anlatan İhsan Duru, geçtiğimiz yıl 262 bin ton bulgur ihracatı gerçekleştirildiğini söyledi. Toplam 103 ülkeye ihracat gerçekleştirilen sektörde, toplam satışın yüzde 50’sinin Irak ve Suriye’ye yapıldığını ifade eden Duru, ihracatta öne çıkan diğer ülkelerin Lübnan, Suudi Arabistan, Almanya, Ürdün, İsrail, Belçika ve Rusya olduğunu anlattı. İhsan Duru, iç piyasa hakkında ise şu değerlendirmelerde bulundu: “Türkiye’de bulgur tüketimi kişi başı 3,30 kilogramdır. Bu rakam geleneksel bir ürün olan bulgur için makarna ve pirince göre oldukça düşük. Fakat bu oran İç Anadolu, Güneydoğu Anadolu gibi bölgelerde kişi başı 9 kg’a çıkarken, batı bölgelerde kişi başı 1 kilograma kadar düşmektedir.”

 

Yerli Buğday Projesi ile Kıraç Topraklarda Verimlilik Artacak

5 Aralık Dünya Toprak Günü’nde Duru Bulgur’dan açıklama

‘Kıraç topraklarda verimliliği arttırmak için çalışıyoruz’

5 Aralık Dünya Toprak Günü dolayısıyla Duru Bulgur’dan yapılan açıklamada, Duru Bulgur ve Karamanoğlu Mehmet Bey Üniversitesi işbirliği ile yürütülen çalışmalarla ülkemizdeki kıraç topraklara dayanıklı yerli buğday türünün geliştirilmesine hız verildiği, yaygınlaştırıldığı takdirde buğday üretiminde verimliliğin artırılacağı bilgisine yer verildi.

Türkiye’nin kıraç arazilerinde daha yüksek verimli ve hastalıklara dayanıklı buğday türü üretimi için önemli bir proje yürüten Duru Bulgur ile Karamanoğlu Mehmet Bey Üniversitesi, Anadolu’da yüzlerce yıldır ekilen fakat sertifikalı olmadığı için son yıllarda ekiminden vazgeçilen yerli buğday çeşitlerini koruma altına alıyor. Bu çalışmalar kapsamında sera ortamında yılda 4-6 kez üretim yapılabilen onlarca çeşit elde edildi. En iyi örnekler gelecek yıl açık arazide ekilip çoğaltılarak, 2021’de sertifikalı olarak üreticinin hizmetine sunulacak.

5 Aralık Dünya Toprak Günü dolayısıyla bir açıklama yapan Duru Bulgur Yönetim Kurulu Başkanı İhsan Duru, çalışmalarla ülkemizdeki kıraç topraklara uygun yerli buğday türünün geliştirilmesine hız verildiği, yaygınlaştırıldığı takdirde buğday üretiminde verimliliğin artırılacağını açıkladı. Duru, buğday ekim alanlarının yüzde 33’ünü oluşturan İç Anadolu ve İç Batı Anadolu’da yerli buğday türünün yüzde 70 oranında yaygınlaştırıldığı takdirde durum buğdayı üretiminde 150 bin ton artış beklendiğini ifade etti.

Tarım alanlarını kıraç, taban ve sulu olarak üçe ayırdıklarını belirten İhsan Duru sözlerini şöyle sürdürdü; “Kıraç alanlar bunların içerisinde en az verimli, genellikle eğimi fazla ve sulama imkanı bulunmayan topraklar. Sulama imkanı bulunan ova arazilerine kıyasla kıraç alanlarda rüzgar daha etkili, kış şartları daha ağır geçer. Bu nedenle buğdayın soğuğa ve kurağa karşı dirençli olması gerekir. Biz de dirençli yerli buğdayın yeniden ülkemiz topraklarına kazandırılması için bilimsel çalışmalar yürütüyoruz.

Türkiye’de 1.240.000 hektarlık alanın 66%’sı kuru yani kıraç ekimdir. 34% ekim alanı ise sulu veya taban arazidir. Kıraç alanda ortalama verim dekar başına 253 kg olarak gerçekleşmektedir. Hedefimiz bu verimi 280 kg’a çıkarmaktır. İç Anadolu ve İç Batı Anadolu’da bu buğdayı 70% oranında yaygınlaştırabildiğimiz takdirde buğday üretimi 150 bin ton daha artacak. Sadece bu rakamın ülke ekonomisine katkısı yıllık yaklaşık 165 milyon TL. olacak” dedi.

 

 

“Tarım Havza Modeli” Doğru Uygulandığında Buğday Ekimindeki Düşüş Önlenebilir

04.07.2018 – Ülkemiz için son derece önemli bir tahıl olan buğday ekiminin her geçen yıl azaldığına dikkat çeken Duru Bulgur Yönetim Kurulu Başkanı İhsan Duru, “Tarım Havza Modeli”nin kuruluş ilkelerine bağlı kalınarak ve bölgedeki toprak yapısı ve su kısıtlılığı göz önünde bulundurularak uygulandığında buğday ekimindeki düşüşün önlenebileceğini söyledi.

Karaman’da 2 bin yıllık geçmişe sahip ‘Ahmet Buğdayı’nın tohumlarını geleceğe taşımak ve sanayiye kazandırmak üzere Karamanoğlu Mehmet Bey Üniversitesi (KMÜ) ile Ar-Ge çalışmaları yürüten Duru Bulgur Yönetim Kurulu Başkanı İhsan Duru, ülkemizdeki buğday üretimini değerlendirdi. Duru, “Türkiye, 2017 hasat döneminde 3,9 milyon ton durum buğdayı ve 17,6 milyon ton ekmeklik buğday olmak üzere toplamda 21,5 milyon ton buğday hasadı gerçekleştirdi. 2018 hasat döneminde ise bulgurun ve makarnanın hammaddesi olan durum buğdayında yüzde 30 düşüş bekliyoruz. Ekmeklik buğday ise yüzde 11 civarında azalacak. Ülkemiz için son derece önemli olan bu tahılın üretimindeki düşüşleri iyi değerlendirmeli ve gerekli önlemleri almalıyız” dedi.

Çiftçi, buğday yerine mısır ekimine yöneliyor, Neden?

Buğday ekimindeki azalmanın en önemli sebeplerinden birinin Tarım Havzaları Üretim ve Destekleme Modeli’nin kuruluş ilkelerine bağlı kalarak uygulanmaması olduğunu ifade eden Duru Bulgur Yönetim Kurulu Başkanı İhsan Duru, “Durum buğdayında verim; ekmeklik buğdaya ve mısıra kıyasla daha düşüktür. Fiyatlandırma ve destekle beraber toplam gelir değerlendirildiğinde örneğin 125 dekar arazisi olan bir çiftçi tamamen durum buğdayı ekerse elde edeceği gelir 22.750 lira civarındadır. Aynı çiftçi tamamen mısır ekerse 36.750 lira gelir elde etmektedir. Destekle beraber elde edilen gelire bağlı olarak çiftçi doğal olarak mısır ekimine yönelmektedir” dedi.

Buğday ekimindeki düşüş dışa bağımlılığımızı artırır

Gelirdeki bu farkın çiftçiyi çoğu yerde buğday yerine mısır ekimine teşvik ettiğini belirten Duru, “Buğday ekiminin azalması ülkemiz açısından oldukça önemli sonuçlar doğurmaktadır. Öncelikle temel besinimiz olan buğdayda dışa bağımlılığımız artarken, ekimin azalması ile hayvancılık sektörü için önem arz eden ve kaba yem olarak kullanılan buğday samanı da azalmakta ve yurtdışından ithalatı gündeme gelmektedir” diye konuştu.

Mısır ekiminde su ihtiyacı buğdayın 7 buçuk katı

Mısır ekiminde su ihtiyacının buğdayın 7 buçuk katı olduğunu vurgulayan İhsan Duru, “Bulunduğumuz bölge karasal iklim yapısında sahiptir. Bölgedeki su kısıtlılığına rağmen model oluşturulurken mısır destek kapsamında tutulmuştur.* Buğday ekiminde dekar başına su ihtiyacı 78 ton iken mısırda dekar başına su ihtiyacı buğdayın 7,5 katı fazla olup 582 tondur. Tarımsal üretimde gereken sulama ihtiyacının 250 metre derinden su çekilerek karşılanması da farklı sorunlara yol açmakta, hatta obruk gibi bölgesel afetlere de yol açabilmektedir” dedi.

Altın değerindeki Ahmet Buğdayı’nı koruma altına aldı

Türkiye’nin lider gıda firmalarından Duru Bulgur, ürettiği 16 çeşit bulgurla sektöründe de lider durumda yer alıyor.Bulgurun hammaddesi olan buğdayı İç Anadolu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinde bulunan yaklaşık 4 bin 500 çiftçiden tedarik ediyor. Kaliteli bulgur üretmek için kaliteli hammadde kullanan Duru Bulgur’un 100 bin ton buğday stoklama kapasitesi bulunuyor. Duru Bulgur, ürettiği bulgurun kalitesini geleneksel yöntemlerle artırmak, doğallığını korumak, yerli tohumları gelecek nesillere aktarmak ve sanayiye kazandırmak üzere Anadolu topraklarının altın değerinde görülen Ahmet Buğdayı’nı koruma altına aldı.

*Editörün Notu: Bakanlığın destek modelinde su kısıtı kapsamında belirlenen ilçelerde Mısır (Dane) üretiminde Damlama Sulama şartı aranmaktadır.