Ana sayfa Haberler Şirket Haberleri Müteahhitler ...

Müteahhitler Covid-19 Salgını Sonrasına Odaklandı, Gözler Yine Afrika’da

Türkiye Müteahhitler Birliği, İnşaat Sektörü Analizini Açıkladı

17.07.2020 – Koronavirüs pandemisi nedeniyle küresel ekonomi yavaşlarken, Türk müteahhitler yurtdışında salgın sonrası döneme odaklandı. Türkiye Müteahhitler Birliği’nin üç ayda bir yayınladığı İnşaat Sektörü Analizi’nin Temmuz 2020 sayısına göre; salgının ardından ivme kazanacak kalkınma planları çerçevesinde gerçekleştirilecek projeler ile Sahra altı Afrika ülkeleri Türk müteahhitleri için krizden çıkış fırsatı sunuyor. Finansman temini ve pazar çeşitlendirme çalışmalarını hızlandıran TMB, yurtdışında yıllık 20 milyar dolarlık proje hedefine yönelik olarak Afrika’nın yanı sıra Asya ülkelerinde de salgının ardından hayata geçirilecek projelerden kaydadeğer pay alabilmek amacıyla bölgesel kalkınma bankaları ve ülke eximbankları ile temasları artırdı.

100.000 TL Paranız Olsa Nasıl Yatırım Yapardınız? Sanal Para ile Deneyin!

Türkiye Müteahhitler Birliği (TMB), ekonomi çevreleri ve sektör tarafından ilgiyle takip edilen Temmuz 2020 İnşaat Sektörü Analizi Raporu’nu yayınladı. “Normalleşme Adımları Beraberinde Devam Eden Belirsizlikler” başlıklı analizde, küresel ve ulusal ekonomi ile inşaat sektörüne ilişkin veriler kapsamlı biçimde değerlendirildi.

Raporda, sektörün yurtdışında salgının küresel etkilerine rağmen, yılın başında açıklanan 20 milyar ABD Doları tutarında yeni proje hedefine ulaşma gayreti içinde olduğu belirtildi. Çalışmada, girişimcilik ruhu ile öne çıkan Türk müteahhitlerinin normalleşme süreci ile birlikte ülkelerin gündeminde yer alacak kalkınma hamleleri ve altyapı ihtiyaçlarında, oldukça riskli bölgelerde hem de uygun maliyetle ve kaliteli iş yapıyor olmasının avantaj olduğu değerlendirildi. Bu çerçevede salgın sonrasına odaklanan sektör için proaktif yaklaşımlar ortaya koymanın büyük önem taşıdığına vurgu yapıldı.

Finansman ve işbirlikleri için webinarlar düzenleniyor

Yurtdışında en büyük ihtiyacın finansman temini olduğu belirtilen çalışmada, “Türk Eximbank kredi maliyetlerinin düşürülmesi, talep edilen banka teminatlarının azaltılması, inşaat sektörüne yönelik ürünlerin esnekleştirilmesi ve çeşitlendirilmesi ihtiyacı mevcuttur. Risk Sigortası, Kefalet Bonosu, Yurtdışı Teminat Mektubu gibi programların bir an önce uygulamaya konulmasını beklenmektedir” dendi.

Ayrıca pazarların çeşitlendirilmesine duyulan ihtiyaca vurgu yapılırken, salgın sonrasında Sahra altı Afrika ülkelerinde kalkınma planları çerçevesinde sürdürülecek projelerden, uluslararası kuruluşlardan mali destek sağlanmasıyla Türk müteahhitlerinin önemli pay almasının mümkün olabileceği kaydedildi. Bu kapsamda TMB öncülüğünde Afrika ve Asya Kalkınma Bankaları’nın aralarında yer aldığı çok taraflı uluslararası kuruluşlarla temasların artırıldığına dikkat çekilen raporda, üçüncü ülke işbirliği kapsamında ise Türk Eximbank ile Amerikan Eximbank arasındaki mevcut mutabakat zaptının uygulanmasına yönelik olarak çalışmaların sürdüğü de kaydedildi.

TMB ayrıca, salgın sonrası dönemde yeni açılımlar ve ortaklıkların önünü açma hedefi çerçevesinde Uluslararası Müteahhitler Birlikleri Konfederasyonu (CICA) ve Avrupa Uluslararası Müteahhitler Birliği (EIC) gibi muadil kuruluşlar ile çalışmalar yürütüyor. Bu doğrultuda geçtiğimiz günlerde düzenlenen webinar ile Avrupalı uluslararası müteahhitler ile Birlik üyesi firmalar olası işbirliklerini ele almak üzere bir araya geldi.

Türkiye Müteahhitler Birliği’nin 2020 yılının ilk yarısını değerlendirdiği raporda genel ekonomi ve sektöre ilişkin özetle şu tespitlere yer verildi:

SEKTÖR ÖNEMİNİ KORUYOR: Dünya ekonomisinde salgının bu yıl yol açması beklenen resesyonun ardından 2021 yılı için ortaya konan büyüme öngörülerinde, inşaat sektörünün katkıları kritik önem taşıyacak gözükmektedir. Nitekim Avrupa İnşaat Sanayii Federasyonu (FIEC), yapılan bazı çalışmaların inşaat faaliyetlerindeki her 1 Euro’luk harcamanın toplam ekonomik faaliyetlere çarpan etkisiyle 1,9 ila 2,9 Euro arasında ek katkı sağladığına işaret etmektedir.

YURTDIŞI PORTFÖYÜ 405 MİLYAR DOLARA ULAŞTI: Ticaret Bakanlığı’nın verilerine göre; 2020 yılının ilk yarısında sektör tarafından yurtdışında 3,9 milyar ABD Doları tutarında toplam 85 proje üstlenilmiştir. Türk müteahhitler, 2019 yılında Ocak – Haziran döneminde ise 5,1 milyar ABD Doları tutarında toplam 109 proje üstlenmiştir. Yılın ilk yarısında lider pazar yine Rusya olmuş, ülkede toplam büyüklüğü 1,5 milyar ABD Doları olan 12 projenin yapımı müteahhitlerimize ihale edilmiştir. İlk beş pazar içindeki diğer ülkeler Ukrayna (toplam tutarı 628 milyon ABD Doları olan 5 proje), Irak (toplam tutarı 364 milyon ABD Doları olan 5 proje), Hırvatistan (358 milyon ABD Doları büyüklüğünde 1 proje) ve Katar (toplam tutarı 237 milyon ABD Doları olan 3 proje) olarak sıralanmıştır. Sektörün yurtdışında bugüne kadarki toplam proje portföyü 405,2 milyar ABD Doları olmuştur.

SÜREN 40 MİLYAR DOLARLIK PROJE MEVCUT: Türk müteahhitlerinin yurtdışında üstlenilmiş olduğu ve halen yapımı süren proje tutarının yaklaşık 40 milyar ABD Doları olduğu hesaplanmaktadır. Salgınla mücadele çalışmalarının, yapımı devam eden projelerde neden olabileceği gecikmelerin cezai yaptırımlara yol açmaması için gerektiğinde ilgili ülke makamları nezdinde girişimlerde bulunulması önem taşımaktadır.

SEKTÖRDE DARALMA SÜRECEK: TÜİK verilerine göre; yıllık bazda 2019 yılının ilk iki çeyreğinde sektörde yaşanan daralmanın sırasıyla %9,3 ve %12,7 oranlarında olması, bu yılın aynı dönemi için olumlu bir baz etkisi oluşturmaktadır. Ancak koronavirüs salgınının etkilerinin ikinci çeyrek dönem verilerinde keskin biçimde izlenmeye başlaması ve sektörde daralmanın sürmesi beklenmektedir.

KONUT SATIŞLARI KAMPANYALARLA YÜKSELDİ: Kamu bankalarının konut kredisi faiz oranları ilk el satışlarda %0,64 ve ikinci el satışlarda %0,74’e kadar çekilmiş; peşinat oranı %10’a düşürülen kredide ayrıca bir yıl ödemesiz dönem tanımlanmıştır. Kampanyanın Haziran ayında konut satışlarına kayda değer ivme kazandırdığı görülmüştür.

OFİS STOKLARINDA ARTIŞ YAŞANABİLİR: Pandemi nedeniyle artan evden çalışma ile konutlarda geçirilen sürenin artması hem konut tercihi kriterlerini değiştirmeye başlamış, hem de konut dışı gayrimenkul piyasasını olumsuz etkilemiştir. Yeni ofis kiralama rakamları hızla düşerken, ilerleyen dönemde buna bağlı olarak ofis stoklarında artış, geniş alanı olan ofis talebi ve paylaşımlı ofis kullanımı gibi gelişmelerin yaygınlaşması beklenmektedir.

KREDİLERİN TAKİBE DÜŞME HIZI ARTTI: İnşaat sektörünün kaynak sıkıntısı kapsamında bankalardan kullandığı kredi büyüklüğü ile bu kredilerin takibe düşme hızı da belirgin biçimde artmış durumdadır. BDDK’nın verilerine göre; 2018 yılı Nisan ayında 6,1 milyar TL seviyesindeki takibe düşen kredi borcu tutarının bu yılın aynı ayında 25,4 milyar TL düzeyine ulaşmış olması, müteahhitlik sektörünün bir süredir yaşadığı finansman sıkıntısının ağırlaşarak sürdüğünün göstergesidir. Bu rakam Nisan 2019’da da 14,7 milyar TL olmuştur. Ayrıca Türkiye Bankalar Birliği’nin Nisan 2020 verilerine göre; tasfiye olunacak alacağı en yüksek sektör %10 oranı ile inşaat sektörüdür.

YÜKSEK TEKNOLOJİ ETKİN KULLANILMALI: İnşaat faaliyetlerinde her aşamada değer üreterek verimlilik ve üretkenliği optimize edildiği, yüksek teknolojinin etkin kullanıldığı bir yapının kurulması sektörün krizlere karşı daha dayanıklı hale gelmesini ve yurtdışında da daha büyük fark yaratmasını sağlayabilecektir. Ayrıca dünyada artan rekabette geride kalmamak için ve sektörde daha fazla katma değeri yüksek proje üstlenebilmek amacıyla yüksek teknolojilerin inşaat faaliyetlerine entegrasyonunda geç kalınmaması önem taşımaktadır. TMB bu konuda ilgili tüm bakanlıklar, kurum ve kuruluşlar, TÜBİTAK ve akademik dünyanın katılımıyla ön çalışma başlatmıştır.

KIRILGANLIKLARIN AZALTILMASI İHTİYAÇ: Dünyada yaşanan parasal genişleme ve düşük faiz ortamında gelişmekte olan ülkelerin kazançlı çıkabileceği görüşü dile getirilirken, benzer biçimde 2010 – 2019 dönemi küresel ekonomik politikalardan faydalanmış olan Türkiye’nin başta cari denge, enflasyon ve bütçe tarafında olmak üzere salgınla artan kırılganlıklarını kademeli olarak azaltması gerektiği vurgulanmaktadır.

 

 

Asya Kalkınma Bankası’ndan Türk Müteahhitlere Finansman İmkanı

15.06.2020 – Türk inşaat sektörü, Covid-19 salgınının etkilerini azaltmak amacıyla yurtdışı pazarlardaki faaliyetlerinin geliştirilebilmesi ve yeni pazarlarda ortaya çıkacak imkânların değerlendirilebilmesi için finansman arayışını artırdı. Türkiye Müteahhitler Birliği ile online toplantıda bir araya gelen Asya Kalkınma Bankası temsilcileri, pandeminin etkilerine karşı 1,8 milyar ABD Dolarlık kısmı özel sektöre kullandırılmak üzere toplam 20 milyar ABD Doları tutarında bir kaynak oluşturduklarını kaydetti.

Türkiye Müteahhitler Birliği (TMB), pandemi krizinden önemli biçimde etkilenen sektörde yurtdışında çeşitli fırsatlar yaratılabilmesi amacıyla finansman imkânlarının geliştirilmesinin yollarını arıyor. Salgın sonrasında kalkınma planları çerçevesinde özellikle altyapı yatırımları sürmesi beklenen Asya ve Afrika ülkeleri, Türk müteahhitlerinin deneyim sahibi olduğu kamu-özel işbirliği (public – private partnership/ PPP) projelerinde yeni açılım fırsatları sunarken; TMB de bu çerçevede küresel rekabet ortamında en büyük ihtiyaç olan finansman kaynaklarının yaratılması için özellikle çok taraflı kalkınma bankaları ve diğer ülke Eximbanklarını yakın takibe aldı.

TMB Başkan Vekili Hüseyin Arslan’ın evsahipliğinde 10 Haziran 2020 tarihinde gerçekleştirilen videokonferans ile Asya Kalkınma Bankası (ADB) yetkilileri ile sektör temsilcileri bir araya geldi. Konferansta ADB’nin Avrupa Temsilcisi Robert Schoellhammer, Temsilci Yardımcısı Samantha Hung ve Kamu – Özel İşbirliği (PPP) Uzmanı Mukta Malhotra Covid-19 salgınının olumsuz ekonomik etkilerinin giderilmesine yönelik banka hazırlıkları konusunda bilgi verdi.

20 milyar dolarlık kaynak oluşturdu

Üyelerinin 49’u Asya – Pasifik bölgesinden, Türkiye’nin aralarında yer aldığı 19’u da bölge dışı ülkelerden oluşan ADB’nin Avrupa Ofisi Temsilci Yardımcısı Samantha Hung bankanın pandeminin etkilerine karşı 1,8 milyar ABD Dolarlık kısmı özel sektöre kullandırılmak üzere toplam 20 milyar ABD Doları tutarında bir kaynak oluşturduğunu kaydetti.

ADB Avrupa Temsilcisi Schoellhammer de Türkiye’nin üyeliğinden bugüne yaklaşık 30 yılda Türk müteahhitlik firmalarının Asya Kalkınma Bankası kredisiyle toplam 3 milyar ABD Doları büyüklüğünde 600 sözleşme gerçekleştirdiklerini kaydetti. Türk inşaat sektörünün Orta ve Batı Asya pazarında altyapı projelerinde oldukça güçlü olduğunu bildiklerini belirten Schoellhammer, sektörü desteklemeyi sürdüreceklerini, bununla birlikte Türk müteahhitlerinin yeni açılımlar ile Güney ve Güneydoğu Asya bölgelerindeki benzer faaliyetlere de ilgi göstermesinin yararlı olabileceğini ifade etti. Pandemi sonrasına ilişkin beklentiler hakkında bilgi veren Schoellhammer, Asya – Pasifik bölgesinde altyapı ihtiyacının süreceğine, bu kapsamda da PPP projelerinin önem taşıyacağına değindi. Schoellhammer ayrıca, küresel ısınmanın tüm dünyada artan önemiyle birlikte ADB üyelerinin de inşaat faaliyetlerinde yeşil, inovatif ve teknoloji yoğun proje ihtiyacının öne çıkmakta olduğunu sözlerine ekledi.

Avrupalı müteahhitlerle de Afrika pazarı ele alındı

TMB’nin geçtiğimiz günlerde aralarında yer aldığı 15 Avrupa ülkesi müteahhitler birliğini temsil eden Avrupa Uluslararası Müteahhitler Birliği (EIC) ile birlikte 80’in üzerinde Avrupalı uluslararası inşaat firması temsilcisinin katılımıyla düzenlediği video konferansta da özellikle Sahra altı Afrika’nın Türk ve Avrupalı müteahhitlere sunduğu fırsatlar ele alınmış, bölgede sürdürülecek projelerden uluslararası kuruluşlardan finansman temin edilmesi halinde önemli bir pay almanın mümkün olacağı belirtilmişti.

 

Avrupalı Müteahhitler Türkiye Müteahihler Birliği’nin Öncülüğünde Krizi Fırsata Dönüştürmeyi Ele Aldılar29.05.2020 – Dünya inşaat sektörünün yaklaşık olarak yarısını elinde tutan Avrupalı uluslararası müteahhitler, Covid-19 salgının sektör üzerindeki etkilerini ele almak ve mevcut krizin fırsata dönüştürülmesinin yollarını aramak üzere Türkiye Müteahhitler Birliği’inin (TMB) öncülüğünde bir araya geldiler.

TMB’nin de aralarında yer aldığı ve 15 Avrupa ülkesi müteahhitler birliğinin üyesi olduğu Avrupa Uluslararası Müteahhitler Birliği (EIC) ile işbirliği halinde düzenlenen “COVID-19 Krizinin Avrupa Uluslararası Müteahhitleri Üzerindeki Etkileri” konulu online forum, 28 Mayıs 2020 tarihinde 15 ülkeden 80’in üzerinde müteahhitlik firması temsilcisinin katılımıyla gerçekleştirildi.

Sahra altı Afrika için uluslararası finansman temini önemli

EIC yönetiminde Türk müteahhitlerini temsil eden TMB Başkan Vekili Selim Bora, forumun açılışında yaptığı konuşmada, dünya ekonomisinde pandeminin bu yılki olumsuz etkisinin ardından 2021 yılı için ortaya konan büyüme öngörülerinde, etkileri finansal hizmetlerden yiyecek-içecek sektörüne kadar çok geniş bir yelpazeyi kapsayan inşaat sektörünün katkılarının kritik önem taşıyacağının altını çizdi. Bora, nitekim yapılan çalışmaların inşaat faaliyetlerindeki her 1 Euro’luk harcamanın toplam ekonomik faaliyetlere çarpan etkisiyle 1,9 ila 2,9 Euro arasında ek katkı sağladığına işaret ettiğini belirtti. Avrupalı ve Türk müteahhitler için krizin önümüzdeki dönemde bir fırsata çevrilmesi konusunda özellikle Sahra altı Afrika’nın sunduğu fırsatlara dikkat çeken Bora, bölgede kalkınma planları çerçevesinde sürdürülecek projelerden uluslararası kuruluşlardan finansman temin edilmesi halinde önemli bir pay almanın mümkün olacağını ifade etti.

Küresel ısınma ve göç sorunuyla gözler altyapı yatırımlarında…

Forumun devamında da önümüzdeki dönemde sektör için projelerde artan finansman ihtiyacı çerçevesinde çok taraflı kalkınma bankaları ile Eximbank desteklerinin önemi konuşuldu. Uluslararası müteahhitler, söz konusu kurumlar nezdinde girişimlerde bulunularak proje süreçlerinin hızlandırılması konusunu gündeme getirdi. Düşen petrol fiyatlarının inşaat projelerine olumsuz etkisi değerlendirilirken, diğer taraftan dünyada yükselen göç sorunun da etkisiyle başta Afrika ülkeleri olmak üzere kimi bölgelerde küresel ısınmanın artan etkisi ve kuraklık gibi nedenlerle yaşanan sorunların önemi küresel çapta daha görünür hale geldiğine dikkat çekildi. Uluslararası müteahhitler, söz konusu gelişmeler sonucunda temiz su kaynaklarına erişim güçlüğünün üst sıralarda yer aldığı altyapı sorunlarının çözümüne yönelik yatırımlara önümüzdeki dönemde daha çok destek verilmesini beklediklerini dile getirdiler.

Türk müteahhitler, uluslararası kuruluşlarda da söz sahibi

TMB’nin uluslararası muhatap meslek kuruluşları ile işbirliği faaliyetleri 1990’lı yıllarda başlayarak 2000’li yıllarda ivme kazanmıştır. TMB’nin üyesi olduğu uluslararası meslek kuruluşlarından bazıları şunlardır:

  • Avrupa İnşaat Sanayi Federasyonu (FIEC) – 2000
  • Avrupa Uluslararası Müteahhitler Birliği (EIC) – 2002
  • Uluslararası Müteahhitler Birlikleri Konfederasyonu (CICA) – 2013

Söz konusu kuruluşlara üyeliğinin ardından kısa süre içinde bu örgütlerin yönetiminde de söz sahibi olan TMB, hâlihazırda Türkiye’nin yanı sıra dünya inşaat sektörüne de en üst seviyede katkıda bulunmaya devam etmektedir.

 

 

İnşaat Sektörü: “Altyapı Faaliyetleri de Mücbir Sebep Kapsamına Alınsın”

17.04.2020 – Hâlihazırda 1,5 yıldır daralmakta olan inşaat sektörü, Mart ayı itibariyle koronavirüs salgınıyla ağırlaşan koşullar nedeniyle projelerde olabilecek süre uzatımı ve fesih taleplerinin olumlu değerlendirilip karşılanmasını, finansman konularındaki teşvik nitelikli düzenlemelerin bir an önce uygulamaya yansımasını bekliyor. TMB’nin üç ayda bir yayınladığı İnşaat Sektörü Analizi’nin Nisan 2020 sayısına göre; istihdam kapasitesi yüksek olan sektörde, altyapı faaliyetlerinin mücbir sebep kapsamı dışında bırakılarak SGK primleri ve vergi ödemelerinin ötelenmesi gibi acil önlemlerden yararlanamaması önemli bir sorun olarak belirtiliyor. Sektörde ve sektörün tedarik zincirinde dayanma gücü kısıtlı çok sayıda orta ve küçük ölçekli firmanın da nakit akışında sorun hızla artıyor.

Türkiye Müteahhitler Birliği (TMB), ekonomi çevreleri ve sektör tarafından ilgiyle takip edilen Nisan 2020 İnşaat Sektörü Analizi Raporu’nu yayınladı. “Koronavirüs Salgınından Sonrası Nasıl bir Dünya ve Türkiye?” başlıklı analizde, küresel ve ulusal ekonomi ile inşaat sektörüne ilişkin veriler kapsamlı biçimde değerlendirildi.

Raporda bir süredir dengelenmeye yönelik sancıların yaşandığı inşaat sektöründe belirsizliklerin, koronavirüs salgınının Mart ayında Türkiye’de de ortaya çıkmasıyla yeniden arttığı belirtildi. Hükümet tarafından salgınla mücadele amacıyla açıklanan ekonomik tedbirler kapsamında istihdam vurgusunun son derece önemli olduğuna işaret edilen raporda, “Özellikle kısa ve esnek çalışma modellerinin geliştirilmesi, SGK primleri ve vergi ödemelerinin ötelenmesi gibi önlemler istihdam kapasitesi yüksek olan inşaat sektörü tarafından önemli; ancak altyapı faaliyetlerini kapsam dışında bırakması nedeniyle eksik bulunmuştur” denildi.

Mevcut şartlarda müteahhitlerin yurt içinde üstlenmiş olduğu projelerde hak ediş ödemelerinin zamanında yapılması için özel hassasiyet gösterilmesine ihtiyaç olduğu belirtilirken; süre uzatım ve fesih taleplerinin İdareler tarafından olumlu karşılanması, kredi geri ödemelerinde bankaların gerekli esnekliği göstermeleri ve faiz oranlarını düşürmeleri beklentileri sıralandı. Türkiye Bankalar Birliği’nin, iş dünyasının kredi borçlarıyla ilgili taleplerine bankalarca hızlı ve olumlu yanıt verilmesi konusundaki tavsiye kararının hatırlatıldığı çalışmada, ancak uygulamaya ilişkin bankalara yönelik şikâyetlerin bulunduğu belirtildi.

Destek paketiyle vasıflı iş gücü korunabilir

Raporda, şantiye kapanmaları gerektirecek durumda, en hızlı olumsuz etkinin inşaat sektörünün alt yüklenicilerinin oluşturduğu segmentte hem de sert bir şekilde hissedileceğine dikkat çekildi ve şöyle devam edildi:

“Sektörde ve tedarik zincirinde yer alan birçok orta ve küçük ölçekli firmanın dayanma gücünün kısıtlı olduğu dikkate alınarak, vergi avantajları paketi ve nakit akışındaki bozulmaları önleyecek düzenlemelerin hızlı biçimde hayata geçirilmesi büyük önem taşımaktadır. İnşaat sektörüne dönük bir destek paketi ayrıca, kısa vadede istihdam kapasitesinin korunmasını sağlayacaktır. Bu çerçevede bir diğer önemli husus olarak, sektörün orta segmentinde olası erimenin önlenmesi, vasıflı işgücü kaybının ve krizin ardından sektörün hızla toparlanmasıyla projelerdeki gecikmenin engellenmesine yardımcı olacaktır.”

İlk çeyrekte yurtdışında 2 milyar dolarlık proje üstlenildi

Raporda, müteahhitlerce yurtdışında yılın ilk çeyreğinde 2 milyar ABD Doları tutarında yeni proje üstlenildiği açıklanırken, “Koronavirüs salgını nedeniyle tüm ülkeler tarafından uygulanan farklı nitelikteki önlemlerin projelerde gecikmelere ve neticede cezai yaptırımlara neden olmamaları için hükümetler düzeyindeki temasların gündeminde tutulmasının uygun olacağı ortadadır” denildi. Çalışmada yurtdışı projelerde yönelik ayrıca şu değerlendirmeler yapıldı:

“Yaşanmakta olan bu olağandışı dönemde, yurt dışındaki projelerde istihdam edilmekte olan Türk işçilerinin yurda getirilmesi konusunda devletimiz gereken hassasiyeti göstermekte ve sektörümüze destek vermektedir. Ancak bu konuda artan ve artması muhtemel yurda dönüş taleplerinin de karşılanması için Türkiye Müteahhitler Birliği ilgili Bakanlıklar nezdinde girişimlerini sürdürmektedir.”

Türkiye Müteahhitler Birliği’nin 2020 yılının ilk çeyreğini değerlendirdiği raporda genel ekonomi ve sektöre ilişkin özetle şu tespitlere yer verildi:

SALGIN SONRASI NASIL BİR DÜNYA?

Dünyanın büyük bir değişim dinamiğinin içerisinde olduğu ve küresel değişimin şafağının Mayıs ayı sonu olacağı tahminleri yapılırken, bu süreçte ekonomide yaşanan büyük tahribatın belirginleşeceği ve kimi alanlara dönük tespitin daha net yapılabileceği ifade edilmektedir. Tüm dünyada, salgın nedeniyle durgunluk süreci kaçınılmaz görülmekte ve ekonomideki hedeflerden önce toplum sağlığının korunması ve yaşanabilecek sosyal sorunların azaltılmasına yönelik adımların öncelik taşıması çağrıları yapılmaktadır.

PROAKTİF POLİTİKALAR HAYATİ ÖNEMDE: Toplumun önemli bir kesiminin iş ve gelir güvencesi açısından artan sıkıntısı, salgınla birlikte büyümektedir. Oluşan büyük gelir kayıpları ile mücadele için daha büyük önlemlere gereksinim duyulduğu, sorunlar daha derinleşmeden proaktif biçimde kapsamlı politik araçların ortaya konmasının hayati olduğu belirtilmektedir.

SEKTÖRDE BELİRSİZLİKLER ARTIŞTA: İnşaat sektörü hâlihazırda küresel likidite koşulları, jeopolitik riskler, döviz kurlarının seyri, petrol fiyatları, kamu maliyesi ve faiz tarafında çok bilinmeyenli bir denklem ile karşı karşıyadır. İnşaat yatırımları 2019 yılında cari fiyatlarla %9,8 oranında gerilemiştir. 2020 yılının ilk çeyreğinde ise, inşaat sektöründe süren daralma sonucunda finansman sıkıntısı ve istihdamdaki gerileme sürmüştür. Sektörün istihdamdan aldığı pay, yüzde 6,9’dan yüzde 5,5’e gerilemiştir. Bununla birlikte, “İstihdam Odaklı Kredi Teşvik Paketi”nden konut projeleri ile yurtdışı müteahhitlik hizmetleri kapsamında yararlanabilen sektörün fayda gördüğü izlenmiştir. Son olarak; Türkiye’de de ortaya çıkan koronavirüs salgınının etkisi altına giren sektörde belirsizlikler Mart ayı itibarıyla yeniden artmış durumdadır.

KONUT SATIŞLARINDA GELECEK KAYGISI: Konut satışları, bir süredir ertelenen konut talebinin hayata geçmesiyle Ocak – Şubat 2020 döneminde geçen yıla göre belirgin bir iyileşme içine girmiş ancak salgının etkisinin izlendiği Mart ayında sınırlı biçimde artmıştır. Satışlar, 2019 yılına oranla Ocak’ta %55,8 ve Şubat’ta %51,4 artmıştır. Mart ayında ise geçen yılın aynı dönemine kıyasla artış oranı %3,4 ile sınırlı kalan konut satıları, Şubat 2020’ye göre %8,5 gerilemiştir. Konut alanında olası gelişmeler için gözler, daha çok orta vadede oluşacak ekonomik şartlarda olacak; o zamana kadar genel ekonomide belirsizliklerin giderilmesi, konut alanında kredi imkânlarının geliştirilmesi ile arz-talep dengesi için bir strateji hazırlanması ihtiyacı varlığını sürdürecektir. Pandemi nedeniyle artan evden çalışma, bu konudaki gelişmelerden konut dışı gayrimenkul piyasasının da etkilenebileceğini göstermektedir.

YURTDIŞI HEDEFLER İÇİN İLAVE ÇABA GEREKECEK: Salgın sektör üzerinde maliyet artışlarından malzeme tedarikine; lojistik ve işçi sağlığı ile güvenliği sorunlarından stratejik ortaklıklar ve yatırımlarda risk algısına kadar çok geniş yelpazede mevcut ve yeni projeler üzerinde tehdit oluşturmaktadır. Salgın öncesinde uluslararası müteahhitlik hizmetlerinin hâlihazırdaki 500 milyar ABD Doları seviyesinden 2023 yılında 650 milyar ABD Doları ve 2030’larda 750 milyar ABD Doları seviyelerine çıkması öngörülürken, Türk müteahhitlerinin de uluslararası pazardaki paylarının orta vadede 50 milyar ABD Doları tutarına ulaşması beklenmekteydi. Pandeminin küresel ekonomide yol açtığı sorunlar tüm sektörler için öngörülerin zorlaşmasına neden olduğu gibi Türk yurtdışı müteahhitlik hizmetleri için de hedeflerin revize edilmesini gerektirebilecektir. Koronavirüs salgınının talep ve arzda yol açtığı sorunlara ek ve paralel olarak petrol fiyatlarındaki keskin düşüş de sektör için belirsizlik yaratmaktadır.

 

TMB: “Üretim, Denetim ve Eğitimde Depreme Karşı Sıfır Tolerans Zamanı”

04.03.2020 – Türkiye Müteahhitler Birliği (TMB) Başkanı Mithat Yenigün, ‘1-7 Mart Deprem Haftası’ kapsamında yaptığı açıklamada, depremin ülkemiz için geçmişten bugüne ve yarınlara uzanan ciddi bir tehdit olduğunu belirtti. Kentsel dönüşümün vakit kaybetmeden depreme karşı sıfır tolerans ile gerçekleştirilmesi gerektiğini söyleyen Yenigün, depreme dayanıklı üretimin, denetimlerin ve sektör çalışanlarının eğitiminin önemini vurguladı.

Dünyanın en aktif deprem kuşaklarından birinde bulunan Türkiye’de sağlam yapıların önemi her geçen gün daha fazla hissediliyor. Türkiye Müteahhitler Birliği Başkanı Mithat Yenigün, depremin değil, ihmal ve kusurlu binaların kayıplara sebep olduğunu belirterek, deprem odaklı kentsel dönüşüm ve depreme dayanıklı yeni konut üretimi ihtiyacının sürdüğüne işaret etti.

TMB Başkanı Mithat Yenigün, “1-7 Mart Deprem Haftası” kapsamında yaptığı açıklamada, TMB’nin 2014 yılında kamuoyu ile paylaştığı sektörün anayasası niteliğindeki 10 maddelik İnşaat Sektörü Bildirgesi’nde deprem konusunun Türkiye için önemini vurguladıklarını hatırlattı. Depremin bir Türkiye gerçeği olduğunu anlatan Yenigün, “Toplumsal belleğimizde büyük kayıplar ve derin acılarla yer alan depremin içinde bulunduğumuz andan yarınlarımıza uzanan çok ciddi bir tehdit olduğu unutulmamalıdır. Ancak deprem değil, kusurlu yapılar ve ihmal öldürür. Bu tespitin doğruluğunu zaten yıllardır başta Japonya örneğinde olduğu gibi görmekteyiz” dedi.

Çalışanların eğitimi de önemli

Ülkemizde güvenli yapılara ilişkin farkındalık artmakta ve önlemler alınmakta olsa da deprem gündeminin sürekli kılınarak ihtiyaçların tamamlanması gerektiğine işaret eden Yenigün, son yaşanan depremlerin doğru müteahhitliğin ve yapı denetimlerinin önemini bir kez daha ortaya koyduğunu belirtti. Yenigün, müteahhitlik kriterlerini doğru belirleyecek yasal altyapının tamamlanması ve etkin biçimde uygulanması gerektiğini, deprem odaklı kentsel dönüşüm sürecinin vakit kaybetmeden gerçekleştirilmesinin ve eğitimli işgücünün büyük önem taşıdığını kaydetti.

Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum’un özellikle İstanbul’da riskli binalarda vatandaşların oturmasını engelleyeceklerini dile getirmesinin sevindirici olduğunu belirten TMB Başkanı Yenigün, şöyle devam etti: “Her zaman ifade ettiğimiz üzere; ülkemiz genelinde riskli binaların dönüşüm sürecinde denetimlerin hassasiyetle yapılması gerekmektedir. Öte yandan, bina inşa edilirken malzemelerin kaliteli ve eksiksiz olması tek başına yeterli olmayabilir; nitelikli ve eğitimli işgücü de dayanıklı yapılar için büyük önem taşımaktadır.”

 

“Yurt Dışı Müteahhitlik Sektörü İstihdam Odaklı İşletme Kredisi” hakkında TMB açıklaması

01.11.2019 – Kamu bankalarından istihdam odaklı yeni kredi kolaylığı paketi içinde “Yurt Dışı Müteahhitlik Sektörü İstihdam Odaklı İşletme Kredisi” başlığı kapsamında; Yurt dışında İnşaat-taahhüt projesi ihalesi kazanan müteahhit firmalar eğer personel istihdamının en az %75’inin Türkiye’den götürler ise kredi paketinden faydalanabilecekler. Yüzde 75 şartı sağlanmaz ise mevcut durum devam edecek.

Konu ile ilgili olarak Türkiye Müteahhitler Birliği’nden açıklama geldi. TMB yüzde 75 oranının yüksek bulduğunu açıkladı. Birlik ilgili ülke mevzuatlarının buna izin vermeyebileceğini söylerken, hangi ülkede ne kadarlık oranların olduğunu ise belirtmedi.

TMB: “Kamu bankalarımızın yaklaşımı yurtdışında Türk işgücü istihdamını artırabilecek bir adım”

01.11.2019 – Ülkemizin istihdamın artırılmasına ihtiyaç duyduğu dönemde, kamu bankalarının ilave istihdam sağlama potansiyeli olan firmalara düşük maliyetli ve uzun vadeli işletme kredisi sağlayacak olması memnuniyet vericidir. Hazine ve Maliye Bakanı Sayın Berat Albayrak tarafından açıklanan “İstihdam Odaklı İşletme Kredisi”nden, devam eden konut projeleri ve yurtdışı müteahhitlik hizmetleri kapsamında sektörümüzün de yararlanabilecek olmasını da ayrıca önemli bir karar olarak değerlendiriyoruz.

İnşaat sektörü, bölgesel fark gözetmeksizin yarattığı istihdam ile özellikle ekonomik risklerin ve işsizliğin yükseldiği dönemlerde çok daha önemli hale gelmektedir. Sektör olarak hükümetimizin destekleriyle yeniden işsizliğin azaltılmasına katkı sağlayacak duruma gelmeyi istiyoruz.

Hedefimiz Türk işgücü sayısını yeniden 100 binlere çıkarmak

Yurtiçinde yaklaşık 2 milyon kişiye istihdam sağlayan sektörümüz, yurtdışı müteahhitlik hizmetleri kapsamında da Türk işgücü istihdamının artırılması konusunda potansiyel taşımaktadır. TMB olarak, son dönemde yurtdışı projelerimizde çok daha fazla sayıda Türk işçisiyle çalışmayı arzu ettiğimizi ve bu kapsamda sayıları 35 binlere kadar gerileyen Türk işgücü sayısını yeniden 100 binlere çıkarma hedefimizi her ortamda dile getirmekteyiz.

Dolayısıyla hedef ve önerilerimizin dikkate alınarak kamu bankalarımızın çalışması kapsamında değerlendirilmesi son derece önemli bir adımdır. Bir sonraki adım olarak ise yurtdışında Türk işçi istihdamının artırılmasına yönelik bütüncül bir yaklaşıma ihtiyaç duyulmaktadır. Bu çerçevede yurtdışında da kendi işçisi ile çalışmak isteyen müteahhitlerimizin son yıllarda neden yabancı uyruklu işçi istihdamına yöneldiğinin tam olarak anlaşılması önemlidir. Böylelikle ihtiyaç duyulan diğer önlemlerin de devreye alınması mümkün olabilecektir.

Yurtdışında yüzde 75 şartı yeniden değerlendirilmeli

Öte yandan, “İstihdam Odaklı İşletme Kredisi” paketinde yurtdışı projelerde personel istihdamının en az %75’inin Türkiye’den götürülecek işgücü ile sağlanması şartı yer almaktadır. Bu oran yüksektir, çünkü proje üstlendiğimiz ülkelerin mevzuatları, bu denli yüksek oranlarda yabancı işgücüne izin vermeyebilmektedir. TMB olarak bu konuda da ilgili bakanlıklarımız ile ortak çalışmalar yürüterek ülkemiz ekonomisine daha çok destek verebileceğimize inanıyoruz.

 

Dünyanın En Büyük 250 Uluslararası Müteahhidi Listesinde Türkiye’den 44 Şirket

22.08.2019 – Türkiye, küresel pazarda süren durgunluğa ve artan risklere rağmen “Dünyanın En Büyük 250 Uluslararası Müteahhidi” listesinde, 44 firma ile yer aldı.

Türkiye, bu sayı ile Çin’in ardından ikinci oldu. Üçüncü sırada ise ABD bulunuyor.

Uluslararası inşaat sektörü dergisi ENR (Engineering News Record), tüm dünyada ekonomi çevreleri tarafından ilgiyle takip edilen, müteahhitlerin bir önceki yılda ülkeleri dışındaki faaliyetlerinden elde ettikleri gelirleri esas alarak yayımladığı “Dünyanın En Büyük 250 Uluslararası Müteahhidi” listesini açıkladı.

ENR’ın hazırladığı analizdeki veriler, küresel ekonomik belirsizlikten en çok etkilenen sektörlerden olan inşaat sektöründe durgunluğun devam ettiğini ortaya koydu. Uluslararası inşaat pazarında 2017 yılında gözlenen kıpırdanma “Küresel pazar yönünü yeniden yukarıya mı çeviriyor?” sorularının sorulmasına neden olmuştu. Ancak ENR verilerine göre; 2018 yılında uluslararası inşaat pazarının büyüklüğü yalnızca %1’lik artışla 482,4 milyar ABD Doları’ndan 487,3 milyar ABD Doları’na çıktı. Küresel pazarın büyüklüğü, 2012 – 2014 döneminde ise 500 – 544 milyar ABD Doları bandında seyretmişti.

ENR’ın “Küresel Pazar Risk Taşıyor” başlıklı bülteninde, küresel inşaat sektörünün 2018 yılında zayıf bir performans gösterdiği belirtilirken; halen çeşitli fırsatlar barındırsa da içinden geçtiğimiz dönemde başarısız olan çok sayıda büyük ölçekli uluslararası firma dikkate alındığında risklerin sürdüğüne işaret edildi. Bültende, bu çerçevede dünya liginde yer alan firmaların risklere temkinli yaklaşarak hedeflerini küçülttüklerinden de bahsedildi.

Türkiye, zorluklara rağmen yerini korumayı başardı

Uluslararası müteahhitlik pazarının durgun seyrettiği 2018 yılında Türkiye performansını koruyarak sıralamada yine ikinci sırada yer aldı. ENR listesindeki Türk firmalarının sayısı 2018 yılında 44 oldu. Listedeki Türk firmalarının toplam pazar payı ise aynı yıl için %4,6 oldu.

Türk müteahhitlerinin bölgesel gelirlerdeki payı ana pazarlar olan Ortadoğu’da %9,7’den %10,4’e yükselirken, Asya’da %4’ten %2,1’e geriledi. Firmalarımızın pazar payı, Afrika’da çok değişmeyerek %5,6 olurken, Avrupa’da ise sınırlı artışla %7’ye ulaşıldı.

YENİGÜN: Zorluklara rağmen ikinci sıradayız, hedefimiz payımızı arttırmak

Türkiye Müteahhitler Birliği (TMB) Başkanı Mithat Yenigün, ENR listesinin açıklanmasının ardından şu değerlendirmeyi yaptı:

“Küresel ve ulusal ekonomideki kırılganlıklara rağmen sektörümüzün ‘dünya devler ligi’nde, 40’ı Türkiye Müteahhitler Birliği üyesi olmak üzere toplam 44 müteahhitlik firmamız ile yerimizi koruyor olmamız büyük önem taşımaktadır.

Müteahhitlerimiz, son dönemde yurt içinde artan zorluklar nedeniyle yurtdışına daha çok yoğunlaşmış ve bu pazarlarda 2019 yılı Ocak – Temmuz döneminde 5,6 milyar ABD Doları tutarında toplam 130 proje üstlenmiştir. Böylece yurtdışı müteahhitlik hizmetlerimiz kapsamında bugüne kadar 124 ülkede 386 milyar ABD Doları tutarında 9.782 projeye ulaşılmıştır. Yıl sonunda ise yeni proje tutarında 2018’de yakaladığımız 20 milyar ABD Doları düzeyine tekrar ulaşmayı amaçlıyoruz.

Uluslararası pazarlardaki konumumuzu daha da güçlendirmemiz için firma ölçeklerinin büyütülmesi ile firmalarımızın ortak iş yapma bilincinin artırılması ve teknik müşavirlik sektörümüzün de desteklenerek güçlendirilmesi önem taşımaktadır.

Uluslararası pazarlardaki konumumuzu daha da güçlendirmemiz için firma ölçeklerinin büyütülmesi ile firmalarımızın ortak iş yapma bilincinin artırılması ve teknik müşavirlik sektörümüzün de desteklenerek güçlendirilmesi önem taşımaktadır.

Yurtdışı müteahhitlik hizmetlerinin, ekonomiye döviz girdisi, ihracat, istihdam ve sektörel rekabet gücüne katkıları başta olmak üzere sürdürülebilir büyüme açısından önemi son derece büyüktür.

Bu çerçevede Birliğimiz öncülüğünde, yurtiçinde yapılanmasını tamamlamış, dünya taahhüt sektöründe ağırlığı olan ve bölgesinde lider “Türk Müteahhitliği” markasını oluşturarak; uluslararası pazardan aldığımız payın 2030’larda %7’lere, diğer bir ifadeyle yılda 50 milyar ABD Doları yeni iş tutarına yükselmesini amaçlıyoruz.”

“DÜNYANIN EN BÜYÜK 250 ULUSLARARASI MÜTEAHHİDİ” LİSTESİNDEKİ TÜRK FİRMALARI

 

FİRMA LİSTESİ

2018 yılı gelirlerine göre sıralama

2017 yılı gelirlerine göre sıralama

1

RÖNESANS

33

36

2

LİMAK

67

68

3

TEKFENTKFEN

69

98

4

TAV – TAVHL

71

70

5

YAPI MERKEZİ

77

82

6

ANT YAPI

87

86

7

ENKA – ENKAI

92

79

8

ALARKOALARK

105

101

9

GAMA

118

108

10

ÇALIK ENERJİ

119

104

11

MAPA

126

119

12

GÜLERMAK

127

171

13

NUROL

128

154

14

ONUR

131

147

15

DOĞUŞ

135

124

16

IC İÇTAŞ

139

165

17

YÜKSEL

142

131

18

KUZU

147

142

19

DEKİNSAN

148

164

20

KOLİN

151

180

21

ESTA

156

159

22

TACA

159

**

23

YENİGÜN

163

205

24

ESER

164

150

25

KAYI

168

166

26

AD KONUT

170

**

27

GAP

172

73

28

ANEL

175

176

29

AE ARMA-ELEKTROPANÇ

176

156

30

STFA

179

170

31

TEPE

184

153

32

SUMMA

188

226

33

GÜRBAĞ

190

189

34

NATA

193

**

35

İLK

203

194

36

CENGİZ

211

225

37

ÜSTAY

216

232

38

KUR

217

237

39

POLAT YOL

219

228

40

ÖZKAR

222

235

41

ZAFER

228

231

42

BAYBURT

229

195

43

MAKYOL

231

209

44

MBD

248

247