Ana sayfa Haberler Şirket Haberleri Bosch Türkiye...

Bosch Türkiye’nin Cirosu 2017’de 15,5 Milyar TL’ye Ulaştı

Bosch Türkiye’den 2018’e pozitif başlangıç:

Tüm iş kollarında satışlarını artırdı

Bosch, Türkiye’nin dijital dönüşümünde öncü rol oynamak istiyor

  • Bosch Türkiye’nin cirosu, 2017’de yüzde 32 artarak 15,5 milyar TL’ye ulaştı.
  • Türkiye’de 2017’de 700 milyon TL tutarında yatırım yapıldı.
  • Dizel geleceğin mobilitesinin ayrılmaz bir parçası olmaya devam edecek.

İstanbul- Dünyanın önde gelen global teknoloji ve servis tedarikçisi Bosch, Türkiye’deki 2017 mali yılını 15,5 milyar TL ciroyla kapattı. Bu rakam, Bosch’un Türkiye’deki cirosunu bir önceki yıla göre yüzde 32 oranında artırdığı anlamına geliyor.2018 yılına olumlu başlangıç yapan Bosch, yılın ilk çeyreğinde Türkiye’deki tüm iş kollarında satışları artırarak güçlü büyüme kaydetti. Bosch Türkiye ve Orta Doğu Başkanı Steven Young, İstanbul’da düzenlediği yıllık basın toplantısında, “İlk çeyrekteki sağlam büyümemize dayanarak, bu yıl yine güçlü bir satış performansı elde etmeyi bekliyoruz” dedi.

Bosch Türkiye, geçen yıl 9 milyar TL tutarındaki ihracatıyla genel ihracat hacmine yüzde 1,5 oranındaki katkısını sürdürdü. Bosch’un Türkiye’deki istihdamı da önceki yıla oranla yüzde 9 artışla 18.240 kişiye ulaştı.

Ar-Ge yatırımları büyümenin itici gücü

Steven Young, “Bursa, Manisa ve Tekirdağ’daki 4 Ar-Ge merkezimizde yürütülen çalışmalar Bosch Türkiye’nin büyümesinde itici güç oluşturuyor” derken, 2017’de Türkiye’de yapılan toplam Ar-Ge yatırımının yaklaşık 200 milyon TL’ye ulaştığını açıkladı. Bosch’un Türkiye’de 700 Ar-Ge çalışanı bulunuyor. Şirket, Asya ve Avrupa’daki önde gelen otomotiv üreticileri için, güç aktarma çözümleri alanındaki geliştirme projelerini Türkiye’deki Ar-Ge merkezlerinde yürütüyor. Örneğin, geçtiğimiz yıl benzin enjektörleri konusunda 150’den fazla uluslararası proje yürütüldü.

Bursa Fabrikasındaki üç robot her gün 600 tur yapıyor

Üretim tesisi ve ekipmanlarında bağlanabilirliği sağlamak, Sanayi 4.0’ın başarısı açısından kritik önem taşıyor. Bosch geleceğin akıllı, yalın ve esnek fabrikasıyla günümüzde üretim ve lojistik alanlarında uygulamaya geçirilen ağa bağlı çözümlerin her ikisi için de çalışıyor. İki senaryonun da ortak bir yanı var: Donanım, yazılım ve hizmetler arasındaki etkileşimin insanlar tarafından yönetilmesi. Bosch Türkiye ve Orta Doğu Başkanı Steven Young, “Geleceğin fabrikalarındaki başarının üç temel taşı insanlar, makineler ve veriler… Bursa ve Manisa’daki fabrikalarımız da dahil olmak üzere Sanayi 4.0 alanında global çapta büyük gelişmeler kaydediyoruz” diye konuştu.

Bursa’daki fabrikada iki yıldır 7.500 kişiyle birlikte 3 de robot çalışıyor. Bu otonom robotlar lojistikten sorumlu ve üretimde gereken parçaları ulaştırılması gereken noktalara taşıyor. Her robot her gün 600 metrelik tur atıyor. Robotların bugüne dek toplam 12.000 kilometreden fazla yol kat ettiği hesaplandı.

Türkiye’deki dijital dönüşüme öncülük

Steven Young, Bosch Türkiye’nin Sanayi 4.0 alanındaki uzmanlığını Türkiye’deki diğer şirketlerle de paylaştığını vurguladı. Bosch, Türkiye’de jant üreten Maxion Wheels ile şirketin dijital dönüşümünde danışmanlık vermek üzere anlaştı. Bosch Sanayi 4.0 alanında dünya genelinde ve Türkiye’de öncü çalışmalar yaparken, bu dönüşüm süreci için gerekli bilgi ve uzmanlığı geliştirmek amacıyla sektörle üniversiteler arasındaki iş birliğine de özel önem veriyor. ‘Değişimi Şekillendirin – Dijital Üretim ve Sanayi 4.0 Programı’nı bu yıl daha da geliştiren Bosch, Yıldız Teknik Üniversitesiyle yürütülen program kapsamında 11 öğrenciye Bosch Bursa Fren Fabrikası ile Manisa Termoteknoloji Fabrikasında mühendisler gözetiminde çalışma fırsatı sağlıyor. Bosch ayrıca, lise öğrencilerinin robotlarını global olarak yarıştırdığı First Robotics yarışması ve lise ve üniversite öğrencilerinin sensörlerden ve yapay zeka algoritmalarından yararlanarak geliştirdikleri otonom araçlarını yarıştırdıkları Mini Otonom Araç Yarışmasını da (OpenZeka MARC) destekliyor.

Türkiye’deki iş kollarında en son yenilikler

Bosch Türkiye faaliyet gösterdiği iş kollarında istikrarlı büyümesini sürdürüyor. Manisa’daki fabrikasında Türkiye ve uluslararası pazarlar için duvar tipi kombi üreten Bosch Termoteknoloji, geçen yıl 800.000 adetle kendi üretim rekorunu aştı. Bosch Rexroth Bursa Fabrikası yeni nesil hidrolik pompa üretimini artırmaya devam etti. Bosch Fren Sistemleri Fabrikası geçen yıl üretim kapasitesiyle iç pazardaki talebinin yarısından fazlasını karşıladı. Bosch Elektrikli El Aletleri Türkiye’de boyut ve şekil olarak pazarda bulunan tüm tornavidalardan 4 misli güçlü olan ‘akıllı tornavida’ Bosch GO’nun lansmanını gerçekleştirdi. Bosch Car Service istasyonlarının sayısı Türkiye genelinde 56 şehirde 185’e ulaştı. Bosch Bina Teknolojileri, Adana Şehir hastanesinde akıllı bina çözümleriyle güvenlik ve iletişim kolaylığı sağlıyor.

Bosch Grubu: 2018’de global strateji ve genel görünüm

Bosch Grubu, zorlu ekonomik ortama rağmen 2018’de yine büyümeyi hedefliyor. Grup, 2017’de rekor sonuçların elde edilmesinin ardından, ekonomik ve jeopolitik risklerin ışığında 2018’de satış gelirlerinin yüzde 2 ilâ 3 oranında artacağını öngörüyor. Şirketin ilk üç ayda gerçekleştirdiği satışlar, bir önceki yılın aynı dönemini yakaladı ve hatta döviz kurlarına göre düzenlemeyle yaklaşık yüzde 5 aştı.

Renningen’deki yıllık basın toplantısında konuşan Bosch CEO’su Dr. Volkmar Denner, “Şirketimiz bağlanabilirlik alanındaki geniş kapsamlı uzmanlığını, sanayi ve ürünler konusundaki birikimiyle birleştirme konusunda rakipsizdir. Bosch Grubu’nun benzersiz özelliği işte budur” dedi. Dr. Denner, yaşam kalitesini artırmayı ve ekolojik, iklim dostu olmaya katkıda bulunmayı, Bosch’un gündeminin en tepesine yerleştirirken şöyle konuştu: “Yaşam için Teknoloji’ ilkemiz, çevre korumada olabilecek en iyi teknolojileri geliştirmek üzere bizi motive ediyor. Hava kalitesini artırırken, insanların hareketli olmasına da yardımcı olmak istiyoruz.”

Bosch dizel teknolojisinde yeni bir çığır açtı

Bosch, trafikte düşük emisyon vizyonunu gerçekleştirmek amacıyla hem elektromobiliteyi yaygınlaştırmak hem de içten yanmalı motoru daha da geliştirmek için yoğun yatırım yapıyor. Bosch mühendisleri dizel teknolojisinde önemli bir başarı elde etti. Bu teknoloji ile Bosch mühendisleri NOx emisyonlarını önemli ölçüde düşürdü. Geliştirilmiş teknolojiyle donatılan test araçları daha şimdiden ortalamada kilometre başına en fazla 13 miligram emisyon salıyor.. Bosch CEO’su Dr. Denner, “Dizel geleceğin mobilitesinin ayrılmaz bir parçası olmaya devam edecek” dedi.

 

OpenZeka MARC etkinliğinde Mini Otonom Araçlar Bosch’un desteğiyle yarıştı

Son teknoloji ürünü sensör ve yapay zekâ algoritmalarını kullanmak ve otonom araç uygulaması geliştirmek amacıyla OpenZeka tarafından düzenlenen MARC Mini Otonom Araç Yarışması, Bosch Türkiye’nin ana sponsorluğunda gerçekleşti.

Yakın gelecekte hayatın her alanında yer bulacak otonom sistemlerin tasarlanması ve yapay zekâ algoritmalarının geliştirilmesi konusunda otonom meraklılarını bir araya getiren OpenZeka MARC Mini Otonom Araç Yarışması’nın finali, Bosch Türkiye ana sponsorluğunda Yıldız Teknik Üniversitesi’nde yapıldı.

Türkiye’de yapay zekâ algoritmalarının kullanıldığı ilk otonom araç yarışması olma özelliğini taşıyan OpenZeka MARC Mini Otonom Araç Yarışması ile hayatın her alanında yer bulacak otonom sistemlerin tasarlanması ve yapay zekâ algoritmalarının geliştirilmesi konularında teknolojik dönüşümü gerçekleştirecek firmaların ihtiyaç duyacağı insan kaynağının oluşmasına katkı sağlanması hedefleniyor.

Dünya çapında ‘Yaşam için teknoloji’ geliştiren Bosch, ‘kazasız ve stressiz trafik’ vizyonu doğrultusunda otonom sürüş konusundaki çalışmalarına hız verdi. Şirket, sürücü destek sistemleri, navigasyon sistemleri, aracın içinde ve dışında yer alan bağlanabilirlik çözümleri gibi, otonom sürüş için gerekli olan tüm teknolojinin geliştirilmesinde önemli rol üstleniyor.

Bosch’ta otonom sürüş için 4.000 mühendis çalışıyor

Bosch Mobilite Çözümleri İlk Donanım Satış Direktörü Gökhan Tunçdöken, OpenZeka tarafından organize edilen yarışmaya destek vermekten mutluluk duyduklarını belirterek, “Bosch olarak otonom araçlarla ilgili teknolojiler geliştiriyoruz. Bugün yaklaşık 4.000 mühendis, Bosch’ta otonom sürüş çözümleri üzerinde çalışmalar yürütüyor. Çok yakın gelecekte sürücülerin araçlarına gitmesi yerine, araçların sürücülere gittiğine şahit olacağız.

Bosch, 2020 yılının başından itibaren, Daimler iş birliğiyle tamamen otonom, sürücüsüz otomobillerin yollara çıkmasını sağlayacak. Bu, şehirlerdeki trafik akışını iyileştirecek ve trafik emniyetini artıracak. Kullanıcılar, akıllı telefonlarını kullanarak, bir paylaşımlı otomobil veya robot taksi siparişini rahatlıkla verebilecek. Robot taksi uygulamasının 2022 yılında tamamen yaygınlaşması öngörülüyor. Bosch’un bu alandaki çalışmalarıyla ağa bağlı ve otonom sürüş, mobiliteyi stressiz ve bunun neticesinde kazasız hale getiriyor. Diğer yandan bu dönüşümde ihtiyaç duyulacak insan kaynağının gelişmesine de büyük destek sağlıyoruz. Genç ve heyecanlı arkadaşların yoğun ilgi gösterdiği OpenZeka MARC Mini Otonom Araç Yarışması’nı desteklemekten gurur duyuyoruz. Bu organizasyonu, daha geniş kitlelere yaymak için çalışacağız” dedi.

Türkiye’nin ilk mini otonom araç yarışmasını düzenlediklerini belirten OpenZeka Kurucusu Ferhat Kurt ise “OpenZeka olarak vizyonumuzu, yakın gelecekte hayatın her alanında yer alacak otonom sistemlerin tasarlanması ve gerçek hayata dair problemleri çözecek yapay zeka algoritmalarının geliştirilmesi olarak belirledik. Bence bu vizyonu hayata geçirmenin yolu, dünyada gerçekleşen Endüstri 4.0 devrimini ülkemizde uygulayacak ve gelişimine katkı sağlayacak insan kaynağını yetiştirmekten geçiyor. OpenZeka MARC- Otonom Araç Yarışması bu nedenle ülkemizdeki ilk ve katılımcıların sürücüsüz araç geliştirme eğitimi aldığı tek yarışma. OpenZeka olarak 2019 yılında MARC-Otonom Araç Yarışmasını ülkenin geneline yayarak, mümkün olduğunca çok takım eğiterek, bu süreçte bizimle beraber ilerleyen partnerlerimizle birlikte ülkemizin ihtiyaç duyacağı insan kaynağını yetiştirmeyi hedefliyoruz” diye konuştu.

Yarışma yoğun katılımla gerçekleşti

Lise ve üniversite öğrencileri ile otonom araç meraklılarının yoğun ilgi gösterdiği yarışmaya 4 lise, 13 üniversite ile 6 otonom araç meraklısı takım olmak üzere toplam 170 kişiden oluşan 23 takım katıldı. Takımlar, geçen yıl Ekim, Kasım ve Aralık aylarında atölye çalışmalarında aldıkları eğitimlerle araçlarını geliştirmeye başladılar. Organizasyonun ilk yarışı Şubat ayında Ankara’da gerçekleştirildi. 6 Mayıs’ta yapılan final sonunda ise üniversite liginde, yarışmaya 3 ayrı takımla katılan Trakya Üniversitesi’nden Cleaf Takımı birinciliği kazanırken, lise liginde birinciliği SEV Amerikan Koleji aldı. Şirketlerin yarıştığı ‘Otonom araç meraklıları’ liginde ise Infotech takımı ipi göğüsledi.

 

Bosch’tan gençlere geleceğe hazırlanma fırsatı… 

Bosch’un ‘Değişimi Şekillendirin’ Programı
bu yıl Yıldız Teknik Üniversitesi’nde

Bosch Türkiye’nin Sanayi 4.0 dönüşümüyle ihtiyaç duyulacak insan kaynağının yetişmesine destek vermek amacıyla hayata geçirdiği ‘Değişimi Şekillendirin – Dijital Üretim ve Sanayi 4.0 Programı’ bu yıl Yıldız Teknik Üniversitesi iş birliğiyle geçekleştiriliyor.

Programa seçilen öğrenciler, Bosch Manisa ve Bosch Bursa Fabrikalarının desteğiyle Nesnelerin İnterneti, bağlanabilirlik, Sanayi 4.0 konularındaki teorik bilgilerini pratiğe dönüştürme fırsatı bulacak.

10.04.2018 – Sanayi 4.0 alanında dünyada ve Türkiye’de öncü çalışmalara imza atan, kazandığı deneyimi iş dünyasıyla da paylaşan Bosch Türkiye, bu büyük dönüşümde ihtiyaç duyulacak insan kaynağının yetişmesi için sanayi-üniversite iş birliğine ağırlık vermeye devam ediyor. Bosch, ilk olarak geçen yıl düzenlediği ‘Değişimi Şekillendirin- Dijital Üretim ve Sanayi 4.0 (Shape the Change – Digital Manufacturing & Industry 4.0) Programı’nı bu yıl daha da geliştirerek Yıldız Teknik Üniversitesi iş birliğiyle gerçekleştiriyor.

Bosch Türkiye IoT ve Endüstri 4.0 Proje Ekibi ile Yıldız Teknik Üniversitesi öğretim görevlilerinin birlikte yönettiği program, üniversitede öğrenim gören lisans ve lisansüstü öğrencilerinin katılımına açık ve ücretsiz şekilde düzenleniyor.

Programa katılan öğrencilerin, dijital üretim ve Sanayi 4.0 konularına odaklanmış projeler üzerinde çalışmaları amaçlanıyor. Bu proje kapsamında öğrencilere Bosch’un Türkiye’de faaliyet gösteren kendi fabrikalarından örnek alanlar sunularak, bu alanlarla ilgili çalışmalar yapmaları isteniyor. Bu yıl öğrencilere verilen başlıklar arasında gerçek zamanlı veri işleme, verilerin eş zamanlı analizi ve kullanıcılara çevrimiçi bir platformda sunulması, üretimde istasyon bazlı andon sistemi çalışması, maliyet optimizasyonu, veri madenciliğine dayalı hata azaltma gibi konular yer alıyor.

Bosch bilgi ve deneyimlerini öğrencilere açıyor

Bosch Türkiye, üniversite-sanayi iş birliğine dayanan bu programla öğrencilere, Dijital Üretim ve Sanayi 4.0 konularında hem kendi gelecek vizyonlarını oluşturma hem de fikirleriyle yarının dünyasını şekillendirme imkânı veriyor. IoT ve Endüstri 4.0 temalı gerçek uygulama projelerinin verilmesi sayesinde konu teoriden çıkarılarak pratiğe dökülüyor, böylece sanayi-üniversite iş birliği kapsamında potansiyel fırsatların oluşması sağlanıyor. Bosch Türkiye, programı sürdürülebilir kılmak için önümüzdeki yıla ilişkin planlamalara daha şimdiden başladı ve her yıl giderek artan sayıda öğrenci Bosch’un bilgi ve deneyimlerinden yararlanabiliyor.

Yıldız Teknik Üniversitesi Bosch iş birliği ile ilgili olarak; “Öğrencilerin Sanayi 4.0 teknolojileri ve bu teknolojilerin neden olduğu dijital dönüşümü anlamaları, dönüşümde yer almaları ve aynı zamanda öğrencilerin kritik düşünme becerisini geliştirmeyi amaçladıklarını” ifade ettiler.

‘Değişimi Şekillendirin’ Programı boyunca proje öğrencilerine biri Yıldız Teknik Üniversitesi’nden, diğeri Bosch Türkiye’den olmak üzere iki danışman eşlik ediyor. Programa seçilen 11 öğrenci, Nisan ayından itibaren Bosch Bursa Fren Fabrikası ve Bosch Manisa Termoteknik Fabrikası mühendislerinin eşliğinde çalışmaya başladılar.

Öğrencilerin geliştirdikleri projelerin final sunumunun ardından program, Haziran ayında jüri değerlendirmesi ile tamamlanacak.

 

Bosch, otomobili bir cankurtarana dönüştürüyor

eCall’a sahip ağ bağlantılı otomobiller kaza durumunda otomatik olarak yardım çağıracak. Avrupa’da artık yeni araçlarda eCall zorunlu. Otomatik eCall sayesinde, acil durum müdahale ekipleri, bir kaza mahalline iki kat daha hızlı ulaşabiliyor. Bosch’un eCall hizmeti 16 dil konuşuyor. Bosch, otomobiller ve motosikletler için eCall geliştiriyor.

Yol güvenliğinde bir mihenk taşı: Avrupa Birliği’nde artık “31 Mart 2018 tarihi” itibarıyla otomatik “acil durum çağrı” sistemi -kısaca eCall- zorunlu. Bu gereklilik, bir kaza halinde otomatik olarak yardım çağıran bir dijital ilk müdahale ekibinin her zaman otomobilde sizinle birlikte gidiyor olması anlamına geliyor. Bosch yönetim kurulu üyesi Dr. Dirk Hoheisel konuyla ilgili açıklamasında: “Otomobillerin birbirine bağlanması birçok şeyi mümkün kılıyor. Otomatik eCall sistemi sayesinde, bağlantılı taşıtlar artık aynı zamanda cankurtaran olacak” dedi. 31 Mart 2018 tarihinden sonra AB pazarına sürülen tüm yeni yolcu taşıtı modelleri standart olarak eCall’a sahip olacaklar. Bu taşıtlar, Avrupa çapında aynı olan 112 telefon numarası aracılığıyla yerel acil yardım ekiplerini otomatik olarak uyaran standart bir eCall kutusuna sahip olacak. Bunun bir sonucu olarak, ambulans ve ilk yardım ekibi kaza mahalline daha yüksek bir hızla ve olayın olduğu noktaya kesin olarak varabilecek. AB, eCall’ın her yıl 2.500 hayat kurtarmasını ve ağır yaralanan kişi sayısını yüzde 15 düşürmesini bekliyor. Bosch, telematik çözümleri ve hizmetlerini içeren kapsamlı bir eCall yelpazesi sunuyor. Telematik eCall soketi sayesinde, daha eski otomobiller bile çözümden faydalanabiliyorlar.

Standart olarak hızlı yardım

İkaz yeleği giymek, üçgen reflektörü kurmak, yardım aramak – bir acil durumda düşünülmesi gereken birçok şey var ve her saniye önemli. Ancak, birçok kişi, kaza sonrası şok haline giriyor. Daha da korkutucu bir senaryoda, bir kazanın ardından taşıtın içerisindeki insanlar bilinçlerini kaybetmiş veya mahsur kalmış ve kendileri yardım çağıramaz halde olabiliyorlar. Bunlar tam da vazgeçilmez bir cankurtaran olarak eCall sisteminin devreye girdiği durumlar oluyor. eCall, gece boş bir yolda veya otobanda, nerede olursa olsun bağımsız olarak kazanın tam olarak nerede gerçekleştiğini biliyor ve bu bilgileri otomatik olarak kurtarma ekiplerine gönderiyor. Hoheisel; “eCall acil durum çağrısını bir insanın yapabileceğinden daha hızlı gerçekleştiriyor ve hayat kurtaran kurtarma zincirini başlatıyor” dedi. Aynı zamanda bir SOS düğmesi de otomobil yolcularının manuel olarak bir acil durum çağrısı yapabilmeleri için taşıtın paneline kuruluyor. Her iki durumda da önce kaza hakkında ek bilgilerin iletilmesi için taşıt ve acil müdahale ekibi arasında bir ses bağlantısı kuruluyor. Şoförün yanıt vermemesi halinde, acil durum müdahale ekipleri doğrudan kaza mahalline gidiyorlar. GPS koordinatlarına dayalı olarak konum hakkında elde edilen kesin bilgiler sayesinde, acil müdahale ekipleri, kazanın hangi gidiş istikametinde gerçekleştiğini bile biliyorlar. Bu, kaza mahalline varmak için bir sonraki otoyol kavşağından dönmeleri gerekmeyeceği için değerli olan zamandan tasarruf sağlıyor. Bunun bir sonucu olarak, otomatik eCall, acil müdahale ekiplerinin kaza mahalline, şehirde yüzde 40 oranında daha hızlı varmalarını, kırsal bölgelerde ise müdahale süresini yarıya indirmelerini sağlıyor.

Hayat kurtaran bir bağlanabilirlik kutusu

Bazı otomobil üreticileri birkaç yıldır eCall’u zaten taşıtın navigasyon veya bilgi-eğlence sisteminin bir parçası olarak müşterilerine sunuyorlar. Bu türden bir kurulumda, otomobilde kurulu olan, standart bir eCall kutusu değil, bunun yerine, bağlantılı bir taşıtın dış dünya ile iletişim kurmak için kullandığı bir ek kontrol ünitesi. Bosch’ta, bu kontrol ünitesi, bağlanabilirlik kontrol ünitesi veya CCU olarak adlandırılıyor. Bu, eCall ve diğer fonksiyonlar ve hizmetler için bağlantılı mobilite ve iletişim merkezinin kalbini oluşturuyor. CCU, otomobilin hava yastıkları veya emniyet kemeri ön gerilim verme tertibatı tetiklendiğinde bir çarpışma kaydı oluşturuluyor. Daha sonra birkaç saniye içerisinde acil yardım ekiplerini veya Bosch acil durum çağrı merkezini birkaç saniye içerisinde uyarıyor. İletilen GPS konumu sayesinde, acil müdahale ekipleri kaza mahalline hızlı ve kesin bir şekilde varıyorlar. Ancak, CCU, bundan çok daha fazlasını yapabiliyor. Taşıttaki ek sensörler ile bağlantılı ve örneğin, kaç emniyet kemerinin kullanılmakta olduğunu – ve böylece otomobilde kaç kişi olduğunu biliyor. Bunun bir sonucu olarak acil müdahale ekipleri gerekli olan sayıda ambulans talep edilebildiği için bir kaza mahalline sadece daha hızlı değil aynı zamanda daha hazırlıklı da varıyorlar.

eCall Türkçe de konuşuyor

Uluslararası seyahat ederken kaza geçiren ve durumu yerel acil müdahale servislerine açıklamak zorunda kalan herkes, yabancı dillerin nasıl bir engel teşkil edebildiğini bilir. Bu nedenle, Bosch’un eCall hizmeti 16 dili akıcı bir şekilde konuşabiliyor. Bunların arasında Fransızca, İsveççe ve Türkçe gibi farklı yabancı diller bulunuyor. 112 aracılığıyla yerel acil müdahale servislerini doğrudan bilgilendiren standart eCall’un aksine, Bosch eCall önce Bosch’un, yılda 365 gün 7/24 personel bulunan kendi acil müdahale çağrı merkezini uyarıyor. Navigasyon sisteminin dil ayarlarına dayalı olarak, eCall ekibindeki görevliler şoförün hangi dili konuştuğunu biliyorlar ve bu da onların, şoförün nasıl olduğunu hızlı ve doğrudan bir şekilde sorgulamalarını ve ne olduğunu öğrenmelerini mümkün kılıyor. Böylece, özellikle de bir kaza gibi kritik bir durum sırasında iletişim sorunu olmuyor. Bosch acil müdahale ekibi daha sonra ilgili ulusal dilde yerel acil müdahale ekipleriyle tüm kurtarma operasyonlarını koordine ediyor. Bu çabalar, tam olarak ne olduğunu ve nasıl yardım edebileceklerini bildikleri için yerel acil müdahale ekiplerinin işini kolaylaştırıyor. Şoförün Bosch acil durum çağrı merkezinden gelen çağrıya yanıt vermemesi halinde, görevliler acil müdahale ekiplerini derhal uyarıyorlar. Hizmet sadece Avrupa ile de sınırlı değil. Bosch, eCall hizmetini, aralarında Japonya, Brezilya ve Kuzey Amerika’nın da bulunduğu dünya çapında 50’den fazla ülkede sunuyor. Daimler AG gibi çeşitli otomobil üreticileri çoktan Bosch’un çok dilli eCall hizmetini kullanmaya başladılar bile.

Çakmaktan cankurtarana

Taşıt tipinin onay tarihi, gelecekte bir taşıtın standart olarak otomatik eCall sistemiyle gelip gelmeyeceğini belirliyor. eCall gerekliliği, 31 Mart 2018’den itibaren, pazara çıkmadan önce, ilk defa AB’nin onay sürecinden geçen yeni taşıt modelleri için geçerli. Daha eski tip onayına sahip taşıt modelleri eCall olmadan üretilmeye ve satılmaya devam edilebiliyor. Hoheisel; ‘’ Bosch için hiçbir araç, cankurtaran görevini görmek için eski değildir. Bunun için telematik eCall soketi şeklinde bir eCall iyileştirme çözümü geliştirdik.’’ ifadesini kullandı. Her otomobile uygun iyileştirilmiş dijital ilk müdahale cihazının 12 voltluk sokete (çakmak yerine) takılması yeterli oluyor. Otomobili servise bile götürmeye gerek yok. Bir entegre hızlandırma sensörü sayesinde, çarpışmalar ve kaza şiddeti kaydediliyor. Bu bilgiyi şoförün akıllı telefonundaki ilgili uygulamaya göndermek için Bluetooth kullanılıyor ve bu uygulama da taşıtı sigortalayan şirketin kaza santralinin hizmet merkezini uyarıyor. İyileştirilmiş çözümde bile önce şoförle bir ses bağlantısı kuruluyor. Şoförün yanıt vermemesi halinde, acil müdahale ekipleri derhal kaza mahalline gönderiliyor.

Motosikletler için de var

Motosikletliler en çok risk altında olan yol kullanıcıları arasındalar: bu kullanıcıların bir kazada hayatını kaybetme riski şoförlere kıyasla 18 kat daha yüksek. Bu nedenle, Bosch, sadece otomobiller için değil iki tekerlekli taşıtlar için de eCall geliştiriyor. Motosikletler için olan özel bir CCU motorun çalışma verilerini yakalıyor ve bunları kazaları tespit etmek için kullanıyor. Entegre bir GPS modülü sayesinde, kazanın tam konumu acil müdahale servisi çağrı merkezine iletiliyor.

Bosch Türkiye hakkında

Bosch Türkiye, ‘Mobilite Çözümleri’, ‘Enerji ve Bina Teknolojileri’, ‘Sanayi Teknolojileri” ile ‘Dayanıklı Tüketim Malları’ alanlarında 5 ayrı şirketle Bursa, Kocaeli, Manisa ve Tekirdağ’da faaliyetlerini sürdürmektedir. Bosch Grubu, Türkiye’de ilk kez 1910 yılında kurulan bir temsilcilikle faaliyetlerine başlamış olup, ilk fabrikasını 1972 yılında Bursa’da kurmuştur. Bosch Türkiye, 17.000 çalışanı, 12 milyar Türk Lirası cirosu ve 7 milyar TL’lik ihracatıyla teknoloji ve hizmetler alanında önde gelen tedarikçilerden biri olarak faaliyet göstermektedir. Bosch Grubu’nun ürün ve hizmetleri, yenilikçi, fayda sağlayan ve sıra dışı çözümler aracılığıyla yaşam kalitesini artırmak için tasarlanmaktadır. Böylelikle Bosch, dünya çapında ‘Yaşam için teknoloji’ sağlamaktadır. Bosch Türkiye’nin Bursa, Manisa ve Tekirdağ’da 4 Ar-Ge Merkezi bulunmaktadır.

Bosch Grubu, dünyanın önde gelen teknoloji ve servis tedarikçilerinden biridir. Dünya genelinde (31 Aralık itibarıyla) yaklaşık 400.500 çalışanı istihdam etmektedir. Elde edilen ilk rakamlara göre, şirket 2017 yılında 78 milyar Avroluk gelir elde etmiştir. Şirketin faaliyetleri, Mobilite Çözümleri, Sanayi Teknolojileri, Dayanıklı Tüketim Malları ve Enerji ve Bina Teknolojileri olmak üzere, dört sektöre ayrılmaktadır. Bosch, dünyanın önde gelen IoT şirketlerinden biri olarak, akıllı evler, akıllı şehirler, ağa bağlı mobilite ve endüstri için bağlantılı çözümler sunmaktadır. Sensör teknolojisi, yazılım ve hizmet alanlarındaki uzmanlığını ve kendi IoT bulutunu kullanarak müşterilerine farklı etki alanları genelinde ağa bağlı çözümleri tek bir kaynaktan sunabilmektedir. Bosch Grubunun stratejik amacı, ağa bağlı bir yaşam için çözümler üretmek, yenilikçi ve heyecan uyandıran çözümlerle dünya genelinde yaşam kalitesini yükseltmektir. Kısacası, Bosch “Yaşam için Teknoloji” sunmaktadır. Bosch Grubu, Robert Bosch GmbH ve yaklaşık 60 ülkede 440 bağlı şirketiyle bölgesel şirketlerinden oluşmaktadır. Satış ve servis ortaklıkları dâhil olmak üzere, Bosch’un global üretim ve satış ağı dünyanın hemen hemen tüm ülkelerini kapsamaktadır. Şirketin gelecekteki büyümesi yenilikçilikteki gücüne dayanmaktadır. Bosch, dünya genelinde 125 merkezde 62.500 çalışanıyla, araştırma ve geliştirme çalışmalarını sürdürmektedir.