Ana sayfa Haberler Şirket Haberleri Sürücüsüz Oto...

Sürücüsüz Otobüs Testleri Başarı İle Tamamlandı

22.07.2020 – İstanbul Okan Üniversitesi Mühendislik Fakültesi’nden 8 akademisyen, Üniversitenin Ulaştırma Teknolojileri ve Akıllı Otomotiv Sistemleri Araştırma ve Uygulama Merkezi (UTAS) araştırmacıları ve burada çalışan doktora, yüksek lisans ve lisans öğrencileri tarafından geliştirilen OTOKAR Otonom otobüsü, OTOKAR test pistinde yapılan testleri başarı ile geçti. Bu projede belirli bir parkurda otobüsün sürücüsüz bir şekilde ilerleyerek, duraklarda durması, yolcuları aldıktan sonra hareket etmesi, önünde daha ağır giden bir araç olduğunda aktif olarak onu takip edebilmesi, öndeki aracın ani duruşunda veya bir yaya çıktığında acil fren yapabilmesi, sollama algoritmasının geliştirilmesi hedeflendi. 

100.000 TL Paranız Olsa Nasıl Yatırım Yapardınız? Sanal Para ile Deneyin!

Gerçek zamanlı lidar sadece Okan’da var

OTOKAR otobüsünde Türkiye’de sadece İstanbul Okan Üniversitesi’nde bulunan 64 kanallı, saniyede 2,2 milyon nokta verebilen gerçek zamanlı bir lidar ile haritalandırma çalışması yapıldı. Hem harita hem de hassas GPS ile yörünge takibi hassas şekilde sağlandı. Araç üzerinde 4 lidar ve 6 kamera da dahil olmak üzere 20’ye yakın sensör bulunuyor. Bu sensörler otobüs çevresini hassas bir şekilde algılayabiliyor.

UTAS laboratuvarlarında bulunan ileri yazılım ve donanım sistemleri ile geliştirilen OTOKAR Otobüsü artık belirli güzergahlarda otonom sürüş ile yolcularını en konforlu ve güvenli şekilde ağırlamaya hazır durumda. UTAS, yeni projesi OPINA (Açık İnovasyon Otonom Araç Geliştirme ve Test Platformu) altyapısını da kullanarak akademisyenleri, araştırmacıları ve öğrencileri ile otonom ve haberleşen araç alanlarında dünyada öncü üniversitelerden birisi olacak ve sanayimize destek verecek.

 

AVL: “2020’de Otonom Teknolojilere Yatırım Artacak”

10.03.2020 – Türkiye’de otonom ve hibrit teknolojiler başta olmak üzere otomotiv mühendisliği alanında önemli projelere imza atan AVL Araştırma ve Mühendislik Türkiye, 2019 yılında mühendislik ihracatında %26 artış sağladı. Şirketin son 11 yılda Türkiye’den yurt dışına yaptığı toplam mühendislik ihracatı ise 35 milyon Euro’yu geçti.

Dünyanın en büyük otomotiv mühendislik firması olan AVL’nin İstanbul’daki merkezi AVL Araştırma ve Mühendislik Türkiye, 2019 yılına ait ihracat başarılarını ve büyüme rakamlarını açıkladı. Şirket 2019’da %15’lik bir büyüme kaydederken mühendislik ihracatında son bir yılda %26’lık bir artış sağladı. Başarılı bir yılı geride bıraktıklarını belirten AVL Araştırma ve Mühendislik Türkiye Genel Müdürü Dr. Serkan İmpram yaptığı açıklamada, şirketin kuruluşundan bugüne kadarki 11 yıllık sürede hedeflenen 35 milyon Euro’nun üzerinde bir mühendislik ihracatının gerçekleştirildiğini belirterek ihracattaki başarının sürdürülmesi hedefiyle Ar-Ge ve insan kaynağı yatırımlarının artırıldığını ifade etti.

SUV ve otonom araçların testleri başarıyla gerçekleştirildi

Şirketin 2019 yılında başarılı çalışmaları hayata geçirildiğini anlatan Serkan İmpram, hedeflenen büyük projelerde önemli aşamalar kaydettiklerini belirtti. Geride kalan son bir yılı değerlendiren İmpram şöyle konuştu: “AVL Araştırma ve Mühendislik Türkiye olarak 2019 yılı, planladığımız hedeflerin önemli bir kısmına ulaştığımız ve 2018 yılına göre şirket olarak büyüdüğümüz bir yıl oldu. Yılın başında hedeflediğimiz gibi, kuruluşumuzdan bu yana toplamda 35 milyon Euro’luk bir ihracat cirosunu geçtik. Platooning teknolojisi, otonom araç sistemleri, seri üretim seviyesinde otomatik şanzıman kontrol yazılımları geliştirme, otomotiv sektöründe yürürlükteki son seviye emisyon regülasyonlarına göre seri üretime yönelik kalibrasyon geliştirme gibi başarılı projelerle Türkiye’de ilklere imza attık. Özellikle seri üretimde kullanılabilecek şekilde geliştirdiğimiz otomatik şanzıman kontrol algoritmaları, otomatik şanzımanlar için ülkemizde bugüne kadar geliştirilmiş en ileri seviye algoritmalardır. Türkiye’de iki Ar-Ge merkezimizde Türk mühendislerinin çalışmalarının bir sonucu olarak bu algoritmaları içeren yeni nesil SUV sınıfı bir aracı 2019 yılının başlarında sahaya indirerek testlerini başarıyla tamamladık. Ayrıca, mühendislik çalışmalarını yerli imkanlarla gerçekleştirdiğimiz L2 seviyesindeki ilk otonom aracımızın da testlerine başladık. Otomotiv mühendislik alanında yapılan bu başarılı ve çok yüksek katma değerli çalışmaların Türkiye adına gurur verici olduğunu söylemek isterim.”

“2020’de otonom teknolojilere ağırlık vereceğiz”

2019’da L2 seviyesindeki otonom araç teknolojilerini önümüzdeki yılda bir üst seviyeye taşımayı planladıklarını belirten Serkan İmpram, yeni dönemde yatırımlarda otonom teknolojilere olduğu kadar elektrikli araç teknolojilerine ve global otomotiv sektörünün ihtiyaçlarının karşılanmasına yönelik çalışmalara da ağrılık verileceğini ifade etti. İmpram, “Şirketimizin en büyük gücü olan Ar-Ge ve insan kaynağı yatırımlarımız 2020’de de ilk sırada olmaya devam edecek. Son birkaç yılda artış gösteren global Ar-Ge projelerimizin de sayısını artıracağız. Bunun yanı sıra, kuruluşumuzdan bugüne kadarki süreyi kapsayan toplam ihracat ciromuzu da 50 milyon Euro’ya taşımayı planlıyoruz. Aynı zamanda, geçtiğimiz yıl testlerine başladığımız otonom araç projesini de bir üst aşamaya taşımayı hedefliyoruz. Otomotiv sektörünü şekillendirecek olan teknolojilerin geliştirildiği projelerin içinde olmaya ve gerekli yatırım planlarımızı önümüzdeki yıl artırmaya devam edeceğiz. Bugüne kadar olduğu gibi, önümüzdeki yıllarda da Türkiye’de pek çok ilki başaran, kendi alanının en büyük şirketi olmayı ve ülkemizin katma değeri yüksek ihracatının artmasına katkı vermeyi sürdüreceğiz.” açıklamasında bulundu.

Otomotivdeki büyük dönüşüm 2020’de artacak

Sektöre ilişkin 2020 yılı değerlendirmelerini de paylaşan Serkan İmpram, şunları söyledi: “Hibrit/elektrikli araçlar ve otonom araçlara doğru giden yolda otomotiv dünyası, çok büyük bir dönüşümün içinden geçmeye başlamış durumda. Özellikle 2020 yılı ve sonrasında otomotiv sektöründe yeni teknolojilere yapılan yatırımların iyice hızlanacağını ve yoğunlaşacağını öngörüyoruz. Tam elektrikli araçlarda son 10 yılda fiyatları belki de beklenenden hızlı düşen ve düşmeye devam etmesi beklenen bataryalara ek olarak otomotiv sektörünün yakıt hücrelerine de daha fazla odaklanacağını söyleyebiliriz. İlerleyen yıllarda özellikle ticari araçlarda yakıt hücresi tabanlı itki sistemi çözümlerinin ön plana çıkacağını düşünüyoruz. Bir yandan bunlar olurken diğer yandan da otonom sürüş, otomotiv dünyasında önemli değişimleri beraberinde getirecek.” dedi.

 

Ford Otosan ve AVL’den Otonom Taşımacılığa Giden Yolda Önemli Adım…

17.09.2019 – Ford Otosan ve AVL’nin ortak Ar-Ge iş birliği kapsamında başlattığı “Platooning-otonom konvoy” projesinin testleri Ford Trucks’ın yeni çekicisi F-MAX üzerinde gerçekleştirildi. TIR’lar birbirine sanal olarak platooning teknolojisini kullanarak bağlandı ve birbirini yakın mesafeden takip eden bir konvoy şeklinde yola çıktı. Platooning’in başlangıç testlerini başarıyla tamamlayan Ford Trucks araçları ile Ford Otosan ve AVL Türkiye’de bir ilki gerçekleştirdi.  

Ford Otosan ve AVL’nin ortak Ar-Ge iş birliği kapsamında başlattığı ‘Platooning-otonom konvoy’ projesinin ilk geliştirme aşaması başarıyla tamamlandı. Geçtiğimiz yıl başlayan projenin çıktılarının kamyon taşımacılığını tekrar şekillendireceği öngörülüyor. 

Konvoy şeklinde ve otonom halde yola çıkan iki Ford Trucks çekicisi, yapılan ilk denemelerde mesafeleri başarıyla kat etti. Ford Otosan Eskişehir Fabrikası’nda düzenlenen platooning teknolojisi lansmanına katılan Ford Otosan Genel Müdür Yardımcısı Burak Gökçelik ve AVL Başkan Yardımcısı Rolf Dreisbach, ‘Platooning’ teknolojisini başarılı bir iş birliği ile Türkiye’de geliştirmekten ve test etmekten duydukları mutluluğu dile getirdi. “Platooning” teknolojisi Ford Otosan Ürün Geliştirme ile AVL’nin Türkiye ve Regensburg-Almanya’daki mühendislik ekiplerinin iş birliği ile geliştiriliyor.

Gökçelik: “Otonom taşımacılığın gerçekleştirilmesi için önemli bir temel teşkil edecek”

Ağır ticari taşımacılıkta otonom sürüş teknolojisinin kullanımı adına AVL ile birlikte kilometre taşı niteliğinde bir süreci geride bıraktıklarını ifade eden Ford Otosan Genel Müdür Yardımcısı Burak Gökçelik, şunları söyledi:

“Geçtiğimiz yıl AVL ile güçlerimizi birleştirerek, ‘Platooning – Otonom Konvoy’ teknolojisi geliştirmek amacıyla çalışmalarımıza başlamıştık. Bugün, otonom kamyonlar üzerinde çalışan, bu alana yatırım yapan ve en önemlisi gösterimini yapabilecek bir prototip ürüne sahip olan dünyadaki sayılı kamyon üreticilerinden biri olmanın mutluluğunu yaşıyoruz. Donanım, yazılım ve simülasyon testlerini başarı ile gerçekleştirdiğimiz bu teknolojiyi artık yolda da test ediyoruz.Ülkemizde bir ilk olan bu proje, Türkiye’de otonom araç geliştirme faaliyetlerine öncülük edecek. İlk aşaması tamamlanan Ar-Ge iş birliği projemizde, ağır ticari araçlar alanında kaydettiğimiz gelişmeler, sadece Türkiye’de değil, tüm dünyada otonom taşımacılığın hayata geçirilmesinde bir temel teşkil edecek. Bu Ar-Ge projesi karbon emisyonunun ve yakıt tüketiminin azalmasına, yol güvenliğinin artmasına ve akılllı ulaşıma olanak sağlayacak.Projenin sonraki safhalarında ve uzun vadede “SAE-Seviye 4” Otonom sürüş fonksiyonlarını geliştirmeyi ve Uçtan-Uca (Hub-to-Hub) Otonom Otoban Taşımacılığını gerçekleştirmeyi hedefliyoruz”

Tüm bu çalışmaların Ford Trucks markasının dünya çapında rekabet gücünü artıracağını belirten Gökçelik, “Ford-Otosan olarak otonom araç teknolojileri alanındaki yatırımlarımız ve geliştirme faaliyetlerimiz, otonom sürüş konusundaki yerli bilgi birikimimize katkı sağlamakta ve bu teknolojiler üzerinde çalışan tecrübeli bir mühendis kadrosu yaratarak bu alanda küresel entegrasyonu sağlamaktadır. Bizim için birinci öncelik her zaman yetenekli mühendis iş gücüne yatırım yapmak olmuştur. Yaptığımız bu yatırımların meyvesini yakın zamanda Avrupa’da ‘2019 Uluslararası Yılın Kamyonu Ödülü’nü (ITOY) alan F-MAX ile topladık. Şimdi ise bu yatırımın başka bir sonucunu, otonom araç teknolojilerinde kaydettiğimiz ilerleme olarak hep beraber görüyoruz. Bu çalışmalar, kesinlikle, küresel arenada Ford Trucks araçlarının rekabet gücünü arttıracaktır” dedi.

Dreisbach: “İşbirliğimiz ağır ticari araçlara otonom teknolojilerin kazandırılmasında öncülük edecek”

Platooning teknolojisinin sağlayacağı faydalardan ve sistemin işleyişinden bahseden AVL Başkan Yardımcısı Rolf Dreisbach, yaptığı değerlendirmede şunları ifade etti:

“Ford Otosan ve AVL gibi sektöründe iki önemli firmayı buluşturan “Platooning – Otonom Konvoy” projesi ekiplerimizle birlikte içinde olmaktan mutluluk duyduğumuz bir proje. Bu iş birliği çerçevesinde yürütülen proje ile araçların otonom sürüş seviyelerinin artırılmasını ve en sonunda sürücüye dahi ihtiyaç duymayacak düzeye ulaşmasını hedefliyoruz. Platooning-otonom konvoy teknolojisinin toplam sahip olma maliyetini azaltma ve yakıt tasarrufu sağlama gibi faydaları bulunmaktadır. Belirtilmesi gereken bir nokta da tüm otonom sürüş seviyelerinde uygulanabilecek güvenlik artışıdır. Halihazırda, projenin birinci aşamasında direksiyon, gaz ve fren kontrolü otoban koşullarında otonom olarak yönetilmiştir; fakat şimdilik sürücünün yolu izlemesi ve beklenmedik bir durumda aracın kontrolünü ele alması gerekiyor. En nihayetinde ise tüm sistemin sürücü müdahalesine ihtiyaç duymadan çalışmasını hedefliyoruz. Bu, otonom sürüşe geçişin, taşımacılığı daha düşük maliyetli ve güvenli hale getirmesi ve sürücü eksikliğine bir çözüm olması anlamına geliyor.

Platooning modunda ilerleyen filo, trafiği engellemenin aksine, trafik akışını düzenleyecek ve kamyonların birbirini yakın takip etmesi sayesinde otoyolların araç kapasitesini arttıracak. Konvoya ait olmayan araçların sollama yapabilmeleri veya otoyol çıkışlarını kullanabilmeleri için, konvoydaki araçlar otonom olarak aralarındaki mesafeyi artıracak ve araya girmek isteyen araçlara müsaade edebilecek. Ek olarak, platooning sayesinde araçlar birbirini çok yakından takip edebilecek ve maruz kaldıkları ortalama rüzgar direncinin azaltılması ile yakıt tasarrufu sağlanabilecek”

Rolf Dreisbach, AVL’nin 70 yılı aşan bilgi birikiminin, bu projede etkin şekilde kullanıldığını belirterek, “AVL, güç aktarım sistemleri geliştirilmesindeki liderliğini ve global mühendislik gücünü, son yıllarda elektrifikasyon ve ADAS/AD sistem uygulamaları alanında yeni teknoloji geliştirme süreçlerinde de kullanmaktadır. Bu doğrultuda AVL Regensburg ekibi otomotiv standartlarında fonksiyon geliştirmedeki küresel uzmanlığı ile, AVL Türkiye ekibi de otonom sürüş fonksiyonları geliştirme konusundaki uygulamalı deneyimi ile bu iş birliğine katkıda bulunmuştur. Otomotiv sektörünün diğer alanlarında mükemmelleştirdiği güvenli ve geriye dönük takip edilebilir yazılım geliştirme becerilerini, bu proje kapsamında diğer otonom sürüş teknolojilerinde olduğu gibi başarıyla uygulamıştır. Burada geliştirilen bilgi birikimi ve edinilen tecrübe, diğer proje ortaklıklarında da aktif fayda sağlayacak’’ açıklamasını yaptı.

 

 

AVL: İlk Otonom Araç İstanbul’da Test Sürüşüne Başlıyor

10.07.2019 – Dünyada büyük bir dönüşümün habercisi olan ve farklı ülkelerde test sürüşlerine başlanan gelişmiş özelliklere sahip otonom araçlar, Türkiye’de de atılan mühendislik adımları sayesinde test edilecek noktaya ulaştı. AVL Araştırma ve Mühendislik Türkiye mühendislerinin son yıllardaki çalışmaları sonucunda otonom teknolojisi geliştirilen hibrit özellikli ilk sürücüsüz araç, İstanbul’da test sürüşlerine başlamaya hazır hale geldi.

Otomobillerde sürücü kavramının, 2030 yılından itibaren piyasaya sunulacağı öngörülen otonom özellikli araçlarla birlikte, tarihe karışması bekleniyor. Tüm dünyayı etkileyecek olan bu köklü değişimin ve dönüşümün ilk mühendislik adımları Türkiye’de de atılmaya başlandı. Dünyanın en büyük otomotiv mühendislik firması olan AVL’nin İstanbul’daki merkezi AVL Araştırma ve Mühendislik Türkiye mühendislerinin mühendislik çalışmaları sonucunda otonom teknolojisi geliştirilen hibrit özellikli ilk sürücüsüz araç İstanbul’da test sürüşüne hazır hale geldi. AVL Araştırma ve Mühendislik Türkiye Genel Müdürü Dr. Serkan İmpram, otonom teknolojileri geliştirilen sürücüsüz aracın testlerine başladıklarını belirterek aracın sahip olduğu gelişmiş otonom özellikler hakkında önemli bilgiler paylaştı.

Kontrol yapay zekayda

Akıllı algoritmaları, fonksiyonları ve diğer otonom sistemleri geliştirilen aracın gelişmiş özelliklere sahip olduğunu ve kullanıcıların müdahalesi olmadan birçok işlevi yerine getirebildiğini ifade eden Dr. Serkan İmpram, şöyle konuştu: “İstanbul’daki Ar-Ge merkezlerimizde Türk mühendislerimiz tarafından otonom sistemleri geliştirilen araç, hibrit-elektrikli bir model. Bununla birlikte, geliştirdiğimiz sistem pek çok farklı araç türüne de uygulanabilecek özellikte ve seviyede. Uluslararası güvenlik standartlarına göre geliştirdiğimiz otonom araç, ilk olarak L2 seviyesinde testlere başlayacak. Araçla herhangi bir kullanıcı müdahalesi olmadan otoyolda sürüş yapılabilecek. Direksiyon, hızlanma ve yavaşlama kontrolü araç üzerine yüklediğimiz akıllı algoritmalar sayesinde araç tarafından yönetilecek. Aynı zamanda otobanda seyir halindeyken kendi kendine virajlı yollarda dahi şeridini koruyabilecek.”

Araç trafik kurallarına uyumlu

Otonom teknolojileri geliştirilen aracın trafik kurallarına göre kendi hızına kendisinin karar vereceğini belirten Serkan İmpram, “Kullanıcı müdahale etmeden araç trafik kurallarına uyacak. Hız sınırına uygun şekilde şeridini koruyacak ve önüne çıkacak araçların hızına göre kendi hızını güvenli bir mesafeden takip edecek şekilde ayarlayabilecek. Gerektiğinde şerit değiştirme, herhangi bir problem olduğunda aracı güvenli şekilde kenara çekmek gibi daha ileri gelişmiş fonksiyonlar eklenerek kontrol yapay zekaya bırakılacak. Eklenecek yeni özelliklerle tüm kararlar, geliştirilen otonom fonksiyonlarca alınıp uygulanabilmesi sağlanacak ve her koşulda güvenli bir şekilde çalışan tam otomatik bir sürüş mümkün hale gelecek.” açıklamasında bulundu.

 

AVL: Otonom Araç Fiyatlarını Bu Teknoloji Belirleyecek!

13.05.2019 – Yapay zeka teknolojisiyle büyük bir devrim yaratması beklenen üstün teknolojik özelliklerle donatılmış otonom araçlar yakın gelecekte kullanıcılarla buluşmaya hazırlanıyor. Ancak güvenli ve gelişmiş otonom sürüş özelliklerine sahip otonom sistemler üretim maliyetleri nedeniyle sadece yüksek segmentteki araçlarda sunulabiliyor. Bu konuya dikkat çeken Dr. Serkan İmpram, otonom araçlardaki sensör sistemlerinin önemine değinerek sensör teknolojilerindeki maliyetlerin otonom araçların orta segmentte sunulmasında belirleyici rol oynayacağını vurguluyor. 

Araçların otonomlaşmasını sağlayan sensör teknolojileri ve bunlardan akan veriyi işleyen akıllı algoritmaların yer aldığı sistemler, yapay zekaya sahip araçların yaygınlaşabilmesinde maliyet açısından büyük rol oynuyor. Günümüzün yalnızca üst segment araçlarında sunulabilen ve orta segment araçlara yaygın şekilde henüz yer almayan sensör teknolojileri maliyetleri sebebiyle üreticileri en çok düşündüren konuların başında geliyor. Ancak AVL Araştırma ve Mühendislik Türkiye Genel Müdürü Dr. Serkan İmpram’a göre otonom fonksiyonların, gerek sensör maliyetleri gerek satış stratejileri sebebi ile ilk çıktıklarında görece pahalı olması olağan bir durum ve yakında bu fonksiyonlar daha düşük maliyetlerle orta stegment araçlarda kolaylıkla sunulabilecek. 

Yeni nesil araçlardaki maliyet otomotiv sektörünün en büyük sorunu

Türkiye’nin en önemli otomotiv mühendisliği firmalarının başında gelen AVL Araştırma ve Mühendislik Türkiye’nin Genel Müdürü Dr. Serkan İmpram, otomotiv sektöründe otonom araç maliyetlerinin önemli problemlerden biri olarak gösterildiğini dile getirerek şu açıklamayı yaptı: “Yeni nesil araçlardaki maliyetler şu andaki en büyük problemlerden biri olarak karşımıza çıkıyor denebilir. Özellikle ileri sürücü destek sistemleri (ADAS) ve gelişmiş otonom sürüş özellikleri olan araçlarda, hibrit veya tam elektrikli araçlarda var olan bazı özellikler ve kullanılan bazı komponentler hala oldukça pahalı. Bu sebeple en gelişmiş sistemlerin pek çoğu şu an sadece yüksek segment araçlarda sunulmakta. Bununla birlikte, araçlarda kullanılan komponentler günden güne ucuzluyor. Örneğin, 2000’li yılların başında yalnızca çok yüksek segment araçlarda bulunan adaptif hız sabitleme sistemi, bugün neredeyse tüm orta segment araçlarda mevcut. Diğer sensörler de hızla düşük maliyetlere doğru gitmekte. Otonom fonksiyonlar, gerek sensör maliyetleri gerek satış stratejileri sebebi ile ilk çıktıklarında görece pahalı olabilir. Ancak, bunların zamanla orta segment araçlarda rahatlıkla sunulabilen fonksiyonlar haline geleceğini söyleyebiliriz.” 

Olası kaza halinde kararı verecek mekanizma oluşturulacak

Otonom araçlarla ilgili en çok merak edilen konulara da açıklık getiren Dr. Serkan İmpram, olası bir otonom kazası durumunda günümüzde nasıl karar verileceğinin henüz netleşmediğini ancak karar verici bir mekanizma kurulacağını ifade etti. İmpram şöyle konuştu: “Otonom kazaların nasıl ele alınacağı ve ilgili kararların nasıl verileceği konusu halen netleşmiş bir konu değil. Özellikle Amerika ve Avrupa’da yasa koyucular, hukukçular ve sigorta şirketleri bu konuda yoğun çalışmalar yapıyor. İşin teknolojik boyutunun yanında bu kararı alabilecek mekanizmaları ve yapıyı oluşturabilmek de günümüzdeki en büyük zorluklardan. Çok geniş bir yasal çerçeve oluşturulsa bile, ilk karşılaşılan örnekler çok tartışmalı durumlara ve kararlara yol açacaktır. Bu örneklerde alınan yasal kararlar da ileride geliştirilecek yazılımları ve otomotiv imalatçılarının bu fonksiyonlara yaklaşımlarını oldukça etkileyecektir.” 

Türkiye’de sistemleri geliştirilen ilk otonom araç testlere başlıyor

Türkiye’de güç aktarma sistemleri ve mobilite konularında Ar-Ge projeleri yapan ve otomotiv sanayine mühendislik desteği sunan AVL Türkiye bünyesinde ilk yerli otonom ve hibrit araç teknolojilerinin geliştirilmeye başlandığını belirten Serkan İmpram, 2019 yılında ilk otonom testlerin İstanbul’da başlayacağına vurgu yaptı. İmpram, şunları söyledi: “AVL Türkiye’nin Ar-Ge merkezlerinde mühendislerimiz tarafından Türkiye’nin en ileri seviye otomatik şanzıman kontrol algoritmaları geliştirilmiş ve bunları içeren SUV tipi aracın ilk saha testlerini geçtiğimiz Nisan ayında gerçekleştirmiş ve seri üretime geçilebilmesi anlamında başarılı sonuçlar elde etmiştik. Çalışmalarımızı otonom teknolojiler alanında da sürdürüyoruz. Bu çalışmaların bir sonucu olarak gelişmiş otonom sürüş özellikleri olan prototip aracın sistemsel alanlardaki hazırlıkları tamamlandı. Artık yola çıkmak için gün sayıyor. Yılın son çeyreğinde sistemlerini geliştirdiğimiz otonom aracımızın ilk saha testlerini İstanbul’da gerçekleştirmeyi hedefliyoruz.” 

Geleceğin otomotiv sektöründe rol almak, rakiplerle yarışabilmek ve sektöre yön verebilmek için Ar-Ge yatırımına olan ihtiyaca da değinen Serkan İmpram, “2030’a gelindiğinde dünyada üretilen her 10 araçtan 7’sinin hibrit-elektrikli veya tam elektrikli, diğer yandan, teknolojinin, altyapının ve yasal düzenlemelerin de hazır olmasıyla birlikte araçların %15’inin otonom olacağı öngörülüyor. Bu nedenle sektöre yapılan Ar-Ge ve insan kaynağı yatırımı ülkemizde geleceğin otomotiv sektörü için oldukça önemli. Bugün AVL Türkiye bünyesinde kurduğumuz iki Ar-Ge merkezinde ekiplerimiz, geleneksel motor teknolojilerinden yapay zeka içeren otonom sürüş teknolojilerine kadar çok çeşitli alanlarda çalışıyor ve global projelerde de yer alıyor. 230 kişilik mühendislik kadromuzun yarısından fazlası yazılım ve elektronik projelerinde yer alıyor. Ar-Ge çalışmalarına ayrılacak yatırımları artırılması sağlanabilirse oluşacak mühendislik gücüyle ülkemizde ve dünyada seri üretime yönelik projelerin daha fazla geliştirilmesinde ve hayata geçmesinde önemli bir rol oynayabiliriz.” dedi.