Ana sayfa Haberler KPMG: Sigorta...

KPMG: Sigorta Sektörünün Gözü Bu Düzenlemelerde

02.05.2019 – KPMG’nin hazırladığı Sigortacılık Sektörel Bakış 2019 raporuna göre 2018’i 39,5 milyar TL’lik toplam prim üretimiyle kapatan sigortacılık sektörü, 2019’a sıkıntılı başladı. Kur ve enflasyon riski, otomotiv sektöründeki daralma, doğal afet tehdidi ve jeopolitik risklere rağmen 2019’u hasarsız atlatmak için dikkatler üç yeni düzenlemede.

KPMG Türkiye’nin hazırladığı Sektörel Bakış serisinin sigortacılık raporu, 2018’in ikinci yarısında zorlu bir süreçten geçen sigortacılık sektörünün, 2019’u da hareketli geçireceğini gösteriyor.

KPMG Türkiye Finansal Hizmetler Sektör Lideri Sinem Cantürk, “2018’deki zorlu finansal koşullar, kısa vadede sektörün karlılığı açısında destekleyiciydi. Likit varlıklarının payının yüksek olması, sektörün yıl içinde yatırım fırsatlarını başarılı bir şekilde değerlendirmesini sağladı. Ancak 2018’in ikinci yarısında ortaya çıkan tablo, sektörün görünümü açısından zorlu bir süreci işaret ediyor” dedi.

Rapora göre 2019’da gerçekleşmesi beklenen üç düzenleme, sektörün 2019’u daha olumlu bir havada geçirmesini sağlayabilir:

  • Türkiye Milli Reasürans Havuzu’nun kurulması 2019 Yılı Cumhurbaşkanlığı Programı’na girdi. 2019 Aralık ayına kadar Hazine ve Maliye Bakanlığı ile Türkiye Sigorta Birliği ortaklaşa Türkiye Milli Reasürans Havuzu’na ilişkin modeli belirleyecek, ardından havuz faaliyete geçecek.
  • Bireysel emeklilik sistemine otomatik katılımın yeniden yapılandırılması da 2019 Yılı Cumhurbaşkanlığı Programı kapsamına alındı. BES’te genel süreçlerin iyileştirilmesine yönelik operasyonel düzenlemeler devreye alınacak.
  • Bu yıl sağlık sigortacılığı alanında da önemli düzenlemeler bekleniyor. Tıbbi ve ekonomik değerlendirme çalışmalarını dikkate alan geri ödeme sistemi devreye girerken, geri ödeme kapsamında olmayan sağlık hizmetlerinin sağlanması için tamamlayıcı sağlık sigortacılığı teşvik edilecek.

DÜNYADAKİ DURUM

  • 2017 sonu verilerine göre dünyada genel sigortacılık sektörü 2,2 trilyon doları hayat dışı branşlardan olmak üzere toplamda 4,9 trilyon dolar tutarında direkt prim üretimi gerçekleştirdi.
  • 2018 yılında dünya ekonomisi, ticaret savaşları kaynaklı belirsizliklere rağmen potansiyelinin üzerinde büyümeye devam ederken, sigortacılık sektöründeki prim üretiminde büyüme oranı, bir önceki yıla göre reel olarak yüzde 2 civarında gerçekleşti.
  • 2017 sonu itibariyle dünyada birincil prim üretiminin yüzde 31’i Kuzey Amerika’da olurken, ikinci sırada yüzde 29 ile Batı Avrupa, üçüncü sırada ise yüzde 17 ile gelişmiş Asya ekonomileri yer aldı.

Çin farkı kapatıyor

  • 2004 yılında prim üretiminde ilk 5 içerisinde yer almayan Çin, 2018 itibariyle en çok sigorta primi üreten ikinci ekonomi konumunda. 2030 yılına kadar konumunu koruması beklenen Çin’in, ABD ile arasındaki farkı daha da kapatacağı öngörülüyor.

Küresel ısınma kapsama alanında

  • 2018 sonlarında belirginleşen küresel yavaşlama, sigortacılık sektörünün görünümünü olumsuz etkiliyor. Bu arada gelişmekte olan ekonomilerde penetrasyonun artması ve sektörün kapsamının küresel ısınma, siber güvenlik ve veri güvenliği gibi alanlara genişlemesi, sektördeki hareketliliği destekliyor. Bu nedenle kısa vadedeki zorluklara karşın sigortacılığın dünya genelinde görünümünün uzun vade pozitif olduğu değerlendiriliyor.

TÜRKİYE’DE DURUM

  • 2017 sonu verilerine göre Türkiye’de kişi başına düşen sigorta prim üretimi 150 dolar seviyelerinde.
  • 2018’de toplam prim üretimi yıllık bazda yüzde 18,1’lik artışla 39,5 milyar dolar olarak gerçekleşti.
  • 2018 sonu itibariyle Türkiye’de, 39’u hayat dışı şirketlerden olmak üzere 62 sigortacılık şirketi bulunuyor.
  • Sektörün aktif büyüklüğü 2018 sonu itibariyle bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 17,1’lik artışla 178 milyar TL seviyesine ulaştı.
  • Sektörde 2018’de 38 milyon dolarlık doğrudan yabancı yatırım gerçekleşti. Böylece son 15 yılda sektöre yapılan doğrudan yabancı yatırımın toplamı 7,9 milyar doları buldu.
  • 2018 sonu itibariyle yabancıların hisse senedi yatırımları 245 milyon dolara ulaştı.
  • 2017’de 14 bin 52 kişi olan sektördeki toplam istihdam, 2018 sonunda 14 bin 62’ye çıktı.
  • 2017’de yazılan 46,6 milyar TL tutarındaki primlerin 39,7 milyar TL’si hayat dışı branşlardan elde edildi. Bunun üçte biri ise kara araçları sorumluluk sigortası branşından sağlandı.
  • 2018’de yazılan 54,7 milyar TL tutarındaki primlerden hayat dışı branşlarda yazılan brüt prim tutarı yüzde 20,2 arttı, otomotiv satışlarındaki daralma nedeniyle özellikle kasko branşından prim üretimi artışı yüzde 13,1 ile daha sınırlı kaldı.
  • Sektör son 5 yılda sadece 2015’te teknik zarar açıkladı. Net kar ise bahsi geçen dönemde artış eğilimini korudu. 2018 Ocak-Eylül döneminde sektörün teknik karı, bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 58,5 artışla 4,4 milyar TL’ye çıktı. Toplam kar ise yüzde 72,7 artarak 4,7 milyar TL seviyesine ulaştı.

BES’te gerileme sürüyor

  • Bireysel emeklilik sektöründe aktif sözleşme sayısı 2017 sonunda 8,2 milyon kişiye ulaştı. Ancak 2018’de gruba bağlı bireysel emeklilik sözleşmelerindeki azalışla katılımcı ve sözleşme sayısı gerilemeye başladı. 2018’in ikinci yarısında katılımcı sayısı 108 bin kişi azalırken, sözleşme sayısı 109 bin adet düştü. 2019’un ilk bir buçuk ayında katılımcı sayısı 47 bin, sözleşme sayısı ise 53 bin geriledi.
  • 2013-2017 arasında 26,3 milyar TL’den 77,8 milyar TL’ye ulaşan sistemin fon tutarı, 2018’de sadece yüzde 12,9 artışla 87,9 milyar TL’ye ulaştı.
  • Katılımcı sayısındaki artış hızı 2018’de duraklamış olsa da katılımcı ve sözleşme başına fon büyüklükleri artmaya devam etti. Katılımcı başına fon büyüklüğü 2017’ye göre yüzde 13,7 artışla 12 bin 781 TL seviyesine çıkarken, sözleşme başına fon büyüklüğü de yüzde 13,1 artışla 10 bin 775 TL seviyesine ulaştı.

Cantürk, sektörün prim gelirlerinin yarısına yakınını oluşturan motorlu taşıt satışlarındaki daralmanın, önümüzdeki dönemde de gelirleri sınırlayacak en önemli unsur olarak görüldüğünü belirtti. Cantürk ayrıca, döviz kurlarındaki ve enflasyondaki oynaklık nedeniyle sektörün maliyetlerinde öngörülmeyen artışlar yaşanabileceği yorumunda bulundu.

 

KPMG: Sigorta Teknolojileri İçin Üretim Zamanı!

28.02.2018 – 2017’de yükselen sigorta teknolojileri (Insurtech) 2018’de üretime geçecek! KPMG Türkiye Finansal Hizmetler Sektör Lideri ve Şirket Ortağı Sinem Cantürk, “Geleneksel yöntemleri teknolojiyle birleştiren sigorta devleri Insurtech firmaları olma yolunda ilk adımları attı. Bugüne kadar projeler geliştiren Insurtech girişimleri, 2018 yılında üretime başlayacak” dedi.

KPMG, Insurtech alanında yaptığı araştırmalarla sektörün geleceğini değerlendirdi. KPMG’nin küresel araştırmaları hakkında bilgi veren KPMG Türkiye Finansal Hizmetler Sektör Lideri ve Şirket Ortağı Sinem Cantürk, “Sigorta sektörüne çözümler sunmak amacıyla kurulan Insurtech adı verilen teknoloji şirketleri, sektörde bir dönüşüme yol açtı. Geleneksel yöntemlerle çalışan sigortacılık devleri artık Insurtech girişimleriyle yaptıkları ortaklıklarla teknolojik dönüşüm yönünde adımlar atıyorlar. Son dönemde bu alanda hızlanan sektör oyuncuları 2017’de yükselişe geçti” dedi.

“Sektörde pilot projeler üretime göre ölçeklenerek 2018’de Insurtech’e ciddi bir ivme kazandıracak” diyen Cantürk, “2018 yılında teknolojilerin yarattığı avantajlara odaklanılacağını düşünüyoruz. Müşteri bağlılığı yaratan, riskleri minimize eden ve otomasyon yoluyla kaliteyi artıran teknolojilere sektörün ilgisi büyük. Ayrıca teknolojilerin sağladığı tasarruf fırsatlarının değerlendirilmesi adına da şirketleri yoğun bir çalışma dönemi bekliyor. Bu çerçevede baktığımızda 2018’in Insurtech çözümlerinin projelendirme aşamasından, üretim aşamasına geçiş yapacağı bir yıl olmasını öngörüyoruz” ifadesini kullandı.

Insurtech’de gelişimin temelinin yatırımlar olduğunu dile getiren Cantürk, “Daha fazla sayıda firmanın ekosisteme geliştirici, yatırımcı gibi farklı rollerde katılmasını ve girişimlere yönelik kurumsal yatırımların 2018’de de artmaya devam etmesini bekliyoruz. Sigorta şirketlerinin desteği, Insurtech firmaları için aynı zamanda engin bir deneyim anlamına da geliyor. Bu nedenle kurumsal yatırımlar, sektörün gelişimi adına büyük önem taşıyor” dedi.

Cantürk şöyle devam etti:

“Bağlantılı sigorta kavramı, sigorta şirketini müşterinin günlük hayatının bir parçası haline getirmeyi amaçlıyor. Bu kavram tüketici odaklı sağlık monitörlerinden ve nesnelerin interneti özellikli araçlardan telematiğe kadar bir dizi teknolojiyi esas alıyor. Bu noktada Insurtech kavramı da değer kazanıyor…”

Dünyanın Insurtech merkezleri

Sinem Cantürk, KPMG’nin Küresel Insurtech Öngörüleri 2018 araştırmasından öne çıkan başlıkları şöyle yorumladı:

  • Blockchain hareketliliğini sürdürüyor. 2017 yılı boyunca blockchain konsorsiyumları yükselişe geçti. Sayıları giderek artan birçok firma blockchain alanında gelişim göstermeye devam ettikçe, konsorsiyumlar 2018’de de büyüyecek.
  • Çok daha fazla sayıda ülke Insurtech merkezleri geliştirme adına çalışmalarını hızlandıracak. Singapur, Belçika, Bermuda ve Hindistan gibi farklı ülkeler, 2018’de gelişimleriyle öne çıkacak.
  • Insurtech açısından ‘hangi’ teknolojinin popüler olacağı soruluyor. Tüm yeni teknolojiler (Telematik, Robotik, Sanal/Artırılmış Gerçeklik, Makine Öğrenimi ve Yapay Zeka, Nesnelerin İnterneti, Drone teknolojileri) ancak birlikte varolduklarında ve güçleri bir araya geldiğinde sigorta sektörü için Insurtech’i potansiyel gücüne ulaştırabilirler. Bu nedenle sigorta alanında kullanılabilecek tüm teknolojiler, sektörün dikkatini çekiyor.

Sigorta şirketleri yarışıyor

Cantürk, 2018’de Insurtech’in yoğun ilgi göreceği sektörleri şöyle açıkladı:

  • Sürücüsüz araçlar: Son aylarda ciddi yatırım yapılan sürücüsüz araçlar için düzenleyici kurumlar ve hükümetler son derece iştahlı. Geleneksel büyük sigorta şirketleri de, sürücüz araçlar ekosisteminin çözüm ortağı haline gelmek için büyük bir yarış içinde.
  • Siber sigorta: Son zamanlarda gündeme gelen siber güvenlik sigortaları 2018’de de konuşuluyor olacak. Piyasadaki mevcut siber sigorta ürünlerinin henüz yetersiz, yüksek fiyatlı ve şirketlerin gerçek ihtiyaçlarını karşılayacak kapsama sahip olmaması nedeniyle Insurtech piyasası gelişim için fırsat yakalayacak.
  • Havacılık ve drone: Niş bir alan olarak görülse de gelecekte ciddi bir büyüme yakalanacağı düşünülüyor. Örneğin hasar bölgelerinin ya da doğal felaketlerden etkilenmiş alanların uzaktan incelenmesi amacıyla kullanılan drone ve insansız hava araçları, sigorta şirketlerinin radarına girmeye başladı bile.