Ana sayfa Haberler Sağlık ve Yaşam Kemik Sağlığı...

Kemik Sağlığını Etkileyen Hastalıklar Sanıldığından Fazla Sayıda

23.05.2019 – Genetik mirasınızın yanı sıra ne kadar dikkat ederseniz edin kemik sağlığınızı olumsuz yönde etkileyecek hastalıklarınız söz konusuysa sağlık problemleriyle erken dönemde karşılaşma ihtimaliniz artıyor. Kemik sağlığınızı olumsuz yönde etkileyebilecek hastalıkları Hastane Derindere Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Op. Dr. Sidar Öztürk anlattı.

100.000 TL Paranız Olsa Nasıl Yatırım Yapardınız? Sanal Para ile Deneyin!

Osteoporoz

Osteoporoz, kemiklerinizin tehlikeli biçimde zayıflamasına özellikle kalça, omurga ve bilekte kırık problemiyle karşılaşma ihtimalinizi artırmaya neden olan bir hastalıktır. Bu nedenle hekiminiz düzenli olarak kemik yoğunluğunuzu tespit etmek isteyebilir. Hekiminizin önereceği bazı ilaçların yanı sıra sağlıklı kilonuzu korumak ve egzersiz yapmak kemik kaybınızı yavaşlatabilir.

Osteopetrozis

Kalıtsal bir hastalık olan Osteopetrozis’de kemik yoğunluğunuz gereğinden fazla artar; ancak bu kemiklerinizin daha güçlü olacağı anlamına gelmez, kemikler zayıflar ve daha kolay kırılabilir hale gelir. Bu durum aynı zamanda kemiklerinizdeki iliği de etkiler ve vücudunuzun enfeksiyonla savaşması, oksijen taşıması ve kanamayı kontrol etmesini zorlaştırabilir. İlaç ve hormon tedavisi, takviyeler, fizik tedavi uygulamaları ve gerektiğinde ameliyat, hastalığın tedavisinde kullanılan yöntemlerdir. 

Osteonekroz (Avasküler Nekroz)

Genellikle uyluk, kol, diz veya omuzlarda kemik yeterince kanlanamadığında meydana gelen sağlık problemidir. Kemik dokusu zarar görerek çöker, kişinin acı çekmesine neden olarak hareket etmesini zorlaştırabilir. Böyle bir durumla karşılaşıldığında yaralanma, yanlış ilaç kullanımı, kanser, Lupus veya HIV gibi bağışıklık sistemini olumsuz yönde etkileyebilecek sağlık problemleriniz olup olmadığı hekiminizce araştırılır. İlaç, fizik tedavi uygulamaları ve ameliyat hastalığın tedavisinde kullanılan yöntemlerdir. 

Tip 1 Diyabet

Çocukluk döneminden itibaren görülmeye başlanan ve kalıtsal bir hastalık olan Tip 1 Diyabette vücut hiç ya da çok az insülin salgılandığı için kemikleriniz de zayıflar. Tam olarak etkisi hala bilinemese de yeterince insülin olmadan kemikleriniz de büyüyemez veya en yüksek kemik kütlelerine ulaşabilir. Hekiminiz, ilaçlar, diyet, kan şekeri testleri ve yaşam tarzı değişiklikleri ile süreci yönetmenizi sağlamaya çalışır. 

Lupus

Lupus bağışıklık sisteminize zarar veren bir hastalıktır. Kas ağrısı, ateş, yorgunluk, döküntü ve saç dökülmesi sık görülen belirtilerdir. Eklemlerde şişlik ve ağrıya neden olur. Ayrıca osteoporoz ve kemik kırığı oluşma riskiniz daha yüksektir. Lupusu tedavi etmek için alabileceğiniz kortizon içerikli ilaçlar da kemik kaybına neden olabilir.

Osteoartrit

Bu “aşınma ve yıpranma” tipi artrittir. Kemiklerinizin uçlarını kaplayan kaygan dokuya zarar verir. Kemik ve kıkırdak kırılarak ağrı ve şişmeye neden olabilir. Zamanla, eklemin şeklini bile değiştirebilir. Egzersiz yapmak ve fazla kilonuzu vermek, ağrı ve sertliği önlemeye yardımcı olabilir. Hekiminiz ilaç ve durumunuza göre ameliyat önerebilir.

Romatoid Artrit

Lupus gibi bağışıklık sisteminizi hedef alan hastalıklardandır. Genellikle el ve ayaklardaki eklem ve kemikleri etkileyen hastalıkta eklemlerinizde ağrı ve şişliğin yanı sıra, yorgun ve yüksek ateş problemleri yaşayabilirsiniz. İlaç tedavisinin yanı sıra beslenme, kalbi ve diğer kaslarınızı güçlendirmeye yönelik destek tedavileri almanız gerekir.

Çölyak Hastalığı

Bu, vücudunuzun buğday ve diğer tahıllarda bulunan bir protein olan glüteni tutamayacağı anlamına gelir. Yemek yerken, bağışıklık sisteminiz ince bağırsaklarınıza saldırır ve zarar verir. Vücudunuz kalsiyum da dahil olmak üzere kemiklerinizin ihtiyaç duyduğu besin maddelerini yeterince alamaz. Çölyak hastalarında kemik zayıflığı yaygın olarak görülür.

Hipertiroidi

Tiroid beziniz vücudunuzun enerji kullanmasına yardımcı olan hormonları gereğinden fazla üretir. Bu da yorgunluk, uykusuzluk gibi problemlerin yanı sıra kemik kaybını hızlandırır. Doktorunuz, ilaç, ameliyat veya her ikisiyle de hormon seviyenizi normale döndürmenize yardımcı olur.

Sigara içmek

Tütün, kan dolaşımınızı bozduğu için çok fazla kan dolaşımı olmayan omurga ve kemiklerinizi de olumsuz yönde etkileyerek zayıflamasına neden olur. Sigara içmek ayrıca diğer hastalıklardan kaynaklanan eklem ve sırt ağrısını da daha kötü hale getirebilir.

Obezite Cerrahisi

Obezite cerrahisinden sonra hekiminizin önerdiği kalsiyum ve D vitamini takviyelerini düzenli kullanmazsanız kemik erimesi problemiyle karşılaşma riskiniz artar.

Fibröz Displazi

Kalıtsal bir sağlık problemi olan Fibröz Displazi’de kemikler zayıflayarak şekil bozukluğu oluşmaya başlar ve daha kolay kırılır hale gelir. Bu hastalığı taşıyan çocuklarda kol, pelvis, yüz, bacak ve kaburga başta olmak üzere kemik kırığı çok fazla görülür. Semptomları azaltmak için hekiminizin önereceği ilaçları, diyet ve egzersizleri düzenli olarak uygulamanız gerekir.

 

 

Kemik Erimesi, Osteoporoz Nedir? Belirtileri, Önlem ve Tedavi Yolları

Osteoporoz yani kemik erimesi kemik kalitesi ve yoğunluğunun azalması ile kemiklerin kırılgan hale gelmesine denmektir. Daha az kemik dokusuna sahip oldukları için kadınların erkeklere göre osteoporoza yakalanma riski daha yüksektir. Osteoporozu doğru beslenme ile durdurmak ya da önlemenin mümkün olduğunu söyleyen Liv Hospital Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Prof. Dr. Çağatay Öztürk anlattı.

Doğru beslenin, osteoporozu önleyin

Doğru beslenme ile osteoporozun önüne geçmek mümkündür. Kalsiyum, magnezyum ve mineral açısından zengin olan besinlerin kemik yapısını güçlendirmeye fayda sağladığı gibi bu besinler kemik sağlığı için en önemli mineral kalsiyumdur. Bu nedenle kemik erimesinden koruyan en önemli besinler de süt ve süt ürünleridir. Peynir ve diğer süt ürünleri kalsiyum bakımından zengin içeriğe sahiptir. Bunun yanı sıra yeşil yapraklı sebzeler, kuru baklagiller, kuruyemiş, D vitamini içeren gıdalar ve tahıl bakımından zengin besinler de kemik erimesini korumak için tüketilmesi gereken besinlerdir.

Kemik Erimesini Önlemek İçin Yapılması Gerekenler

  • Yüksek oranda kalsiyum ve magnezyum içeren kayısı tüketin.
  • Vücuttaki D vitaminini aktif hale getirmek için en az 15 dakika güneş ışığından faydalanın.
  • Her gün D vitamini kaynağı yumurta sarısı tüketin.
  • Çay, kahve gibi kafein içeren içeceklerden uzak durun.
  • A, E ve C vitaminleri bakımından zengin olan ve bol miktarda kalsiyum içeren brokoli, marul gibi yeşil sebzeler tüketin.
  • Kalsiyum ve D vitamini deposu süt için.
  • Haftada iki gün kalsiyum bakımından zengin olan istiridye, karides gibi deniz ürünleri tüketin.
  • Sigara ve alkolden uzak durun.
  • İdrarla kalsiyum atılımını artırarak kemiklerdeki kalsiyum miktarını azaltan tuzu azaltın.

Kemik Erimesi Sırtta Kamburlaşmaya Neden Olur

Osteoporoz vücudumuzda en çok omurgamızı etkiler. Osteoporotik kemiklerdeki kırıklar sıklıkla omurga, kalça ve el bileğini içerir. Kalça ve el bileğindeki osteoporotik kırıkların aksine omurgadaki kırıklar sıklıkla düşme veya travma ile ilişkili değildir. Vücutta sessizce ilerleyen ve kırık oluşmadığı sürece belirti vermeyen osteoporoz vakalarının sadece yüzde 30’u klinik şikayetler ile belirlenirken, geri kalan kısmın çoğu rastlantısal olarak saptanıyor. Hastalığın yaygın bulguları ise bel ve sırt ağrıları, boyda kısalma, omurgada kırık, sırtta kamburlaşma olarak ortaya çıkıyor.

Osteoporoz’un Neden Olur?

Osteoporoz yani kemik erimesi çoğunlukla ileri yaşta ve kadınlarda özellikle menopozdan sonra sıklıkla görülen bir hastalık. Ancak erken yaşta önlem almak kemik yoğunluğunu zirveye taşımak kemik erimesinin önlenmesi açısından hayati önem taşıyor. Dünyada her yıl yaklaşık 9 milyon kolay kırılmadan sorumlu tutulan osteoporoz, kadınları ilgilendiren bir sorun olarak görülse de erkeklerde de ileri yaşlarda sıklıkla görülüyor.

Günümüz koşullarında özellikle kapalı mekan çalışanlarda, güneşle teması olmayanlarda, gıdalarla yeterli kalsiyum alamayanlarda; kemik problemlerinin çok daha erken yaşlarda başladığını söyleyen Liv Hospital Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Nilgün Güvener Demirağ “Pek çok insan yaklaşık 30 yaşına kadar zirve kemik kitlesine ulaşır. Ancak bu yaş sonrasında yapım-yıkım dengesi yıkım lehine değişmeye başlar. Dolayısıyla bu yaşa kadar ne kadar yüksek zirveye ulaşılırsa, ileriye yönelik kemik kaybının getireceği sorunları önlemek o kadar kolay olur” diyor.

30 yaşından sonra kemik yıkıma başlar

Kemiğin önemli işlevleri arasında, vücut bütünlüğü ve yapısını sağlama, organları koruma, kasların tutunmasını sağlama ve kalsiyum başta olmak üzere mineral deposu olması mevcuttur. Kemik sürekli yenilenen bir organdır ve yıkılıp yerine yenisi yapılır. Gençken yeni kemik yapımı yıkımdan daha hızlıdır kitlesini artırma yönünde bir denge mevcuttur. Pek çok insan yaklaşık 30 yaşına kadar zirve kemik kitlesine ulaşır. Ancak bu yaş sonrasında yapım-yıkım dengesi yıkım lehine değişmeye başlar. Dolayısıyla bu yaşa kadar ne kadar yüksek zirveye ulaşılırsa, ileriye yönelik kemik kaybının getireceği sorunları önlemek o kadar mümkün olabilir.

Fazla tuz kalsiyum kaybı yapıyor

Genetik, kuşkusuz hastalıklara meyilde çok önemli bir belirleyicidir. Çevresel etmenler, düzeltilebilir olmaları nedeniyle çok önemlidir. Beslenmede yeterli kalsiyum alımı, D vitamini eksikliğinin önlenmesi ve buna yönelik yeterli gün ışığı maruziyeti, bunun mümkün olmadığı durumlarda D vitamini desteği, egzersiz, yüksek tuzlu beslenmeden kaçınma, dengeli beslenme, potasyum içerikli meyve sebze tüketimleri, sigara ve alkolden uzak durma kazanılması gereken yaşam alışkanlıklarıdır ve bu alışkanlıkların çocukluktan itibaren kazanılması, korunma adına oldukça önemlidir. Yoğun tuz tüketimi de kemik sağlığını olumsuz etkiler. Diyette alınan tuz miktarının fazlalığı, idrar kalsiyumunun geri emilimini bozup kalsiyum kaybına neden olur. Pek çok ülkede olduğu gibi Türkiye’de de hazır gıdaların tüketiminin artışı, tuz tüketimini de artırmıştır.

Kemik sağlığımızı olumsuz etkileyen faktörler nelerdir?

  • Dengesiz beslenme, yetersiz kalsiyum, magnezyum, potasyum alımı
  • Hareketsizlik
  • Gün ışığından yeterli yararlanamama
  • Sigara ve alkol kullanımı
  • Cinsiyet, düşük vücut kitle indeksi ve yaş
  • Beyaz ırk (özellikle açık renk saç ve göz rengi)
  • Ailede osteoporoz öyküsü
  • Hormonel sorunlar (yüksek tiroid ve paratiroid hormon düzeyleri, kadında estrojen, erkekte testosteron eksikliği, yüksek kortizol salgısına neden olan Cushing hastalığı..)
  • Yeme bozuklukları, anoreksiya nevroza, bulumia, kilo verdirmeye yönelik yapılan bariatrik cerrahiler, Celiac hastalığı gibi malabsorbsiyona neden olan barsak hastalıkları
  • Kronik böbrek yetmezliği, transplantasyon
  • İlaçlar: Uzun süreli kortikosteroid (kortizon) içerikli ilaç kullanımı, epilepsi tedavisinde kullanılan ilaçlar, bazı antidepresanlar (SSRI), mide asit salgısını azaltmaya yönelik verilen proton pomapa inhibitörleri, aromataz inhibitörleri…

Kemik açısından olumsuz sonuçları bilinen ilaçları uzun süre kullanmak zorunda olan hastalar için koruma protokolleri uygulanmalı ve kemik yoğunluğu periyodik izlenmelidir.

 

Günde 20 Dakika Yürü, Osteoporoza Savaş Aç

Osteoporoz, halk arasında bilinen ismiyle kemik erimesi özellikle menopoz sonrası kadınların önemli sorunlarından biri. Kemiklerin kütle kaybetmesi ve kırılganlığında artış ile karakterize bir kemik metabolizması hastalığı olan osteoporoz, basit düşmelerde bile kalça kırıklıklarına sebep olabilir.

D vitamini eksikiğine değinen Liv Hospital Ankara Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı Prof. Dr. Rıdvan Alaca “D vitamini eksikliğini önlemenin en güzel yolu güneş ışınlarının dik geldiği saatlerde 20 dakika yürüyüş yaparak vücuda güneş ışığını temas ettirmektir. Kanda dolaşmakta olan D vitamini böylelikle aktif hale gelir. Ayrıca kalsiyum içeren yiyeceklerin tüketilmesi gerekir. Yoğurt, süt ürünleri ve kuru baklagiller kalsiyum içeren yiyecekler arasında yer alıyor. Tüm bunların yanı sıra egzersiz de kemiklerin güçlendirmesinde yardımcı olan unsurlardan biri” diyor.

Osteoporozun en önemli belirtisi kırık

Kırklı yaşlardan sonra kemik kütlesi azalmaya başlar. Çeşitli endokrin sistem hastalıkları, ilaç kullanımı, romatizmal hastalıklar, mide-bağırsak sistemi hastalıkları ve yaşam tarzına bağlı osteoporozlar “ikincil osteoporoz” olarak adlandırılır. Kamburlaşma, ağrı ve boy kısalması ile kendini gösteren osteoporozda en önemli belirti kırıktır. Osteoporoz birçok hastada kemik kaybı yavaş, yakınma ve belirti vermeden seyrettiği için “sessiz bir hastalık” olarak da adlandırılır.

Osteoporoz kader değil

Korunma için ergenlikte tepe kemik kütlesini olabildiğince artırmak ve yaşlılıkta da kaybı azaltmak gerekir. Çocukluk ve ergenlik çağında kalsiyum alımının artırılması ve vücut ağırlığı ile yapılan yürüme, koşma, dans, top ve raket sporları gibi aktiviteler yapılmalıdır. Unutulmamalıdır ki 25 yaşına kadar oluşturulan doruk kemik kütlesi ne kadar yüksek olursa ileri yaşlarda osteoporoza yakalanma şansı o kadar az olur. Osteoporoz önlenebilir bir hastalıktır. Hastalık hakkında gerekli bilgiye sahip olmak, gerekli incelemeleri zamanında yaptırıp önlemleri almak bu hastalıktan korunmayı sağlar. Özellikle ergenlik çağında bu tedbirler doruk kemik kütlesinin oluşturulması için çok önemlidir.

D vitaminini eksik etmeyin

Tedavinin en önemli amacı kırık oluşumunu önlemek ve azalmasını sağlamaktır. Kemik yapımını, kemik kalitesini artıran ve kemik yıkımını azaltan ilaçlar kullanılır. Kalsiyumdan zengin diyet ve D-vitamini tedavinin önemli diğer unsurlarındandır. Bunların dışında diyet, fiziksel aktivitenin desteklenmesi ve egzersiz programları da tedavi destekleyici önlemler arasındadır. Ayrıca düşmeyi engelleyici tedbirlerin alınması da önemlidir.