Ana sayfa Haberler Sağlık ve Yaşam Obezite Nedir...

Obezite Nedir? Nedenleri ve Tedavi Yolları Nelerdir?

Obezite Bir Engel midir?

İş dünyasında şişman olduğu gerekçesiyle işten kovulan, seyahatlerde çift koltuk parası ödeyen, obezitenin sebep olduğu sağlık sorunları yaşayan ve hareket kısıtlılığı olan kişiler, engelli midir?

Obezite bir engel midir sorusunu tartışan tıp dünyasına cevap, Avrupa Birliği Adalet Divanından geldi. Avrupa Birliği Adalet Divanı çocuk bakım hizmetlerinde görevli obez bir kişinin işten çıkartılması sonucu açılan davada, obeziteyi; sağlık sorunlarına yol açarak, engelliliğe sebep olan bir durum olarak niteledi. Seyahat kuruluşları da morbid obeziteyi (Ölümcül hastalıklara sebep olacak kadar obez olmak) bir engellilik kabul ederek, fazla ücret talep edilemeyeceğini ifade etmeye başladılar.

Obezitenin bir engel olup olmadığını açıklayan Lotus Obezite Cerrahi Merkezi kurucusu; Obezite ve Metabolik Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Kaplan Baha Temizgönül; obez olmanın bir tercih meselesi olmadığını belirterek şöyle konuştu: “Obez olmak bir tercih meselesi değildir, aksine obezite ciddi sağlık sorunlarına yol açan bir hastalıktır. Toplumsal önyargılardan uzaklaşarak, obez insanların günlük hayatta karşılaştıkları güçlüklere anlayış göstermeliyiz. Sanılanın aksine obezitenin tedavisinde az yeme iradesi göstermek ve daha çok spor yapmak yeterli olmuyor. Obezite genindeki bozukluğun etkilerini göstermek üzere yapılan bir deneyde, iki kobay aynı miktarda ve aynı kaloride beslenmesine rağmen, obezite geninde bozukluk olan diğerinin 2,5 katı ağırlığa ulaşıyor.

Obezitenin kalıtsal geçişini inceleyen aile çalışmaları ise obezitenin yaklaşık %50 oranında genetik geçişli olduğunu gösteriyor. Bu oran, meme kanserinin genetik geçişinin %25-56, kalp hastalıklarının %34-53 oranında olduğu ile kıyaslanırsa, gerçekten korkutucudur. Toplumda bir kişi şeker hastası olduğu için nasıl yadırganmıyorsa, obez olduğu için de yadırganmamalıdır. Obezite; kalp hastalıkları, şeker hastalığı, kolesterol yüksekliği, yüksek tansiyon, safra kesesi taşları, karaciğer yağlanması, reflü hastalığı, idrar kaçırma, kireçlenme gibi eklem rahatsızlıklarının yanı sıra, kanser gibi 30 dan fazla sağlık sorununa sebep olur ve hareket kısıtlılığına yol açar. İşte bu yüzden obezite bir engellilik halidir.”

Diyet ve spor ile kilo vermek mümkünken, bu tavsiyeyi uygulamak neden bu kadar zordur?

Diyet ve spor ile kilo vermek mümkünken, bu tavsiyeyi uygulamanın neden bu kadar zor olduğunu açıklayanOp. Dr. Kaplan Baha Temizgönül; “ 3-5 kilo fazlası olanların bu kilolardan diyet ve egzersizle kurtulmaları nispeten kolay. 30- 40 kilo fazlası olanlar için ise maalesef diyet ve egzersiz sonuçları o kadar yüz güldürücü olmuyor. Aşırı kilolu kişiler dönem dönem yaptıkları diyetlerle 15-20 kilo verip uzun dönemde bunları tekrar alabiliyor. Buna Yo-yo etkisi deniliyor. Aşırı kiloluların diyetle kilo vermesi ve verilen kiloyu geri almadan sağlıklı bir yaşam sürdürmesi 3-5 kilo fazlası olanlara göre çok daha zordur. Bilimsel çalışmalar, aşırı kilolularda uzun dönemde diyetin başarı şansının %3 olduğunu ortaya koyuyor.

Aşırı kilolu kişiler için obezitenin mide balonu gibi ameliyatsız zayıflama yöntemleri tedavisi ve mide küçültme ameliyatı gibi tedavileri mevcuttur. Obezite cerrahisinde kilo verme miktarı daha fazla ve hızlıdır. Burada unutulmaması gereken obezite cerrahisi herkes için değildir, aşırı kiloları nedeniyle hastalıkların baş gösterdiği küçük bir hasta grubu ve çok aşırı kilolu kişiler için bir çözüm seçeneğidir. Her halükarda aşırı kilolu kişilerin de en az 6 aylık bir diyet döneminden geçmesi gerekmektedir. Diyete ve spora rağmen zayıflayamayanlarda obezite cerrahisi gündeme gelebilir. Şunu özellikle vurgulamak istiyorum ki maalesef obezite cerrahisinden sonra kilo alımı görülebiliyor. Mide küçültme ameliyatı gibi ameliyatlardan sonra kilo almamak için diyetisyen ve psikoloğun, obezite cerrahı ile birlikte çalışması gerekir. Bir obezite cerrahisi ekibinin uzun süreli takibi önemlidir”

Obezite’nin Tek Bir Sebebi Yok

Tek bir yiyecek veya içecek obezitenin kaynağı değildir. Bilgi kaynaklarını sorgulayın; ‘şunu ye, bunu yeme’ diyenlere itibar etmeyin, doktorunuza danışın.

Mustafa-IlhanProf. Dr. Mustafa Necmi İlhan, 2010 yılında yapılan Türkiye Beslenme ve Sağlık Araştırması verilerine göre Türkiye’de her 5 erkekten 1’inin, her 5 kadından 2’sinin obez olduğunu hatırlatarak, obezitenin yüksek veya düşük gelir gruplarının sorunu olmadığını, konuyu tüm toplumu ilgilendiren bir halk sağlığı sorunu olarak değerlendirmek gerektiğini kaydetti.

Obeziteye neden olan tek bir besin olmadığı gibi, bunu ortadan kaldıracak mucize bir besin de bulunmadığını kaydeden Prof. Dr. İlhan, “Önemli olan her besinden ölçülü tüketmek ve oturarak harcadığımız zaman yerine mümkün olduğunca fiziksel olarak aktivite yapmaktır” diye konuştu.

Obezite Nedenleri

  1. Dengesiz beslenme

Beslenme hayatın olmazsa olmazı. Ancak yanlış ve aşırı beslenme kilo alımına ve obeziteye sebep oluyor. Bireylerin alması gereken enerji dengesini bilmeden aşırı beslenmesi dengeyi bozuyor. 2010 yılında gerçekleştirilen Türkiye Beslenme ve Sağlık Araştırması verilerine göre de halkımız yağdan zengin besleniyor. Araştırma, hemen hemen her yaş grubunda yağ tüketiminin yüksekliğine dikkat çekiyor. Yağlar en fazla enerji veren gruptur ve özellikle yağdan zengin beslenmede doyma hissi geç yakalanır ve enerji dengesinin negatif yönde bozulduğu gözlenir. Enerji dengesinin bozulması ne demek bir örnekle açıklayalım; gıdalarla alınan kalorilerin toplamını terazinin bir kefesine koyarsak, gün içinde harcadığınız kalori miktarını da diğer kefesine koyduğunuzda, aldıklarınızın kefesi harcadıklarınızdan ağır basıyorsa denge bozulmuş demektir. Yani kısaca kilo alımı başlamıştır. Önemli olan bu dengenin korunması.

  1. Yetersiz fiziksel aktivite

Fiziksel aktivitenin artırılması kilo kontrolü üzerindeki en iyi sonuç veren uygulamadır. Toplumumuzda her dört kişiden üçü yeterli fiziksel aktivite düzeyine sahip değil. Amerikan Spor Hekimliği Birliği tüm erişkinlerin en az haftada 5 gün, toplamda 150 dakika orta şiddette egzersiz yapmasını öneriyor. En kolay ve ucuz fiziksel aktivite ise yürüyüştür. Hedef her gün 10.000 adım atmak olmalı. Unutmayın her gün fazladan atılan 2000 adım 100 kalori yakar!

  1. Uzun süreli diyetler

Uzun süreli ve başarısız her diyet programı yeme bozukluğunun gelişimine yol açarak kilo alımına sebep olur. Bireyi tanımadan, beslenme alışkanlığını bilmeden ve uzman olmayan kişilerce gazetelerde, internette önerilen her gün ardı arkası kesilmeden çıkartılan kitaplarla yapılan diyetler koca bir hiçle sonuçlandığı gibi, yoyo etkisi ile verilen kiloları da geri aldırıyor. En doğrusu bir uzmana danışarak beslenme düzenini ayarlamak.

  1. Çevresel faktörler

Obezite gelişimini etkileyen önemli faktörlerden biri de çevremizdir. Doğduğumuz andan itibaren, hayatımız boyunca yaşamımızı sürdürdüğümüz çevremiz beslenme de dahil birçok alışkanlıklarımız üzerinde de belirleyici rol oynar. Obezite de, çoğu kez öğrenilmiş bir yeme davranışının sonucu olup ailenin yeme alışkanlıkları, öğün düzeni, porsiyonların büyüklüğü, en fazla tüketilen besinler ve egzersiz gibi yaşam tarzı ile ilgili faktörlerden ve kültürel faktörlerden etkilenir. Ailede başka obez bireyin olması, bireyin kabul gördüğü bir çevre sağlayarak obeziteyi tetikliyor.

  1. Psikolojik faktörler

Bazılarımız için duygularımız yeme alışkanlıklarımızı etkiler. Çoğu insan canı sıkkınken, üzgünken, stresliyken veya kızgınken kontrolsüz yeme davranışı gösterir. Kilo kontrolünü sağlamakta zorluk çeken bireyler duygusal ve psikolojik problemlerle karşılaştığında bu bireylerin yaklaşık %30’u aşırı yeme eğilimi gösterebilir. Aşırı yeme eğiliminde olan kişiler ne kadar yediklerini kontrol edemedikleri gibi büyük porsiyonlar seçme eğilimi gösterirler.

Bilinçli Sağlık Platformu hakkında:

Bilinçli Sağlık Platformu, toplumda yer alan sağlık-gıda eksenindeki bilgi kirliliğini önleyerek toplumun doğru bilgiye ulaşılmasını sağlamak, dünyadaki gelişmeleri ve araştırmaları takip etmek ve bunları konusunda uzman kişiler aracılığı ile topluma ulaştırmak amacıyla 2014 yılının Aralık ayında kuruldu. Halk sağlığı, metabolizma, genetik, beslenme gibi farklı uzmanlık alanlarından akademisyenlerin yer aldığı platform, ilgili tüm paydaşlarla işbirliği yaparak kamuoyunun bilimsel bilgiler ışığında aydınlatılmasına katkı sağlamayı hedefliyor. Sağlık alanında doğru bilginin kaynağı olma amacı ile kurulan platform diğer sivil toplum kuruluşları ve üniversitelerin farklı uzmanlık alanlarındaki akademisyen ve grupları ile koordinasyon içinde çalışarak özellikle sağlık-gıda ekseninde doğru bilginin topluma ulaştırılmasını sağlamayı amaçlamaktadır.

 

 

Araştırmaya Göre Kilolu Olmak İnmeye Karşı Hayatta Kalma İhtimalini Arttırıyor

21.10.2017

Obezite’nin hem inme, hem de ölüm riskini arttırmasına rağmen, yeni bir araştırma, kilolu veya hafif derece obez olan kişilerin normal vücut ağırlığına sahip bireylere kıyasla hayatta kalma ihtimallerinin daha yüksek olduğunu buldu.

Amerikan Kalp Derneği Dergisi’nde yayımlanan araştırmada vücut ağırlığının bazı hasta gruplarında koruyucu bir etkisi olduğunu tespit etti.

İnme, beyindeki bir bölgeye kan akışının kesilmesi ve bu bölgede kalan beyin hücrelerinin oksijenden yoksun kalması ve ölmeye başlaması sonucu oluşur. ABD’de yetişkinlerin sakatlanma ve ölüm sebeplerinde beşinci sırada olan inme, aynı zamanda her yıl yaklaşık 185 bin kişinin ölümüne neden oluyor.

Framingham Kalp Araştırma Enstütüsü’nden (FSHS) bir grup katılımcı inmeden önce, vücut kütle endeksinin (BMI) ölçülmesi de dahil olmak üzere zaman içinde takip edildi. Araştırmacılar daha sonra bu inme vakalarını benzer yaş, cinsiyet ve BMI kategorisi (normal kilo, kilolu veya obez) olan diğer FSHS katılımcılarıyla eşleştirdiler. Daha sonra, kilolu veya obezitenin, normal kilolu kişilerle karşılaştırıldığında, 10 yıl boyunca yaşamalarına bir etkisi olup olmadığını görmek için her iki grubu da ayrı ayrı analiz ettiler.

Boston Üniversitesi Tıp Fakültesi ve FSHS araştırmacılarında nöroloji profesörü Dr. Hugo J. Aparicio, “Kilolu veya hafif obez katılımcıların inme sonrası normal kilodaki katılımcılarına kıyasla hayatta kalma oranının daha fazla olduğunu ve hayatta kalma oranının erkeklerde veya 70 yaşın altındakilerde daha fazla olduğunu bulduk” açıklamasını yaptı. Araştırmacılar sigara kullanımı, diyabet, kolesterol, kanser, yüksek tansiyon veya besin alımında yetersizlik gibi faktörler de araştırma sonuçları etkilemiş olabileceğini belirtti. Araştırmacılar, bu sonuçların bütün obez bireylerde etkili olamayabileceği hususunda uyardı. İHA

 

Obeziteye Karşı Yemeklerdeki Fazla Yağı Emen Tabak

2077111_1

Tayland Sağlık Destek Kuruluşu ülkede ve dünya çapında obeziteye dikkat çekmek için yemeklerdeki yağın fazlasını süzen bir tabak tasarladı. Tasarlanan tabak, yemeğin yağını kısa sürede emerek ortalama 30 kaloriyi hapsediyor. Tabakta bulunan 500 adet küçük delik, ortalama 7 milli litre yağı emebiliyor. Güneydoğu Asya ülkeleri içinde obezite oranı sıralamasında 2.sırada yer alan Tayland’ın yemeklerinin yağlı olduğu biliniyor.