Ana sayfa Haberler Sağlık ve Yaşam Meme Kanserin...

Meme Kanserinin Belirtileri, Nedenleri ile Tedavi ve Önlemler

Meme Kanserinin Yüzde 80’i Genetik Nedenli

1-31 Ekim tüm dünyada ve ülkemizde meme kanseri bilinçlendirme ayı olarak kabul edilir. Tüm dünyada olduğu gibi Türkiye’de de kadınlarda en sık görülen kanser türü meme kanseridir. Meme kanserinden korunmanın en iyi yolu ise erken teşhistir. Meme kanseri tedavisinde erken teşhisin önemini vurgulayan Liv Hospital Ankara Genel Cerrahi Uzmanı Doç. Dr. Bahadır Ege meme kanseriyle ilgili merak edilenleri anlatıyor.

Meme kanserinin büyük bir çoğunluğu (Yüzde 80-90)’ı aileden ve genetik geçişten bağımsız olarak gelişir. Meme kanseri risk faktörleri şöyledir;

– Hiç doğum yapmamış olmak ya da ilk doğum yaşının 30’dan sonra olması.

– Ailede meme kanseri olan anne, teyze gibi yakınların olması.

– Erken yaşta adet görmek, geç yaşta menopoza girmek.

– BRCA1 ve BRCA2 gibi meme kanseri geni taşıyıcılığı olması.

– Ailesinde meme kanseri ilişkili kanserler; over kanseri, endometrium kanseri ve kolon kanseri olması.

Kendi kendine meme muayenesi erken teşhiste önemli

Meme kanserinin önlenmesi veya erken teşhis edilmesi bazı basit tedbirler ve uygulamalar başarıyla yapılabilir. Bu önlemler şunlardır:

– Yıllık klinik meme muayenesi, 40 yaşından itibaren yıllık mamografi ve ultrasonografi taramaları meme kanserinin erken teşhisinde çok önemlidir.

– Uygun ve sağlıklı bir diyet

– Fazla kilolardan kurtulmak

– Düzenli egzersiz yapmak

– Sigara tüketiminin azaltmak

– Bebeklerinizi mümkün olan en uzun süre emzirilmesi

– Stresten uzak durmak

– Menopoz sonrası hormon kullanmadan önce veya doğum kontrol hapı kullanmadan önce meme kanseri riski açısından meme muayenesinin yapılması, meme kanserinin erken teşhisini sağlar ve olası meme kanseri riskini azaltır.

Meme kanseri tedavisinde yöntemler gelişti

Erken evrede yakalanana meme kanserinde sadece memenin tümörlü kısmının çıkartılması cerrahi tedavi için yeterli olur. Onkoplastik cerrahide memenin kanserli kısmı çıkarıldıktan sonra estetik cerrahi tekniklerle meme dokusu dikleştirilerek eskisinden daha iyi görünüme kavuşur. Sentinel lenf nodu biyopsisi yanı nöbetçi lenf bezi biyopsisi ile lenf bezi bulunup çıkartılarak lenf bezi tutulumu anlaşılabilir. Böylece gereksiz koltuk altı lenf bezi çıkartılması engellenerek ameliyat sonrası hastaları çok rahatsız eden kol ödeminin gelişmesi engellenmiş olur. Onkoplastik cerrahi için uygun olmayan hastalarda meme dokusu ve koltuk altı lenf bezleri alınmaktadır. Kemoterapi ve radyoterapi ameliyat sonrası patolojik incelemeye göre planlanır.

Memede ele gelen sertliği önemseyin

Sinsi ilerleyen meme kanserinin başlıca belirtileri şunlardır:

– Memede ele gelen sertlik

– Meme başında kanlı akıntı,

– Meme cildinde kızarıklık, şişme ve şekil bozukluğu,

– Koltuk altı lenf bezlerinde büyüme gibi bulgular olabilir.

Yaşam Tarzı Meme Kanserini Nasıl Etkiliyor?

Meme Kanserinden Korunmak İçin Kozmetikle Seviyeli İlişki

Meme kanseri görülme yaşı gittikçe küçülüyor. Bu yüzden uzmanlar klinik meme muayenelerinin başlangıç yaşının 30 olmasını öneriyor. Bazı araştırmaların, kozmetik ürünlerde bulunan kimyasalların kanser gelişimini tetikleyebileceğine dikkat çektiğini söyleyen, Liv Hospital Meme Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Levhi Akın “Meme kanserinde erken tanı ancak düzenli kontrol ile mümkün. Ayrıca dünyada ve ülkemizde milyonlarca kadının kullandığı bazı kozmetik ürünlerin içinde yer alan kimyasallar, vücutta östrojen ve diğer hormonları engelleyerek ya da onları taklit ederek hormonal dengeyi bozabilir. Bu yüzden kozmetik ürünlerle mesafeli bir ilişki kurmak çok önemli” diyor. Prof. Dr. Akın meme kanseri tedavisinde dikkat edilmesi gerekenleri anlattı.

Kozmetik meme kanseri ilişkisi var mı?

Araştırmalar bazı kimyasalların insanlarda kanser gelişimine katkıda bulunabileceğini düşündürüyor. Bu kimyasalların birçoğu vücuttaki östrojen ve diğer hormonları engelleyerek ya da onları taklit ederek vücudun hormonal dengesini bozabilir. Kozmetik ve kişisel bakım ürünleri çeşitli bileşimlerden oluşmalarına rağmen, meme kanseri ile bağlantıları araştırılan kimyasallar; birçok kozmetik üründe koruyucu olarak sıklıkla kullanılan parabenler (makyaj, nemlendiriciler, saç bakım ürünleri ve tıraş kremleri/jelleri) ve oje, saç spreyindeki renkleri tutmak ve kırılganlığı azaltmak için sıklıkla kullanılan, ayrıca birçok kişisel bakım ve temizlik ürünü kokularının içinde bulunan ftalatlar’dır.

Meme kanserinde kontrol yaşı ne olmalı?

Klinik meme muayenelerinin başlangıç yaşının 30 yaş olması öneriliyor. Yüksek risk altında olanlarda muayene başlangıç yaşı 20’dir. Mamografi için tarama yaşının 40 olması, 40 yaşından başlayarak, her yıl mamografi çektirilmesi gerekir. Meme veya yumurtalık kanseri açısından güçlü bir aile öyküsü veya geçmişte göğse uygulanan bir ışın tedavisi gibi yüksek risk faktörleri varsa, yıllık mamografiler 30 yaş civarında başlayabilir. Mamografi taramalarında takip gerektirecek bulgu saptanmayan kişilere her yıl yerine iki yılda bir mamografi çekilmesini önerenler de var.

Meme kanserinde risk faktörleri

Yaşam tarzının etkileyebileceği faktörler meme kanseri açısından kontrol edilebilen risk faktörleri olarak sınıflandırılmaktadır. Bunlar;

  • Kilo fazlalığı
  • Uygunsuz diyet
  • Egzersiz yapmamak
  • Fazla alkol tüketimi
  • Tütün kullanımı
  • Menopoz sonrası hormon kullanımı
  • Doğum kontrol hapı kullanımı
  • Gece ışığa maruz kalma
  • D-vitamini eksikliği
  • Stres ve anksiyete, olarak örneklenebilir.

Dolayısıyla; kendi kendine düzenli meme muayenesi, yıllık klinik meme muayenesi, yıllık mamografi ve gerekirse ultrasonografi taramaları, fazla kilolardan kurtulmak, uygun ve sağlıklı bir diyet, düzenli egzersizler, fazla alkol tüketmemek, kesinlikle tütün kullanmamak, stresten uzak sakin bir yaşam kurmak, menopoz sonrası hormon kullanmamak ve doğum kontrol hapı kullanmak dışında korunma yöntemlerini tercih etmek meme kanserini önleyebilmek için en iyi seçenekler olacaktır.

Aşırı Kilo Meme Kanseri Nedeni

Gelişmiş ülkelerde son 20-30 yıl dikkate alındığında obezite ciddi bir artış gösteriyor. Meme kanserine yakalanma riski de obeziteye paralel olarak artıyor. Menopoz sonrası dönemde ana östrojen kaynağının kalça ve memelerde biriken yağlı dokular olduğunu söyleyen Liv Hospital Ulus Meme Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Ertuğrul Gazioğlu “Özellikle menopoz dönemi sonrasında alınan kilolar ve vücutta oluşan fazla yağ miktarı meme kanseri açısından risk teşkil ediyor” diyor. Prof. Dr. Ertuğrul Gazioğlu meme kanseri ve obezite arasındaki ilişkiyi anlattı.

Yağ ne kadar fazlaysa risk o kadar yüksek

Menopoz sonrası dönemde obez kadınlarda östrojen seviyesi, normal kilodaki kadınlara göre 1.5-2 kat daha fazladır. Menopoza giren kadınlarda yumurtalıklar işlevlerini yitirir ve östrojen salgısını durdurur. Bu dönemden sonra kadınlarda yağ dokusunda aromatizasyon yöntemi ile vücut, östrojene benzer bir hormon üretmeye başlar ve bu hormonun fazlalığı meme kanseri gelişiminde etkiye sahiptir. Bir kadında yağ dokusu ne kadar fazlaysa kandaki leptin düzeyi de o kadar yüksek seyreder. Bu leptin hormonu aromatizasyon yoluyla yağ dokusundan östrojen yapımını tetikler. Menopoz sonrası dönemde bir kadının vücudunda ne kadar fazla yağ dokusu varsa östrojene benzer ürettiği hormon da fazla olacağından meme kanserine yakalanma riskini artıracaktır. Yağ hücrelerinde ayrıca adipokin isimli bir madde salgılanır ve bu da tümör gelişimini hızlandırıcı bir etkiye sahiptir.

Aşırı kilo tanıyı da geciktirebilir

Obez kadınlarda meme kanserine yakalanma riski normal kilolu kadınlara göre 1.8 kat daha yüksektir. Yine obezite, memede büyüme ve yağlanmaya neden olacağından meme içinde oluşan kitlelerin fark edilmesi de gecikebilir ve bu nedenle geç tanı riski oluşur. Genel kural olarak bir kadın ne kadar aşırı kiloluysa o kadar daha büyük tümör gelişme riski vardır.

Lifli beslenin, meyve sebze tüketin

Diyetlerinde yağ ve şeker tüketimini azaltan, meyve sebze tüketimini artıran ve bolca lifli gıdalarla beslenen kadınlarda meme kanseri riski azalmaktadır. Meme kanserine yakalanıp da tedavi olan kadınlarda bu türlü beslenme hastalıksız yaşam süresini de uzatmaktadır