Ana sayfa Haberler Sağlık ve Yaşam Kolesterol Ne...

Kolesterol Nedir? Nasıl Düşürülür? Kolesterol Hakkında Bilinmesi Gerekenler

Soğuk Hava Kolesterolü Tetikliyor

Soğuk havalarda vücudun karbonhidrat ihtiyacı artıyor. Tükettiğimiz kalorili yiyecekler de bu nedenle yağlanmaya sebep oluyor. Medical Park Bahçelievler Hastanesi İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Yusuf Yıldırım, artan yağ oranının kolesterolü doğrudan olumsuz etkilediğini söyledi.

Yazın havanın sıcak olması ister istemez insanın iştahını azaltır. Ağır gıdalar, terlemeyi artırıp kişinin konforunu bozduğu için çok fazla tercih edilmez. Ancak kışın durum tam tersine döner. İnsanlar ağır yemekler tüketmeye daha meyilli olurlar. Bu da vücuda harcayabileceğinden daha fazla enerji almamıza sebep olur ve fazla gelen enerji yağa dönüşür. Artan yağ oranı da doğal olarak kolesterolü yükseltir. Medical Park Bahçelievler Hastanesi İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Yusuf Yıldırım, kolesterolle ilgili önemli bilgiler verdi, kış beslenmesi konusunda uyarılarda bulundu.

KADINLAR RİSK ALTINDA

Kolesterol her insanın kanında olması gereken bir maddedir. Beslenme eksikliği olanlarda, zafiyet geçirenlerde kolesterol değerleri çok düşer ve bu da tehlikeli bir durumdur. Kolesterol düzeyini değerlendirirken, hastanın ek bir hastalık durumunun olup olmadığını göz önünde bulundurulur. Sağlıklı bir insanda LDL kolesterol dediğimiz, halk arasında kötü huylu olarak bilinen kolesterolün üst sınırı 200’dür. Sağlığında hiçbir risk faktörü, şekeri, kalp hastalığı öyküsü olmayan hastalarda LDL kolesterolü 200’e kadar normaldir. Eğer hastanın şeker, kalp veya damar hastalığı varsa, kolesterol düzeyini 70’e kadar indirmek gerekir. Cinsiyetine yönelik bir takım genetik faktörlere dayalı olarak kadınlar, erkeklere oranla kolesterol artışına daha yatkındır. Kadınların beslenme alışkanlıkları ve tatlıya olan düşkünlükleri de kolesterole zemin hazırlar.

ÇİKOLATA DAHA MASUM

Ambalajlı ürünler, koruyuculardan yapay karbonhidratlara bir sürü yapay madde içerir. Bunlar da doğal olarak vücudumuza zarar verir ve metabolizmamızı bozar. Vücudumuz doğal olan gıdaları sindirip, sağlıklı bir şekilde kana karışmasına uygundur. Yapay olan gıdalar vücuda girdiği zaman hormonal dengemiz bozulur. Aşırı insülin üretimine sebep olur. Bu etkenler de yağlanmaya yol açar. Başta cips ve bisküvi olmak üzere, ambalajlı ürünleri çok fazla tüketmemek gerekir. Çikolata diğer abur cuburlara oranla daha sağlıklı olarak kabul edilir. İçerisinde daha az katkı maddesi konulan çikolata türlerinden ölçülü olarak tüketebilirsiniz. Ancak özellikle bisküvi, kraker, cips gibi ürünlerdeki yağlar, raf ömrünü uzatmak için kullanılan katkı maddeleri vücudun metabolik faaliyetlerini bozar.

ORTA TEMPODA 10 BİN ADIM ŞART!

Yatmadan önce yenilen bir paket cips, bir paket bisküvi, bir şişe kola ya da meyve suyu alacağımız 1000-1200 kaloriye denk gelir. Akşam vakti çok hareket etmediğimiz ve uykuda da çok fazla kalori harcamadığımız için, harcayacağımız maksimum kalori 200-300’dür. Geriye kalan 900 kaloriyi vücut mecburen depolamak zorundadır. Bu kaloriyi yakmak için de için de minimum, orta tempoda, 10 bin adım atılmamız gerekir. Kolesterol daha çok masa başında çalışan kişilerde görülür. Günlük 5 bin adımdan daha az atanlarda, fast food tarzı beslenenlerde ve gençlerde adölesan çağı dediğimiz (12- 16 yaş) döneminde görülebilen bir durumdur. Tamamen bozuk beslenme tarzı ve egzersizden uzak bir hayat süren herkeste kolesterol yüksekliği karşımıza çıkabilir. Özellikle alkol kullanan kişilerde kolesterolün olumsuz etkisi iki katına çıkar.

HALSİZLİK KOLESTEROL BELİRTİSİ

Kolesterolün yoğunluğu kan akışını bozar. Bu da; halsizlik, yorgunluk, baş arkasında yanma, baş arkasında uyuşma, ellerde ve ayaklarda yanma gibi şikayetler yaratır. Bu tarz şikayetleri olanların mutlaka kolesterol değerleri kontrol edilmelidir. Kolesterol hastalarında belirti vermeyen bir hasta grubu da vardır. Rahatsızlık, yaptığı ikinci etkilerle karşımıza çıkar. Asıl korktuğumuz nokta hastalığın; damar yağlanması, damarlarda daralma, kalp krizi ve tansiyon seviyelerinde olmasıdır. Erken dönemde kolesterol rahatsızlığını tespit edip, müdahale ettiğimiz, ilaçtan önce yaşam değişikliği yaptığımız hastalarda risk azalır. Ama kolesterol şikayeti uzunca dönem devam edip hasta müdahale etmediyse bu durum karşımıza; tansiyon, şeker ve kalp hastalığı olarak çıkar.

KALBİN EN BÜYÜK DÜŞMANI

Kolesterol, vücudun damar ağında ciddi problemlere neden olduğu için ilerleyen dönemlerde beyin damarlarındaki problemlerden, bilek damarlarındaki problemlere kadar pek çok organda olumsuz etkilere neden olabilir. Yüksek kolesterol kalp hastalarında da çok tehlikeli bir durumdur. Yüksek kolesterolü olan bir kişinin profiline baktığımızda, tipik bir kalp hastası profili oluşturduğunu söyleyebiliriz.

ABUR CUBUR YERİNE BUNLARI TÜKETİN!

Hastalara hiç önermememize rağmen, mutlaka bir pasta, kurabiye yiyeceklerse, evde kendilerinin yapmalarını tavsiye ediyoruz. Pasta, kurabiye gibi yiyeceklerin; bilinen, güvenilen ürünlerle yapılması, vücuda alınan zararı azaltacaktır. Ambalajlı ürünlerde kullanılan glikoz şurubu gibi ürünlerin zararlı etkilerine nazaran evde kullandığımız şeker çok daha az zararlıdır. Hazır cipslere alternatif olarak da, patatesten veya mısırdan az yağ kullanarak ev yapımı cips hazırlanabilir. Bu da raf ömrü uzatılmış gıdalardan kesinlikle çok daha sağlıklıdır. Bunları tüketmek yerine en doğrusu, meyve kurularını tercih etmektir. Hiçbir işleme uğramadan, doğal yollardan kurutulup, suyu çekilip saklanmış meyveler tüketilebilecek en sağlıklı atıştırmalıklardandır.

 

Kolesterol Nedir?

Kolesterol, kan dolaşımında ve vücut dokularındaki hücre zarlarında bulunan bir yağ çeşididir. Vücut ihtiyaç duyduğu tüm kolesterolü kendisi üretir. Ancak doymuş yağlar, trans yağlar ve bazı besinlerden aldığımız kolesterol kandaki kolesterol düzeyini yükseltebilir. Bu durum kalp hastalığı riskini artırır.

Trigliserid yağın doğada bulunduğu şeklidir. Beslenmeyle alınan fazla miktardaki yağın vücutta depolanmasını ve kan içinde taşınmasını sağlar. Kolesterol gibi hem vücutta yapılır hem de besinlerle alınır. Trigliserid düzeyi yüksek olanlarda kalp hastalığı riski artmaktadır.

İnsan vücudunda iki tür kolesterol vardır. Biri HDL denilen yüksek yoğunluklu (high density lipoprotein – HDL) diğeri ise LDL – düşük yoğunluklu low density lipoprotein olmaktadır. Bu fark iki tür kolesterolün vicuttaki görevleri farklıdır:

  • HDL (iyi) kolesterol, damarlardaki fazla kolesterolü karaciğere taşımakla görevlidir.
  • LDL (kötü) kolesterol, kolesterolü tüm organların yapısında kullanılmak üzere taşımakla görevlidir.

Total kolesterol denilen değer ise yukarıdaki LDL ve HDL’nin toplamıdır.

Total Kolesterol Normal Değeri 200 mg/dl den düşük olmalıdır. Yüksek ancak sınırda olarak kabul edilen değerler ise 200-240 mg/dl arasındadır. 240 mg/dl üzeri önlem alınması gereken düzey olarak kabul edilir.

LDL Kolesterol  Normal Değeri 130 mg/dl den düşük rakamlardır. Yüksek ancak sınırda olarak kabul edilen rakamlar ise 130-159 mg/dl arasındaki değerlerdir. 160 mg/dl ve üzeri olarak ölçülen rakamlar ise yüksek LDL oranı olarak kabul görmüştür.
 
HDL Kolesterol, ülkemiz insanı kanında genel olarak, genetiksel bir nedenle de diyebileceğimiz bir yaygınlıkla düşük çıkmaktadır. Normal Değeri 40 mg/dl den yüksek olması gerekir ve kanda 60 mg/dL den fazla bulunması ya yüksek seviye olarak kabul edilir. Ancak cinsiyete bağlı olarak HDL-K düşüklüğü için farklı seviyeler bulunmaktadır. Bu değerin kadınlarda 50 mg/dl, erkeklerde ise 40 mg/dl’den az olması halinde kişide HDL-K düşüklüğü var denilmektedir.

Kolesterol İlaçları Yararlı Mı, Zararlı Mı?

İlaçları kendi kendine doktora danışmadan bırakanların sayısı her geçen gün artıyor. Özellikle kolesterol düşürücü ilaçlar olan “statinler”i bırakanlarda ciddi bir artış var. Bunun sebebi özellikle kolesterol düşürücü ilaçların karaciğer ve kas sistemi üzerine olası yan etkilerinden korkulması. Hastaların, kulaktan dolma hikayeler ve internette kontrollü olmayan, aslında çoğu kez de güvenilir olmayan birtakım bilgilerle, bu ilaçlara ihtiyacı olduğu halde bıraktığını söyleyen Liv Hospital Kardiyoloji Uzmanı Doç. Dr. Yelda Tayyareci ilaçları kullanmayı bırakmanın kalp krizi gibi çok ciddi birtakım tehlikeleri de beraberinde getirdiğini söylüyor.

Hastanın bilgilendirilmesi çok önemli
İlaçlar bitkilerden elde edilen ancak kontrollü bitki-kimyasal bileşimleridir. Elbette her ilacın faydası olduğu kadar, yan etkisi de olabilir. Ancak bu ilaçlardan kazanıma, kar- zarar oranı olarak bakıldığında çoğu kez kazanç elde edilir. Bugüne kadar yapılmış yüzlerce çalışma ve yüzlerce merkez ve bu konuda söz sahibi bilim adamları statinlerin kullanılmasının faydalarını söylüyor ve tabii ki yan etkilerinden de bahsediyor. Bu yüzden hastaya yan etkilerin neler olabileceği konusunda bilgi verilmeli, gerektiğinde kullanımda elde edilecek faydanın yanında, yan etki oranının çok daha az olduğu anlatılmalıdır.

İlacı bırakmak riski artırıyor
2015 yılında Danimarka’da yapılan bir çalışmada kolesterol düşürücü ilaç başlanan 40 ve üzeri 674 bin 900 kişi incelendi. Statinlerin en güvenli ilaçlar arasında yer almasına rağmen çeşitli yan etkileri olabileceğiyle ilgili negatif veya pozitif haberler hastaların ilaca devam etme veya kesme kararı üzerinde etkili olduğu ortaya çıktı. Takipte kolesterol düşürücü ilacını bırakanlarda kalp krizinin 1.26 kat, kardiyovasküler nedenli ölümün ise 1.18 kat arttığı belirlendi.

Erken bırakılmasını etkileyen faktörler

-Statinle ilgili negatif haberler
-Statin başlandığı takvim yılı (ne kadar erken başlanırsa o kadar erken bırakılmış)
-Statin kullanım dozu (yüksek doz kullananlar daha çok ilaç bırakmaya meyilli)
-Erkek cinsiyette olanlar
-Büyük şehirlerde yaşayanlar ( sosyal medya, basın etkisi)

Kalp damar hastalıkları riskini azaltıyor

ACC/AHA (Amerikan Kalp Cemiyeti) 2016 yılı toplantısında yaklaşık 13 bin kişi üzerinde yapılan HOPE-3 çalışmasının sonuçları açıklandı ve kanıtlanmış bir kalp hastalığı bulunmayan, ancak kalp damar hastalığı açısından orta derecede riskli olan birincil koruyucu tedavi olarak kolesterol düşürücü ilaçları kullananlarda, 5 yıllık kardiyovasküler olayların (ölüm, kalp krizi ve inme) belirgin olarak azaldığı göstreildi. Orta derecede riskli hastalarda kolesterol ilacı kullanımının LDL (kötü kolesterol) düzeyine bakılmaksızın, kolesterol ilacı kullanmayanlarla karşılaştırıldığında, yine kalp damar hastalığına bağlı olayları azalttığı ve yan etkileri olarak bilinen kanser ve diyabet sıklığında artışa da yol açmadığı ortaya çıktı.

Karar doktorla birlikte verilmeli

İlaçlarda oluşabilecek 10 binde 1 ihtimal olan bir yan etki bile FDA’nın (Amerikan İlaç Derneği) kriterlerine göre prospektüse yazılıyor. Ancak 10 bin de 1 olan ihtimal ile ilacı almadığınızda, 10 yılda en az yüzde 5-10 kalp krizi, inme ve ölüm oranını artırabiliyor. Yapılan araştırmalar dört grup hastada kolesterol düşürücü ilaçların kullanılmasının faydalarının yan etkilerinden çok daha fazla olduğuna işaret ediyor. Bu yüzden hasta kolesterol ilacına ihtiyacı olup olmadığına güvendiği, kendisini takip eden doktoruyla karar vermelidir.

Kolesterol ilacı kullanması gerekenler

1- Daha önceden saptanmış aterosklerotik kardiyovasküler hastalık (damar sertliği olan hastalar)
2- LDL kolesterol düzeyi 190 mg/dL seviyesinin üzerinde olanlar
3- 40-75 yaş arasında ve şeker hastalığı olup LDL kolesterolü 70-189 mg/dL arasında olanlar
4- Kanıtlanmış damar sertliği veya şeker hastalığı olmayan ancak 40-75 yaş arasında ve LDL kolesterolü 70-189 mg/dL seviyelerinde 10 senelik aterosklerotik kardiyovasküler hastalık riski yüzde 7.5’in üzerinde olan bireyler