Ana sayfa Haberler Sağlık ve Yaşam Boyun Şah Dam...

Boyun Şah Damarı Tıkanıklığı Felce Neden Olabilir

His kaybı, hareket kaybı, geçici veya kılıcı görme bozukluğu, bayılma gibi şikayetler pek çok sağlık sorununun belirtileri arasında yer alıyor. Ancak şah damar tıkanıklığının da bu belirtilere neden olduğunu unutulmamalı. Damar tıkanıklıklarının fark edilmediği takdirde inme veya felç gibi ağır tablolara yol açabileceğini söyleyen Liv Hospital Damar Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Erdal Aslım karotis (boyun) tıkayıcı arter hastalığı tedavisi hakkında bilgi verdi.

Nasıl ortaya çıkar?

Karotis arter hastalığı kalp problemleri ve beyin kanamalarıyla birlikte başlıca inme sebeplerindendir. Boynun her iki yanından seyrederek kafatasına giren ve beynin her iki yarım kürelerini beslemek ile yükümlü olan karotis atar damarlarının daralması veya tıkanmaları sonucunda ortaya çıkan hastalıktır.

Hastalığın nedenleri nelerdir?

  • Tütün ve tütün ürünleri kullanımı
  • Kanda yüksek miktarda yağ ve kolesterol bulunması
  • Yüksek kan basıncı
  • İnsülin direnci veya diyabete bağlı yüksek kan şekeri düzeyi
  • Genetik etkenler
  • Diyabet

Belirtiler nelerdir?

Etkilenen karotis damarının karşı tarafında kol ve/veya bacakta kuvvet kaybı, his kaybı, hareket kaybı, aynı tarafta geçici veya kalıcıgörme bozukluğu atağı, bayılma bilinç kaybı, yüz felci ve konuşma bozukluklarıdır.

Felç nedeni olabilir

Daralan boyun damarlarının beyne ihtiyacı olan kanı temin edemediğinde beyin ile ilgili şikayetler unutkanlık, baş dönmesi, kısa süreli konuşma veya görme bozuklukları, göz kararması gibi şikayetlere neden olabilir. Daha ileri daralmalarda ise bayılma yaşanabilir. Bu hastalıkta korkulan sonuç, irili ufaklı felçlerin (inme) gelmesidir. Kan akımının azalması, beynin belli bölgelerinin kansız kalmasına yol açabilir. Özellikle daralmış şah damarı içinde biriken kan pıhtılarının koparak beyne yerleşmesi, ani ölüme veya kalıcı büyük felçlere neden olabilir.

Tedavisi Nasıl Yapılır?

Yaşam tarzı-diyet değişiklikleri: Sağlıklı bir diyet uygulanması ve ideal kilonun korunması kolesterol seviyesinin uygun sınırlarda kalmasına ve yüksek kan basıncı gelişiminin önlenmesine yardımcı olur. Gelişebilecek karotis arter hastalığını önleyebilir ve/veya kötüye gitmesini engelleyebilir.

Medikal tedavi: Risk yönetimi ile eşlik eden hastalıkların tedavisi yapılır, kan sulandırıcı tedavi, damar genişletici ilaçlar verilir.

Müdahaleli tedaviler: Sadece karotis damarı daralmış ancak tam olarak tıkanmamış damarlara uygulanan tedavilerdir. Tıkanmış olan karotis damarına herhangi bir müdahaleli tedavi uygulamaya gerek yoktur.

Cerrahi tedavi: Cerrahi tedavi genel, bölgesel veya lokal anestezi eşliğinde darlığa yol açan plağın endarterektomi yöntemi ile çıkarılması gerektiği takdirde sentetik veya hastanın kendi vücudundan elde edilen yamalar ile genişletme uygulanarak daralmış Karotis damarın genişletilmesi, yeterli çapa sahip ise de direkt olarak kapatılmasından oluşur.

Girişimsel radyolojik tedaviler: Boyun damarlarının tıkanıklıklarında stent yöntemi bir süredir uygulanıyor. Son yıllarda bu bölgede uygulanan bu yöntemin henüz açıklanan kısa dönem sonuçlarının cerrahiye göre bir üstünlük göstermemiş olması, halen uzun dönem sonuçlarının bilinmiyor olması gibi nedenlerden dolayı bu yöntem sadece seçilmiş bir hasta gurubunda ve özellikle teknik ve diğer sebeplerden dolayı operasyonun yapılamadığı durumlarda uygulanıyor.

 

İnme (Felç) Nedir? Nedenleri ve Tedavi Yöntemleri Nelerdir?

Beyin felci ya da diğer adıyla inme; beyne giden damarların tıkanması sonucunda beyne kan gitmemesi ya da aşırı gitmesi ile damarlarda meydana gelen yırtılmalar, beynin bir bölgesinin hasar görmesi gibi durumların oluşması ile meydana gelir. Liv Hospital Nöroloji Uzmanı Dr. Aylin Öztürk Yavuz inmeyle ilgili merak edilenleri anlattı.

İnme nedir?

İnme beynin bir bölümünün kanlanmasının bozulması ve fonksiyon kaybına uğramasıdır. Bu beynin kontrolünde olan vücut bölgesinin çalışamamasına yol açar. Serebrovasküler olay olarak da adlandırılır. Kanayıcı (beyin kanaması) ve tıkayıcı (beyin damar tıkanıklığı) olmak üzere iki tipi vardır. Geçici iskemik atak, inme belirtilerinin 24 saat içinde kendiliğinden düzelmesidir.

Kimler inme riski taşır?

Birçok faktör inme riskini artırabilir. Bazı faktörler aynı zamanda kalp krizi riskini de artırır.

Tedavi edilebilir inme risk faktörleri şunlardır:

Yaşam biçimine ait riskler;

  • Obezite
  • Fiziksel aktivite azlığı
  • Aşırı alkol tüketimi
  • Uyuşturucu kullanımı (kokain, amfetamin vb.)

Medikal riskler

  • Yüksek tansiyon
  • Sigara içmek, ikincil sigara maruziyeti
  • Yüksek kolesterol
  • Diyabet
  • Uyku apnesi
  • Kalp hastalıkları

Diğer riskler şunlardır;

  • Ailede inme ya da kalp krizi öyküsü
  • 55 yaş ve üstü olmak
  • Erkek cinsiyet

İnmede hangi belirtiler yaşanır?

  • Konuşma güçlüğü, anlama güçlüğü
  • Kol, bacak güçsüzlüğü
  • Görme bozukluğu
  • Yürüme bozukluğu, dengesizlik
  • Baş ağrısı

Erken müdahalenin önemi nedir?

Belirtinin başladığı andan itibaren 3-4,5 saatlik zaman penceresi içinde pıhtı çözücü tedavi uygulanırsa beyin kanlanması normale dönebilir.

İlk dakikalarda nasıl bir müdahalede bulunulur?

İnme acil bir tıbbi durumdur. Aşağıdaki belirtilerden herhangi bir geliştiğinde, azalsa veya tamamen düzelse bile bir acil servise başvurulmalıdır. Yüz: “Gülümse” dendiğinde yüzün bir tarafı aşağıda kalıyorsa Kollar: “Kollarını kaldır” dendiğinde bir kol daha aşağıda kalıyorsa Konuşma: Basit kelime ve cümleleri söylemek ve tekrarlamakta güçlük çekiyorsa Belirtilerin düzelmesi beklenmemelidir. Her dakika önemlidir.

İnmeden Korunmak İçin Bunlara Dikkat Edin

Kan basıncını düşürülmelidir: İdeal kan basıncı 120/80 mm-Hg’dir. Bunu sağlamak için tuz tüketimini azaltılmalıdır. Günde toplam yarım çay kasığından daha az olmalıdır. Yüksek kolesterollü gıdalardan uzak durulmalıdır. Günde 4-5 porsiyon meyve/sebze, haftada 1-2 kez balık yenmelidir. Tahıl ve düşük yağ oranına gıda tüketilmelidir. Egzersiz yapılmalıdır. En az günde 30 dakika ya da daha fazla olmalıdır. Kullanılıyorsa sigara bırakılmalıdır. Eğer yeterli olmazsa tansiyon düşürücü ilaç kullanılmalıdır.

Kilo verilmelidir: Vücut kitle indeksini 25 ve altında tutulmalıdır. Bunu sağlamak için günde 2000 kaloriden fazla alınmamalıdır. Günlük fiziksel aktiviteler artırılmalıdır.

Egzersiz yapılmalıdır: Egzersiz aynı zamanda diğer faktörlerden bağımsız bir inmeden koruyucudur. Bunu sağlamak için kahvaltı sonrası yürüyüş yapılmalı, arkadaşlarla spor salonuna gidilmelidir. Asansör yerine merdiven kullanılmalı, gün içinde 30 dakika hareketsiz kaldıktan sonra bir ara verip 10-15 dakika hareket edilmelidir.

Ritim bozukluğu varsa tedavi olunmalıdır: Bazı ritim bozuklukları kalpte pıhtı oluşumu riskini artırır. Bu pıhtı kalpten beyin damarlarına ilerleyerek inmeye neden olabilir. Atriyal fibrilasyon denen bu bozukluk uygun tedavi edilmezse inme riskini 5 kat artırabilir. Bunu sağlamak için çarpıntı, nefes darlığı gibi yakınmalar varsa doktora başvurulmalıdır.

Diyabet tedavi edilmelidir: Kan şekeri daima kontrol altında olmalıdır. Bunu sağlamak için kan şekeri takibi, diyet, egzersiz ve gerekirse tedavi uygulanmalıdır.

Sigara bırakılmalıdır: Bunu sağlamak için doktora danışılmalı, gerekirse yardımcı ürünler kullanılmalıdır. Sağlıklı bir diyet ve düzenli egzersizle birlikte sigaranın bırakılması inmeden korunmak için en etkin yaşam şekli değişikliğidir.

İnme En Önemli Ölüm Nedenlerinden Biri

Türkiye’de her 2-3 dakikada bir yeni bir inme vakası meydana geliyor. Batı’da inme sıklığı 70 yaşından sonra artarken, Türkiye’de ise 50-60 yaşlarından itibaren belirgin şekilde artış görülüyor. İnme, bu nedenle ülkemizde kalp hastalıklarından sonra 2. sırada yer alan ölüm nedeni olarak kabul ediliyor.

Önlenebilir ve tedavi edilebilir bir hastalık olan inme ile mücadelede hayat kurtaran, sakatlığı ortadan kaldıran tedaviler modern hastanelerin çatısı altında kurulan özel teknolojik donanımlı inme merkezlerinde başarıyla yapılabiliyor. Gerekli tedaviler ne kadar erken uygulanırsa klinik sonuç o kadar olumlu olduğundan inme hastalarının BAVİM çatısı altında yer alan inme merkezlerine en hızlı biçimde ulaştırılmaları tedavinin ilk ve en önemli basamağını oluşturuyor.

Akut dönemde yapılan anjiyografik damar açıcı tedavilerin yararlılığını gösteren bilimsel çalışmaların toplu değerlendirme sonuçlarına göre; tedavi edilen her 3 hastanın 1’inin tedaviden sonra tamamen bağımsız şekilde yaşamaya başladığını ortaya koyuyor.

İlk 6 Saatte İnmenin Sonuçlarından Bütünüyle Kurtulmak Mümkün

İnme, bedenin bir yarısında aniden ortaya çıkan güçsüzlük, his kaybı, konuşma güçlüğü, görme kaybı, dengesizlik, çift görme, baş dönmesi gibi belirtilerle kendini gösteriyor. İnmenin ilk 6 saati içinde yüksek teknolojiye sahip ve uzmanlaşmış tıbbi kadroların görev yaptığı merkezlerde uygulanan ilaçlı ve anjiyografik damar açıcı tedaviler ile inmenin yol açtığı kayıplardan bütünüyle kurtulabiliniyor.