Ana sayfa Haberler Sağlık ve Yaşam Hava Kirliliğ...

Hava Kirliliğiyle Mücadelede 9 Öneri 

31.05.2019 – Kullandığımız sentetik mobilya, döşeme, aseton, saç spreyi bile hava kirliliğine yol açıyor. Dünya nüfusunun yüzde 91’i temiz hava soluyamıyor. Hava kirliliği kaynaklı ölüm oranlarının yılda 7 milyonun üzerinde olduğu tahmin ediliyor. Hava kirliliği dünyada her dokuz ölümden birine neden oluyor. 5 Haziran Dünya Çevre Günü’nün ana teması, bu kötü gidişata dur demek için hava kirliliği olarak kabul edildi. Sürdürülebilir Üretim ve Tüketim Derneği de ‘Hava Kirliliğini Yen’ sloganıyla hayata geçirilmesi gereken önlemleri sıraladı 

Birleşmiş Milletler tarafından bu yıl 5 Haziran Dünya Çevre Günü’nün teması  ‘Hava Kirliliği’ olarak belirlendi. Hava kirliliğinin oluşmasında hepimizin suçlu olduğunu vurgulayan İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) Öğretim Üyesi ve Sürdürülebilir Üretim ve Tüketim Derneği (SÜT-D) Başkanı Prof. Dr. Filiz Karaosmanoğlu, ‘Hava Kirliliğini Yen’ sloganıyla herkesin atması gereken adımlara dikkat çekti. 

Kirli hava her yıl 7 milyon kişinin ölümüne neden oluyor

Prof. Dr. Filiz Karaosmanoğlu, Dünya Sağlık Örgütü tarafından açıklanan son raporda yer alan şu bilgileri paylaştı: “2016 yılında dünya nüfusunun yüzde 91’i temiz hava soluyamadı. Şehir nüfusunun yarısından fazlası güvenlik standart değerlerinin en az 2,5 katı dış ortam hava kirliliğinden etkileniyor. Dünyadaki hava kirliliği, her dokuz ölümden birine neden oluyor. 2016 yılında iç ve dış ortamdaki kirli hava yaklaşık 7 milyon ölüme neden oldu. İç ortam hava kirliliği nedeniyle dünyada her yıl 700 çocuk hayatını kaybediyor.” 

Güzelleşirken bile havayı kirletiyoruz

Hava kirliliğinin hem doğal hem de insan kaynaklı oluşabileceğini belirten Prof. Dr. Karaosmanoğlu, havaya en büyük zararı ise insanların verdiğini vurguladı. Tarımda, endüstride, ulaşımda, atık yönetiminde; evimizde ısınırken, pişirirken ve güzelleşirken bile kullandığımız ürünler ile havamızı kirlettiğimizi açıklayan Prof. Dr. Karaosmanoğlu, bunun sonucu olarak zararlı solunabilir maddelerin tehditi ile yaşadığımızı belirtti. SÜT-D Başkanı, iç ve dış ortam hava kirliğinin sağlığımız ve yaşam kalitemiz için mühim olduğunu söyleyerek temiz hava solumazsak direncimizin düşerek yorulacağımıza bunun yanı sıra çok ciddi solunum, göz, kalp, kanser hastalıklarına maruz kalacağımıza ve bu nedenle hepimizin çözümün parçası olması gerektiğine dikkat çekti.  

Hava kirliliğiyle mücadelede 9 öneri 

Prof. Dr. Filiz Karaosmanoğlu, SÜT-D olarak belirledikleri ‘Hava Kirliliğini Yen’ sloganı doğrultusunda şu tavsiyelerde bulundu; 

1- Isınırken ve pişirirken kullandığımız yakıtları ve yakma sistemlerini seçerken özen göstermeliyiz. Bacalarımızı temiz tutmalıyız. Yaşadığımız ve çalıştığımız iç ortamlarda teknik olarak uygun olmayan koşullarda yakma ile ısınma – pişirme yapılıyorsa  karbonmonoksit, azot dioksit, hidrokarbon ve partikül kirliliği oluşur. 

2- Evimizdeki kombi ve klimaların düzenli bakımını yaptırmalıyız. 

3- Binalarımızda  uygun yalıtımla daha az yakıt harcayarak ve daha az sera gazı salımı yaparak kışın ısınmak, yazın ise serinlemek mümkün. Başta yalıtım olmak üzere yapı malzemelerimizi sağlıklı ortama uygun seçmeliyiz. 

4- Kullandığımız sentetik mobilya, döşeme, boya  ile böcek ilacı, aseton, deodorant, saç spreyi gibi birçok ürünün içinde yer alan uçucu organik bileşikler, oda havamızı kirleterek; koku, nem, bayat hava ve hatta havasızlığa yol açarak hane halkı sağlığını tehdit eder. Kullandığımız ürünlerin içeriklerine ve niteliklerine dikkat ederek satın almalıyız. 

5- Şehirleşme planlarımızda öncelik; kentlerimizin nefes alması ve hava sirkülasyonu olmalı. İnşaatlar havamızı hapsetmemelidir. 

6- Sanayi kuruluşları ve  termik santral bacalarından çıkan kirli gazlar hava kirliliğinin en büyük nedenleri arasında yer alıyor. Tesisler mevcut en iyi teknolojiye göre baca gazlarını temizlemeli ve kirletici yaymamalıdır. 

7- Ulaşımın sebep olduğu egzoz gazı, hava kirliliğine yol açıyor. Taşıtlarımıza iyi bakmalı, daha az yakıt tüketen ekolojik sürücüler olmak için kendimizi geliştirmeliyiz. Mümkün olan her durumda yürüyüş, bisiklet, toplu taşıma araçlarını tercih ederek hem cüzdanımıza hem de hava kirliliğine verdiğimiz zararı hafifletmeliyiz. 

8- Yeşil alanlarımızı artırmalı ve yeşilin her tonuna nefesimiz, soluğumuz için sahip çıkmalıyız. 

9- Yangınlar da hava kirliliğinin oluşmasında çok büyük bir etken. Bu nedenle yaz aylarına girdiğimiz bu günlerde orman alanlarımızda çok dikkatli olarak yeşili, havayı ve sağlığımızı  korumalıyız. 

SÜT-D Hakkında

Sürdürülebilir Üretim ve Tüketim Derneği (SÜT-D), ‘Sürdürülebilir Üretim ve Tüketim’ olgusu konusunda bilgi ve kapasite oluşturmak, konunun farkındalığını artırarak, ulusal ve uluslararası etkinliklerle yaygın etki yaratmak hedefi ile 2013 yılında kamu, iş ve akademi temsilcilerince kuruldu. SÜT-D tüm etkinliklerinde resmi erk, yerel yönetimler, üniversiteler, iş dünyası, sivil toplum örgütleri ve medya ile yakın iş birliğinde olma ve ‘sürdürülebilirlik’ kavramının tüm sosyal ve teknik yönleriyle uğraş vermeyi öncelikli görerek, yerküre için yeşil sivil gücünü ortaya koymaktadır.

 

Hava Kirliliği ve Sağlık Etkileri: Temiz Hava 52 Bin Hayatı Kurtarabilirdi

  • Temiz Hava Hakkı Platformu, ‘Hava Kirliliği ve Sağlık Etkileri: Kara Rapor’u yayınladı. Rapor, hava kirliliğinden kaynaklanan önlenebilir can kayıplarına odaklanan ilk çalışma.
  • 81 ilin yarısından fazlası kirli hava soludu. Dünya Sağlık Örgütü’nün önerdiği değerleri karşılayan tek il Ardahan.
  • Hava kirliliği kaynaklı ölümlerin, il bazındaki toplam ölümlere oranı en fazla olan iller Iğdır, Kahramanmaraş ve Afyon.
  • Kirli hava 52 bin kişinin erken ölümüne neden oldu. Bu, Türkiye’de trafik kazalarında hayatını kaybedenlerin yedi katı.

07.05.2019 – Sağlık ve çevre alanında faaliyet gösteren 17 kurumun oluşturduğu Temiz Hava Hakkı Platformu, 2016 – 2018 yılları arasında Türkiye’deki hava kirliliğini ve bunun sağlık üzerindeki etkilerini değerlendirdiği çalışmasını paylaştı. 7 Mayıs Dünya Astım Günü’nde yayınlanan ‘Hava Kirliliği ve Sağlık Etkileri: Kara Rapor’, Türkiye’de hava kirliliğinin Dünya Sağlık Örgütü’nün (DSÖ) önerdiği seviyelere indirilmesiyle önlenebilecek can kayıplarına odaklanıyor. Çalışma, bu yönüyle Türkiye’de bir ilk.

Araştırmaya göre, 2017’de yaşanan 30 yaş üstü toplam 399 bin 25 ölümün (kazalar/dışsal yaralanmalar hariç) 51 bin 574’ü hava kirliliğinden kaynaklandı. Temiz Hava Hakkı Platformu Koordinatörü Buket Atlı “Türkiye’de 2017’de hava kirliliği, trafik kazalarının yedi katı can aldı. Rapor, hava kirliliğinin DSÖ’nün kılavuz değerlere indirilmesi durumunda, ölümlerin yüzde 12,9’unun önlenebileceğini gösteriyor” dedi.

EN FAZLA ÖLÜM İSTANBUL’DA

Hava kirliliği nedeniyle en fazla ölümün yaşandığı ilk üç il İstanbul (5.851), Bursa (3.098) ve Ankara (2.139) oldu. Bunları sırasıyla İzmir (2.518), Konya (2.082), Manisa (1.957), Mersin (1.628), Balıkesir (1.452), Adana (1.417) ve Antalya (1.226) takip etti.

Platform bileşenlerinden Halk Sağlığı Uzmanları Derneği temsilcisi Prof. Dr. Çiğdem Çağlayan, 2017’de hava kirliliği kaynaklı ölümlerin tüm ölümlere oranla en fazla olduğu illerin Iğdır (yüzde 25,5), Kahramanmaraş (yüzde 25,1) ve Afyon (yüzde 23,7) olduğunu belirtti. Raporda, bu illerdeki sanayi tesisleri, kömürlü termik santraller ve evsel ısınma amaçlı kömür kullanımının, özellikle coğrafi koşullar dikkate alındığına kirliliğin ana sebebi olduğu vurgulandı.

EN KÖTÜ KAHRAMANMARAŞ, EN İYİ ARDAHAN

Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından yapılan ölçümlerdeki veriler yetersiz olduğu için, 2018’de sekiz ildeki (Bolu, Eskişehir, Kastamonu, Kırıkkale, Kütahya, Muş, Şırnak, Uşak) hava kalitesine dair hesaplama yapılamadı. 73 ildeki hava kalitesi, ulusal mevzuattaki sınır değerlere göre değerlendirildiğinde ise 44 ilde kirli hava solunduğu ortaya kondu.

Platform bileşenlerinden TEMA Vakfı Çevre Politikaları Bölüm Başkan Yardımcısı Özlem Katısöz, “Havası kirli olan Kahramanmaraş, Manisa ve Muğla’da kömürlü termik santraller işletiliyor. 2018 yılında havası en kirli şehir olan Kahramanmaraş’ın Elbistan ilçesinde, halihazırda faal durumdaki iki kömürlü termik santralin çok yakınına altı yeni santralin daha inşa edilmesi planlanıyor. Planlanan santraller yapılırsa şehirdeki hava kalitesini daha da düşürecek” diye konuştu.

2018 yılında DSÖ’nün önerdiği hava kirliliği limit değerlerini karşılayan tek il ise Ardahan. Son üç yılda hava kalitesi iyi düzeyde olan, yani DSÖ sınır değerlerine çok yakın olup ulusal sınır değerleri karşılayan iller ise Artvin, Rize, Kırşehir ve Tunceli.

KOAH VE KISIRLIK ÜST SIRALARDA

Hava Kirliliği ve Sağlık Etkileri: Kara Rapor’da hava kirliliğinin neden olduğu sağlık sorunlarına da dikkat çekildi. Çocukların hava kirliliğinden yetişkinlere göre daha fazla etkilendiğini söyleyen Platform bileşenlerinden Türk Tabipler Birliği temsilcisi Doç. Dr. Gamze Varol, hava kirliliğinin bebeklerde düşük doğum ağırlığı, otizm, diyabet (Tip 1), ani bebek ölümü sendromu, astım, KOAH, bronşiolit ve bronşit, zatürre ve zeka geriliği görülme riskini artırdığının altını çizdi.

Hava kirliliğinden kaynaklanan hastalıklar arasında en sık görülenleri alt solunum yolu enfeksiyonları ve KOAH. Tüm alt solunum yolu enfeksiyonları ölümlerinin yüzde 27.5’ini ve tüm KOAH ölümlerinin yüzde 26.8’ine hava kirliliğine bağlı. Ayrıca doğurganlığı etkiliyor, düşük, kısırlık ve sperm kalitesinin düşmesi gibi sorunlara sebep olabiliyor.

TEMİZ HAVA İÇİN TEMİZ HAVA HAKKI PLATFORMU’NUN ÖNERİLERİ:

  • Hava kalitesi ölçümlerinin iyileştirilmesi, güncel verilerin halka sunulması, yeni istasyonlar için yer seçiminin modellemeler kullanılarak yapılması.
  • Hava kirliliği için ulusal sınır değerlerin DSÖ sınır değerleri ile uyumlu hale getirilmesi, ölçümünün yaygınlaştırılması.
  • Temiz Hava Eylem Planları’nın sağlık ve çevre alanında çalışan STK’ların katılımıyla her il için hazırlanması ve acilen uygulamaya konulması.
  • Hava kirletici etkisi yüksek tesislerin izin süreçlerinde sağlık etki değerlendirmesi yapılmasının zorunlu hale getirilmesi.
  • Çevresel etki değerlendirme süreçlerinde Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından proje sahiplerinden hava kirliliğinin uzun mesafeli ve kümülatif etkilerini hesaba katan güncel modelleme programları kullanılarak hesaplama yapılmasının istenmesi.
  • Başta kömür olmak üzere fosil yakıtlara teşviklerin kaldırılması, fosil yakıt alternatifi enerji kaynaklarını önceliklendirecek politika ve teşvik mekanizmalarının geliştirilmesi.
  • Kentlerde toplu taşıma ve bisikletli ulaşımın teşvik edilmesi, motorlu araç trafiğine kapalı alanlar yaratılması, ormanların korunması ve artırılması, araçlardan kaynaklanan kirletici emisyonları azaltacak yasal değişiklikler yapılması ve evsel ısınma için kömürün yerine alternatif kaynakların yaygınlaştırılması vb.
  • Hava kirliliğinin sağlık etkilerinin değerlendirilmesi ve kirliliğin azaltılması ile ilgili politika geliştirilmesinde, Sağlık Bakanlığı ve Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın hem birbirleri hem de ilgili meslek örgütleri/sivil toplum kuruluşları ile iş birliği ve iletişim içinde çalışmaları.