Ana sayfa Haberler Sağlık ve Yaşam Kış Bitiyor, ...

Kış Bitiyor, Grip Bitmiyor: Salgın Yoğunlaşacak!

Gripte Mart Alarmı

02.03.2019 – Bu yılki virüsün adı da, kendisi gibi korkunçtu: Gergedan… Avrupa’da yüzlerce kişi hayatını kaybetti, Türkiye’de binlerce kişinin hastanelerin kapısını çalmasına, uzun süre toparlayamamasına neden oldu.. Peki salgın ne zaman sona erecek? Son etapta yakalanmamak için ne yapılmalı? Sorularımıza; Maltepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Eğitim ve Araştırma Hastanesi Dahiliye Bölümü Uzmanı Dr. Fatih Öner Kaya yanıt verdi:

100.000 TL Paranız Olsa Nasıl Yatırım Yapardınız? Sanal Para ile Deneyin!

“Gribe hala yakalanmayanlar için en tehlikeli dönem başladı.

Ayak paça çorbası ve kolonyayı eksik etmeyin”

Gribe yol açan virüsler sürekli değişkenlik gösteriyor. Hatta her üç dört yılda bir yapısını değiştirerek bağışıklık sisteminin tanıyamayacağı yeni bir forma bürünüyor. Bu kış döneminde de yapısını yenileyen H1N1 virüsü yine geniş çaplı salgınlara neden oldu.

Gribin bu yılki etki gücü ve salgının son dönemeci hakkında sorularımıza yanıt veren Maltepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Eğitim ve Araştırma Hastanesi Dahiliye Uzmanı Dr. Fatih Öner Kaya, grip salgının yoğunlaşacağı bir döneme girdiğimizi söyledi. Dr. Kaya, “Eğer iş ya da günlük yaşam gereği sıklıkla el sıkışmanız gerekiyorsa dezenfektan olarak kullacağınız kolonyanız yanınızda olmalı. Haftada en az iki kez ayak parça çorbası içmeyi ihmal etmeyin. Bu çorbanın içindeki kollajen dokunun varlığı gribe karşı koruyucu olabiliyor” diyor.

38 dereceyi geçen yüksek ateş, halsizlik, yorgunluk ve genel vücut ağrıları ile kendini gösteren grip hastalığının en çok aralık ayı ortası ile ocak ortasına kadar olan sürede görüldüğünü anlatan Dr. Kaya, ancak mart ayında daha önceden hastalığa yakalanmayanlara yönelik bir salgın tehdidi olduğuna dikkat çekiyor.

Bu nedenle de şu ana kadar hastalığa yakalanmayanların daha dikkatli olması gerektiğini anlatan Dr. Kaya, şunları söylüyor:

“H1N1, öncelikli olarak vücutta hızlı bir yıkıma yol açıyor. Grip hastalığının ardından ‘sekonder bakteriyel enfeksiyonlar’ dediğimiz ikincil hastalıklar ortaya çıkıyor. Vücudumuzda yaklaşık 1 katrilyona yakın bakteri var. Gribin dördüncü-beşinci gününden sonra zatürre ya da başka hastalıklar ortaya çıkabiliyor. Ölümler de bu ikincil enfeksiyona bağlı hastalıklar nedeniyle görülüyor.”

Gripten Korunmak İçin Ne Yapmalısınız? Nelere Dikkat Etmelisiniz?

Bebeklerin, 65 yaş üzerindeki yaşlıların, romatizma ve diyabet hastalarının yoğun risk altında olduğunu vurgulayan Dr. Kaya, salgının ülkemizi terk etmesine bu kadar az bir süre kalmışken gribe yakalanmamak için yapılması gerekenleri ise şöyle sıralıyor:

* Kimsenin elini sıkmayın. El sıkışma ve öpüşmeden uzak durun. Özellikle de doktor, hemşire gibi sağlık personeli ile tokalaşmayın.

* Eğer iş yaşamınız ya da sosyal hayatınız nedeniyle el sıkışmanız gerekiyorsa yanınızda dezenfektan ya da kolonya bulundurun. Eskiden evimize gelen konuklarımıza kolonya ikram ediyorduk. Kolonyada bulunan alkol, virüsü stabil hale getiriyor ve bulaşıcılığını azaltıyor.

* Beslenme çok kritik. Haftada en az iki gün ayak paça çorbası için. Paça çorbasından alınacak kollajen doku çok değerli.

* Günde bir gram C vitamini alın. Bunu yaş meyve sebzeden ya da dışarıdan takviye olarak alabilirsiniz.

* Hijyene dikkat edin ve gerektiğinde mutlaka maske kullanın

* Uyku düzeninize de dikkat edin.

Yaşlılara dikkat!

Gribin 65 yaş üzerindekiler için ölümcül olabileceğinin altını çizen Dr. Kaya, yaşlıların hastalık durumunda zaman kaybetmeden bir sağlık kurumuna götürülmesi gerektiğini vurguluyor. “Yaşlılarımıza da bebek gibi davranmamız gerekiyor. Gribe yakalanan yaşlıların ikinci günde doktora götürülmesi önemli. Aksi takdirde vücut hasarı çok oluyor ve iyileşmeleri zaman alıyor” diyen Kaya, ilerleyen gribin zatürre ve çoklu organ yetmezliği nedeniyle ölüme kadar gittiğini söylüyor.

NEDEN KOLONYA?

Bilinen en iyi bir dezenfektanlardan biri… Bu işlevini yerine getirebilmesi için alkol oranı önem taşıyor. Yapılan çalışmalar yüzde 80 oranında etil alkolden üretilen limon kolonyasının mikropların bulaşıcılığını önlediğini gösteriyor.

NEDEN AYAK PAÇA?

Dr. Kaya’nın önerdiği ayak paça çorbasının etkilerine gelince… Kuzu, koyun ve keçi gibi küçükbaş hayvanların ayaklarının özel işlemlerden geçirilmesi, saatlerce kaynatılarak terbiye edilmesiyle yapılan bu çorba, kollajen doku açısından çok zengin bir içeriği sahip. Vücudun ihtiyacı olan doğal protein ihtiyacının karşılanmasında önemli bir yeri var ve böylece bağışıklık sisteminin korunmasına yardımcı oluyor.

 

Grip Nasıl ortaya Çıkmıştır? Gribin 100 Yıllık Tarihi

Dünyayı sarsan ilk ve en büyük grip salgınının üzerinden 100 yıl geçti.

1918 yılına damgasını vuran ve 1. Dünya Savaşı’nda hayatını kaybedenlerden daha fazla kişinin ölümüne yol açan İspanyol gribi, Alaska’daki Eskimo nüfusunun yüzde 60 oranında azalmasına neden oldu. Bu salgında ölen kişilerin sayısı 40 milyonu geçti.

Sonraki salgın ise 1957’deki Asya gribiydi… Uzak Doğu’da görülen ve aşı üretimi çalışmalarına başlanmasına neden olan bu salgın, ABD’de yaklaşık 70 bin kişinin ölümüne neden oldu.

Bundan on yıl sonra, 1968’de ortaya çıkan Hong Kong gribi ise daha az ölümle atlatılabildi. Bunda en büyük nedenin ise öncesi salgında kullanılan aşılar olduğu belirtiliyor.

Günümüze en yakın tehditlerden biri 1997’deki Kuş Gribi… Virüsün yayılmasının önlenmesi için milyonlarca tavuk öldürüldü. Zaman içinde bir kaç kez yeniden ortaya çıkan kuş gribi binlerce kişinin hayatını kaybetmesine neden oldu.

2009’daki Domuz Gribi ise, kümes hayvanları ve domuzlar ile yakın temasta çalışan kişilerden yayıldı ve ağır ateş nedeniyle hastalar hayatını kaybedince tüm dünyada en çok korkulan salgınlar arasına girdi.

 

Grip Zatüreye Çevirir mi?

Kış hastalığı olarak bilinen zatüre, kronik rahatsızlığı olanlarda daha ağır seyreden ve zaman zaman ölümle sonuçlanabilen ateşli bir hastalıktır. Kış mevsiminde sıklıkla görülen ve ağır geçen griplerin zatüreye ortam hazırladığını söyleyen Liv Hospital Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Ferah Ece zatüre ile ilgili merak edilenleri anlattı.

Zatüre neden ortaya çıkar?

Akciğer lobunun iltihaplanması şeklinde ortaya çıkan, eşlik eden başka bir hastalığı olmayan hastalarda, günlük yaşamı sırasında görülebilen, kronik bir rahatsızlık sahibi olan kişilerde daha ağır bir şekilde seyreden ve zaman zaman ölümle sonuçlanabilen ateşli bir hastalıktır. Bu hastalıkta akciğerlerde bulunan hava kesecikleri iltihaplı bir sıvıyla dolduğundan akciğerlerin görevi olan oksijen alışveriş işlevi bozulur ve bu nedenle kanda oksijen düzeyi azalır. İltihaplanmaya virüs, bakteri veya mantar gibi mikroorganizmalar neden olur.

Bulaşıcı mıdır?

Zatürreye neden olan bu mikroplar kişiden kişiye, yakın temas sonucu bulaşırlar. Hastalığın sağlıklı kişilere bulaşması, öksürük, aksırık ya da hasta kişilerin konuşması sırasında havaya yayılan damlacıkların doğrudan solunması yoluyla gerçekleşir. Kalabalık yerler, kapalı alanlar, insanların toplu hâlde yaşadığı okullar, askeriye ve yurtlar zatürrenin bulaşma olasılığının fazla olduğu yerlerdir. Alkol uyuşturucu maddeler, sigara ve kötü hayat şartları, ağır grip zemin hazırlayan etmenlerdendir.

Grip zatüreye çevirebilir mi?

Ağır geçen grip hastalığı zatüreye ortam hazırlar, vücudu aşırı ölçüde zayıf düşüren hastalıkların seyri sırasında da zatüre ortaya çıkar.

Tedavisi nedir?

Tedavide antibiyotikler, gerekirse antiviral ajanlar, ateş düşürücüler kullanılması, oksijen alınması, su kaybını karşılayacak ölçüde sıvı alınması, yatak istirahati, bol vitaminli ve yüksek kalorili diyet ile hastanın çok iyi beslenmesi gerekir.

Nasıl korunmak gerekiyor?

• Grip hava yolu ile bulaşan bir hastalık olduğundan, grip virüsüne yakalanmış insanların öksürme ve hapşırmaları ile ortama saçtıkları virüslerden korunmak için maske kullanmak en etkili yoldur.
• Toplu taşıtlar, sinema, tiyatro gibi kalabalık yerlerde havalandırmanın iyi olmasına dikkat etmek, temizliğe özen göstermek gibi tedbirlerle gripten korunmak mümkün olabilir.
• Stres, vücut direncini azalttığı için hastalıklara da zemin hazırlayan en önemli etkenlerdendir. Bu nedenle, çeşitli yollar ile stresten uzaklaşmak sağlıklı kalmayı da beraberinde getirecektir.
Sigara içmemek, düzenli uyumak alınacak diğer önlemler arasında sayılabilir

 

Grip Neden Olur? Nasıl Geçer? Gribe Ne İyi Gelir?

Etrafınıza şöyle bir bakın. Herkes ya öksürüyor ya boğazı ağrıyor ya da hapşırıyor. Yüksek ihtimalle bu belirtilere halsizlik sorunu da eşlik ediyor. Böyle olunca akla gelen ilk hastalık ‘grip’ oluyor.

Domuz gribi A(H1N1) tipi virüsten kaynaklanan, insanlarda hastalığa yol açan viral bir hastalıktır. Bu virüse “domuz gribi” denmesinin sebebi, domuzlarda görülen grip virüslerine çok benzemesidir. Domuz gribi virüsü insan, domuz ve kuş virüslerinin bir karışımıdır. Domuz gribi, mevsimsel griple aynı şekilde bulaşır. Grip virüsleri insandan insana öksürük ve hapşırma yoluyla bulaşır. Grip virüsü bulaşan bir yere dokunulduktan sonra, eller ağız ya da buruna götürüldüğünde de hastalık bulaşabilir. Bu yüzden elleri yıkamak en temel korunma yöntemi. Peki, ama neden herkes grip? Gripten korunmak için ne yapmak gerekiyor? Aşı gripten ne kadar koruyor? Liv Hospital Enfeksiyon Hastalıkları Uzmanı Dr. Öğr. Görevlisi Yrd. Doç. Dr. Zehra Çağla Karakoç Influenza ile ilgili merak edilenleri anlattı.

Belirtileri dikkate alın

Domuz gribinin belirtileri tıpkı mevsimsel grip gibidir.

  • Ateş, üşüme-titreme
  • Öksürük
  • Boğaz ağrısı, burun akıntısı, kas ağrıları, baş ağrısı,
  • Kırgınlık,
  • Halsizlik
  • Bulantı
  • İshal gibi şikayetler olabilir.

Ayırım laboratuvar olarak PCR testleri ile yapılarak konulabilir. Domuz gribi hafiften-ağır hastalık tablosuna kadar değişen bir klinikle seyredebilir. Ancak gebeler, çocuklar ve kronik hastalığı olan kişiler yüksek risk taşır. Grip virüsü her yıl değişime uğrar. Bu nedenle grip aşının da her yıl tekrarlanması gerekir.

Antibiyotikler etkisizdir

Domuz gribinde risk gruplarında ölüm riski artar. Özellikle yaşlılar, gebeler, küçük çocuklar, morbid obezler, kronik hastalığı (astım, kalp hastalığı, diyabet, böbrek hastalığı, kanser hastaları…) olanların risk faktörü yüksektir. Risk grubunda olanların grip şikayetlerinin başlaması durumunda mutlaka bir sağlık kuruluşuna başvurarak destek almaları gerekir.Bu hasta gruplarında antiviral tedavi dediğimiz ilaç tedavisi, şikayetler başladıktan sonraki 48 saat içinde etkindir. Geç başlanması durumunda etkisiz kalır. Antibiyotikler domuz gribinde etkisizdir.

Elleri yıkamak en temel korunma yöntemi

Öksürük ve hapşırma yoluyla, hasta kişinin tükürük zerrecikleri havaya yayılarak sandalye, masa gibi yüzeylere bulaşabilir. Kişi virüsün bulaştığı bir yere dokunduktan sonra ellerini ağzına, gözlerine veya burnuna sürerse virüs bulaşabilir. Bu yüzeylerde virüsün ne kadar süreyle canlı kalabileceğini etkileyen ısı, nem oranı, yüzey niteliği gibi pek çok faktör söz konusudur. Hasta kişinin temasının olduğu bu yüzeylere dokunulmamalı, herhangi bir sebeple dokunulduysa eller yıkanmalıdır. Domuz gribi ve mevsimsel gripten korunmada genel hijyen kurallarına uyum önemlidir; yani öksürme ve hapşırma sonrası ellerin su ve sabunla iyice yıkanması veya alkol içeren el antiseptikleri kullanılması, hasta kişilerle temas durumunda maske kullanılması ve ellerin yıkanması, hasta kişinin bulunduğu ortamın sık sık havalandırılması gereklidir.

BUNLARI UNUTMAYIN

  • Her yıl grip aşınızı yaptırmayı unutmayın.
  • İlaç kararını doktor vermelidir.
  • Genel hijyen kurallarına uyma ve el yıkama hastalıktan korunmada çok önemlidir.

Doğal beslenmek, bol sıvı tüketmek, dinlenmek; iyileşmek için önemlidir.

 

Gripten Korunmanın 10 Yolu

Ani hava değişikliklerinin yoğun olarak yaşandığı mevsimlerinde grip ve nezle gibi üst solunum yolu enfeksiyonları da artış gösteriyor. Alınan basit önlemler ve aşılar ile aslında gripten korunmak mümkün. Mutlaka bağışıklık sistemini kuvvetlendirmek gerektiğini söyleyen Liv Hospital İç Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Aslı Çurgunlu gripten korunmanın yollarını anlattı.

Güne güzel bir kahvaltı ile başlayın:Her yeni güne düzenli yapılan bir kahvaltı ile başlamak çok önemli. Özellikle kahvaltıda kaliteli proteinlerin yer aldığı yumurta, peynir gibi besinler tabağınızda bulunmalı.

Düzenli egzersiz yapın: Hafif tempolu, haftada 4-5 kere ortalama 30 ila 45 dakika egzersiz yapmayı ihmal etmeyin ve spor yaşam tarzınız olsun.

Yeterli miktarda su tüketin: Havaların soğuması ile azalan sıvı tüketiminizi arttırmayı ihmal etmeyin. Çay, kahve gibi içecekler suyun yerini tutmazlar ve hatta vücudunuzun ihtiyaç duyduğu su gereksiniminin artmasına bile neden olur. Bu sebeple, su içmek için susamayı beklemeyin. Her gün 10-12 bardak su içmeye özen gösterin ve bunu 4 mevsim alışkanlık haline getirin.

Hijyene dikkat edin: Nezle ve gribin bullaşmasını önlemede sık sık sabun ve suyla el yıkamak, enfekte materyele değdikten sonra elin ağız, burun gibi baş bölgesine götürülmesinden önce yıkanması bulaşmayı önlemede çok önemlidir.

Meyve ve sebze yemeye özen gösterin: Mevsimine göre pazara çıkan taze sebze-meyveyi yeterli miktarda ve çeşitlendirerek tüketin. Patlıcan, havuç, ıspanak, taze fasulye, kırmızıbiber, karnabahar, kereviz, portakal, nar, greyfurt, ayva, armut, elma, kivi gibi sebze ve meyveleri sofralarınızdan eksik etmeyin.

Haftada 3 kez balık tüketin: Bağışıklık sisteminiz için yeterli Omega-3 alımına özen gösterin. Omega-3 tüketimi bağışıklık sisteminizi güçlendirir. Haftada 2-3 kez balık yemek ve her gün herhangi bir ara öğünde 2 tam ceviz tüketmek sağlığa ve mutluluğa katkı sağlayacaktır. Eğer yeterli düzeyde Omega-3 alımı yoksa uzman bir hekimin önerisi ile Omega-3 takviyesi alınabilir. Protein alımı da bağışıklık sistemini güçlendirir. Yumurta en güçlü proteindir. Eğer doğal bulabilirseniz haftada 3-4 gün tüketin.

Yeterli ve kaliteli uyuyun:Düzensiz ve az uyuyanların özellikle çocukların vücut direnci zayıfladığı için hastalıklara daha kolay yakalanırlar. Beyin, karaciğer, akciğerler hatta kaslarının bile sorunsuz çalışabilmesi için sıcaklığı kontrol edebilmesi ve hormonları salabilmesi gerekir. Uykusuz kalmak vücudun bunları yapmasını zorlaştırır.

Grip aşısı yaptırın: Grip aşısı yaptırmadan önce mutlaka doktorunuza danışın. Özellikle yaşlı, çocuk ve kronik hastalığı olanların grip aşısı yaptırması önerilir. Grip aşısı bağışıklık sistemini çalışmaya teşvik eder. Aşı ile vücudunuz, virüsü nasıl tanıyacağını ve nasıl virüse karşı savaşacağını öğretir.

Gereksiz ilaç kullanımından kaçının: Antibiyotikler sadece bakteriyel enfeksiyonları tedavi eder. Gereksiz şekilde antibiyotik almak sağlığınız için tehlikeli olur ve antibiyotiğe karşı olan direncinizi yükseltir. Doktor önerisi olmadan, gereksiz antibiyotik kullanmayın.

Stresten uzak durun ya da stresi yönetmeye çalışın:Stresliyken vücut stresi yok edebilmek için maddeler üretir ve dengesini şaşırır ve immün sistemde çöküş meydana gelir. Bu nedenle stres dönemlerinde hepimiz daha sık hasta oluruz.

 

8 Soruda Griple İlgili Merak Edilenler

Etrafınıza şöyle bir bakın. Herkes ya öksürüyor ya boğazı ağrıyor ya da hapşırıyor. Yüksek ihtimalle bu belirtilere halsizlik sorunu da eşlik ediyor. Böyle olunca akla gelen hastalık ‘grip’ oluyor. Peki, ama neden herkes grip? Gripten korunmak için ne yapmak gerekiyor? Aşı gripten ne kadar koruyor? Liv Hospital Enfeksiyon Hastalıkları Uzmanı Yrd. Doç. Dr. Zehra Çağla Karakoç griple ilgili merak edilenleri anlattı.

1) Grip nedir?

Grip insanda influenza virüsü tarafından oluşturulan bulaşıcı bir solunum yolu hastalığıdır. Çoğu kişide hastalık basit bir seyirlidir ancak kimi zaman ölümcül de sonuçlanabilir. Bir virüs hastalığı olduğundan bu hastalıkta antibiyotikler etkisizdir.

2) Salgın yapar mı?

Grip salgın yapan bir virüstür. Salgının başlama zamanı ve süresi hemen her yıl değişmekle beraber ülkemizde grip genellikle aralık -ocak aylarında görülmektedir.

3) Belirtileri nelerdir?

Hasta kişide ateş veya üşüme-titreme, öksürük, boğaz ağrısı, burun akıntısı, kas ağrıları, baş ağrısı, kırgınlık, halsizlik, bulantı, ishal gibi şikayetler olabilir.

4) Nasıl bulaşır?

Hastalar diğer kişilerle konuşurken, öksürürken bulaştırabilirler. Ayrıca hasta kişinin dokunduğu virüs içeren yüzeylere dokunan bir kişinin de ellerini ağız, göz ve buruna götürmesi ile de bulaşma olabilir. Bu nedenle ofis ortamları gibi birçok kişinin birbiriyle yakın bulunduğu kapalı ortamlarda virüs hem hava hem de temas yolu ile yayılabilir.

5) Kişiden kişiye bulaşma süresi nedir?

Bulaşıcılık hastalık belirtileri başlamadan 1 gün önce başlayıp 7 güne kadar sürer. Risk grubu dediğimiz; yaşlılar, gebeler, küçük çocuklar, kronik hastalığı (astım, kalp hastalığı, diyabet, böbrek hastalığı, kanser hastaları) olanlarda hastalık ağır ve ölümcül seyredebilir.

6) Kaç çeşit grip virüsü vardır?

Üç çeşit grip virüsü vardır. İnfluenza A ve influenza B ve C. H1N1 (domuz gribi) ve H3N2 influenza A alt tipleridir. İnfluenza B ve C’de alt tip yoktur. Tip C A ve B’ye göre çok nadir görüldüğünden mevsimsel grip aşılarının içeriğinde A ve B tipi virüsler dahil edilir. Grip virüsü her yıl değişime uğrar. Bu nedenle aşılamanın da her yıl tekrarlanması gerekir.

7) Gripten korunmada aşı etkili mi?

Aşılama dünyada 60 yıldan fazla süredir kullanımdadır. Aşılama ile yüzde 70’in üzerinde gribe karşı koruyucudur ve riskli kişilerde de gelişebilecek komplikasyonları (örn ağır akciğer infeksiyonları…) önlenebilir. Aşılama dışında el hijyenin sağlanması ve genel sağlık önlemlerine (beslenme, fiziksel aktivite ve uyku düzeni) dikkat edilmesi, kalabalık ortamlar ve hasta kişilerden uzak durmak da hastalıktan korunmada önemlidir.

8) Tedavisi nasıl yapılır?

Grip çoğu kişide herhangi bir ilaç almadan yaklaşık bir haftada iyileşirken, risk gruplarında ağır seyredebilmektedir. Tedavide ilk 48 saatte doktor kontrolünde antiviral ilaçlar kullanılmaktadır. Bu antiviral ilaçların tıpkı antibiyotiklerde olduğu gibi bilinçsiz kullanımının dirence yol açabileceği unutulmamalıdır.

 

Gribi Su ile Atlatın

Bugünlerde hava sıcaklıklarında yaşanan ani değişimler nedeniyle soğuk algınlığı ve grip vakalarında artış yaşanmaya başladı. Bir başka deyişle grip mevsimi açıldı! Gripten korunmak için birçoğumuzun aklına ilk olarak portakal, kivi, havuç gibi sebze ve meyveler geldiğini söyleyen Waternet Sağlıklı Yaşam Uzmanı Diyetisyen Canan Aksoy, “Vitamin, mineral ve antioksidan bakımından zengin besinleri tüketerek bağışıklık sistemini güçlendirmek doğru bir adım olsa da, mikropları vücuttan atmanın tek yolu sudan geçiyor” diye konuştu.

Sonbaharla birlikte hava sıcaklıklarında yaşanan ani değişimler nedeniyle grip ve soğuk algınlığı vakalarında artış yaşanıyor. Bu yıl salgın halinde devam eden gribin iyileşme döneminin uzun sürdüğüne dikkat çeken Waternet Sağlıklı Yaşam Uzmanı Diyetisyen Canan Aksoy, yüksek ateş, soğuk ter – titreme, yorgunluk – bitkinlik hissi, eklem ağrıları, ishal, bulantı ve kusma ile kendini gösteren hastalıkta suyun önemine dikkat çekti. “Aldığımız antioksidanlar, vitaminler, mineraller mikroplarla savaşıyor, bize düşense bunların vücudumuzdan atılmasını sağlamak” diyen Aksoy, sözlerini şöyle sürdürdü, “Yeterli su tüketiminiz yoksa, bağışıklık sisteminiz istediği kadar güçlü olsun, mikropları ve virüsleri vücudunuzdan atamazsınız. Yeterli su tüketimi yapıp yapmadığınızı günde kaç kere idrara çıktığınızı kontrol ederek takip edebilirsiniz. Günde 6 – 7 defa, açık renk idrarınız varsa su tüketiminiz yeterlidir.”

Serin havalarda susamayı beklemeden su içilmesi gerektiğini hatırlatan Canan Aksoy, “Bazı bitki çayları da su yerine tüketilebilir ancak çay, kahve ve asitli içecekler suyun yerini tutmadığı gibi vücudun su ihtiyacını artırır” dedi.

Sebze ve meyvelerinizde renkleri artırın!

  • Diyetisyen Aksoy, gripten korunmak için tüketilmesi gereken besinleri ise şöyle sıraladı:
  • Bağışıklık sistemimiz üzerinde olumlu etkisi olan vitaminler ve mineralleri içeren besinleri tüketin. Demir, çinko, B6, B12 vitamini, magnezyum alımının düzenli ve yeterli olması güçlü bir bağışıklık sistemi için çok önemli.
  • Sabahları bir yumurta tüketmeye çalışın, ister haşlayın, isterseniz tavada pişirin. Yumurtanın demirinden maksimum faydalanabilmek için çok uzun süre pişirilmemiş olması ve yanında C vitamini içeren meyve veya sebzeyle tüketilmesi faydalı olur.
  • Kaliteli protein kaynakları olan et, tavuk ve balığa sofranızda yer verin.
  • Günde 5 – 7 porsiyon meyve – sebze tüketin. İki öğünde salata, bir öğünde sebze, iki kere de yumruğunuz büyüklüğünde bir meyve yemeniz yeterli olacaktır.
  • Salatalarınızda mutlaka birkaç renk malzeme olsun. Havuç, tere, roka, kırmızılahana, şalgam, turp, marul, kıvırcık, pancarla leziz ve sağlıklı salatalar yapabilirsiniz.

Meyvelerinizi çeşitlendirin. Portakal, nar, kivi, elma, ananas, mango, armut ve ayva yemenin şimdi tam zamanı. Renkler arttıkça, aldığınız vitamin ve antioksidan çeşitliliği de artacaktır.