Ana sayfa Haberler Sağlık ve Yaşam Astım Nedir N...

Astım Nedir Nasıl Oluşur, Modern Yaşamın Astıma Etkileri

Astım Nedir Nasıl Oluşur?

3 Mayıs Dünya Astım Günü. Sıklıkla görülen solunum yolu hastalıklarının başında astım geliyor. Çevresel faktörler, sigara dumanı, alerjenler, hava kirliliği, mesleksel uyaran maruziyeti gibi modern hayatın risk faktörleri, astım görülme olasılığını artırıyor. Liv Hospital Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Ferah Ece astımın tedavi edilebilir bir hastalık olduğuna dikkat çekiyor. Prof. Dr. Ferah Ece “Düzenli tedavi gören hastaların büyük çoğunluğunda, astım yaşamı olumsuz yönde etkilemez. Buna karşılık eksik ya da düzensiz tedavi; astım hastalığının giderek ağırlaşması ile hava yollarında ve çevresinde oluşan geriye dönüşümsüz yeniden yapılanmaya neden olur” diyor.

Modern Yaşam Astımı Körüklüyor

Astım, solunum yollarının mikrobik olmayan bir iltihap sonucu aşırı derecede duyarlı olmasına ve bazı etkenlerle ataklar halinde daralmasına neden olan bir solunum yolu hastalığıdır. Toz, duman, koku gibi uyaranlar öksürük, nefes darlığı ve göğüste sıkışma hissi gibi yakınmalara yol açar. Krizde hava yollarını saran kaslar kasılır, hava yollarının yüzeyleri iltihaplanıp şişmeye başlar, balgam oluşur. Tüm bu tepkimeler hava yollarının daha daralıp tahriş olmasına neden olur ve hırıltı, hışıltı ile kendini gösterir. Kalıtım, cinsiyet ve şişmanlık gibi kişisel risk faktörleri ve alerjen maruziyeti, sigara dumanı, hava kirliliği, mesleksel uyaran maruziyeti gibi çevresel risk faktörleri astım görülme olasılığını artırır. Ayrıca soğuk hava, mikrobik hastalıklar, aşırı yorgunluk ve psikolojik bozukluklar da astım şikayetlerini artırabilir.

Astımın en sık görülen belirtileri nelerdir?

Astımın belirtileri, nefes darlığı, hırıltılı nefes alıp verme, göğüs kafesinde sıkışma hissi, normal insanlara göre daha çabuk yorulma, hareket mesafesinde kısalma, bazen de öksürüktür. Astımda belirtilerin aniden ortaya çıkmasına astım atağı veya astım krizi adı verilir. Bu durumda hastalarda ağır bir nefes darlığı olur.

Astım tanısı nasıl konur?

Astım ataklar halinde gelen bir hastalıktır ve hasta atak aralarında normal olabilir. Atak sırasında astım tanısı koymak hekim için kolaydır çünkü hastalığın karakteristik muayene bulguları vardır. Atak dışında ise hastalığın öyküsü hekimi astım tanısına yönlendirir. Tanı için hastadan akciğer grafisi, solunum fonksiyon testleri, alerji testi, bazı kan tetkikleri istenilir. Genellikle, atak dönemi dışında akciğer grafisi ve solunum fonksiyon testleri normaldir. Bu durumda hastanın yanında taşıyabileceği, basitçe soluk verme hızını ölçen PEF metre adı verilen aletler kullanılır. Hasta sabah ve akşam bu aletle hava akımını ölçer ve kaydeder. Hekime verdiği bu kayıt listesindeki sabah akşam farkı hesaplanarak tanı konabilir.

Astım tedavisi nasıldır?

Astım tedavisinde; belirtilerin kontrol altına alınması, kişilerin normal aktivitelerini sorunsuz yapabilmeleri, astım ataklarının önlenmesi, akciğer fonksiyonlarının normal ya da normale yakın seviyelerde tutulması hedeflenir. Bu da tetikleyici risk faktörlerine maruziyetin ortadan kaldırılması ve astım tedavisinin düzenlenerek belirli aralıklarla takibi ile mümkün olur. Astım tedavisinde kullanılan ilaçlar kontrol edici ve nefes açıcı olmak üzere iki gruba ayrılır. Kontrol edici ilaçlar mikrobik olmayan iltihapı iyileştirir, etkileri uzun dönem düzenli kullanıldığında ortaya çıkar. Kortizon içeren ilaçlar, lökotrien sistemini etkileyen ilaçlar, uzun etkili beta agonist ilaçlar, teofilin ve anti-IgE bu grupta sayılır. Nefes açıcı ilaçlar ise kullanımdan hemen sonra etkilerini gösterir ve nefes darlığı, hırıltılı solunum gibi şikayetlerde rahatlama sağlar. Bu grup ilaçlar, kısa etkili beta agonist ilaçlar, antikolinerjik ilaçlar ve teofilindir. Düzenli tedavi gören hastaların büyük çoğunluğunda, astım yaşamı olumsuz yönde etkilemez. Buna karşılık eksik ya da düzensiz tedavi; astım hastalığının giderek ağırlaşması ile hava yollarında ve çevresinde oluşan geriye dönüşümsüz yeniden yapılanmaya neden olur.

 

Bahar, Astım Mevsimi Olmasın!

Baharın gelişi alerjik hastalıkların da gelişinin habercisi olabilir. Gece başlayan öksürük ve nefes darlığı ile uyanmaya başladıysanız, soğuk algınlığınız tedavi edildiği halde belirtileri uzamaya devam ediyorsa hekime başvurma zamanınız gelmiş demektir. Hastane Derindere Göğüs Hastalıkları Uzmanı Dr. Ahmet Kemal Demirkan’la bahar aylarıyla birlikte daha fazla görülmeye başlanan astımı konuştuk…

Baharın gelmesiyle tüm yurtta hatta dünyada astım, mevsimsel alerjik rinit gibi alerjik hastalıkların daha fazla görülmeye başladığını dile getiren Uzm. Dr. Demirkan; ‘Polenlerin havaya yayılması ve havaların ısınması, bazı meyve ve sebzelerin ortaya çıkması, bu hastalıkların artışının temel nedenleridir. Özellikle alerjik bünyeye sahip kişilerin testler yaptırarak, nelere alerjisinin olduğunun belirlenmesi ve hekimlerinin kontrolünde koruyucu antialerjik ilaçlarını almaya başlamaları gerekir. En çok karşılaştığımız astım, hava yollarının ataklar halinde (krizler) gelen nefes darlığı ile kendini gösterir. Hastalar ataklar arasında kendilerini iyi hisseder.

Astımda hava yollarında mikrobik olmayan bir iltihap vardır. Bu nedenle hava yolu duvarları şiş ve daralmıştır. Toz, duman,  koku, soğuk hava, polenler, kirli hava gibi uyaranlar ile hemen öksürük, nefes darlığı yakınmaları ortaya çıkar. Krizde hava yolunu saran kaslarda da kasılmalar olur. Ayrıca hava yollarındaki salgı bezleri de koyu bir mukus (balgam) salgılar. Tüm bunlar hava yollarını önemli ölçüde daraltır ve havanın akciğerlere girip çıkmasını engeller. Bu durum kendini artan öksürük balgam çıkarma, nefes darlığı hırıltı, hışıltılı solunum ile gösterir. Astım her yaştaki kişiyi etkileyebilen alerjik temelde bir hastalıktır. İyi tedavi edilemediği hallerde günlük aktiviteleri ciddi olarak etkiler, yaşam kalitesini düşürür. Kişinin acil servislere başvurmasına hatta ağır astım vakalarında ölüme bile sebep olabilir’ açıklamasında bulundu.

Bu Belirtiler Varsa Hekime Başvurun!

  • Öksürük, nefes darlığı, göğüste baskı hissi, hışıltılı solunum, gibi belirtiler varsa ve bunlar tekrarlıyorsa,
  • Toz, duman, kokular, bazı yiyecekler ve ev hayvanlarına karşı alerjik belirtiler ortaya çıkmaya başladıysa,
  • Ataklar dışında kendinizi iyi hissediyorsanız,
  • Belirtiler genellikle gece ya da sabaha karşı ortaya çıkıyorsa,
  • Egzersiz sonunda öksürük ve hışıltılı nefes alma problemiyle karşılaşıyorsanız,
  • Tedavi olduğunuz halde soğuk algınlığı veya gribiniz uzayarak bronşite çevirdiyse,
  • Belirtiler bazen kendi kendine bazen de tedavi edildiğinde düzeliyorsa,
  • Ailenizde astım ya da alerjik hastalığı bulunan başka bireyler varsa (genetik yatkınlık önemlidir) mutlaka hekiminize başvurun.