Ana sayfa Haberler Sağlık ve Yaşam Alkol Vücudu ...

Alkol Vücudu Nasıl Etkiler?

Alkol Vücudunuzu Nasıl Etkiler?

Uzun süreli alkol kullanımının vücudunuza verebileceği zararları Hastane Derindere İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Ergün Kasapoğlu’ndan öğrendik…

Beyninizin yönetimini kaybedebilirsiniz!
İlk yudumdan otuz saniye sonra alkol beyne ulaşır. Beyin hücrelerinin mesaj göndermek için kullandığı kimyasalları ve yolları yavaşlatır. Bu ruh halinizi değiştirir, reflekslerinizi yavaşlatır ve dengenizi bozar. Aynı zamanda düşünme ve yaşadıklarınızı belleğinize saklama yetinizi olumsuz yönde etkiler.

Beyniniz küçülmeye başlar!
Uzun süreli tüketilen alkol, beyninizin görünüm ve işleyişini de etkiler. Hücreler değişmeye başlar ve hatta daha da küçülür. Bu küçülmeyle birlikte; düşünme, öğrenme ve öğrendiklerinizi hatırlama beceriniz giderek azalmaya başlar. Aynı zamanda vücut ısınızın sabit tutulmasını ve hareketlerinizi kontrol etmeyi zorlaştırabilir.

Uyumanıza değil; uyuşmanıza neden olur!
Alkolün beyindeki yavaşlama etkisi sizi uyuşuklaştırabilir. Uykuya kolay geçtiğinizi düşünseniz de aksine derin uyku olan REM uykusuna geçemezsiniz ve vücudunuz gece boyunca alkolü işlemeye devam eder.

Mide asidiniz arttıkça hastalıklarla karşılaşma riskiniz de artar!
Alkol midenizi tahriş eder ve midenizin daha fazla asit üretmesine neden olur. Yeterli asit ve alkol biriktiğinde mide bulantısı yaşayabilirsiniz. Uzun süreli alkol kullananlarda reflü, mide ülseri, ince ve kalın bağırsak problemleri sık görülür. Pankreas, insülin ve bağırsakların yiyecekleri parçalamasına yardımcı olan diğer kimyasalları yapar. Ancak alkol tüketimi kimyasalların pankreas içerisinde kalmasına, iltihaplanmaya ve beraberinde ciddi bir hasara neden olabilir. Karaciğeriniz, içtiğiniz alkolün neredeyse tamamını parçalar. Bu süreçte birçok toksini işler. Zamanla aşırı içki, organı yağlı hale getirir ve kalın, lifli doku oluşturur. Bu kan akışını sınırlar; bu nedenle karaciğer hücreleri hayatta kalmak için ihtiyaç duydukları şeyleri almazlar.

Kalp ritminiz bozulabilir!
Fazla alkol tüketimi kalbinizin ritmini bozarak kalp kasınızın zarar görmesine ve gelecekte kalp hastası adayı olmanıza neden olabilir.

Vücut sıcaklığınız değişir!
Alkol, kan damarlarını genişleterek cildinize daha fazla kan akışı oluşturur. Bu durum kısa süreli olsa da vücut ısınızın hızla yükselmesine ve kızarmanıza neden olabilir. Öte yandan, uzun süreli, ağır içki kan basıncınızı artırır. Vücudunuz stres hormonlarını serbest bırakır ve kan damarlarını daraltır, bu nedenle kalp kan pompalamak için çok daha fazla efor harcar.

Bağışıklık sisteminiz giderek zayıflar!

Alkol, vücudunuz mikroplarla savaşmak için ihtiyaç duyduğu beyaz kan hücrelerinin sayılarını düşürdüğü için bağışıklık sisteminizi de zayıflatır. Uzun süreli aşırı alkol tüketenlerin zatürre ve tüberküloz gibi akciğer hastalıklarına yakalanma olasılığı daha yüksektir.

Üreme sağlığınızı olumsuz yönde etkiler!

Alkol içerisindeki güçlü kimyasallar, kadınlarda ve erkeklerde sonu infertiliteye giden sağlık problemlerine neden olur.

Kemikleriniz incelirken, kaslarınız zayıflar.

Uzun süreli alkol kullanımı kalsiyum seviyenizi düşürür ve vücudunuzun yeni kemik inşa etmesini önler. Osteoporoz adı verilen bu durumda kemikleriniz incelerek kırılganlaşır. Ateş ayrıca kaslarınıza olan kan akışını sınırlar ve onları oluşturan proteinlerin yoluna girer. Zamanla, daha düşük kas kütlesi ve daha az kuvvete yol açar.

 

 

Alkol Bağımlılığı Her Yıl 3,5 Milyon İnsanın Hayatına Mâl Oluyor

“Dışarıda değil, evde denesin” söylemi yanlışa sürüklüyor

Alkolle tanışma yaşanın 8-10 yaş grubuna kadar gerilediğini açıklayan uzmanlar, bazı ailelerin, özellikle yılbaşında “Dışarıda değil, evde denesin” ve “Artık erkek oldun, gel tadına bak” söylemleri ile çocuklarını bir yanlışa sürüklediklerine dikkat çekiyor. Her yıl 3,5 milyon insanın hayatına mâl olan alkol bağımlılığına karşı uzmanlar, ailelerin çok daha duyarlı davranmaları gerektiğini belirtiyor.

Aralık sayısını alkol bağımlılığı konusuna ayıran Yeşilay Dergisi, uzman görüşleri ile alkol bağımlılığının sebeplerini, etkilerini, korunma yöntemlerini ve alkolün sebep olduğu aile içi sorunlarını değerlendirdi. Alkolü deneme yaşının 8-10 yaşına kadar düştüğüne dikkat çeken uzmanlar, çoğu çocuk ve gencin ilk alkol kullanma deneyimini yılbaşı gecelerinde ailelerin “Dışarıda değil, evde denesin” ve “Artık erkek oldun, gel tadına bak” söylemleri ile gerçekleştirdiğini ifade ediyor. 12-17 yaş grubunun en sık alkole başlama yaşı olduğunu vurgulayan uzmanlar, kural koymak kadar kural koymanın erken yaşlarda olmasının da önemine dikkat çekiyor. Her yıl alkol kullanımı nedeniyle dünyada ortalama 3,5 milyon insanın hayatını kaybettiğini belirten uzmanlar, erken yaşlarda başlayan alkol alışkanlığının bu bağımlılığın ağır düzeyde olmasına neden olduğunu kaydediyorlar.

Arkadaş ortamı alkol kullanımını tetikliyor

Arkadaş ortamı, eğlence anlayışı ve bir gruba dâhil olma isteğinin alkol kullanımını tetiklediğini belirten uzmanlar, ailelerin bir kısmının çocuklarının evde onların gözetiminde alkol kullanmalarını, arkadaşları ile denetimsiz şekilde içki içmelerine tercih ettiklerini söyledi. Bu durumun son derece yanlış olduğu gibi, gelecekte çocukların aşırı alkollü içecekler kullanmalarına da yol açabileceğini bildiren psikologlar, alkolün başta ergenler olmak üzere hiç bir kimseye sunulmaması gerektiğin, bir çocuğun ne kadar erken alkol alırsa, sorunların gelişme ihtimalinin de o kadar yüksek olduğunu belirtiyorlar.

Aile büyüklerinin içme alışkanlıkları kişilerin içme davranışlarını etkiliyor

12-17 yaş grubunun en sık alkole başlama yaşı olduğunu hatırlatan Psikiyatrist Dr. Ali Gök, erken yaşlarda başlayan alkol alışkanlığının bu bağımlılığın ağır düzeyde olmasına neden olduğunu bildirdi. Aile büyüklerinin ve akrabaların içme alışkanlıklarının kişilerin içme davranışlarını da etkilediğini söyleyen Dr. Ali Gök, “Alkol, madde ve sigaranın sağlıksız olduğunu, insanın sağlığını olumsuz etkilediğini, uzun vadede istenmeyen birçok hastalığa neden olacağı anlatılmalı” dedi. Gelenek ve töreleri alkolü onaylamayan toplumlarda alkol bağımlılığı oranının düşük olduğunu ifade eden Dr. Ali Gök, “Çocuğun yaşamında, bedensel ve ruhsal gelişiminde aile tartışılmayacak derecede önemlidir. Çocukların alkol kullanımından uzak tutulmasında aile belirleyicidir. Çocuğun aile ortamı, sosyal ve ruhsal gelişimi bağımlılık oluşumunda başat roldedir. Dolayısıyla çocuğun aile ile alkol kullanması, sonrasında kullanıma devam etmesini etkileyeceğinden dolayı yanlıştır” dedi.

 

Almanya’da Alkol Kullanma Yaşı 12’ye Düştü

4.11.2017

Almanya’da alkol kullanma 12 yaş seviyesine düşerken,Tedavi ve Sağlık Araştırması Enstitüsü (IFT-Nord) tarafından yapılan araştırmada çocukların alkol kullanmakta ailelerini örnek aldığı belirlendi.

Almanya’da alkol kullanma yaşı 12’ye düşünce yetkililer harekete geçerek nedenleri konusunda geniş çaplı araştırma başlattı. Tedavi ve Sağlık Araştırması Enstitüsü (IFT-Nord) tarafından yapılan araştırmada çocukların alkol kullanmakta ailelerini örnek aldığı belirlendi. Tedavi ve Sağlık Araştırması Enstitüsü Müdürü Reiner Hanewinkel, anne ve babaların çocukların üzerindeki etkisinin bilinenin daha üstünde olduğunu belirterek, alkol kullanan aile büyüklerinin çocuklarının yüzde 55’inin ileride sarhoş olabilecek kadar içki içtiklerini belirlediklerini ifade etti. Hanewinkel, dokuz yıl boyunca 12 yaşından itibaren bin çocuk üzerinde yaptıkları araştırmada çocukların yüzde 41’nin çocuk yaşta sarhoş olabilecek kadar içtiğinin ortaya çıktığını belirtti.

Kendileri alkol kullanan ailelerin çocuklarına içme demelerinin bir faydasının olmadığını belirten DAK Sağlık Sigortası Müdürü Andreas Storm ise, çocuklara alkolün zararlarının okul eğitimiyle birlikte verilmesinin daha doğru bir yol olacağını söyledi. Araştırmalarda ailelerin alkol kullanma konusunda çocuklarını etkilediği gibi ailelerin çocuklarına nasihatlerinin etkisiz olduğu ortaya çıktı. İHA