Ana sayfa Haberler Prof. Dr. Özg...

Prof. Dr. Özgür Demirtaş: “Sen Sümkürünce Düşmez O Dolar”

PAYLAŞ

Prof. Dr. Demirtaş, Türkiye’nin sattığı 100 liralık katma değerli malın 60 lirasını Avrupa’ya sattığını ifade ederek “AB ve Amerika’nın tavrı ikirciklidir, ama mücadele yolu küstüm oynamıyorum değildir” dedi.

Balıkesir Ticaret Borsası, Balıkesir Genç İşadamları Derneği (BAGİAD) ve Balıkesir Sanayici ve İşadamları Derneği (BASİAD) tarafından düzenlenen toplantıda ekonomi ve finans dünyasının tanınmış ismi Prof. Dr. Özgür Demirtaş, ’Bilim, Ekonomi, Gelecek ve Siz’ konulu panelde konuştu. Balıkesir Ticaret Borsası Başkanı Faruk Kula, Balıkesir İşadamları Derneği Başkanı Abdullah Bekki, Balıkesir Genç İşadamları Derneği Başkanı Rahmi Kula’nın ev sahipliğinde düzenlenen toplantıya il ve ilçelerden iş adamları, oda başkanları katıldı. Toplantının açılış konuşmasını yapan Başkan Faruk Kula’nın ardından panele başlayan Sabancı Üniversitesi Finans Kürsüsü Başkanı Prof. Dr. Özgür Demirtaş, Türkiye’de ekonominin bir gruba göre muhteşem, başka gruba göre ise çok kötü olduğunu söylediğini ancak bunun doğru olmadığını söyledi.

Prof. Dr. Demirtaş, “Batı toplumlarının doğu toplumlarına göre artıları vardır, doğu toplumlarının da batı toplumlarına göre artıları vardır. Batı toplumları pragmatisttir. Amerika’nın dış politikasının ne olduğunu söyleyebilir misiniz? Asla söyleyemezsiniz, dış politika çıkarları neyse odur. Doğu toplumlarında pragmatist olmak ise ayıptır. Özeleştiri de böyledir. Doğu toplumlarında eğer iyi bir şey olduysa her zaman kendisinden dolayıdır. Kötü bir şey olduysa her zaman o dışarıdan gelmiştir. Geçenlerde Fenerbahçe yenilmiş sanırım, ben de şöyle dedim; ’Bu Fenerbahçe de hep dış mihraklar yüzünden böyle’. Bunu derseniz topçular bayram eder. Gol atarsam kendimden, gol yersem dış mihrak oluyor bu kez” dedi.

“Ya kendimize çeki düzen vereceğiz ya da bir çok ülke ile beraber 4. lige düşeceğiz”

Prof. Dr. Demirtaş, Türk iş adamı ve sanayicisinin korkmadan harekete geçmediğini söyleyerek, “Sizler korkmadan harekete geçmiyorsunuz, benim korkum ise şu. 20 yıl sonra uyansam ve Türkiye’ye gelsem hala Türk, Kürt, Alevi, Sünni konularının konuşuluyor olmasından korkuyorum. Siz dalga mı geçiyorsunuz, bakın yok olmak ile burun burunayız. Sadece Türkiye’den bahsetmiyorum. Endonezya, Malezya, Irak, Suriye, Yunanistan, Hindistan, Pakistan. Ya biz kendimize çeki düzen vereceğiz ya da bir çok ülke ile beraber 4. lige düşeceğiz. Dünya çok acayip bir yere doğru gidiyor. Hangi görüşten olursanız olun, hangi siyasi partiye mensup olursanız olun benim konuşmamın hiç bir siyasi tarafı yok” dedi.

Prof. Dr. Demirtaş sözlerini şöyle sürdürdü:

“Doktora gittiniz, sizi muayene eder. Gözünüze bakar, koltuk altına bakar, göğsünüzü dinler. Bir ülkenin ekonomisine de bu şekilde bakılır. İlk bakmanız gereken olay cari açığı var mı yok mu? Bütçe açığı var mı yok mu? Bazı rakamlar vereceğim 2012 yılı sonu itibarı ile. Yunanistan’da 2012 yılı sonu itibarı ile bütçe açığı yüzde 13’tür. İtalya yüzde 4.6, İspanya yüzde 9.2, İrlanda kurtarılmadan önce yüzde 32.4 bütçe açığı. Türkiye’de ne kadar yüzde 1,5. Türkiye bu anlamda iyidir. Bunun nedeni 2001 krizidir. Reform yaptı. Devlet borcuna bakalım. Yunanistan yüzde 142, İtalya yüzde 119, İspanya yüzde 65, İrlanda yüzde 96. Türkiye’de yüzde 35. Bu da iyi. Kişi başına düşen borçlara bakalım. Yunanistan 49 bin dolar, İtalya 50 bin dolar, İngiltere’de 146 bin dolar, İrlanda’da kurtarılmadan önce yarım milyon dolar. Türkiye’de 3 bin 200 dolar. Bir saniye; sende 3 bin 200 dolar ama İran’da 300 dolar, Afgansitan’da 50 dolar. Sadece bu rakamla olmaz. Bu sadece bileşenlerden birisi. Bunlara mali disiplin denir ve Türkiye mali disiplin açısından iyidir. Türkiye’nin gelecek yıllara yayılan borçlarına bakalım beraber. Türkiye’nin 30 yıllık borcu 292 milyar dolar. İtalya’da 2.3 trilyon dolar. Yani İtalya’nın gelecek bir yılda ödemesi gereken borç, Türkiye’nin 30 yılda ödemesi gereken borcun bir buçuk katı. Demek ki Türkiye, kamu borçlanması açısından, devlet borcu açısından iyi durumda. Bunun dışındaki her şey açısından ise kötü durumda. Özel şirketler açısından, para politikası açısından, ihracat pazarları açısından kötü durumda. Türkiye’nin 2001 ile 2008 yılları arası çıkış dönemidir. 2008-2012 arası duraklama dönemidir. 2012’den itibaren çöküş dönemidir. Bunları tamamen ekonomik açıdan söylüyorum. Türkiye mali disipline uydu, kamu borcu vermedi, kamu borcunu kontrol altına aldı enflasyon ve faizler indi. 2008’de Amerika’da kriz oldu. Dünyaya oluk oluk dolar akmaya başladı. Türkiye’ye de para geldi. Türkiye burada müthiş bir şey yapmadı, bu para her yere aktı. 5 trilyon dolar Amerika para bastı. Bizim yıllık milli gelirimizin 8 katı. 2008’de biz o dolarları alıp eğitime gömseydik, Güney Kore’nin 1965 yılında yaptığından bahsediyorum. Biz o parayı aldık ve zengin olduk diye düşündük. Amerika faizleri yükseltti ve para geri dönmeye başladı. Türkiye de reformlara devam etmediği için düşüş başladı”

Doların yükselişi

Prof. Dr. Demirtaş, doların yükselişi ile ilgili de tespitlerde bulundu. Demirtaş, “Şirketlerin mevduat dolar hesaplarına bakalım. Dolar satış çağrısı ile dolarda hafif bir düşüş oluyor. Çok fazla satılmadı. Reel faiz nedir? Faizden alın enflasyonu çıkartın. Yatırımcı faize bakar 10, enflasyon kaç 7, ben bu ülkeye girersem reel faiz ne alacağım 3. Bu yeterli mi diye bakar yabancı yatırımcı. Ülkeler yüksek faiz vermek ister mi, istemez. Öğrenci ders çalışmayı sevmezler, ama çalışmak zorundadır. Mesela Kolombiya’ya bakalım, uyuşturucu ticaretinden para kazanan bir ülkedir. Brezilya’da enflasyonu beklenenden yüzde 4 fazla. Reel faiz daha yüksek. Türkiye’ye bakalım reel faiz sıfır olarak veriyor. Dolar niye artıyor diyorlar? Sıfır faiz ile reel faiz olmaz. Sen öz kardeşine bile yüzde sıfırdan para veriyorsun ki hiç tanımadığın adama yüzde sıfırdan para veriyorsun. bakın, net ve açık bir şey söyleyeyim. Ben Türkiye Avrupa Birliği’ne girsin demiyorum. Avrupa Birliği ikircikli bir politika izlemiştir. Amerika’nın tavrı ikirciklidir. Darbe girişiminde de gördük iki gün sonra baş sağlığı diledi. Türkiye’nin sattığı 100 liralık malın 49 lirası Avrupa’ya satılıyor. Türkiye’nin sattığı 100 liralık katma değerli malın 60 lirasını Avrupa’ya satıyoruz. Şangay beşlisine girelim. Ne Şangay beşlisi? 100 liralık sattığımız malın 1 lira 60 kuruşunu Çin’e, 1 lira 20 kuruşu Rusya’ya satıyoruz. Sattığımız malı alan adamlara küstük diyoruz. Diyorlar ki, Türkiye’nin sabrını taşırmasınlar Almanya’dan bizde mal almayız. Rakamlara bakalım. Türkiye’nin sattığı malın yüzde 75’i Avrupa yada Avrupa ile alakalı ülkelere giderken, Almanya’nın sattığı 100 liralık malın 2 buçuk lirası Türkiye’ye geliyor. AB ve Amerika ikircikli mi evet, ama mücadele yolu küstüm oynamıyorum değil. Dolara ihtiyacımız var, sahte dolar ama alıp sümkürüyorlar dolara, yakıyorlar. Sen yakınca, sümkürünce düşmez o dolar. Sen o doları TL ile aldın, sen onu yakınca TL’yi de yakmış oluyorsun. Bunun AKP, CHP, HDP, MHP ile alakası yok, Türkiye olarak rasyonaliteyi bırakmamız gerekir” şeklinde konuştu. İHA

PAYLAŞ