Ana sayfa Haberler Başardık: 16 ...

Başardık: 16 Tarım Zehiri Yasaklandı

Başardık: 16 Tarım Zehiri Yasaklandı

11.06.2020 – Tarım ve Orman Bakanlığı 16 pestisit (tarım zehiri) etken maddesinin yasaklanmasına karar verdi. Zehirsiz Sofralar Sivil Toplum Ağı karar için “bu olumlu bir adım ve kullanılan diğer tüm pestisitlere yönelik de aynı kararın alınmasını bekliyoruz” açıklamasını yaptı.

100.000 TL Paranız Olsa Nasıl Yatırım Yapardınız? Sanal Para ile Deneyin!

Buğday Ekolojik Yaşamı Destekleme Derneği’nin öncülüğünde bir araya gelen Zehirsiz Sofralar Sivil Toplum Ağı’nın çalışmaları kamuoyunda ve karar vericiler nezdinde karşılık bulmaya devam ediyor. 100’ün üzerinde kurum ve inisiyatifinin yer aldığı Zehirsiz Sofralar Sivil Toplum Ağı tarafından başlatılan Zehirsiz Kampanya için Tarım ve Orman Bakanlığı’ndan güzel haber geldi. Bakanlık, 16 pestisit etken maddesinin yasaklanmasına karar verdi.

Zehirsiz Sofralar Sivil Toplum Ağı, yasaklama kararını olumlu karşılarken, insan ve çevre için zararlı diğer tarım zehirlerinin de yasaklanması ve alternatif, zehirsiz yöntem ve tekniklerin geliştirilmesi için gereken adımların atılmasını beklediklerini belirtti. Bunun için herkesi Zehirsiz Kampanya’ya destek olmaya davet etti.

Yasaklanan etken maddeler:

Yasaklanan Pestisitler, Tarımda Kullanımı Yasaklanan Zehirli Etken Maddeler
Yasaklanan Pestisitler, Tarımda Kullanımı Yasaklanan Zehirli Etken Maddeler

Zehirsiz Kampanya ile tarım zehirleri konusunda önemli bir farkındalık yarattıklarını belirten Zehirsiz Sofralar İletişim ve Kampanya Koordinatörü Turgay Özçelik, yasaklama kararının sevindirici, ama yetersiz olduğunu söyledi. Özçelik kararla ilgili şunları ekledi: “Bakanlığın bu kararı ile, Zehirsiz Kampanya’da yasaklanmasını talep ettiğimiz, Dünya Sağlık Örgütü tarafından ‘son derece tehlikeli’, ‘yüksek seviyede tehlikeli’ ve ‘muhtemel kanserojen’ olarak belirtilen 13 etken maddeden 4’ü yasaklanmış oldu. Ayrıca yine Bakanlık tarafından 2019 yılı sonunda üniversitelerden kullanımlarının sonlandırılmasına yönelik görüş talep edilen 41 etken maddeden de 14’ü bu kararla yasaklandı. Oysa Avrupa Birliği, bu 41 etken maddeden 32’sini yasakladı, kalan 9 maddenin yasaklanmasını da gündemine aldı. Elbette tek bir zehirden kurtulmak bile sevindirici ama bizde neden sadece 14’ü yasaklandı? Geriye kalan tarım zehirleri de yasaklanacak mı? Bu konuda bir takvim var mı? Tarım ve Orman Bakanlığı’ndan bu konuda tatmin edici bir açıklama bekliyoruz.”

Zehirsiz Sofralar Sivil Toplum Ağı, bakanlığın üniversitelere gönderdiği listede yer alan pestisitlerin insan, doğal hayattaki diğer canlıların sağlığı ve çevresel toksisite açısından ne gibi zararlara yol açtığını araştırmış, 41 etken maddenin hem insan hem de diğer canlılar için ölümcül tehlikeler barındırdığını ortaya koymuştu.

Buğday Derneği Genel Müdürü Batur Şehirlioğlu, yasaklamanın yanında atılması gereken adımlara dikkat çekerek şu açıklamayı yaptı: “Geçtiğimiz 20 Mayıs Dünya Arı Günü’nde AB Komisyonu 2030 yılına kadar pestisitlerin genel kullanımının ve yüksek derecede tehlikeli pestisit kullanımının %50 azaltılması, pestisitlerin agroekolojik uygulamalarla değiştirilmesi, 2030 yılına kadar AB’nin tarım arazilerinin %25’inin organik tarıma ayrılması ve nihayetinde pestisitlerin AB kentsel yeşil alanlarında da yasaklanması yönündeki kararını açıklamıştı. AB geçiş sürecinde bugüne kadar 180’in üstünde pestisit etken maddesi yasaklandı ve her gün yasaklananlara yenileri ekleniyor. Ancak mesele sadece pestisitleri yasaklamak değil mevcut tarım sisteminin sürdürülemezliğini görüp ekolojik, sağlıklı, adil ve sürdürülebilir bir tarım – gıda sistemine bir an evvel geçebilmek için AB gibi hedefleri ve yol haritasını belirlemek. Tarım ve Orman Bakanlığı’ndan, Zehirsiz Sofralar Sivil Toplum Ağı’nın hazırladığı ve bu sürece dair önerilerimizi kapsayan Zehirsiz Sofralar İçin Yol Haritası metnini dikkate almasını talep ediyoruz.”

Zehirsiz Sofralar Projesi

Pestisitlerin zararları konusunda farkındalık yaratmak ve Türkiye’deki pestisit kullanımını azaltmak için, Avrupa Birliği tarafından Sivil Toplum Diyaloğu V Programı kapsamında desteklenen ve PAN Europe (Avrupa Pestisit Eylem Ağı) ortaklığında yürütülen “Zehirsiz Sofralar” projemiz 1 Nisan’da başladı, 1 yıl sürdü.

Proje kapsamında 12 ay boyunca, pestisitlerin olumsuz etkileri ve pestisitlere alternatif yöntemler hakkında üretici ve tüketicilerde farkındalık yaratmayı, Türkiye ve AB’de pestisitlerle ilgili çalışan STK’lar arasında işbirliğini artırmayı ve pestisit kullanımını sınırlamak için Buğday Derneği ve Türkiye’deki STK’ların kampanyacılık ve lobicilik çalışmalarını güçlendirmeyi hedefledi.

Bu hedeflere ulaşmak için, “Zehirsiz Sofralar” kapsamında, ortak amaçları olan STK ve sivil girişimleri bir araya getirerek Türkiye’de pestisitlerin kullanımını azaltmak ve alternatif tarım ve zararlılarla mücadele yöntemlerini yaygınlaştırmak için bir arada hareket etmelerini sağlayacak Zehirsiz Sofralar Sivil Toplum Ağı kuruldu. 

Zehirsiz Yöntem ve Teknikler İçin Bilgi Kaynağı

Proje kapsamında hazırlanan web sitesi (www.zehirsizsofralar.org) bilgilendirici belge, makale ve dokümanlara (pestisitler ve alternatif tarım ve zararlılarla mücadele yöntemleri, iyi uygulamalar, Türkiye ve AB’deki güncel durum, AB’ye üyelik sürecinde atılan adımlar, geleceğe yönelik planlar, mevzuat ve mevzuat değişiklikleri, gıda için yasal denetim mekanizmaları, pestisitler açısından gıda güvenliği, vb.) yer vererek önemli bir bilgi kaynağı sunuyor.

Pestisitlerin zararlarını anlatan ve sağlıklı gıdaya ulaşmak için tüketiciye öneriler sunan “Zehirsiz Sofralar Tüketici Rehberi” ve üreticiler için, pestisitlerin zararlarını ve alternatif yöntem ve teknikleri anlatan “Zehirsiz Sofralar Üretici Rehberi”ne yine web sitesinden online ulaşılabiliyor.

Zehirsiz Sofralar Belgeseli

16 bölümden oluşan Zehirsiz Sofralar belgeseli, tarım zehirleri olarak bilinen pestisitlerin nasıl ortaya çıktığı, zararları ve doğa dostu alternatiflerini ele alıyor. Avrupa Birliği, Sivil Toplum Diyaloğu V Programı kapsamında finanse edilen ve Buğday Ekolojik Yaşamı Destekleme Derneği’nin yürüttüğü Zehirsiz Sofralar projesi kapsamında yapılan belgeselde, konunun uzmanları ve çiftçiler bir yandan pestisitlerin yok edici etkilerini anlatırken, diğer yandan da zehirsiz üretim ve sofraların mümkün olduğunu gösteren alternatif yöntemlere dair uygulamalardan bahsediyor. Belgesel Zehirsiz Sofralar Youtube kanalından izlenebiliyor.

Zehirsiz Sofralar Platformu

Zehirsiz Sofralar Sivil Toplum Ağı, 28 Şubat 2020’de gerçekleştirdiği toplantısında platform olma, sadece pestisitler konusunda değil, gıda güvenliğini ilgilendiren tohum, organik tarım gibi farklı alanlarda da ağlar kurarak çalışmalarına devam etme kararı aldı.

 

Tarım ve Orman Bakanlığı 41 Pestisit ile İlgili Üniversitelerden Görüş İstedi

Başardık: 16 Tarım Zehiri Yasaklandı

Pestisit Nedir? Zararlı mıdır?

Pestisit, zararlı organizmaları engellemek, kontrol altına almak ya da zararlarını azaltmak için kullanılan madde ya da maddelerden oluşan karışımlardır. Pestisit, pest yani haşere kelimesinden gelmektedir. Pestisit haşere karşıtı demektir. Pestisitler kimyasal bir madde ya da karşım olabileceği gibi virüs ya da bakteri gibi biyolojik bir ajan, antimikrobik, dezenfektan ya da herhangi bir araç da olabilir.

Her haşere karşıtı araç zararlıdır denemez. Ancak haşerelere karşı kullanılan çeşitli kimyasallar doğadaki dengeyi bozmanın ötesinde kalıntı bırakarak insan sağlığını da tehdit eder hale gelebilirler. Burada önemli olan hangi pestisitlerin zararlı olduğu ve güvenli kullanım miktarlarının belirlenmesidir.

Zehirsiz Sofralar Sivil Toplum Ağı’ndan Uyarı: Ölümcül Tehlike

23.01.2020 – Zehirsiz Sofralar Sivil Toplum Ağı, Tarım ve Orman Bakanlığı’nın üniversitelerden görüş istediği, tarımda kullanılan 41 pestisit etken maddesinin yol açtığı zararları açıkladı.

Tarım ve Orman Bakanlığı üniversitelere gönderdiği bir yazı ile ülkemiz tarımında kullanılan 41 adet pestisit etken maddesinin kullanımdan kaldırılmasının gerekip gerekmediği hakkında görüş istedi.

Buğday Ekolojik Yaşamı Destekleme Derneği ve Avrupa Pestisit Eylem Ağı tarafından yürütülmekte olan Zehirsiz Sofralar Projesi kapsamında bir araya gelen 100’ü aşkın sivil kuruluş ve inisiyatifin oluşturduğu Zehirsiz Sofralar Sivil Toplum Ağı, Kasım 2019’da Zehirsiz Kampanya’yı başlatmış; pestisitlerin zararlarına dikkat çekerek, Türkiye’de kademeli olarak azaltılarak yasaklanmasını ve doğa dostu üretim yapan çiftçilerin kullandığı yöntemlerinin yaygınlaştırılmasını talep etmişti.

Avrupa Birliği tarafından Sivil Toplum Diyaloğu Programı kapsamında desteklenen proje kapsamında oluşturulan Zehirsiz Sofralar Sivil Toplum Ağı, bakanlığın üniversitelere gönderdiği listede yer alan pestisitlerin insan, doğal hayattaki diğer canlıların sağlığı ve çevresel toksisite açısından ne gibi zararlara yol açtığını araştırdı. Proje danışmanlarından Dr. Bülent Şık’ın, Ağ adına yaptığı araştırma, 41 etken maddenin hem insan hem de diğer canlılar için ölümcül tehlikeler barındırdığını ortaya koyuyor.

41 Pestisit İçin Yapılan Araştırmada Öne Çıkan Sonuçlar

  • 8 Etken madde ölümcül: Bakanlığın listesindeki 41 etken maddeden 8’i solunduğunda ölümcül etki gösteriyor.
  • 12 Madde kanser tehlikesi taşıyor: 41 pestisit etken maddesinin 7’si muhtemel, 5’i olası karsinojenik. Karsinojenik maddeler solunduğunda, ağız yoluyla alındığında veya deriye nüfuz ettiğinde kanser oluşumuna neden olabiliyor.
  • 19 Madde çocuklar için çok tehlikeli: 5’i şüpheli olmak üzere, 19 etken madde hormonal sistem bozucu özellik taşıyor. İnsan ve hayvan bedeninin birçok işlevini hormon sistemi düzenlediği için, hormonal sistem bozucu pestisitler vücudu pek çok açıdan etkiliyor. Bu etkilerden bazıları: Hormonla ilişkili kanser türleri (prostat, testis, meme), metabolizma bozuklukları (obezite, diyabet), üreme fonksiyonu bozuklukları (doğurganlığın azalması, çocuklarda cinsiyet gelişim bozukluğu, örneğin erken ergenlik), kalp ve damar hastalıkları, zihin ve davranış bozuklukları. Hormonal sistem bozucu pestisitler, özellikle çocuklar ve anne karnındaki bebekler için daha tehlikeli.
  • 13 Madde beyne zarar veriyor: 4’ü şüpheli olmak üzere, 13 etken madde nörolojik gelişime zarar veren özellikte. Hiperaktivite, davranış bozuklukları, düşük IQ, yol açtığı zararlardan bazıları.
  • 26 Madde üreme sistemini bozuyor: 9’u şüpheli olmak üzere, 26 etken madde üreme sistemi için zararlı niteliğe sahip. Bunlar, üreme sistemine toksik etkiler gösteren, üreme fonksiyon ve kapasitesini azaltan, doğurganlığa veya doğmamış çocuğa zarar verebilen maddelerdir.
  • Çiftçiler tehlikede: 13 etken madde çiftçiler ve tarım işçileri için çok zararlı.
  • Ekosisteme zarar veriyor: 10 etken madde arılar, 10 etken madde faydalı böcekler, 3 etken madde kuşlar, 10 etken madde suda yaşayan canlılar, 1 etken madde su yosunları için çok zehirli.
  • Biyolojik birikim ve kalıcı kirlilik: 3 Etken madde biyolojik birikim yapıyor ve 5 etken madde ise uzun süre çevrede kalarak zehirli etkisini koruyabiliyor.

Zehirsiz Sofralar Sivil Toplum Ağı’nın önerisi

Tarım ve Orman Bakanlığı’nın listesinde yer alan pestisit etken maddelerinin yasaklanmasına yönelik tartışmalar uzun zamandan beri sürüyor. Aşağıdaki tablolarda da görülebileceği gibi bu etken maddelerin insan sağlığına ve doğal yaşama çeşitli zararları bulunuyor. Ayrıca Bakanlığın listesinde yer alan 41 adet pestisitten dokuzu (Glyphosate, Beta-Cyfluthrin, Cyfluthrin, Formetanate, Malathion, Tefluthrin, Zeta-Cypermethrin, Fenamiphos ve Zinc Phosphide) haricinde diğer 32 adet pestisitin Avrupa Birliği’nde kullanımına onay verilmiyor. Tarım ve Orman Bakanlığı’nın Avrupa Birliği’nde onay verilmeyen bu pestisitlerin ülkemiz tarımında neden kullanıldığına bir açıklama getirmesi gerekiyor.

Zehirsiz Sofralar Sivil Toplum Ağı kamuoyunu söz konusu dokuz adet pestisitin de yasaklanmasını içeren kampanyayı imzalamaya, paylaşmaya, desteklemeye çağırıyor. Yürütülen kampanya ile ilgili bilgilere şu linkten ulaşılabilir: Change.org/ZehirsizSofralar

Zehirsiz Sofralar Sivil Toplum Ağı, insan sağlığına ve doğal hayata daha fazla zarar vermemek için Bakanlığın üniversitelerden görüş istediği 41 adet pestisit etken maddesinin kullanımının yasaklanarak topraklarımızın, suyumuzun ve tüm canlıların gıdasının zehirlerden temizlenmesini talep ediyor.

Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli ile Gıda ve Kontrol Genel Müdür Vekili Harun Seçkin’den randevu isteyen Zehirsiz Sofralar Sivil Toplum Ağı, aşağıdaki kampanya taleplerini bu görüşmede yetkililere iletecek.

1-Dünya Sağlık Örgütü tarafından “son derece tehlikeli”, “yüksek seviyede tehlikeli” ve “muhtemel kanserojen” olarak belirlenen ve tarımda kullanılan 13 etken madde (Difenacoum, ethoprophos, cyfluthrin, beta-cyfluthrin, zeta-cypermethrin, fenamiphos, formetanate X formetanate hydrochloride, methiocarb, methomyl, tefluthrin, zinc phosphide, glyphosate, malathion) öncelikle ve acilen yasaklansın.

2-Pestisitlerin tamamının 2030 yılına kadar yasaklanması, doğa dostu, zehirsiz yöntemlerle tarımsal üretim yapılması için Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından gerekli adımlar atılsın; doğa dostu tarım yöntemleri ve bu yöntemlerle tarım yapan küçük üreticiler desteklensin; üreticileri doğa dostu, zehirsiz yöntemler kullanmaya teşvik edecek politikalar uygulansın.

3-Türkiye’de tarım ve gıda ürünlerinde kullanılan pestisitlerle ilgili denetimler artırılsın, elde edilen denetim sonuçlarıyla ilgili şeffaflık sağlansın.

 

Tarım İlacı Yerine Güneşten Faydalanınca Verim Yüzde 50 Arttı

Biberde Verim Yüzde 50 Arttı

04.05.2016 – Mersin’de pilot olarak geçen yıl başlatılan biberde nematod zararlısı ile mücadelede uygulanan solarizasyon yönteminde başarı sağlandı. Güneş enerjisini dezenfeksiyon amaçlı kullanarak Türkiye’ye model olan yöntemle biberde yüzde 50 verim artışı sağlanırken, hastalık düzeyinin yüzde 5’lere indiği açıklandı.

Mersin’de daha sağlıklı ürün tüketilmesi, çevrenin korunması amacıyla hazırlanan ’Nematod ve Kök Hastalıkları ile Mücadele Projesi’ kapsamında 2014-2015 sezonunda 10 serada deneme üretimleri yapılırken, 2015-2016 sezonunda buna 5 sera daha eklendi. Mersin Ticaret ve Sanayi Odası (MTSO) desteği, Adana Biyolojik Mücadele Araştırma Enstitüsü, Mersin Gıda Tarım ve Hayvancılık İl Müdürlüğü ile Alata Bahçe Kültürleri Araştırma Enstitüsü işbirliğinde yürütülen ‘Nematod ve Kök Hastalıkları ile Mücadele Projesi’nin ikinci yılında, Kazanlı Mahallesi’nde Tarla Günü düzenlendi. Kazanlı bölgesinde örtü altı biber yetiştiriciliğinde sorun olan nematod ve kök hastalıklarına karşı toprak dezenfeksiyonuna yönelik demostrasyon ve eğitim çalışmalarının 2015-2016 sezonunda da devam ettiği uygulamanın sonuçları, biber seralarında kamuoyu ile paylaşıldı. Tarla Günü etkinliğine Mersin Vali Yardımcısı Süleyman Deniz, Tarım Bakanlığı Tarımsal Araştırmalar Politikalar Genel Müdürlüğü Daire Başkanı Doç. Dr. Birol Akbaş, Mersin Tarım Gıda ve Hayvancılık İl Müdürü Kadir Çiftepala da katıldı.

“HASTALIK DÜZEYİ YÜZDE 5 İLE 15 DÜZEYİNE DÜŞTÜ”

Etkinliğinin açılış konuşmasını yapan MTSO Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Kasım Tanrıöver, tarım ve gıdanın yalnızca basit bir beslenme aracı olarak görülmemesi gerektiğini, toplum ve çevre sağlığı adına büyük önem taşıdığını söyledi. Son yıllarda yanlış kullanılan kimyasal gübre ve hatalı tarım uygulamalarının gerek toprak gerekse insan sağlığını tehdit eder duruma geldiğini vurgulayan Tanrıöver, çözüm yolu olarak iyi tarım uygulamalarını gösterdi. Bu noktada sektörün tüm düzeydeki temsilcilerini bilinçlendirme, eğitme ve örnek uygulamaları gösterme adına MTSO’nun öncü olduğunu belirten Tanrıöver, “Bu anlamda biber seralarında örnek demonstrasyon denemelerini Kazanlı’da örtü altı biber yetiştiriciliğinde nematod ve kök hastalıklarına karşı toprak dezenfeksiyonuna yönelik demonstrasyon ve eğitim çalışmaları adı altında uyguladık. Bu proje ile tüketicinin daha sağlıklı ürün tüketmesini ve çevrenin korunmasını amaçladık. Kimyasallar olmadan, verim kaybı olmadan, eskiden biberde yüzde 30 ile 60 arasında olan kök çürüklüğü ve solgunluğun, uygulamanın yapıldığı alanlarda yüzde 5 ile 15 düzeyine düştüğü görüldü. Buna ek olarak, uygulamanın yapıldığı alanlarda verimliliğin ise yüzde 50 arttığı tespit edildi. Bu ticari anlamda da olağanüstü bir katma değerdir, kazanımdır” dedi.

Başardık: 16 Tarım Zehiri Yasaklandı

“MERSİN’İ GIDA GÜVENLİĞİNDE DÜNYADA MARKA KENT YAPMAK İSTİYORUZ”

MTSO Yönetim Kurulu Üyesi Enis Hekimoğlu ise proje ve uygulamaları hakkında bilgi verdi. Dünyada gıda güvenliğinin öneminin her geçen gün arttığına dikkat çeken Hekimoğlu, Türkiye ve özelinde Mersin’in gıda güvenliğinde söz sahibi olması hedefiyle hareket ettiklerini anlattı. Tarım ilaç kalıntıları, yer altı sularının kirlenmesi gibi sorunlar nedeniyle Kazanlı’da biber üreticilerinin 150 milyon TL’ye varan verim ve kalite kaybı yaşaması sonrasında 2013’te harekete geçtiklerini hatırlatan Hekimoğlu, yaptıkları çalışmalarla Türk çiftçisinin bilinçli, doğru zamanda, doğru uygulamalarla güzel sonuçlar alabileceğini gösterdiklerini söyledi.

Mersin’i meyve sebze üretiminde, gıda güvenliğinde dünyada marka kent yapmak istediklerini kaydeden Hekimoğlu, “Yaptığımız çalışmalar sonucunda güvenli gıda üretimi gerçekleştirildi. Artık hiçbir halk sağlığı endişesi duymadan yenilebilecek ürünler yetiştirmeye adayız” diye konuştu.

Mersin’de gerçekleştirilen pilot çalışmanın Türkiye’ye örnek olduğunu vurgulayan Hekimoğlu, Tarım Gıda ve Hayvancılık Bakanlığı ile bu alandaki işbirliklerinin önümüzdeki sezonda da devam etmesini istedi. Solarizasyon ve azaltılmış fumigasyon kombinasyonu ile sağlanan bu uygulamanın meyve ve sebzede diğer örtü altı üretimlerde de kullanılabileceğine dikkat çeken Hekimoğlu, “Bu örnek çalışmanın Türkiye’de yıllardır konuşulan pestisit tarım ilaçları kalıntısını ortadan kaldıracağını düşünüyoruz” ifadelerini kullandı.

Biberde Verim Yüzde 50 Arttı“GÜBRE KONUSUNDAKİ ÇALIŞMALARIN DA TAKİPÇİSİYİZ”

Tarım ilaçları kadar bitki besleme ürünleri ve kimyevi gübrelerin de toprağa zarar verdiğini, yer altı sularını kirlettiğini anlatan Hekimoğlu, “Bugün dünyada hammadde dahi olarak kullanılmayan gübreler, bitki besleme ürünleri Türk çiftçisine satılıyor” şeklinde konuştu.

Tarım Bakanlığı’nın gübre üzerine çalıştığını bildiren Hekimoğlu, yakın bir zamanda bu alandaki yönetmeliğin yürürlüğe girmesiyle çiftçilere doğru ve uygun maliyetli yeni nesil teknolojik ürünlerin sunulacağını anlattı. Hekimoğlu, “MTSO olarak sürdürülebilir tarım, kalkınma, ekosistemin vazgeçilmez kaynağı toprağı ve çevreyi korumak için bu tür konuların takipçisi olacağız” dedi.

Adana Biyolojik Mücadele Araştırma Enstitüsü adına konuşan Doç. Dr. Seral Yücel, çiftçiyi doğru uygulama yöntemleri hakkında bilgilendirirken, üreticiler Ali Atlı ile Uğur Çetinkaya yaptıkları çalışmaları ve aldıkları sonuçları katılımcılarla paylaştı. İHA