Ana sayfa Haberler Avrupa Patent...

Avrupa Patent Ofisi 2020 Raporunu Açıkladı: Türkiye de Raporda Dikkat Çekenler Arasında

2020 yılı patent raporu açıklandı :

Raporda, en çok başvuru yapılan sektörün sağlık sektörü olması dikkat çekiyor

14.0.2021 – Avrupa Patent Ofisi (EPO) tarafından her yıl hazırlanan patent raporunun 2020 yılı sonuçları açıklandı. Avrupa Patent Ofisi’ne yapılan patent başvurularından derlenen rapora göre; 2019 yılında 181 bin 406 adet olan patent başvuru sayısı, 0.7’lik bir artış göstererek 2020 yılında 180 bin 250 adete yükseldi. Destek Patent Yönetim Kurulu Başkanı Kemal Yamankaradeniz raporu değerlendirdi

Aralarında Türkiye’nin de bulunduğu ve 30’un üzerinde ülkenin yer aldığı EPO 2020 raporuna göre, Covid 19’un patent başvuru sayılarına olumsuz anlamda bir etkisinin olmadığını, toplam başvuru sayılarında bir gerileme olmasa da bazı ülkelerin bir önceki yıla oranla başvuru sayılarının düştüğünü söylemek mümkün.

En çok patent başvurusu yapan ülke: ABD

2019 yılında 46 bin 177 patent başvurusu yapan ABD, göstermiş olduğu %4’lük düşüş oranına rağmen 2020 yılında 44 bin 293 adet başvuru sayısı ile en çok patent başvurusu yapan ülke oldu. ABD’yi sırasıyla 25 bin 954 başvuru sayısıyla Almanya (-3.0%) ikinci sırada, 21 bin 841 adet başvuru sayısıyla Japonya  (-1.1%) üçüncü sırada takip etti. Ayrıca açıklanan raporda, Avrupa bölgesinde patent sayılarının yüzdesel dilimini birkaç yıl içerisinde %3 seviyesinden %7 seviyesine taşımış olan Çin 13 bin 432 patent başvuru sayısıyla dördüncü sırada, ve 10 bin 554 patent başvuru sayısıyla Fransa ise (3.1%) beşinci sırada yer aldı.

Türkiye bir önceki yıla göre en çok artış gösteren ülke

Bir önceki yıla göre başvuru sayılarında, Amerika’nın %4, İngiltere’nin %6 Almanya’nın %3 düşüş yaşadığı gözlemlenen raporda, 100’ün üzerinde başvurusu yapan ülkeler arasında gösterdiği yüzde 26’lık yükseliş ile Türkiye, en fazla artış gösteren ülke olmuştur. 2019 yılında EPO başvuru sayısı 471 iken bu sayı 2020’de 594’e yükselmiştir.

Medikal teknolojiler alanındaki patent başvuruları ilk sırada 

Covid-19 salgınının genel olarak patent başvuru sayılarında güçlü bir değişiklik meydana getirmediği gözlemlense de patent başvurularına bakıldığında geliştirilen teknolojilerin ciddi bir kısmının sağlık alanında yapıldığı görülüyor. 2020 yılında yapılan patent başvuru sayılarının önemli bir bölümünü 14 bin 295 başvuru sayısı ile medikal teknolojiler olmuştur. Bu noktada 8 bin 589 başvuru sayısı ile ilaç sektörü, 7 bin 246 adet başvuru sayısı ile biyoteknoloji alanında da patent başvuruları yapılırken, otomotiv, makine ve  kimya sektörlerinde düşüş yaşandığı gözlemlenmiştir. Raporda yer alan sektörel bazdaki dağılıma göre, medikal teknolojileri sırasıyla 14 bin 122 adet ile dijital iletişim ikinci sırada, 13 bin 097 başvuru sayısı ile bilgisayar teknolojileri üçüncü sırada, 11 bin 346 adet başvuru ile elektrikli makine, alet, teknoloji alanı dördüncü sırada ve 9 bin 020 başvuru sayısı ulaşım alanı beşinci sırada takip etmiştir.

En çok patent başvurusu yapan marka: Samsung

Yayınlanan bu raporda yer alan, şirketlerin yaptığı patent başvuru sayılarına baktığımızda ise; ülke bazında en çok patent başvurusu yapan ülke ABD olmasına rağmen, şirket bazında baktığımızda yaptığı 3 bin 276 adet başvuru sayısı ile Güney Koreli teknoloji devi Samsung ilk sırada yer alıyor. Samsung’u sırasıyla 3 bin 113 patent başvuru sayısı ile Huawei ikinci sırada, 2 bin 909 başvuru sayısı ile LG üçüncü sırada, bin 711 başvuru sayısı ile Qualcomm dördüncü sırada, bin 634 başvuru sayısı ile Ericsson beşinci sırada takip ediyor.

Rapor sonuçlarını değerlendiren Destek Patent Yönetim Kurulu Başkanı Kemal Yamankaradeniz, yayınlanan bu veriler aslında önemli bir uyarıcı ve yol gösterici niteliğindedir. Ülke olarak patent sayılarımızı her geçen gün daha da artırabilmemiz için katma değerli sektörlere odaklanılmalı, patentin lokomotifi olan büyük işletmelerin önlerindeki engeller kaldırılmalıdır. Ar-Ge alanına yapılan yatırımlar dünya standartlarına getirilmeli, patent veri tabanlarından bilgi üretimi yapılmalıdır. 2020 yılı ve sonrasına değerlendiren pek çok global rapora göre, sağlık sektör dinamiklerinin değişeceğini, yeni iş modellerinin gelişeceğini görüyoruz. Giyilebilir teknolojiler ve mobil sağlık uygulamalarının yaygınlaşması hastalıkların önlenmesine, teşhisine ve tedavisine yönelik gerçek zamanlı veriler sağlayacak. Başta akademik kurumlarla olmak üzere çeşitli kuruluşlarla iş birlikleri üzerine kurulu Ar-Ge modeli ön plana çıkacak. Bu noktada sağlık ekonomisinin ülke ekonomisine sağladığı katma değeri göz önünde bulundurursak, Türk bilim insanlarının yaptığı buluşların korunması ve geliştirdikleri yeni ürünler ve tıp sektöründeki Ar-Ge çalışmalarının patentlenmesi büyük önem taşıyor. Ayrıca patent başvurularımızın artması noktasında üniversitelerimizin de ayrı bir yeri var, üniversitelerimiz odağına yüksek teknolojiyi yerleştirmelidir. “ dedi.

Kadın Patent Başvuru Oranıyla Dünyada Dördüncü Sıradayız

08.03.2021 – Günümüzde kadınlar; sağlıktan, biyoteknolojiye, kozmetikten gıdaya birçok alanda yaptıkları buluşlarla hayatımızı kolaylaştırırken, patent tescillerinin gerçekleşmesiyle ülke ekonomisine de büyük oranda katkıda bulunuyor. 

Bulaşık makinesinden, gözlük camına, bebek bezinden, güvenlik sistemine kadar geçmişte yapılan birçok buluş kadınlar tarafından yapıldı. Bugün istatistiklere bakıldığında, kadın buluşçuların erkeklere oranla sayıları düşük olsa da, yıllar geçtikçe artıyor olması umut verici.

Dünya Fikri Mülkiyet Örgütü’nün (WIPO) 2020 raporuna göre, 2005 yılında dünyada PCT başvurularında kadın buluşçuların oranı yüzde 11,8 iken, bu sayı 2019’da yüzde 18,7 ye yükseldi.

Ülkeler göre farklılık göstermekle birlikte, 2019 yılında gerçekleştirilen PCT başvurularının tamamı dikkate alındığında, kadın buluşçuların toplam buluşçu sayısı içerisindeki oranında, Çin, % 32,4 ile ilk sırada yer alıyor. İkinci sırada yüzde % 27,3 ile Güney Kore, yüzde % 19,9 ile Avusturalya üçüncü sırada yer alıyor. Türkiye ise % 19,3 kadın buluşçu oranı ile dördüncü sırada yer almaktadır. Bununla birlikte, başvurular tek tek değerlendirildiğinde, buluşçular arasında en az bir kadın buluşçunun bulunduğu başvurularda ise, Çin %55,2 oranla yine ilk sırada yer alırken, Türkiye %30,6 oran ile sekizinci sırada yer alıyor.

Son yıllarda dünyada kadınların buluş yaptığı alanlara baktığımızda ise, ilk sırada Biyoteknoloji, ikinci sırada Eczacılık, üçüncü sırada ise Gıda Kimyası yer alıyor.

Kadın buluşçu sayılarının artması,

Kadınların başvuru oranlarında ilerleme kaydedilmiş olsa da, bu artış aynı oranda devam ederse 2070 yılına kadar başvurularda cinsiyet eşitliğine ulaşılması çok kolay görünmüyor.

Araştırmacılar, aradaki farkın; kadınların bilim, teknoloji, mühendislik ve matematik (STEM) alanlarında kariyer yapmadıklarından kaynaklandığını söylüyor. Bunun da en büyük nedeni bu alandan mezun olan kadın sayısının az olması.

Bu konuda Türkiye, Avrupa’daki ülkelerden oldukça avantajlı durumda. Teknoloji kariyer platformu Honeypot’un, teknoloji sektöründe kadın istihdamına yönelik yayınladığı araştırma raporunda Türkiye, STEM bölümlerinden mezun olan kız öğrenci oranının en yüksek olduğu ülke olarak görünüyor. Türkiye’de STEM mezunlarının yüzde 37.11’ini kız öğrenciler oluşturuyor. Bu da Türkiye’de yakın gelecekte gerçekleştirilen patent başvurularında kadınların sayılarının artacağını gösteriyor.

38 yıldır tüm dünyada Sınai Haklar alanında hizmet veren Destek Patent Yönetim Kurulu Başkanı Kemal Yamankaradeniz; “Patent’in ülke ekonomisine sağladığı katma değeri göz önünde bulundurursak, Türk bilim insanlarının yaptığı buluşların korunması Ar-Ge çalışmalarının patentlenmesi büyük önem taşıyor. 1983 yılından bu yana bilim insanlarımızın kazandırdığı buluşları çok önemsiyor ve diğer bilim insanlarımızı da bu noktada teşvik etmeyi arzu ediyoruz. Birçok kadın buluşçumuzun, hem yurtiçi hem yurtdışında patent tescil süreçlerini yürütmek bizi çok gururlandırıyor. Kız çocuklarımızı bilim, teknoloji, mühendislik ve matematik alanlarında eğitim almaları ve bu alanda kariyer yapmalarının kadın buluşçu sayımızı çok daha ileri seviyelere taşıyacağına inanıyoruz.” dedi.

Yamankaradeniz, son yıllarda Destek Patent tarafından patent tescil süreçleri gerçekleştirilen ve patentleri ticarileşen kadın girişimcilere dikkat çekti.

 BEE’O Propolis’in Uluslararası Yolculuğu..

BEE’O Propolis; Gıda Yüksek Mühendisi Propolis Uzmanı Aslı Elif Tanuğur Samancı, Ziraat Yüksek Mühendisi Arıcılık Uzmanı Taylan Samancı ve İstanbul Teknik Üniversitesi Gıda Mühendisliği bölümünde öğretim üyesi Prof. Dr. Dilek Boyacıoğlu tarafından, 2013 yılında İstanbul Teknik Üniversitesi ARI Teknokent’te kurulmuştur. Türkiye’de daha önce üretilmeyen propolisi, yine Türkiye’de bir ilk olan “Sözleşmeli Arıcılık” modeli ile üretmek adına yola çıkmışlardır. Oğlunun bağışıklık sorunu neticesinde bu işe baş koyan Aslı Elif Tanuğur Samancı, bu vesile ile ülkemize Çin’den ithal edilen propolisin yerli üretimine öncülük etmiştir. İTÜ ARI Teknokent’te geliştirdiği özütleme yöntemi ile Ar-Ge, inovasyon, girişimcilik ve ihracat alanlarında 16’sı uluslararası toplam 37 farklı ödüle layık görülmüştür. Arı ürünleri alanındaki uzmanlığı ile yurt içinde BEE’O ve BEE’O UP, yurt dışında ise BEE&YOU markasıyla, propolis, arı sütü, polen, arı ekmeği ve ham bal; ayrıca arı ürünleri içeren %100 doğal karışımlar, tabletler, damlalar, spreyler üretmektedir. Ürünlerini, Amerika, Güney Kore, Almanya, Hollanda, Belçika, Avusturya, İsveç, İngiltere, Fransa, Kıbrıs, Birleşik Arap Emirlikleri, Katar ve Suudi Arabistan’a ihraç etmekte ve Anadolu propolisini bir dünya markası yapma yolunda emin adımlarla ilerlemektedir. 5000 sözleşmeli arıcı, 500.000 arı kovanı, 6000 metrekarelik tesisi ve 200 kişilik uzman kadrosu ile Türkiye’nin en büyük propolis üreticisidir.

 “Art de Hule” Hülya Kayhan

Uzman Eczacı Hülya Kayhan, uçucu yağlar ve sabit yağlar ile hazırlanan tıbbi aromaterapi formüllerini toplum sağlığının yararına sunmak amacıyla geliştirdiği ürünlerinin önce patentlerini tescil ettirdi, daha sonra tüm Türkiye’de  “ Art de Huile” markasıyla satışa sundu. Tüm dünyada ses getirecek yeni projelerin de yakında duyurulacağını açıklayan Hülya Hanım’ın markasının bu başarılı girişimi ile Fransa’da yapılan uluslararası BID Kalite Kongresi’nde Altın Kategorisi’nde Dünya Toplam Kalite ve İnovasyon ödülüne layık görüldü.” diye ekledi.

Yamankaradeniz sözlerine şu şekilde devam etti; “Ülkemizde bu örnekler gibi daha bir çok örnek var. Fikrini geleceğe taşımak isteyen kadın girişimcilerimize bu başarı hikayelerinin rol model olmasını arzu ediyor, ülkemizin küresel anlamda rekabet gücünü ve marka değerini artırabilmek için kadın girişimcilerimizin ekonomiye katılımının çok önemli olduğuna inanıyoruz.”

 

Koronavirüs Patent Başvurularında Başı 3 Ülke Çekiyor

27.03.2020 – Çin’de başlayarak tüm dünyaya yayılan yeni tip koronavirüs salgını tüm insanlığın hayatını olumsuz etkilemeye devam ederken, geçmişten bugüne kadar meydana gelen koronavirüs salgınları hakkında çeşitli araştırmalar yapılmaya devam ediliyor. Özellikle 2002 yılında meydana SARS salgını ile patent başvurularının ani bir yükseliş gösterdiğini belirten Destek Patent, koronavirüsle ilgili en çok patent başvurusunun Amerika, Çin ve Güney Kore tarafından yapıldığını bildirdi.

İnsanları enfekte edebilecek 7 türünün bulunduğu bilinen koronavirüs salgınları özellikle 2002 yılında SARS-COV virüsünün yayılması ile dünyada büyük yankı uyandırdı.

SARS-COV virüsü patent başvurularını ciddi oranda etkiledi

Destek Patent tarafından hazırlanan, tarihteki koronavirüs salgınlarına bağlı olarak yapılan patent başvuru haritası ile ilgili Destek Patent Yönetim Kurulu Başkanı Kemal Yamankaradeniz, şu açıklamalarda bulundu:

“Korona virüs ile ilgili ilk patent başvurusu 30 Ekim 1972 yılında yapılmıştır. 2002 yılına kadar neredeyse stabil olan artışlar, 2002 yılında SARS-COV virüsü sonrası 462 adede çıkmıştır. 2002 yılı sonrası MERS-COV virüsüne kadar ciddi artış gözlenmemiştir.

MERS-COV patent başvuruları, SARS-COV’u geçemedi

MERS-COV için yapılan patentler SARS-COV virüsü için yapılandan daha az olmuştur. 2020 ve sonrasında patent sayılarının katlanarak artacağı tahmin edilmektedir.

En çok başvuru yapan ülke: Amerika 

Korona virüs ile ilgili patent başvurularının %66’sının üç ülke tarafından yapıldığını ifade eden Kemal Yamankaradeniz, “Patent başvurusu yapan ülkelerde 581 başvuru ile Amerika ilk sırada yer alıyor. Çin yüzde 303 başvuru ile ikinci, Güney Kore ise 127 patent başvurusu ile en çok patent başvurusu yapan üçüncü ülke olmuştur” dedi.

Güney Kore’den sonra çok başvuru yapan ülke: Hollanda

Dünyada en çok koronavirüs patent başvurusu olan dördüncü ülkenin Hollanda olduğunu kaydeden Destek Patent Yönetim Kurulu Başkanı, konu özelinde en çok çalışma yapan diğer ülkelerin patent başvurularını şöyle özetledi:

“Hollanda’dan sonra 73 patent başvurusu ile Japonya geliyor. Takiben; İngiltere 60, Fransa 56, Rusya 52, Tayvan 41, Almanya 38, Kanada 36, Belçika 31, İspanya 27, İtalya 26, Singapur 24, Avusturya 19, İsviçre 18 patent başvurusu ile koronavirüsle ilgili en çok çalışma yapan ülkeler arasında öncelikli olmuştur.

Ülkemizde de aşı ve tedavi ile ilgili ilaç çalışmalarında bu patentlerin incelenmesi ve yapılacak buluşların patentlenebilmesi doğru bir yöntem olacaktır.”

 

Türkiye’nin Patent Sayısı ve Patent Başvuruları

17.12.2019 – Veriler, Türkiye’de Ar-Ge harcamalarının 10 yılda yaklaşık 5 kat arttığını gösteriyor. Beş yıl içerisinde 186,6 milyar liraya ulaşan Ar-Ge harcamaları, patent sayılarında da artış yaşanmasını sağlıyor. Verileri değerlendiren Destek Patent Yönetim Kurulu Başkanı Kemal Yamankaradeniz, “Verilen teşvik ve destekler yerini buluyor. Türkiye’de 5 yıl içinde patent başvuru sayısı %50 oranda artış gösterdi. Bu da ekonomiye %4,5’lik katkı anlamına geliyor” dedi.

Türkiye'de Yıllara Göre Patent Başvuruları
Türkiye’de Yıllara Göre Patent Başvuruları

Ar-Ge’ye verilen devlet destekleri ile birlikte yatırım harcamalarındaki artış patent başvuru sayısında da artış elde edilmesini sağlıyor. Beş yılda gerçekleştirilen 186,6 milyar liralık Ar-Ge yatırımı ve toplamda 289 bin 791’e yükselen Ar-Ge personeli sayısı patent başvurularını %50 oranında artırdı. Patent başvurularındaki artış ise doğrudan ekonomik büyümeye katkı sağlıyor.

Başvuru sayılarındaki %11’lik artış, ülke ekonomisinde %1’lik büyüme anlamına geliyor. 2016 yılı son çeyreğinden başlayarak 2017 yılı son çeyreğine kadar verilen destekle birlikte patent sayılarında ciddi bir artış oldu. Benzer şekilde 2016 ile 2017 yılları arasında ekonomide büyük bir canlılık ve büyüme gerçekleşti. 2018 yılında patent sayıları bir önceki yıla göre azalmaya başladı ve ekonomide de küçülme yaşandı.

https://www.turkpatent.gov.tr/TURKPATENT/statistics/

http://www.sbb.gov.tr/buyume/

Özetle, Ar-Ge merkezlerine son 5 yılda yapılan yatırım karşılığını buldu ve patent sayılarındaki artış ülke ekonomisine yüzde 4,5’lik pozitif katkı sağladı” diyen Destek Patent Yönetim Kurulu Başkanı Kemal Yamankaradeniz, son verileri değerlendirdi.

Patentle ekonomide domino etkisi 

Sınai Haklar alanında hizmet veren Türkiye’nin en köklü ve lider kuruluşu Destek Patent’in TURKPATENT’ten aldığı verilerle elde ettiği analizi yorumlayan Yamankaradeniz, “2016, 2017 ve 2018 yıllarında 861 adet Ar-Ge merkezi faaliyete geçti. Bu 3 yıl içinde, önceki 8 yılda kurulan Ar-Ge merkezi sayısının neredeyse 4 katı kadar Ar-Ge merkezi kuruldu. Artan Ar-Ge merkezleri, başarılı çalışmalar sonucu alınan patentler, yapılan buluşlar ve faydalı modeller ile ülkemiz, Global İnovasyon Endeksi’nde 2013 yılında 68. sırada iken bu yıl 49. sıraya yükseldi. Tüm bu gelişmeler neticesinde 2013 yılından bu yana dış ticaret açığımızda da ciddi bir azalma meydana geldi. İşte tüm bu veriler göstermektedir ki, patent sayısındaki artış ülke ekonomisine doğrudan etki etmekte, ekonominin ithalat, ihracat dahil tüm bileşenlerinde adeta bir domino etkisi yaratmaktadır” dedi.

Ar-Ge yatırımı kadar patentlerimizin ticarileşmesi de önemli 

Milli Teknoloji Hamlesi kapsamında atılan adımlarla Türkiye’deki Ar-Ge ekosisteminin her geçen gün daha da güçlendiğini dile getiren Kemal Yamankaradeniz, “Son 5 yıldaki başarılı performansımızı ve mevcut potansiyelimizi göz önünde bulundurursak, Dünya çapında yaşanan yükseliş eğilimini yakalamamamız için hiçbir engel yok. Ancak dünyadaki gelişim hızına ve gelişim alanlarına bakıldığı zaman ülke olarak hala gidecek uzun bir yolumuz olduğu da kesin. Dünya verilerine bakıldığında özellikle son 3 yılda dijital alanda, yapay zeka, yazılım alanları, sürdürülebilirlik gibi konularda büyük bir atak söz konusu. Gelişmiş ülkeler arasında bu alanlarda süren patent savaşını açıklanan uluslararası raporlardan da çok net okuyabiliyoruz. Biz maalesef ülke olarak bu sıralamada yokuz. Burada da Ar-Ge merkezilerine, teknoparklara, kuluçka merkezlerine, üniversitelere, akademisyenlere büyük görevler düşüyor. Önemli olan patent başvuru sayısındaki artış kadar mevcut patentlerin ticarileşmiş olması. Bir patent ya da faydalı modelin ticarileşme sürecinin yaklaşık 10 yılda tamamlandığı düşünüldüğünde; ticarileşen tescillerin artmasının da yine patent sayılarını arttırmamızdan geçtiğini unutmamak gerekir” dedi.

Patentli Kendi İcadıyla Üreten Girişimci Türkiye’yi Süpürmek İstiyor

Patent Konusunda Altın Öğütler

18.09.2017 – Avrupa Patent Vekili Erdem Kaya, Türkiye’de alınan patentlerin yarıdan fazlasının yabancılara ait olduğunu ifade ederek,”Buluşunuzu patent vekilinizin haricinde kimseyle paylaşmayın” dedi.

Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bursa İl Müdürlüğü koordinatörlüğünde gerçekleştirilen patent bilinçlendirme projesi toplantılarının dördüncüsü Kestel ve Barakfakıh organize sanayi bölgelerinde faaliyet gösteren firma sahipleri ile AR-GE birim yöneticileri yönelik olarak gerçekleştirildi.

Avrupa Patent Vekili Erdem Kaya, toplantıya katılan firmaların AR-GE temsilcilerine patentin püf noktalarını anlattı. Kaya, “Her buluş mutlaka patent alma değeri taşır, patent almanın kişiye ve firmaya 20 yıl süre ile tekel getirisi kazanma imkanı doğuruyor. Herhangi bir teknik meseleye çözüm sağlayan her şey bir buluştur” dedi.

Sayılan bu getirilerin sağlanmasının ön koşulunun, konusunda uzman bir patent vekili ile çalışmak olduğunu vurgulayan Kaya, “Daha da önemlisi buluşunuzu patent vekilinizin haricinde kimseyle paylaşmayın” diye konuştu.

Türkiye’de halen 4 bin civarında olan patent başvuru sayısının önümüzdeki 10 yıl içinde 10 kat artması gerektiğini, aksi halde gelişmiş ülkeler seviyesine ulaşmanın mümkün olmadığını ifade eden Kaya sözlerini şöyle sürdürdü:

“Günümüzde katma değerli ülke olmanın yolu, patentte ve ekonomik sıralamada aynı konumda olmaktır. Türkiye ekonomik olarak yüksek sıralarda yer almasına rağmen patent konusunda çok gerilerde yer alıyor. Türkiye’de alınan patentlerin yarısından fazlası yabancılara ait. İşletmecilerimiz kazançlarını arttırmak için ve firmalarını, kazançlarını hukuki yolla koruyabilmek için bu konuda çok hassas olmalılar”.

Toplantıda ayrıca, fikri haklar hukukundaki güncel gelişmeler konusunda Avuvat Sertel Şıracı, hibe desteklerden faydalanma yolları konusunda ise Mete Mercan, Patentin sivil toplumun boyutu konularında ise Canan Sönmez birer sunum yaptı.