Ana sayfa Haberler S&P, Tür...

S&P, Türkiye’nin Notunu Değiştirmedi

Google

16.02.2019  – Uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu Standard & Poors Türkiye’nin kredi notunu ve görünümünü değiştirmedi. S&P, Türkiye’nin B+ olan uzun vadeli yabancı para notunu (yatırım yapılabilir seviyenin 4 not altı) ve durağan olan görünümünü değiştirmedi. Yerel para cinsinden uzun vadeli kredi notunu BB- olarak teyit etti. 

Görünümün durağan olarak bırakılmasının gelecek 12 ayda Türkiye’nin kredi notlarına yönelik dengeli riskleri yansıttığını belirten S&P, Türkiye’nin mali pozisyonunu baltalama potansiyeli olan sistemsel bankacılık gerilimi olasılığının arttığını görmeleri halinde kredi notlarını düşürebileceklerini söyledi. Türkiye’nin finansal ve ödemeler dengesi baskılarına (cari açık) yanıtı şu ana kadar temel ekonomik kırılganlıkları değil semptomları ortadan kaldırmaya odaklı olduğunu belirten kuruluş Türkiye’de 2019’da daralma beklediklerini vurguladı.

Türkiye’nin ekonomik büyümesinin projeksiyonların ötesinde kayda değer şekilde zayıflaması halinde notları düşürebileceğini belirten S&P, tahminlerini çevreleyen büyük belirsizlikler olduğunu da not ederken Türk ekonomisinin bu yıl yüzde 0,5 daralmasını beklediklerini açıkladı.

S&P’ye göre finansal koşullardaki sıkılık ve yüksek enflasyon nedeniyle 2019 yılında ekonominin %0,5 oranında daralacak. Kurum Türkiye’nin finansal ve ödemeler dengesi baskılarına karşı şu ana kadar aldığı önlemlerin geçici olduğunu, temel kırılganlıkların çözümü yerine semptomların hafifletilmesine odaklanıldığını belirtiyor.

Öte yandan, notta kamu borcunun görece düşük olması nedeniyle ekonomi yönetiminin halen manevra alanının olduğu belirtiliyor. S&P görünümün durağan olarak korunması konusunda risklerin dengeli olduğu yönündeki görüşünü koruyor. Bankacılık sektöründe

Türkiye’nin mali pozisyonunu zayıflatacak risklerin artması durumunda veya ekonomik büyümenin öngördükleri seviyeden daha fazla daraldığı bir ortamda kredi notunu düşürebileceğini belirten kurum, bankalara ve ekonomiye güveni artıracak, cari açığı azaltıp enflasyonu dizginleyecek, kredibilitesi olan, şeffaf bir ekonomik düzeltme programı uygulanırsa Türkiye’nin notunu arttırabileceğini söylüyor.

S&P’nin Politik Riskleri (!)

Son olarak Türkiye’nin uluslararası ilişkilerinden kaynaklanan risklerin devam ettiğini düşünen S&P’ye göre ABD ile ilişkiler düzelmeye başlasa da Rusya’dan S-400 alımı, Venezuela lideri Maduro’ya açık destek, ABD’nin İran ambargolarının delinmesine yönelik iddialar nedeniyle riskler devam ediyor. S&P’nin bir sonraki olağan kredi notu değerlendirmesi 2 Ağustos’ta olacak. Sıradaki kredi notu değerlendirmesi ise 3 Mayıs tarihinde Fitch tarafından açıklanacak.

 

Fitch Türkiye’nin Notunu Değiştirmedi

17.12.2018 – Kredi derecelendirme kuruluşu Fitch geçtiğimiz Cuma gecesi yayınladığı not ile Türkiye’nin kredi notunu BB (yatırım yapılabilir seviyenin 2 not altı), görünümünü de negatif olarak teyit etti.

Türkiye ekonomisinin, Türk Lirası’nın değerinde önceki aylarda yaşanan kayıpların üstesinden gelmeye çalıştığı belirtilen açıklamada, büyümedeki yavaşlamanın uzun süredir korunan mali disiplini zorlaştıracağı öne sürüldü. Türkiye’de enflasyonun, kredi notu “BB” seviyesinde bulunan diğer ülkelere kıyasla daha yüksek olduğuna işaret edilen metinde, yapısal göstergelerin ise aynı ülkelere göre daha güçlü olduğu vurgulandı. Açıklamada, “negatif görünümün ekonomik dengelenmeye ilişkin çok yönlü riskler, küresel finansal koşulları, ulusal ve jeopolitik riskleri yansıttığı” belirtildi.

Raporda Türkiye’nin yılın ilk dönemindeki TL değer kaybının etkilerini görüyor Fitch’e göre TL’deki değer kaybı dış finansman kırılganlık kaynaklı endişelerden, politik ve jeopolitik gelişmelerden ve kredi notu görünümüne dair risklerden kaynaklandı. Ekonomideki yavaşlamanın mali disiplini kararlılıkla sürdürme konusunda zorluk yaratacağını düşünen Fitch, Türkiye’de büyümenin emsallerine göre daha oynak enflasyonun ise daha yüksek olduğunu not ediyor. 2019 yılının ikinci yarısında sıkılaşan para ve maliye politikaları ekonomi yönetiminin uzun süre potansiyelin altında büyümeyi tolere edeceğine işaret ediyor. Fitch 2019’da dış finansman koşullarının sıkılaşacağı varsayımı gölgesinde içerideki duruşun erken gevşemesinin kur üzerinde yeni baskıya neden olabileceğini not ediyor.

Fitch Ne Bekliyor?!

Derecelendirme kuruluşu (i) Ekonomide dengelenmemenin başarısız olmasını, enflasyonu düşürecek ve dışa bağımlılığı azaltacak reformları patikasının uygulamaya koyulamamasını, (ii) Sermaye akımlarında ani duruş ve şirketler ile bankalar üzerindeki stresi artırabilecek sert inişi (iii) kamu borcu milli gelir oranında emsal ülke ortalamasının üzerinde bir yükselişi (iv) politik durumda ve ülke güvenliğinde ciddi bozulmaları kredi notunu aşağıya çekebilecek unsurlar olarak sıralıyor. Öte yandan negatif olan görünümü yukarıya çekecek unsurlar olarak (i) cari dengede iyileşme ve enflasyonda gerileme ile ekonomide dengelenmenin sürdürülebilir olacağına dair işaretler, (ii) “Makroekonomik verileri destekleyecek politika ve güvenlik ortamının gerektiği belirtiliyor.

 

14.12.2018 – Kredi derecelendirme kuruluşu Fitch Ratings, Türkiye’nin notunu BB, görünümünü negatif olarak teyit etti.

Fitch, Türkiye’nin 2019 Yıl Sonu Enflasyon ve Dolar Kuru Öngörüsünü Açıkladı

06.12.2018 – Fitch Türkiye’nin makro değişkenleri ile ilgili beklentilerini revize etti… Buna göre Fitch Türkiye için trend-altı büyüme ve yüksek enflasyon öngörüyor. Ajans 2018 yılı için büyüme beklentisini %3.8’den %3.5’e; 2019 büyüme beklentisini %1.2’den %0.6’ya düşürdü. Enflasyon beklentisi ise, 2018 yılı için %20’den %25’e; 2019 için %15’ten %17’ye yükseltildi. Kuruluş 2019’un ikinci yarısında TCMB’den 200 baz puan faiz indirimi beklerken 2018 sonu için dolar/TL beklentisi 5.80; 2019 sonu için 5.90 olarak açıklandı.

Fitch rating kuruluşu yayınladığı Türk Bankaları raporunda 4Ç18 ve 2019’da düşük risk iştahı, zayıf makro görünüm ve potansiyel sermaye/ likidite yetersizlikleri sebebiyle kredi büyümesinin zayıf kalabileceğini belirtti.

Moody’s 2019 Global Banka görünümü raporunda Türkiye, Arjantin, Brezilya ve İtalya’da yerel ve jeopolitik risklerin negatif bir risk unsuru olduğunu ifade etti. Gelişmiş ülkelerde 2019 için büyümenin güçlü kalmaya devam edeceği, gelişen ülkelerde ise görünümün daha belirsiz olabileceği belirtildi (Nötr).

 

Moody’s 2019’da Türkiye İçin Daralma Öngördüğünü Söyledi

15.11.2018 – Kredi Derecelendirme kuruluşu Moody’s Investor Service yeni yayınladığı raporda 2019 için küresel büyümede yavaşlama, finansal piyasalarda oynaklık, yükselen faizler ve korumacı politikalar gibi riskleri işaret ederek önümüzdeki yılın gelişen piyasalar için zor bir yıl olacağını belirtti.

Türkiye’nin artan kurumsal zorluklarına dikkat çeken raporda Türkiye ekonomisinde önemli ölçüde bir yavaşlama beklenmesi dikkat çekerken kurum Türkiye için 2018’de %1,5 büyüme, 2019’da ise %2 daralma bekliyor.

Moody’s: 2019’da Gelişmekte Olan Ülkeler İçin Daha Zorlu Olacak

Moody’s Gelişmekte Olan Ülkeler için 2019 yılına ait görünümü anlatan bir raporuna göre küresel büyümedeki yavaşlama, finansal piyasalarda ve faiz oranlarında devam eden oynaklık, artan jeopolitik riskler ve korumacı dış ticaret politikaları nedeniyle 2019 yılında gelişmekte olan ülkeler için kredi koşullarının daha zorlu olacak. Moody’s Türkiye ve Afrika’nın bazı kısımları için görünümün negatif olduğunu Ortadoğu için ise karışık bir durumun olduğunu belirtiyor.

2019 yılında kredi koşularının ülkelerin vereceği politika tepkilerine göre değişiklik göstereceğinin belirtildiği raporda Türkiye’nin politik belirsizlik ve artan kurumsal zorluklarla karşı karşıya olduğu not edildi. Moody’s Türkiye’nin bu yıl %1,5 büyümesini gelecek yıl ise %2,0 daralmasını bekliyor.

Moody’s in geçmiş büyüme tahminlerini ve gerçekleşmeleri şu şekilde gerçekleşti:

27 Nisan 2016’da Moody’s, Türkiye’de ekonomik büyümenin bu sene (2016 için) yüzde 3,4, gelecek yıl (2017 için) ise yüzde 3,6 seviyesinde gerçekleşmesini beklediğini belirtti.

Türkiye 2016’da son çeyreğinde yüzde 3,5, 2016’nın tamamında yüzde 2,9 büyüdü. 2017’nin 1. çeyreğinde yüzde 5 büyüdü. 2017’nin tamamında yüzde 7,4 büyüdü. Yani Türkiye 2017’de Moody’s öngörüsünün 2 katından fazla büyüdü.

 

Fitch 20 Türk Bankasının Notunu Düşürdü

02.10.2018 – Fitch 20 Türk Bankasının yabancı para cinsinden notunu BB den BB-‘a düşürürken, görünümü negatif olarak belirledi. Derecelendirme kuruluşunun bankaların notunu indirmesi, TL’de yaşanan hızlı değer kaybından sonra risklerin bankacılık sektörü açısından artması ve bunun yanında yavaşlayan ekonominin getireceği ek risk ve yüklere bağlanıyor. Bununla birlikte son dönemde TL’de görülen görece istikrar, Merkez Bankası’nın daha Ortodoks politikalar uygulamaya başlaması ve daha pahalı olmasına rağmen bankaların yurtdışı finansmana ulaşımının devamı olumlu gelişmeler olarak kaydedilmiş.

  • Fitch yaptığı açıklamada, 20 Türk bankası ve bağlı ortaklıklarının yabancı para cinsinden uzun vadeli kredi notlarını düşürdüğünü duyurdu. Fitch ayrıca, 12 bankanın Finansal Kapasite notlarını da indirdi.
  • Yabancı sahipli bankaların yabancı para cinsinden uzun vadeli kredi notlarının BB’den BB-‘ye indirildiğini belirten Fitch, bunun Türkiye’nin dış finansmanına ilişkin kayda değer risk değerlendirmesinde yapılan revizeyi yansıttığını ifade etti.
  • Fitch, ticari kamu bankaları, Vakıf Katılım Bankası ve TSKB’nin uzun vadeli kredi notlarının ve Destek Notu Tavanları’nın BB-‘den B+’ye düşürülmelerinin ve revize edilmelerinin Türk otoritelerin döviz cinsinden destek sağlama kabiliyetlerine yönelik büyük riskler bulunduğu görüşünü yansıttığını da vurguladı.
  • Fitch, Bankaların Finansal Kapasite notlarının düşürülmesinin, bu bankaların tek başlarına ayakta kalma kredi profillerine yönelik risklerin 20 Temmuz 2018’de yapılan son gözden geçirmeden bu yana artmasını yansıttığını belirtti.

Kurumların konu ile ilgili yorumları şu şekilde:

İş Yatırım: Söz konusu not indiriminin diğer iki derecelendirme kuruluşunun not indiriminden sonra gelmesi ve Akbank’ın yakın zamanda sendikasyonunun başarıyla çevirmesi nedeniyle etkisinin sınırlı kalacağını düşünüyoruz.

Deniz Yatırım: Bankacılık hisselerinde haberin negatif etki yapabileceğini düşünüyoruz

Oyak Yatırım: Haberin genel olarak bankacılık sektörü için olumsuz olduğunu düşünüyoruz.

 

Moody’s 9 Türk Bankasının Notunu Düşürdü

27.09.2018

Moody’s, Türkiye’de 9 bankanın döviz cinsi mevduat notlarını indirdi. Moody’s Investors Service, Akbank AKBNK, Alternatifbank, ING Bank (Türkiye), QNB Finansbank, Ziraat Bankası, Türk Ekonomi Bankasi, Garanti Bankasi GARAN, Türkiye Vakıflar Bankası VAKBN ve Yapı ve Kredi Bankası’nın YKBNK döviz cinsi banka mevduatı notlarını B1’den B2’ye indirdiğini açıkladı.

Not indiriminin 24 Eylül’deki Türkiye’nin döviz cinsinden mevduat notunun düşürülmesinden kaynaklandığı belirtildi. Moody’s, önceki gün Türkiye’nin uzun vadeli yabancı para cinsinden banka mevduatları için ülke tavanı notunu B1’den B2’ye indirdiğini açıklamıştı.

Kurumlar bu haberlerin hisse performanslarında etkili olmasını beklemiyorlar.

 

Fitch, 4 Bankanın Notlarını Düşürdü

12.09.2018

Fitch dün yaptığı açıklamada, Anadolubank ve Fibabanka’nın uzun vadeli kredi notlarını BB- ‘dan B+&la, Şekerbank (SKBNK)’ın kredi notunu B+’dan B’ye ve Odeabank’ın notunu BB-‘den B’ye indirdiğini duyurdu. Fitch bu bankaların Yaşabilirlik Notlarını da düşürürken, notları olası bir indirim için izlemeden çıkardı ve görünümlerini ‘negatif’ olarak belirledi.

Fitch, not indiriminin son dönemde piyasa oynaklığı döneminde bankaların performanslarına, varlık kalitelerine, likidite ve fonlama profillerine yönelik artan riski yansıttığını, ekonomide sert bir iniş yaşanması ve yatırımcı güveninde kötüleşme riskini de hesaba kattıklarını ifade etti.

 

Moody’s, “Not Verdiğimiz Türk Şirketlerinin Çoğu Refinansman Risklerini Yönetebilirler”

11.09.2018

Moody’s Investors Service, bugün yayınlanan bir raporda sağlıklı likidite profillerinin ve iyi dengelenen borç vadelerinin finansal olmayan Türk firmalarının kredi kalitesini önümüzdeki 12-18 ay boyunca potansiyel refinansman risklerinden koruyabileceğini belirtti.

Türk şirketlerinin kredi kalitesi için en büyük riskin; Türkiye’nin geniş bankacılık sistemi ve ekonomisi için dış kaynak kullanılabilirliğinde potansiyel bir azalma olduğunu ancak bunun şu anda Moody’s’in temel durum senaryosu olmadığı vurgulandı.

“Türk şirketlerinin kredi kalitesi için en büyük risk, eğer Türkiye bankacılık sisteminin ve ekonominin dış fonlamaya erişiminin sıkılaşması halinde şirketlerin borçlanmaya erişimlerinde potansiyel azalma” olabileceğini söyleyen Moody’s, bununla birlikte mevcut durumda bunun temel senaryoları olmadığını altını çizdi.

Raporda, TL’deki değer kaybı ile birlikte dolar/euro cinsinden borç geri ödeme maliyetlerinin artmasından en kötü etkilenen kesimin döviz geliri ve dövize endeksli geliri olmayan korunmamış kısa vadeli döviz borcu olan kaldıraçlı şirketler olduğu belirtildi. Moody’s’in raporuna göre yedi Türk şirketi, piyasa lideri pozisyonları, offshore malzeme gelirleri veya döviz bağlantılı gelirleri, aktif kur riski yönetimi politikaları, güçlü bilançolar ve sağlıklı likidite desteğiyle, devletin Ba3 tahvil notunun bir kademe üzerinde derecelendiriliyor.

Moodys’e 16 Milyon Dolarlık Ceza

 

Moodys 20 Finans Kuruluşunun Notunu İndirdi

29.08.2018

Moody’s, Türkiye’de faaliyet gösteren 20 finans kuruluşunun notunu indirdi. Kredi derecelendirme kuruluşu 14 bankanın temel kredi notlarını bir basamak ve dört bankanın (Denizbank, Odea Bank, Türkiye İş Bankası ve TSKB) temel kredi notlarını iki basamak ve iki finans kurumunun notunun da birer basamak düşürdüğünü açıkladı.

Türk Lirası’nın yoğun saldırıya maruz kaldığı günlerde genel müdürlerinin piyasayı destekleyici açıklamalar yaptığı Türkiye İş Bankası ve Denizbank’ın notlarının 2 basamak birden indirilmesi ise ayrıca dikkat çekti.

 

Fitch Notu Korudu

21.07.2018 – Fitch Ratings 21 Temmuz 2017’de yaptığı değerlendirmede. Türkiye’nin uzun vadeli kredi notunu BB+ ve görünümünü de kararlı olarak korudu.

Fitch’e göre referandum sonucunda kuvvetler ayrılığı prensibi aşınmaya uğradı ve ülkeyi biraz kutuplaştırdı. Fitch, geçici teşviklerin şu ana kadar büyümeyi güçlendirdiğini ancak ekonomide henüz bir reform yapılmadığını belirtti. Siyasi ve jeopolitik risklere vurgu yaptı.