Ana sayfa Haberler Özel Sektörde...

Özel Sektörde 2019 Yılı Ücret Artışı Beklentisi Güncellendi

2019’da Özel Sektörde Maaşlar Ne Kadar Artacak?

24.01.2019 – Lider insan kaynakları ve yönetim danışmanlığı firması Mercer, iş dünyasındaki ücret ile yan haklarda genel eğilim ve uygulamaları ortaya koyan ‘Mercer 2018 Aralık Ücret Artışı ve Yan Hak Trendleri Anketi’nin sonuçlarını güncelledi. Aralık ayı itibariyle güncellenen araştırmaya göre, Türkiye genelinde özel sektörün Ekim 2018’de yüzde 22 olarak öngördüğü 2019 ücret artış oranı beklentisi, Aralık 2018 itibariyle yüzde 20 olarak değişti.

Firmaların değişen iş gücünün sağlık, varlık ve kariyer alanlarındaki ihtiyaçlarını yönetmeleri için teknoloji odaklı çözümler sunan ve danışmanlık veren Mercer, iş dünyasındaki ücret, zam eğilimleri ve yan haklar uygulamalarını ortaya koyan ‘Mercer 2018 Aralık Ücret Artışı ve Yan Hak Trendleri Anketi’nin Aralık sonu itibariyle güncellenen sonuçlarını açıkladı. 195 firmanın katıldığı araştırmaya göre, enflasyon beklentisi ile birlikte ücret artışı beklentisi yüzde 20 olarak güncellendi.

Türkiye genelinde ücret artışlarının yüzde 43’ü Ocak, yüzde 32’si Nisan ayında gerçekleşirken, İzmir bölgesi firmalarının yüzde 71’i çalışanlarına ücret artışını Ocak ayında veriyor.

Asgari ücretin artmasıyla emek yoğun sektörlerde ücret artışı daha yüksek olacak

Araştırmanın sektörel dağılımına bakıldığında otomotiv yan sanayi yüzde 22 ve üretim ise yüzde 21 ile Türkiye ortalamasının üstünde ücret artış beklentisi olan sektörler olarak karşımıza çıkıyor. Tüketici ürünleri ve kimya sektörlerinde yüzde 19, lojistik, servis sektörü, ilaç – sağlık ve bilgi teknolojileri gibi sektörler de beklenen oran yüzde 18.

Yan haklar programlarına yatırım yapan şirketlerin sayısı artıyor

Dünyada ve Türkiye’de yan haklar uygulamaları konusunda lider olan ‘Mercer 2018 Aralık Ücret Artışı ve Yan Hak Trendleri Anketi’nin sonuçlarına göre, firmaların yüzde 15’i esnek yan haklar programlarını yapılandırıyor. Bu programı uygulayan şirketlerin yüzde 12’si çalışanlarına ücretten kesinti ile bütçe üretme imkânı vererek avantajlı fiyatlardan ve muafiyetlerden faydalanma olanağı sunuyor. Şirketlerin yüzde 7’si ise ek bütçe ile yan haklar programlarına yatırım yapıyor.

Araştırmaya göre, Türkiye genelinde firmaların yüzde 40’ı, İzmir bölgesi firmalarının ise yüzde 15 esnek çalışma saati uygulaması gerçekleştiriyor. Demografik değişimin ve dijitalleşme ile birlikte çalışan bağlılığını arttırma, geleceğin yeteneklerini çekme ve elde tutarak fark yaratabilmek rekabetçi olmak adına gün geçtikçe önemini artırıyor.

Şirket aracı politikaları gözden geçiriliyor

Araştırmanın sonuçlarına göre, şirket aracı politikaları da gözden geçiriliyor. Türkiye’de her gün yaklaşık 400 bin araç iş sebebiyle kiralık olarak kullanılıyor. Araştırmaya katılan firmaların yüzde 68’i şirket aracı politikalarını gözden geçirmeyi düşünüyor. Firmaların yüzde 18’i ise araçları satın almayı düşünürken, yüzde 15’i şirket aracı yerine nakit yardımı yapmayı planlıyor. Şirketlerin yüzde 96’sı benzin yardımı tutarında bir azalma planlamıyor. Firmaların yüzde 44’ü yol yardımı tutarında bir artış gerçekleştirmek istiyor. İzmir bölgesinde araştırmaya katılan firmaların yüzde 24’ü şirketin sağladığı aracın modelini değiştirmeyi düşünüyor. Firmaların yüzde 16’sı araçları satın almayı düşünürken, yüzde 8’inin servis güzergâhlarını birleştirme veya ana hatlara servis koyma gibi planları bulunuyor.

İzmir Türkiye ortalamasının üstünde

Aralık ayı itibariyle güncellenen araştırmaya göre, Türkiye genelinde özel sektörün Ekim 2018’de yüzde 22 olarak öngördüğü 2019 ücret artış oranı beklentisi, Aralık 2018 itibariyle yüzde 20 olarak güncellendi. Ege Bölgesi ise yüzde 22 ile Türkiye ortalamasının üstünde yer aldı. ‘Mercer 2018 Aralık Ücret Artışı ve Yan Hak Trendleri Anketi’nin sonuçlarına göre, İzmir bölgesi firmalarının yüzde 28’i çalışanlarına bir teşvik veya komisyon veriyor. Türkiye genelinde bu oran yüzde 48. Türkiye genelinde araştırmaya katılan firmaların yüzde 85’i İzmir bölgesi firmalarının ise yüzde 66’sı çalışanlarına prim veriyor. Çalışanlarına kar payı veren şirketlerin oranı ise, Türkiye genelinde ve paralel olarak İzmir bölgesi firmalarda yüzde 8. Firmaların uzun süreli teşvik planları Türkiye genelinde yüzde 31 iken, İzmir bölgesi firmalarında yüzde 10 olarak karşımıza çıkıyor.

Mühendislik kritik öneme sahip pozisyon

Araştırmaya göre, işe alımlarda mühendislik ve sektörel spesifik pozisyonlar kritik öneme sahip pozisyonlar olarak gözüküyor. Mühendislik ve üretim pozisyonları, firmaların elde tutmakta en çok zorlandıkları pozisyonlar olarak yer alıyor. İzmir bölgesindeki ve Türkiye genelindeki baz ücret farkları göz önüne alındığında ise, benzer bir farkın yeni mezun işe alımlarda da ortaya çıktığı gözlemleniyor. Bölgede yeni mezun işe giriş yıllık baz ücret tutarı medyanda minimum brüt 33 bin TL iken, Türkiye genelinde 40 bin TL olarak belirtiliyor.

Güneş Nalbantoğlu: “Araştırmalarımız, yöneticilerin karar alma süreçlerinde onları destekleyen önemli bir araç…”

‘Mercer 2018 Aralık Ücret Artışı ve Yan Hak Trendleri Anketi’nin şirketler için piyasada konumlarını kontrol edebilme, bu doğrultuda ücretlendirme ve yan haklar politikalarını gözden geçirme, personel maliyetlerini etkin yönetme; sektörel bazda karşılaştırmalar yapabilme adına objektif veriler sağlayan ve karar alma süreçlerinde onları destekleyen önemli bir araç olduğuna dikkat çeken Mercer Türkiye Kariyer Bölümü Danışmanı Güneş Nalbantoğlu, “Enflasyon, kur ve faiz koşullarının şirketleri etkilediği ve kısa vadede aksiyonlarını gözden geçirme yönünde adımlar atmasını ve önceliklerini belirlemesi gerektiği bu süreçte bizler de şirketlere destek olmaya çalışıyoruz. Veri, bu gibi yoğun gündemlerde önemini bir kez daha kanıtlıyor. Yaptığımız araştırmalar ve elde edilen veriler iş dünyasına güçlü öngörüler sunması bakımından önem taşıyor. Araştırmada yer verdiğimiz İzmir bölgesi bizim önem verdiğimiz çalışma bölgelerinden biri. İzmir özelinde ilk defa bu kapsamda bir çalışmayı Mercer olarak biz gerçekleştirdik. Hem ulusal şirketler, hem de işgücü açısından son yıllarda İzmir bölgesi ciddi bir yükseliş trendinde. Ücret beklentisi ise Türkiye ortalamasının üstünde; bu bakımından enteresan sonuçlar içeriyor“ dedi.

Mercer hakkında

İnsan Kaynakları Yönetimi konusunda lider danışmanlık şirketi olan Mercer, 40’tan fazla ülkedeki organizasyonu ve 20 bin çalışanıyla 25 binden fazla müşterisine hizmet veriyor. Mercer, danışmanlık verdiği firmalara; insan kaynakları stratejilerini ve sistemlerini oluşturmaları, politika ve programlarının etkinliğini anlamaları, geliştirmeleri, ölçmeleri ve uygulamaları konusunda hizmetler sunuyor. Mercer danışmanları, firmalara ayrıca çalışanlarıyla ilgili ücret ve yan haklar (sağlık, emeklilik vb) konularında veriler sağlıyor, bu hakların oluşturulması ve yönetilmesini içeren çözümler sağlıyor.

Mercer aynı zamanda tüm dünyada ve Türkiye’de birçok şirkete aktüeryal yöntemlere ve kurallara uygun olarak maliyet ve yükümlülük hesaplanmasında ve raporlanmasında danışmanlık hizmeti veriyor. Küresel ekonominin bir uzantısı olarak, şirket satın almaları ve birleşmelerinde kıdem tazminatı karşılıklarının değerlemesi ile birlikte diğer yan fayda paketlerinin de aktüeryal değerlemesinde yerel ve global çözümler getiriyor.

Dünya çapındaki tecrübesini lokal platforma uygulayan Mercer, tüm süreci müşterilerinin iş stratejisi doğrultusunda geliştiriyor ve uyguluyor. Uluslararası ve büyük lokaller başta olmak üzere birçok firmaya danışmanlık veren Mercer, Marsh & McLennan Companies, Inc. iştirakidir.

 

2019 Maaş Zammı Ortalaması Belli Oldu!

14.11.2018 – Ekonomik dalgalanmalar; kurumları maliyetlerini optimize edip, karlılıklarını göz önünde bulundurdukları hassas bir döneme getirdi. Peki, bu hassasiyet çalışanların maaşlarına nasıl yansıyacak? PERYÖN, Türkiye İnsan Yönetimi Derneği tarafından yapılan ve KPMG Türkiye tarafından yorumlanan 2019 Ücret Araştırması’na göre kurumların yüzde 95’i 2019 yılında bir kez ücret artışı yapacak. Zam ortalaması ise yüzde 16.

Dalgalı ekonomilerde çalışanların kaygıları ve beklentileri dikkate alındığında, ücret yönetimi çok daha stratejik bir boyut kazanıyor. Şirketlerin çalışan bağlılığını etkilemeden ancak maliyetlerini en doğru şekilde yönetecekleri stratejiler geliştirme eğilimleri gittikçe artıyor. Peki, tüm bu eğilimler çalışanların maaşlarına nasıl yansıyacak?

PERYÖN, Türkiye İnsan Yönetimi Derneği ve KPMG Türkiye tarafından; perakende, profesyonel hizmetler, otomotiv, endüstriyel üretim, ilaç gibi 20’den fazla sektörden 100’ü aşkın şirketin katılımıyla gerçekleştirilen 2019 Ücret Araştırması; kurumların 2019 zam karnelerini belirledi.

Katılımcıların yüzde 39’unu çok uluslu şirketlerin oluşturduğu araştırmaya göre kurumların yüzde 95’i 2019’da bir kez zam yapmayı planlıyor. 2018 yılında yüzde 90 olarak gerçekleşen bu oran 2017 senesinde ise yüzde 82 idi.

2019 yılı için şirketlerin bütçeledikleri ortalama ücret artışı ise yüzde 16,6. Bu rakam son iki yılla kıyaslandığında dikkate değer bir yükseklik ortaya koyuyor. 2019 yılı için öngörülen enflasyon oranı da rakamlar üzerinde etkili oluyor.

Geriye dönük iki yılın oranlarına dikkat çekilen araştırmaya göre; 2017 yılında ortalama yüzde 9,6 ücret artışı bütçelenirken gerçekleşen oran ortalama yüzde 11,2 seviyesinde olmuş. 2018 yılında ise, bütçelenen ücret artış oranı yüzde 8-9 iken artış yüzde 10,8 olarak listelenmiş.

Unvan bazında ücret artış oranlarına bakıldığında ise tüm unvanlarda geçen seneye kıyasla dikkate değer bir artış görülüyor. Toplam ücretlendirme paketinin önemli bir başlığı olan ikramiye ve prim uygulamaları incelediğinde, araştırmaya katılan şirketlerin yarısı mevcut sistemlerinde bir değişiklik yapmayacağını ifade ederken, katılımcıların yüzde 20,9’u böyle bir uygulamalarının olmadığını belirtiyor. İkramiye ve prim uygulamasında kesintiye gidecek kurum sayısının düşük olması da araştırmanın dikkat çeken diğer sonuçları arasında yer alıyor.

“Kur dalgalanmaları ücret artışlarını etkiliyor”

Kurumların 2019 yılı için olumlu bir tutum sergilediğini anlatan PERYÖN Yönetim Kurulu Başkanı Berna Öztınaz; “Araştırmaya katılan kurumların yüzde 95’i, 2019 yılı için yılda bir kez ücret artışı yapacağını belirtti. Önceki yıllardan farklı olarak ekonomik verilere bağlı olarak ücret artış frekanslarının ve oranlarının değişim gösterebileceği de öngörülüyor. Şirketlerin faaliyet gösterdikleri sektör, şirket yapısı ve ülke ekonomisindeki gelişmeler ile küresel ekonomideki dalgalanmalar da ücret artış politikalarını etkileyen faktörler arasında. Bazı şirketler yıllık toplam ücret artış oranını ikiye bölerek, bazıları ise ek enflasyon artışı yaparak 2019 enflasyon ile mücadele hareketlerini belirleyecek. Şirketler yıl ortasından sonra gerçekleşen ekonomik gelişmelerde dümeni hızlı çevirmekte imtina edip, ücretler konusunda daha temkinli bir yönetim yaklaşımı sergileyebilir. Çalışan bağlılığını öncelikleri arasına alan şirketlerin bütçeledikleri artışın altına inmeyeceğini tahmin ediyoruz. Ücret artış oranlarını 2019 yılında en çok etkileyecek unsurların enflasyon baskısı ile döviz kurlarındaki dalgalanmalar olacağı aşikâr. Bu nedenle gerçekleşecek ücret artışlarında herhangi bir değişiklik olup olmayacağını önümüzdeki yılın raporunda hep birlikte göreceğiz” dedi.

Zamlar yılın ilk çeyreğinde

Araştırmadan çıkan bir diğer veri de zam oranlarının zamanlaması. Araştırma sonuçları, tek frekans halinde gerçekleşecek zamların yılın ilk çeyreğinde maaşlara yansıyacağını ortaya koyuyor. Kurumların yüzde 75’i 2019 zammını Ocak – Mart ayında yapmayı planlıyor. Yüzde 15’i Nisan – Haziran, yüzde 7’si Temmuz – Eylül ve yüzde 3’ü de Ekim – Aralık arasında zam yapacak.

2017’de kurumların yüzde 79’unun ve 2018 yıllında ise 72,6’sinin zammı ilk çeyrekte yapmayı tercih ettiğini anlatan Öztınaz, “Önceki yıllardan farklı olarak bu yıl çalışan bağlılığını göz önünde bulunduran şirketlerin bir enflasyon düzenlemesi yapması söz konusu olabilir” dedi.

Yan haklar değişmiyor, performans primi artıyor…

Çalışanlara sunulan yan haklarda ilk sırayı, geçen sene olduğu gibi bu yıl da yüzde 69 ile sağlık sigortası alıyor. İkinci sırada kendine yer bulan şirket aracı ise geçen sene yüzde 51,58 gibi bir orana sahipken bu yıl yüzde 61,8’e yükselmiş durumda. Ancak araştırma; 2019 yılında döviz kurlarındaki dalgalanmaların devam etmesi durumunda, şirketlerin çalışanlarına yan hak olarak leasing maliyetleri yüksek araç tahsis etmek yerine düşük maliyetli yan haklara yöneleceğini öngörüyor.

2018 yılında yüzde 45,6, 2017 yılında ise yüzde 42,9 olarak gerçekleşen kısa dönemli teşvik/performans primi de geçen yıllara oranla artış göstermeye devam ederek payını yüzde 53,6’ya çıkartıyor.

Rapor, yan hakların şirket maliyetlerine etkisini dikkate alarak artış bütçelemeyen şirketlerin oranının bu yıl da arttığını ortaya koyuyor. Geçen sene değişiklik olmayacağını ifade eden şirketlerin oranı yüzde 61 iken 2019 yılı için bu oran yüzde 67’ye yükselmiş durumda. Yan hak uygulaması olmadığını söyleyen kurumların oranı ise bu sene yüzde 7’den yüzde 10’a yükselmiş.