Ana sayfa Haberler Ücret Artış B...

Ücret Artış Bütçeleri Enflasyon Beklentisinin Üzerinde

Lider küresel insan kaynakları ve yönetim danışmanlığı firması Mercer, iş dünyasındaki ücret ile yan haklarda genel eğilim ve uygulamaları ortaya koyan ‘Ücret ve Yan Hak Trendleri Ara Anketi’nin sonuçlarını açıkladı. Anketin ara sonuçlarına göre, firmaların 2020 yılı yılsonu enflasyon beklentisi yüzde 12 iken 2021 Yılı ücret artış bütçelerine karar veren firmalar yüzde 13,8 bandında zam yapmayı ön görüyor. Geçtiğimiz sene olduğu gibi bu yıl da firmalar ücret artış bütçelerini enflasyon rakamının üstünde belirledi. Öte yandan yüzde 46,6 gibi yüksek oranda firmanın ücret artışıyla ilgili bir fikri bulunmuyor.  

100.000 TL Paranız Olsa Nasıl Yatırım Yapardınız? Sanal Para ile Deneyin!

İstanbul, 21 Eylül 2020 – Firmaların değişen iş gücünün sağlık, varlık ve kariyer alanlarındaki ihtiyaçlarını yönetmeleri için çözümler sunan ve danışmanlık veren Mercer, ‘Ücret ve Yan Hak Trendleri Ara Anketi’nin sonuçlarını paylaştı. Anketin sonuçlarına göre; 2020 yılında firmaların gerçekleştirdiği ücret artışı yüzde 14,5 olarak gerçekleşti. Firmaların yüzde 53,4’ü 2021 yılı için yüzde 13,8 bandında zam yapmayı planlarken, tüm dünyayı etkisi altına alan pandemi sebebiyle önünü görmekte zorlanan firmaların yüzde 46,6’sının henüz ücret artışıyla ilgili bir fikri bulunmuyor.  

144’ü uluslararası 39’u ulusal toplam 183 firmanın katıldığı anketin sonuçlarına göre; firmaların 2020 yılı sonunda gerçekleşmesini beklediği enflasyon oranı yüzde 12. Pandemiyle birlikte kısa çalışma ödeneğine başvuran firmaların oranı yüzde 30,5 iken, yüzde 69,5’u böyle bir girişimde bulunmadı. Kısa çalışma ödeneğine başvurulan pozisyonlar arasında ise yüzde 60,4’lük oran ile operasyon bölümü ve merkez ofis çalışanları il sırada yer alıyor. Bunu, saha satış çalışanları yüzde 50,9 oranıyla, üretim departmanındaki mavi yakalı çalışanları yüzde 49,1 oranıyla takip ediyor. Sisteme dahil olan üretim departmanındaki beyaz yakalı çalışanların oranı ise yüzde 37,7. 

Ankete katılan firmaların yüzde 94,3’ü ücret artış oranını belirlerken yıllık tüketici enflasyonunu dikkate alıyor. Firmaların yüzde 67,2’si yılsonu ücret artış tahminleri raporlarını, yüzde 29,9’u ise EUR / TRY – USD / TRY kur değişimini dikkate alıyor. Firmaların yüzde 99,4 maaş ödemelerini Türk Lirası üzerinden gerçekleştiriyor. Bununla beraber Şirketlerin yüzde 5,7’si belirli çalışan gruplarına EUR ile yüzde 2,9’u ise USD ile ödeme yapıyor. 

Yan haklar pandemiden etkilenmedi

Dünyada ve Türkiye’de yan hak uygulamaları konusunda lider olan Mercer’ın ‘Ücret ve Yan Hak Trendleri Ara Anketi’nin sonuçlarını göre; firmaların yüzde 92,9’u maliyet tasarrufu amacıyla yan hakların kapsamında veya yan haklar tutarında bir düşüş gerçekleştirmedi. Yüzde 7,1 oran ile yan haklar kapsamında daralma veya tutarda düşme gerçekleştiren firmaların sektörlerine bakıldığında, yüzde 33,3 ile bankacılık / finansal hizmetler ve yüzde 25 ile sigorta / reasürans sektörleri dikkat çekiyor. Ankete katılan firmaların yüzde 66,8’i yol yardımı, yüzde 33,3’ü yemek yardımı, yüzde 25’i yakıt ödeneği, yüzde 16,7’si şartlı ödenekler (doğum, evlilik, cenaze, kira, yer değiştirme) ve yüzde 8,3’ü sosyal ödenekler (ısınma, dini bayram) gibi uygulamalarda daralma veya düşüş gerçekleştirdi.  

Firmaların yüzde 87’sinin planında işten çıkarma yok

Anketin sonuçlarına göre; firmaların yüzde 12,9’u işçi çıkarımı planlamıyor. Firmaların yüzde 61,2’si ise pandemi sebebiyle izinler kapsamında bir aksiyon almazken, aksiyon alan firmaların oranı yüzde 38,8. Alınan aksiyonlar arasında yüzde 40,6 oranı ile toplu izin uygulaması ilk sırada gelirken, bunuz yüzde 48,4 ile köprü izni ve yüzde 28,1 ile mazeret izni takip ediyor. Firmaların yüzde 82,8’i pandemi sebebiyle ücretsiz izin uygulaması gerçekleştirdi.  

Firmaların yüzde 45’i uzaktan çalışmayı kalıcı hale getirmeyi planlıyor

Pandemi süreciyle birlikte uygulamaya başlanan uzaktan çalışmanın kalıcı olması yönünde firmaların çalışma içinde oldukları da göze çarpıyor. Anketin sonuçlarına göre; firmaların yüzde 45,1’i uzaktan çalışmayı kalıcı hale getirmeyi hedefliyor. Yüzde 94,7 ile merkez ofis çalışanları uzaktan çalışma planlanan pozisyonlar arasında ilk sırada yer alıyor. Ardından yüzde 77,9 ile bilgi işlem, yüzde 56,8 operasyon, yüzde 46,3 ile saha satış, yüzde 22,1 ile üretim departmanındaki beyaz yakalı çalışanlar geliyor. Uzaktan çalışma süresinde firmaların yüzde 80’i çalışanlarına yeni bir hak sağlamadı. Bu konu firmaların yüzde 12’7’sinin gündeminde yer alırken, yüzde 7,5’u tek seferlik ödeme, yüzde 6,9’u yemek kartı, internet limiti artırımı ve bonus ödemeler yaptı. Yüzde 4,6’sı ise günlük veya aylık ödenek sağladı.  

Firmaların yüzde 50’si ulaşım, yüzde 71’i yemek çeki desteği veriyor

Ankete katılan firmaların yüzde 50,9 çalışanlarına ortalama 372,5 TL ulaşım ödeneği sağlıyor. Çalışanlarına yemek çeki desteği veren firmaların oranı ise yüzde 71,1. 2021 yılında firmaların yüzde 44,1’i yemek çekinde, yüzde 31,1’i ise ulaşım ödeneğinde artış düşünüyor. Sadece 3,1’lik bölümü ulaşım ödeneğinde azaltma yapmayı planlıyor. Çalışanların çocukları için eğitim yardımında bulunan firmaların sayısı yüzde 16,5. Bu firmalar ortalama 4 bin 200 TL’lik bir yardım olanağı sunuyor. 2021 yılında firmaların yüzde 83,4’ü çalışanlarına yeni bir yan hak sağlamayı düşünmüyor. Firmaların yüzde 7,7’si ise internet yardımı yapmayı planlıyor.

 

2019 Maaş Zammı Ortalaması Belli Oldu

14.11.2018 – Ekonomik dalgalanmalar; kurumları maliyetlerini optimize edip, karlılıklarını göz önünde bulundurdukları hassas bir döneme getirdi. Peki, bu hassasiyet çalışanların maaşlarına nasıl yansıyacak? PERYÖN, Türkiye İnsan Yönetimi Derneği tarafından yapılan ve KPMG Türkiye tarafından yorumlanan 2019 Ücret Araştırması’na göre kurumların yüzde 95’i 2019 yılında bir kez ücret artışı yapacak. Zam ortalaması ise yüzde 16.

Dalgalı ekonomilerde çalışanların kaygıları ve beklentileri dikkate alındığında, ücret yönetimi çok daha stratejik bir boyut kazanıyor. Şirketlerin çalışan bağlılığını etkilemeden ancak maliyetlerini en doğru şekilde yönetecekleri stratejiler geliştirme eğilimleri gittikçe artıyor. Peki, tüm bu eğilimler çalışanların maaşlarına nasıl yansıyacak?

PERYÖN, Türkiye İnsan Yönetimi Derneği ve KPMG Türkiye tarafından; perakende, profesyonel hizmetler, otomotiv, endüstriyel üretim, ilaç gibi 20’den fazla sektörden 100’ü aşkın şirketin katılımıyla gerçekleştirilen 2019 Ücret Araştırması; kurumların 2019 zam karnelerini belirledi.

Katılımcıların yüzde 39’unu çok uluslu şirketlerin oluşturduğu araştırmaya göre kurumların yüzde 95’i 2019’da bir kez zam yapmayı planlıyor. 2018 yılında yüzde 90 olarak gerçekleşen bu oran 2017 senesinde ise yüzde 82 idi.

2019 yılı için şirketlerin bütçeledikleri ortalama ücret artışı ise yüzde 16,6. Bu rakam son iki yılla kıyaslandığında dikkate değer bir yükseklik ortaya koyuyor. 2019 yılı için öngörülen enflasyon oranı da rakamlar üzerinde etkili oluyor.

Geriye dönük iki yılın oranlarına dikkat çekilen araştırmaya göre; 2017 yılında ortalama yüzde 9,6 ücret artışı bütçelenirken gerçekleşen oran ortalama yüzde 11,2 seviyesinde olmuş. 2018 yılında ise, bütçelenen ücret artış oranı yüzde 8-9 iken artış yüzde 10,8 olarak listelenmiş.

Unvan bazında ücret artış oranlarına bakıldığında ise tüm unvanlarda geçen seneye kıyasla dikkate değer bir artış görülüyor. Toplam ücretlendirme paketinin önemli bir başlığı olan ikramiye ve prim uygulamaları incelediğinde, araştırmaya katılan şirketlerin yarısı mevcut sistemlerinde bir değişiklik yapmayacağını ifade ederken, katılımcıların yüzde 20,9’u böyle bir uygulamalarının olmadığını belirtiyor. İkramiye ve prim uygulamasında kesintiye gidecek kurum sayısının düşük olması da araştırmanın dikkat çeken diğer sonuçları arasında yer alıyor.

“Kur dalgalanmaları ücret artışlarını etkiliyor”

Kurumların 2019 yılı için olumlu bir tutum sergilediğini anlatan PERYÖN Yönetim Kurulu Başkanı Berna Öztınaz; “Araştırmaya katılan kurumların yüzde 95’i, 2019 yılı için yılda bir kez ücret artışı yapacağını belirtti. Önceki yıllardan farklı olarak ekonomik verilere bağlı olarak ücret artış frekanslarının ve oranlarının değişim gösterebileceği de öngörülüyor. Şirketlerin faaliyet gösterdikleri sektör, şirket yapısı ve ülke ekonomisindeki gelişmeler ile küresel ekonomideki dalgalanmalar da ücret artış politikalarını etkileyen faktörler arasında. Bazı şirketler yıllık toplam ücret artış oranını ikiye bölerek, bazıları ise ek enflasyon artışı yaparak 2019 enflasyon ile mücadele hareketlerini belirleyecek. Şirketler yıl ortasından sonra gerçekleşen ekonomik gelişmelerde dümeni hızlı çevirmekte imtina edip, ücretler konusunda daha temkinli bir yönetim yaklaşımı sergileyebilir. Çalışan bağlılığını öncelikleri arasına alan şirketlerin bütçeledikleri artışın altına inmeyeceğini tahmin ediyoruz. Ücret artış oranlarını 2019 yılında en çok etkileyecek unsurların enflasyon baskısı ile döviz kurlarındaki dalgalanmalar olacağı aşikâr. Bu nedenle gerçekleşecek ücret artışlarında herhangi bir değişiklik olup olmayacağını önümüzdeki yılın raporunda hep birlikte göreceğiz” dedi.

Zamlar yılın ilk çeyreğinde

Araştırmadan çıkan bir diğer veri de zam oranlarının zamanlaması. Araştırma sonuçları, tek frekans halinde gerçekleşecek zamların yılın ilk çeyreğinde maaşlara yansıyacağını ortaya koyuyor. Kurumların yüzde 75’i 2019 zammını Ocak – Mart ayında yapmayı planlıyor. Yüzde 15’i Nisan – Haziran, yüzde 7’si Temmuz – Eylül ve yüzde 3’ü de Ekim – Aralık arasında zam yapacak.

2017’de kurumların yüzde 79’unun ve 2018 yıllında ise 72,6’sinin zammı ilk çeyrekte yapmayı tercih ettiğini anlatan Öztınaz, “Önceki yıllardan farklı olarak bu yıl çalışan bağlılığını göz önünde bulunduran şirketlerin bir enflasyon düzenlemesi yapması söz konusu olabilir” dedi.

Yan haklar değişmiyor, performans primi artıyor…

Çalışanlara sunulan yan haklarda ilk sırayı, geçen sene olduğu gibi bu yıl da yüzde 69 ile sağlık sigortası alıyor. İkinci sırada kendine yer bulan şirket aracı ise geçen sene yüzde 51,58 gibi bir orana sahipken bu yıl yüzde 61,8’e yükselmiş durumda. Ancak araştırma; 2019 yılında döviz kurlarındaki dalgalanmaların devam etmesi durumunda, şirketlerin çalışanlarına yan hak olarak leasing maliyetleri yüksek araç tahsis etmek yerine düşük maliyetli yan haklara yöneleceğini öngörüyor.

2018 yılında yüzde 45,6, 2017 yılında ise yüzde 42,9 olarak gerçekleşen kısa dönemli teşvik/performans primi de geçen yıllara oranla artış göstermeye devam ederek payını yüzde 53,6’ya çıkartıyor.

Rapor, yan hakların şirket maliyetlerine etkisini dikkate alarak artış bütçelemeyen şirketlerin oranının bu yıl da arttığını ortaya koyuyor. Geçen sene değişiklik olmayacağını ifade eden şirketlerin oranı yüzde 61 iken 2019 yılı için bu oran yüzde 67’ye yükselmiş durumda. Yan hak uygulaması olmadığını söyleyen kurumların oranı ise bu sene yüzde 7’den yüzde 10’a yükselmiş.