Ana sayfa Haberler Lojistik Sekt...

Lojistik Sektörü İnsansız Hava Aracı Mevzuat Çalışmalarına Katılacak

16.10.2020 – UTİKAD 38. Seçimli Olağan Genel Kurulu’nda yönetime aday olan “Geçmişten Geleceğe” ekibi, seçildikleri takdirde hayata geçirecekleri projelerini düzenledikleri basın toplantısıyla açıkladı. Dr. Kayıhan Özdemir Turan, ekip adına yaptığı konuşmada, dünya ölçeğinde yapılan çalışmalarda lojistik sektörünün GSYH içerisindeki payının ortalama yüzde 13 olarak kabul edildiğini belirtti.

100.000 TL Paranız Olsa Nasıl Yatırım Yapardınız? Sanal Para ile Deneyin!

Bu varsayımdan hareketle Türkiye’deki lojistik sektörünün ekonomik büyüklüğünün 100 milyar doları aşması için çaba harcayacaklarını kaydetti. Turan, drone ile yük taşımacılığından sektörde kadın iş gücünün artırılmasına ve Türkiye’nin dış ticarette tercih ettiği ticari terimlerin değiştirilmesinden lojistik maliyetlerinin düşürülmesine kadar birçok konudaki projelerini paylaştı.

Lojistik sektörünün lider sivil toplum kuruluşu Uluslararası Taşımacılık ve Lojistik Hizmet Üretenleri Derneği (UTİKAD), 38. Seçimli Olağan Genel Kurulu’na hazırlanıyor. Aralık ayında gerçekleştirilmesi planlanan Genel Kurul için UTİKAD tarihinde ilk defa, mevcut yönetim kadrosunda yer almayan üyeler bir araya gelerek oluşturdukları liste ile seçime girme kararı aldı.

“Geçmişten Geleceğe” adı verilen oluşum, projelerini Beşiktaş’taki Point Otel’de düzenlenen basın toplantısıyla duyurdu.

Oluşumun Yönetim Kadrosu adaylarının da katıldığı toplantıda ekip adına söz alan Dr. Kayıhan Özdemir Turan, UTİKAD için hayata geçirmeyi hedefledikleri projelerini anlattı.

Türkiye’de sektör

Turan, lojistik sektörünün büyüklüğüne dair yapılan çalışmalarda Gayrisafi Yurtiçi Hasıla (GSYH) içerisindeki payının ortalama yüzde 13 olarak kabul gördüğünü dile getirdi. Bu varsayımdan hareketle Türkiye’deki lojistik sektörü büyüklüğünün 100 milyar doları aşması için çaba harcayacaklarını söyledi.

“İnsansız hava aracı mevzuat çalışmalarında yer alacağız”

Turan, “Geçen yıl tonaj bazında ithalatın yüzde 85,41’lik kısmı ülkemizde teslim alınmış, ihracatın da yüzde 37,49’luk kısmı ülkemiz teslim satılmıştır. Bu durum sektörümüz için asla kabul edilemez. Bu oranları sektörümüz ve paydaşlarımız lehine değiştirecek bir bakış açısı en kısa zamanda tesis edilmelidir.” diye konuştu.

Drone ile yük taşımacılığı yakın gelecekte yaygınlaşacağından insansız hava aracı mevzuat çalışmalarında etkin şekilde rol alacaklarını kaydeden Turan, daha gerçekçi bilgi ve değerlere dayalı yeni bir Lojistik Performans Endeksi hazırlanmasına dikkati çekti.

“Geçmişte yapılamayanlara değil gelecekte yapmak istediklerimize odaklanacağız”

Turan, “Geçmişten Geleceğe, Birlikte El Ele” sloganı ile çok çalışacaklarını belirterek, şunları söyledi: “Bir araya gelerek bir başlangıç oluşturduğumuzu, ancak bir arada kalarak ilerleyebileceğimizi ve başarılı olmak için bir arada çok sıkı çalışmamız gerektiğini biliyoruz. Hedeflediğimiz başarının ‘almak ile değil vermek ile’ gerçekleşebileceğine inanıyoruz. Bugüne kadar yapılanların değerini biliyoruz. Bu süreçte görev yapan her bir kişiye gönülden teşekkür ediyoruz. Buradan hareketle geçmişte yapılamayanlara değil gelecekte yapmak istediklerimize odaklanacağız.”

Lojistik maliyetlerinin düşürülmesi için çalışılacak

Lojistik sektöründe kadın iş gücünün destekleneceğini ifade eden Turan, ‘Geçmişten Geleceğe’ ekibi olarak diğer bazı hedeflerini ise şöyle sıraladı:

  • Kağıtsız işlem için e-konşimento, e-irsaliye gibi uygulamalar desteklenecek, e-awb değişiklik ücretinin kaldırılmasına yönelik çalışmalar yapılacak.
  • Yurtiçi lojistik masraf kalemlerini dünyadaki muadilleri ile karşılaştırıp ürün maliyetindeki payının düşürülmesi için çalışmalar yapılacak.

“Ordino” uygulamasının tüm taşıma modları için gerekliliği sanayicilere anlatılacak

  • İhracatçılar tarafından kullanıldığında ticari kayıplara, ithalatçılar tarafından kullanıldığında potansiyel maliyetlere neden olan EXW incoterms uygulamasının kaldırılması için çalışılacak.
  • İthalat ve ihracat yapan firmaların, lojistik sektörünün büyümesine katkı sağlayacak şekilde uygun incoterms kullanması sağlanacak.
  • “Ordino” uygulamasının tüm taşıma modları için gerekliliği sanayicilere anlatılacak.
  • İntermodal taşımacılığın gelişmesi adına 44 ton taşıma limitinin mevzuatta sektör lehine güncellenmesi için çalışılacak.

 

Dünya Ticaretine Açılan Kapı: Lojistik Merkezleri

Lojistik Ne Demektir?

Lojistik, her türlü ürün ve hizmetin farklı taşımacılık tipleri ile kullanıcı ya da nihai tüketicilere ulaştırılması işidir. Lojistik yerine taşımacılık kelimesi de kullanılabileceği gibi, lojistikte hem taşımacılık ya da nakliye ile birlikte ürünlerin depolama, gümrükleme, ambalajlama, dağıtım işleri de olabilimektedir. Örneğin internetten aldığınız bir ürünün, o ürünü satan kişiden alınması (ya da daha önceden alınmış ve stokta tutulmuş da olabilir) ve size ulaştırılması bir lojistik operasyondur.

Ev taşımak da basit bir lojistik operasyon olmakla birlikte bir fabrika ya da imalathanenin üretimde kullandığı hammaddeleri farklı yerlerden farklı zamanlarda farklı taşımacılık yolları (tren, kara, gemi taşımacılığı kullanımı) ile getirmesi sonrasında ürün haline getirip satın alanlara ulaştırmasındaki mal ve hammadde taşınması işlerinin organizasyonu (hem hammadde hem de son üründeki stok tutma maliyetlerinin de en aza indirmesi, gümrük, ambalaj, dağıtım işleri) bir lojistik operasyondur. Fabrika ya da imalat örneğindeki lojistik üretim lojistiği ve üretim sonrası lojistik tanımlarını da kapsamaktadır.

Askeriyede ise ordunun iaşesi (yiyecek içecek), sağlık ve haberleşme hizmetleri, diğer teknik hizmetlerinin sağlanması işlerinin tümü askeri lojistik operasyondur.

Dünyanın en büyük lojistik organizasyonu olan Tedarik Zinciri Uzmanları Konseyi’nin (Council of Supply Chain Management Professionals, CSCMP) tanımıyla lojistik; “Müşterinin ihtiyaçları doğrultusunda hizmetler de dahil olmak üzere tüm ürünlerin ve ilgili ürünlere bağlı bilgilerin çıkış noktasından varış noktasına kadar etkili ve verimli bir biçimde taşınması ve depolanması için gerekli tüm prosedürlerin planlama, uygulama ve denetlenme sürecidir.”

Lojistik Üs ya da Lojistik Merkez Nedir?

Lojistik Üs ise kara, deniz, tren, hava kargosu gibi farklı taşımacılık türlerini bir araya getiren ya da bağlantı kuran aynı zamanda depolama, gümrükleme, ambalajlama ve dağıtım işlerini bir arada barındıran merkezdir.

Lojistik merkezleri ihracatta dönüm noktası olacak

Pandemi sonrası hedef ülkelerde kurulacak lojistik merkezleri 2023 yılı 226,6 milyar dolar ihracat hedefine giden yolda büyük bir rol oynayacak. Egeli ihracatçılar lojistikte devreye alınacak yeni nesil çözümlerin hem ekonomiye ivme kazandıracağı hem de tedarik zincirini güçlendireceği görüşünde.

Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkanı Jak Eskinazi’ye göre korumacılık önlemlerinin pandemiyle birlikte daha da artış gösterdiği bu dönemde lojistik sektöründe her yaşanan gelişme ihracatçıların ve hedef ülkelerle ikili ticaretin lehine olacak.

“Pandemi süresince tedarik zincirinin kırılmasıyla gördük ki global lojistik sistemleri hayati önem arz ediyor. Türkiye’nin dünya geneline hizmet sunan bir e-ticaret merkezi haline gelmesi yolundaki süreci hızlandıracak lojistik merkezlerine ve e-ticarette iş birliklerine ihtiyacımız var. Buna odaklanarak yeni nesil ticaret köprüleri oluşturmalıyız. Ticaret Bakanlığımızın İhracatçı Birlikleri ve lojistik sektörüyle bir araya gelerek hedef pazarlara erişimi kolaylaştıracak, var olan pazarların büyümesini sağlayacak lojistik merkezlerinin bir an önce hayata geçirilmesini istiyoruz. Tedarik üsleri, e-ihracatta hızlı teslimat ve iade maliyetlerinin azaltılmasında da büyük rol oynayacak. Dünyada ilk üçte yer alan Çinli e-ticaret platformuyla da gıda özelinde çok yakın bir zamanda yeni iş birliklerine imza atacağız. Türkiye’nin ilk sanal fuarını başlatan birlik olarak önümüzdeki dönemde de bir çok sanal heyet ve fuar projemiz var. Yurtdışında kurulacak tedarik üslerinin özellikle e-ihracat yapmayı hedefleyen B2B şirketlerimiz için ayrı bir önemi var.”

Hem ulaşım maliyetlerinde hem tedarikte avantaj

Özellikle lojistik anlamda stratejik noktaların seçilmesi gerektiğini vurgulayan Eskinazi, Chicago’yu örnek göstererek Orta Amerika’nın imalat sanayii, lojistik, kara taşımacılığı, depoculuk, demiryolları açısından gelişmiş bir merkezi olduğunu anlattı.

“Türk nüfusunun yoğun olduğu bölgelerin seçilmesi de bir başka stratejik hamle olabilir. Hangi sektörlerden ağırlıklı olarak talep geleceği, bu merkezlerde çalışmak isteyen firmaların sayısı, talep edilen hizmet türleri ve alanın büyüklüğü gibi konuları netleştirmek için üreticilerle temas kurulmalı, firmaların bakış açısı ve ön talepleri için görüş alışverişleri hızlandırılmalı. Lojistik merkezleri hem ulaşım maliyetlerinde hem de tedarikte sağladığı avantajlarla ihracatçılar için dönüm noktası olacak. Öte yandan Türk Ticaret Merkezleri’miz (TTM) ürünlerimizin tanıtılması, depolanması, lojistik ve finansal olarak hizmet vermek ve pazara girişlerini kolaylaştırmak için 7 ülkede faaliyet gösteriyor. TTM’ler ABD, İngiltere, Almanya, İtalya, Rusya, Kenya, BAE’de konumlanmış durumda. En son Dubai’de Ticaret Bakanlığı desteğiyle mobilya sektörüne yönelik bir TTM kuruldu.”

Türkiye lojistik merkezleriyle e-ticaret üssü olma yolunda

Depo, ofis, showroom, lojistik hizmetlerinin yanında satış ve servis desteği de vererek Türkiye’yi çekim merkezi haline getiren TTM’lerin ihracatçılar için bir fırsat olduğunu söyleyen Jak Eskinazi yurtdışı lojistik merkezlerinin daha büyük bir fırsat olduğunu sözlerine ekledi.

“Tedarik zincirinin kapsamının genişletilmesi adına bir sonraki açılımımızın lojistik merkezleri olması lazım. İlerleyen dönemde devlet kapsamına girdiğinde bizim için yurt dışındaki alıcılara daha kolay ulaşılıp, e-ticaretin etkinliğinin daha çok artırılacağı bir sıçrama tahtası olacak. Dünyanın en iyi ürününü de yapsanız eğer profesyonel bir servis ağınız yoksa ürününüzü satamazsınız. Türkiye’nin sürdürülebilir bir ihracat büyümesini yakalaması, 2023 yılındaki 226,6 milyar dolar hedefine ulaşabilmesi, ihraç ürünlerinin rekabet gücünün artırılması için lojistik sektörü ve altyapısının gelişmesi büyük önem taşıyor. Türkiye, taşımacılık sektöründeki yaklaşık 18 milyar dolar cirosuyla dünyada ilk 20 ülke arasında yer alıyor. Bu sistemleri e-ticarete entegre ederek dış ticaretteki lojistik etkinliğimizi artırabilir, maliyet yükünü azaltabilir, ürünlerin pazara ulaşım süresini kısaltabilir, hem e-ticaretten alınan payı hem de dünya pazarındaki konumumuzu güçlendirebiliriz.”