Ana sayfa Haberler Kariyer ve İstihdam Piyasası Haberleri Meslekler değ...

Meslekler değişiyor: 5 yılda 133 milyon yeni iş pozisyonu doğacak 

05.09.2019 – Dünya Ekonomik Forumu’nun 2018 Geleceğin Meslekleri Raporu’na göre 2018 – 2022 yılları arasında yüksek hızlı internet, yapay zeka, büyük veri analitiği ve bulut teknolojisi mesleklerde büyük değişikliklere yol açacak. 75 milyon iş pozisyonu insanlardan makine ve algoritmalara kayarken 133 milyon da yeni iş pozisyonu doğacak. 2022’ye kadar insanların ana becerilerinin % 42’sinin değişmesinin beklendiğini belirten Prof. Dr. Selahattin Kuru, yöneticiler dahil herkesin yılda en az 1 ay eğitim alması gerektiğini söyledi.  

100.000 TL Paranız Olsa Nasıl Yatırım Yapardınız? Sanal Para ile Deneyin!

Dünya değişiyor. Gelişen teknoloji ile hızlı bir değişim ve dönüşüm yaşanıyor. Yeni dünya düzeni elbette en çok meslekler üzerinde hissediliyor. Dünya Ekonomik Forumu’nun (WEF) 2018 Geleceğin Meslekleri Raporu’na göre 2018 – 2022 yılları arasında yüksek hızlı internet, yapay zeka, büyük veri analitiği ve bulut teknolojisi firmaları yeni teknolojilere adapte olmaya itiyor. Tüm bunların sonucunda da robotlar günlük hayatımızda daha çok yer almaya başlıyorlar.

Robot devriminin her sektörde farklı bir gelişim gösterdiğini belirten Beykoz Üniversitesi Mühendislik ve Mimarlık Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Selahattin Kuru, “2022 yılına kadar robot kullanımında insansı robotlar % 23 (finans sektöründe % 35), sabit robotlar % 37 (otomotiv ve tedarik zincirinde % 53), hava ve su altı robotları % 19 (petrol ve gaz üretiminde % 52), insansı olmayan robotlar % 33 (otomotiv ve tedarik zincirinde % 42) düzeyine ulaşacak” dedi.

Ana becerilerin % 42’si değişmeli

Yeni gelişen mesleklerin işgücündeki payının da 2022’ye kadar % 16’dan % 23’e çıkacağını anlatan Kuru, “75 milyon iş pozisyonu insandan makine ve algoritmalara kayıyor, bir yandan da 133 milyon yeni iş pozisyonu doğuyor. Veri analisti, yazılım, uygulama geliştirici, e-ticaret ve sosyal medya uzmanlığında yeni iş pozisyonları artıyor” ifadelerini kullandı.

İş gücünün insan ile makine ve algoritmalar arasındaki bölüşümünde makine ve algoritmaların iş saati olarak 2018’de % 29 olan payının 2022’de % 42’ye çıktığının altını çizen Kuru, sözlerini şöyle sürdürdü: “Şu an hiçbir iş alanında makine ve algoritmaların payı insanın payını geçmezken bu oran 2022’de veri işleme alanında % 62’ye çıkıyor. Bunun yanında makineler ve algoritmalar yavaş yavaş bugün insanların ağırlıkta olduğu iletişim, etkileşim ve yönetim gibi alanlara da giriyor. Yeni iş alanları bu işlerin görülmesi için gerekli yeni beceriler gerektiriyor. Burada iş becerilerinin stabilitesi kavramı ortaya çıkıyor. 2022’ye kadar ana becerilerin % 42’sinin değişmesi bekleniyor. Analitik düşünme, aktif öğrenme, teknoloji tasarımı gibi beceriler öne çıkıyor. Bunun yanında yaratıcılık, inisiyatif alma, ikna, müzakere, karmaşık problem çözme, esneklik, ayrıntıyı görme gibi beceriler önemini koruyor.”
 
En az 1 ay eğitim

Yeni iş becerileri eksiğinin yalnızca çalışanlar için değil yöneticiler için de söz konusu olduğunu dile getiren Kuru, firmaların yeni iş becerileri açığını kapatmak için yaşam boyu öğrenmeye önem vermeleri gerektiğini vurguladı. 2022’ye kadar çalışanların bilgi ve becerilerini güncellemeleri için yılda ortalama en az 1 ay eğitim almaları gerektiğini söyledi.

 

Türkiye’nin İhtiyacı Mühendis, Mühendislik İçin de İyi Matematik

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerinden ve medya yansımalarından derlediğimiz bilgilere göre, üniversite mezunları arasında en yüksek istihdam oranı mühendislikte gerçekleşiyor. En başta makine mühendisliği olmak üzere, uzay-uçak, gemi, endüstri mühendisleri en aranan ve önü açık meslekler. Sanayi ve imalat sektörleri özellikle de savunma sanayi büyüyen sektörler arasında ve daha nitelikli mühendis ve teknik elemana ihtiyaç olduğunu dile getirmekteler. İnşaat mühendisliği ise Türkiye ve küresel ölçekteki inşaat sektöründeki daralmadan dolayı önü açık olmayan bir meslek konumunda. Aşağıda konu ile ilgili yazı ve haberleri bulabilirsiniz:

Savunma Sanayisinin problemi: Kalifiye işgücü ve mühendis eksiği

15.04.2019 – “Takım Tezgahları Sanayici ve İş İnsanları Derneği (TİAD) ile TÜYAP Konya iş birliği ve Makina İmalatçıları Birliği (MİB) desteğiyle düzenlenen MAKTEK Konya, “Havacılık ve Savunma Endüstrisi” paneline ev sahipliği yaptı. KTÜN Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mete Kalyoncu, kalifiye iş gücü ve mühendis yetiştirmede yaşadıkları sorunlar ile 2019 yılı içinde prototipi bitecek olan 59 milyon dolarlık “personel zırhlı taşıyıcılarının kurtarılması projesi” hakkında bilgi verdi. TİAD Başkanı Fatih Varlık ise havacılık ve savunma sanayinde güçlü olabileceğimizi geçmişten örnekler vererek anlattı.  

Makine sektörünün tüm paydaşlarını aynı çatı altında buluşturan MAKTEK Konya Fuarı’nda “Havacılık ve Savunma Endüstrisi” konuşuldu. Ekonomist Fatih Güneş’in yönettiği panel kapsamında; Türkiye’nin havacılık ve savunma sanayisindeki durumu, yapılması gerekenler ve kalifiye işgücü konuları ele alındı.

Konya Teknik Üniversitesi (KTÜN) Makine Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mete Kalyoncu, KTÜN Makine Mühendisliği Bölümü Öğretim Görevlisi Alper Kılıç, KTÜN  Makine ve Metal Teknoloji Bölümü Öğretim Görevlisi Gökhan Yalçın, AG Havacılık Genel Müdürü Engin Bek, HUĞLU Savunma Sanayi Sorumlusu Enis Hakan Akkaş ve HUĞLU Ar-Ge Sorumlusu Halil İbrahim Yanıktaş’ın hazır bulunduğu panelin açılış konuşmasını Takım Tezgahları Sanayici ve İş İnsanları Derneği (TİAD) Yönetim Kurulu Başkanı Fatih Varlık yaptı.

“Havacılık ve savunma bizim kırmızı çizgimizdir”

Biz artık havacılık ve savunma sanayisinin kendisini üretmek istiyoruz. Bu sektörlerin ileri teknolojilerini  yeniden inşa etmek istiyoruz.” diyen Varlık, geçmişte bunu başardığımızı ve oradan aldığımız güç ile daha iyisini yapabileceğimizi aktardı. Varlık,Havacılık ve savunma bizim kırmızı çizgimizdir. Bir zamanlar bu topraklarda Anadolu’nun göbeğinde dünyayı hayrete düşüren girişimler oldu. Havacılık ve savunma sanayisinin coğrafyamızdaki ilk kahramanları Nuri Demirağ, Vecihi Hürkuş ve Şakir Zümre’nin hayat hikayeleri, bugünün sanayicisine güç ve umut verdi”  dedi.

59 milyon dolarlık projenin ilk prototipi yakında görücüye çıkacak

KTÜN Makine Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mete Kalyoncu, savunma sanayi alanında yürüttüğü ve danışmanlığını yaptığı çalışmalar hakkında bilgi verdi. 59 milyon dolarlık “personel zırhlı taşıyıcılarının kurtarılması projesi” kapsamında geliştirdikleri teknolojinin ilk prototipinin ise 2019 yılı içinde IDEF Fuarı’nda görücüye çıkacağını söyledi. Üniversite ve mesleki teknik yüksekokulu öğrencilerinin yoğun ilgi gösterdiği panelde Kalyoncu, kalifiye iş gücü sorununa da dikkat çekti.

Matemetik Bilmeyen Mühendis Olamaz

Bugün mühendislik fakültelerinin fazlalığı nedeniyle 300 bininci sıradan öğrenci alındığını söyleyen Kalyoncu, “Bu, alınan kişinin matematik bilmediği anlamına geliyor. Matematik bilmeyen kişi mühendis olamaz. Savunma sanayisinde titreşim hesaplama çok önemli bir konudur ve ciddi mühendislik gerektirir. Dilimizde güzel bir söz vardır “makina işler, el övünür” diye. Savunma sanayisinde, sadece makinanın olması tek başına çok fazla bir anlam ifade etmiyor. Biz üretim ve iş planlamayı hala excel programıyla yapıyorsak burada bir sıkıntı vardır. Bizim artık sistemimizi bütünüyle Endüstri 4.0 normlarına doğru taşımamız lazım. Tüm bu hedeflere doğru ilerlerken ülkemizde mühendislik eğitiminin yüksek derecede iyi olması şart” dedi.

 

Meslek Seçimi: En Yüksek İstihdam Oranı Mühendislikte

29.03.2019 – Türkiye’de yüksekokul veya üniversite mezunları arasında her 10 mühendisten 8’i Türkiye’de iş bulabilirken, geçen yıl toplam istihdam edilen kişi sayısı 28 milyon 188 bin olarak belirlendi. 

Medya takip ve raporlama ajansı PRNet, işgücü istatistiklerini konu alan araştırmayı inceledi. PRNet’in Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerinden ve medya yansımalarından derlediği bilgilere göre, üniversite mezunları arasında en yüksek istihdam oranı mühendislikte gerçekleşti. Böylelikle Türkiye’deki her 10 mühendisten 8’inin iş bulabildiği görülürken, geçen yıl toplam istihdam edilen kişi sayısı 28 milyon 188 bin olarak belirlendi. İstihdam konusunda yüzde 79,4 oranla birinci sıraya yerleşen mühendisliği, ikinci sıradan izleyen meslek ise yüzde 78 oranla veterinerlik olurken, onu da yüzde 75,9 ile sağlık hizmetlerinin izlediği saptandı. İstihdam oranlarında ilk üçü izleyen diğer sektörler ise, güvenlik hizmetleri 74,1, hukuk 72,4, mimarlık ve inşaat alanı yüzde 70,7, fiziki bilimler ise yüzde 70,2 ile sıralamada yer aldı. 

PRNet ve Ajans Press’in gerçekleştirdiği medya incelemesinde, konuyla ilgili yazılı basına yansıyan haber adetleri de belli oldu. Geçtiğimiz yıl istihdam ile alakalı 150 bin 104 haber yansıması tespit edilirken, mühendisler ile alakalı da 29 bin 179 haber çıkışı kaydedildi. 2019 yılında ise 51 bin 756 habere konu olan istihdam, en çok konuşulan başlıklardan birisi olarak kayıtlara geçti.

Meslek Seçimi: Türkiye’de Hangi Mesleklere İhtiyaç Var?

Meslek seçimi insanın hayatında vereceği en önemli kararlardan biri. Genç insanlara meslek seçimi konusunda pompalanan ise başarı, para kazanma ve nedense mesleğin “prestijli” olması. Oysa meslek seçiminde göz önüne alınması gereken başka kriterler de var.

En başta mesleğin kişiye uygunluğu kadar, o mesleğe olan ihtiyaç, meslekte piyasadaki açık ile ilgili sektörün büyüme imkanı da önemli faktörler arasında.

Mesleğe olan ihtiyaç ve mesleğin yer aldığı sektörün büyüme imkanı çok önemli veriler. Keza, bunlar, ortalama maaş seviyesi ve işteki stres düzeyi gibi faktörleri de etkilemekte. Şunu düşünün x mesleğini istiyorsunuz ama o meslekte halihazırda çok insan var. O zaman sizi bekleyen iş ortamı düşük maaş, kariyer fırsatlarının kısıtlı olması, meslekteki rekabetin getirdiği stres ve işsizlik korkusu…Bunları bir kenara koyun…

Biz “hangi mesleği seçmeliyim?” diye soran gençler için bir de şunlara bakın, kafanızın bir köşesinde tutun diyoruz. İlla üniversite okumanız da gerekmiyor. Aşağıdaki yazıları gerek üniversitede bölüm belirlerken gerek lise tercihi yaparken göz önüne alabilirsiniz. Yazıları piyasanın içindeki gerçek haberlerden derledik. Her meslekten insan değer ve fark yaratabilir, tek başına diploma mutluluk getirmez… Bu yazı dizisinin hangi mesleklere ihtiyaç olduğunu anlatan ve yol gösterici nitelikte bir çalışma olmasını temenni ediyoruz.

 

Büyük Veri Geleceğin Mesleklerini Belirliyor

İnternet dolaşımındaki veri miktarının artışı ve bu havuzun gittikçe büyümesiyle oluşan ‘Big data’ konusu yeni nesil iş alanlarını gündeme getirmeye başladı. Bunlardan en dikkat çeken iş alanı ise ‘Veri Bilimciliği’. Veri bilimcilerin neler yaptığı ve bu mesleğin neleri kapsadığı merak konusu haline geldi. Türkiye’nin ilk yazılım hizmeti danışmanlığı şirketlerinden olan Ereteam’in CEO’su Kutlay Şimşek, Veri Bilimcilerin yakın gelecekte en önemli meslekler arasında yerini alacağını söylerken birçok şirketin stratejik karar verebilmesi için büyük veriyi doğru analiz edebilen veri bilimcilere her zamankinden daha çok ihtiyaç duyacağını belirtiyor.

Bilgi çağı olarak tanımladığımız 21. yüzyılda iletişim şeklinin, teknolojinin ve yaşam biçimlerinin değişmesi ile iş alanları da değişiyor. Büyük veri kadar bu verilerin kontrolü, doğru analiz edilmesi ve kullanılması da önemli bir konu haline geldi. Büyük veri kavramının giderek yaygınlaşması kuruluşların yapılanmalarını doğrudan etkilerken daha önce karşılaşılmayan bilgi çeşitliliği ve yoğunluk bu alanda yeni meslekleri gündeme getiriyor. Böylelikle büyük veri kavramıyla hayat bulabilecek bir meslek olarak göze çarpan veri bilimciliği yeni nesil mesleklerden biri olarak yerini alıyor.

Veri bilimci, bağlı bulunduğu şirket ya da kuruluşlar için değer yaratmak amacıyla büyük ve çeşitliliğe sahip verileri uçtan uca analiz edip dağınık halde bulunan bu verileri belli bir sistematiğe oturtan kişilerdir. Veri bilimciler, zengin veri kaynaklarını belirleyip, bunları diğer tamamlanmamış veri kaynaklarıyla birleştirir ve elde edilen sonucu düzenlerler. Veri bilimciler, elde edilen analiz sonuçlarını yönetim ile paylaşıp en iyi şekilde aksiyon alınmasını sağlar ve veri odaklı uygulamalar geliştirir. Büyük veriye yönelik araçları iyi kullanabilecek beceri ve zekaya sahip olan bu insanlar en az bu teknolojiler kadar önemlidir.

Veri bilimciler çalıştıkları kurum ve kuruluşların yönetim ve karar alma süreçlerinde de önemli rol oynuyorlar. Kurum ve kuruluşların çalışma alanlarına giren tüm verilerin toplanması, ayıklanması, sınıflandırılması ve kullanılır bir ürün olarak ortaya koyulması; kurum veya kuruluşun performans ve kar artışı üzerinde etkili oluyor. İş hayatına ve veri topladıkları alana ilişkin uzmanlık sahibi olan veri bilimciler, karar alma süreçlerinde, verileri doğru anlama, geleceğe ilişkin tahminlerde bulunma ve en iyi sonuçları verecek eylemleri yerine getirme konusunda yöneticilere ve yönetici birimlere tavsiyeler veriyorlar.

Ereteam’in CEO’su Kutlay Şimşek, veri bilimcilerin yakın gelecekte en önemli meslekler arasında yerini alacağını söylerken birçok şirketin veri bilimcilere her zamankinden daha çok ihtiyaç duyacağını belirtiyor. Şimşek ayrıca yapılan bir araştırmayı hatırlatarak, ‘’2018’de ABD’de “derin analitik beceri sahibi çalışanlara” duyulan ihtiyaç 140 ila 190 bin kişiye ulaşabilir. Ayrıca büyük veri analizlerinden yararlanabilecek birikime sahip 1,5 milyon yönetici ve analiste de ihtiyaç olacağı tahmin ediliyor.’’ dedi.

Veri Bilimci Kimdir?

Ereteam’in CEO’su Kutlay Şimşek, ‘’Veri bilimci, ‘big data’ teknolojisiyle birlikte ortaya çıkan geniş çaplı ve karmaşık verilerin incelenmesi, sorunların giderilmesi, sorulara cevap bulunması ihtiyaçlarından sorumlu kişidir. Bilgisayar bilimi ve uygulamaları, modelleme, istatistik, analitik ve matematik konusunda bilgili olması gereken veri bilimci; çalıştığı kuruma önemli ölçüde değer kazandıran bir role sahiptir. Şirketler, algılayabildiğimizden daha hızlı gelişen bu teknolojilerle oluşan dolaşımdaki verileri çözümlemeye çalışırken, problem çözme becerisine sahip veri bilimcilere ihtiyaç duyarlar. Bu görev tanımı itibarıyla; veri bilimcinin hemen her sektörde çalışabileceğini söylemek mümkün.’’ açıklamasında bulundu.

Hangi Bölümlerden Mezun Olmak Gerek?

Kutlay Şimşek, ‘’Veri bilimcilere baktığımız zaman yoğun olarak; Yönetim Bilişim Sistemleri, Enformatik, Endüstri Mühendisliği, İşletme Mühendisliği, Matematik ve İstatistik mezunlarının bu işi tercih ettiğini görüyoruz. Ancak, genellikle belli bir bölüm şartı aranmıyor. Önemli olan bu işi ne kadar iyi yapabildiğinizdir. Başarılı bir veri bilimci, inovatif ve fark yaratan bir bakış açısına sahiptir. Böylece, farklı teknikleri akıllıca kullanarak, şirketlerin sorunlarını çözmek ve rekabette öne çıkmak için işlevsel analizler ortaya koyar.’’ ifadelerini kullandı.

Neden Veri Bilimcilere İhtiyaç Var?

Şirketlerin daha önce karşılaşmadıkları çeşitlilik ve yoğunluktaki bilgiyle boğuştuğuna dikkat çeken Ereteam’in CEO’su Kutlay Şimşek, ‘’Eğer şirketiniz bir şekilde veri depoluyorsa, “büyük veri” problemi eninde sonunda sizin için de geçerli. Eğer şirketler yetenek eksikliğinden dolayı bu trendin ilk günlerine dahil olmazlarsa, rakipleri ve kanal ortakları neredeyse mutlak avantaj elde ederken, onlardan geri kalmayı göze almak zorunda. Büyük veriyi şu an oluşan ve zirveye ulaşan destansı bir dalga olarak düşünün. Eğer yakalamak istiyorsanız, sörf yapabilen insanlara ihtiyacınız var.’’ diye konuştu.

Veri Bilimciler Hangi Alanlarda İş Yapabiliyorlar?

Veri bilimcilerin günümüzde ve gelecekte geniş bir çalışma alanına sahip olacağını söyleyen Kutlay Şimşek, ‘’İstatistik, ekonomi, matematik ve bilgisayar mühendisliği alanlarında eğitim gören bireyler veri bilimci olarak kendilerini geliştirerek ve bu alanda uzmanlaşarak daha fazla iş olanağına sahip olabiliyor. Bunun yanı sıra analitik düşünme yeteneği gelişmiş, ayrıntıları fark edebilen ve aynı zamanda büyük resmi görebilen, elde ettiği veriler ile eğilimleri gözlemleme yeteneğine sahip, sözlü ve yazılı iletişim yetenekleri gelişmiş kişiler veri bilimci olarak iş piyasasında yer alabiliyorlar.’’ dedi.

 

İşsizliğe İnat Eleman Açığı Bulunan Sektör: Güzellik ve Kozmetik

Ülkemizde işsizlik oranları yüksek olmasına rağmen, sektör güzellik uzmanı bulmakta sorun yaşıyor. Hükümetin de çağrılarıyla, federasyon olarak bu konuyla alakalı harekete geçtiklerini belirten Güzellik Uzmanları, Spa İşletmecileri ve Eğitmenleri Federasyonu Başkanı Rıfat Kıyıcı ücretsiz seminerlerinin ilk etabını tamamladı.

“İŞSİZLİK ORANINI DÜŞÜRMEK VE İSTİHDAM AÇIĞINI KAPATMAK İSTİYORUZ”

İl il bilgilendirme seminerleri düzenleyen Rıfat Kıyıcı ,Trabzon ve Samsun gezilerini tamamlayarak, hem bu sektörde hizmet verenleri hem de sektöre adım atmak isteyen girişimci ve bireysel katılımcıları bilgilendirdi.

SEMİNERLER İSTİHDAM AÇIĞINI GÖZLER ÖNÜNE SERDİ

9-10 Mayıs tarihlerinde ücretsiz gerçekleşen eğitimlerde estetisyenler, güzellik salonu sahipleri ve güzellik salonu açmak isteyen girişimciler ve bu sektörde çalışmak isteyen bireysel katılımcılar biraraya geldi. Günümüzün en yaygın fakat bir o kadar da suistimale açık uygulaması olan lazer epilasyon ve güzellik sektörü ilgili bilgi ihtiyacını ve istihdam açığını tespit ettiklerini ve bu anlamda rehber olmak istediklerini belirten Kıyıcı; “Eleman ihtiyacı asla bitmeyen bu sektörlerde, bu iş koluna bağlı olarak çalışmayı arzulayan kişilere de rehberlik etmiş ve onlara da istihdam sağlama yolunda ilk adımı atmış olduk” şeklinde açıklama yaptı.

 

Kamyon sürücülüğünün cazip hale getirilmesi için destek çağrısı

Sürücü eksikliği lojistik endüstrisinde merkezi bir sorun haline geliyor. Dünya bankasının bir araştırmasına göre; Avrupa genelinde kamyon sürücüsü eksikliği var. Bu sayı sadece Almanya’da 45 bin civarında gözüküyor. Avrupa’nın en büyük araç lojistikçilerinden biri olan Hödlmayr, meslek profilinin daha cazip hale getirilmesinitalep ederek, tüm iştirakçilere de bu konuya destek çağrısında bulunuyor.

Mevcut kamyon sürücülerinin yaş dağılımı, sürücü eksikliğinin önümüzdeki yıllarda da artmaya devam edeceğinin göstergesi olarak kabul ediliyor. Kamyon sürücülerinin üçte 2’si 40 yaşın üzerinde iken, bunların üçte biri 51 ile 60 yaş aralığında bulunuyor. On yıllık bir süreçte ise, 50 yaş ve üzeri sürücülerin çoğu bu iş piyasasında yer alamayacak. “Bu mesleği öğrenmek ve uygulamak için daha fazla insanı ikna etmeyi başaramazsak orta vadede gerçek bir fiyaskoyla karşı karşıya kalacağız” diyen Hödlmayr CEO’su Johannes Hödlmayr, uzun yıllardır sektörde uzman olanlar ve ilgili lokasyonlarda çalışan sürücüler için mesleğin imajını iyileştirmek adına önlemler almak gerektiğini söyledi.

Kamyon sürücüsüne davranış ve yaklaşımlar değiştirilmeli

Kamyon sürücüleri için ekonomik unsurların yanında çok sayıda iyileştirme yapılması mümkün görünüyor. Meslek profilinin itibarı, sürücülere değer verilmesi ve çalışma koşulları bunlardan bazıları… Sürücülerin teslimat esnasında tuvaleti kullanma imkanı bile bulamadan saatlerce bekletilmesinin değerden uzak bir yaklaşım olduğunu belirten Hödlmayr, bu noktada durumu iyileştirmek için hem lojistik şirketlerinde hem de onların müşterilerinde davranış ve yaklaşımları değiştirmenin mümkün olabileceğini vurguladı.

Kamyon sürücülerinin imajı “Yolların pilotları”olmalı

Bir kamyon sürücüsünü yardımcı işçi olarak tanımlamanın da çok yanlış olduğunu ifade eden Hödlmayr, özellikle gelecekteki gelişimler açısından anahtar kelimenin teknolojik değişim olduğunu dile getirdi. Sürücüsüz kamyonlarla ilgili beklentinin meslek profilini güçlü şekilde değiştireceğini söyleyen Hödlmayr, “Sadece araç kullanmak yerine yeni görevler günlük iş rutinini belirleyecek. Kamyon sürücülerinin yeni imajını yolların pilotları olarak tanımlamalıyız” dedi.

Araçların ortalama yaşı sektör ortalamasının üzerinde

Sürekli büyüyen, uluslararası çapta faaliyet gösteren bir aile şirketi olarak çalışanlarına, sürekli değişimlerin olduğu bir çağda, acilen ihtiyaç duyulan bu sağlam temeli sunduklarını aktaran Hödlmayr Nakliyat ve Ticaret Ltd. Genel Müdürü Hande Çarıkçı, güvenilirlik faktörünün hiçbir zaman bugün olduğu kadar önem kazanmadığını söyledi. Hödlmayr Grubu’nun Avrupa’nın en modern filosuyla da puan topladığını söyleyen Çarıkçı, araçlarının ortalama yaşının 3 ile 7 yıl aralığında olduğunu, sektörün ortalamasının ise 7’nin üzerinde olduğunu ifade etti. Hödlmayr International AG şirketinin filosunun güncel toplam mevcudunun 780 özel taşıyıcı araç olduğunu belirten Çarıkçı, bunun yüzde 99’unun Euro 5, EEV veya Euro 6 kamyonlarından oluştuğunu belirtti.

 

Mobilya Sektöründe Kalifiye Eleman Açığı Var

14.07.2018

Türkiye’nin ihracatta dış ticaret fazlası veren sanayi sektörlerinin başında gelen Mobilya sektörü, mobilya üretiminde kalifiye eleman kaynağı sorunu yaşıyor. Mobilya sektörü üretiminde kalifiye işgücü sorunu yaşarken, meslek liselerinin mobilya ile ilgili bölümleri gençler tarafından tercih edilmiyor.

3 Yıllık Burs ve Mezun Olunca Hazır İş

Mobilya sektörü, üretimde yaşadığı usta açığını gidermek için kolları sıvadı. Mobilyacılar, imece usulü fon oluşturup meslek liselerinin mobilya bölümü öğrencilerine 3 yıl süreyle burs vermek için harekete geçti. Mobilya sektörü, burs projesi ile gençlerin meslek liselerinin mobilya bölümlerini tercih etmesini sağlamayı amaçlıyor.

Meslek liselerinin mobilya ile ilgili bölümlerinin kontenjanlarının yüzde 60 civarında boş kaldığına işaret eden Ege Mobilya Kağıt ve Orman Ürünleri İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Cahit Doğan Yağcı, meslek liselerinden mezun olan öğrencilerin de işletmelerin ihtiyaçlarını karşılayacak şekilde eğitim görmediklerini gözlemlediklerini kaydetti. Yağcı, İzmir’de mobilya sektöründe işletmelerin döşeme dalında eğitim veren okul ihtiyacı olduğunu ancak, İzmir’de bu alanda eğitim veren sadece bir meslek lisesi olduğunu dile getirdi.

Mobilya sanayicilerinden burs fonu oluşturulacak

Ege Mobilya Kağıt ve Orman Ürünleri İhracatçıları Birliği Denetim Kurulu Üyesi Özge Ertuğrul Parlas’ın başkanlığında bir komite oluşturduklarını belirten Yağcı, “Koç Holding’in ‘Meslek Lisesi Memleket Meselesi Projesi’ni inceledik. Mithatpaşa Endüstri Meslek Lisesi ile temas kurduk. Mobilyacı üyelerimizin katılacağı bir burs fonu oluşturulacak. Meslek Liselerinin Mobilya bölümlerini tercih eden öğrencilere bu fondan aylık 300 TL burs verilmesi planlıyor. Bu sayede mobilya sektörünün kalifiye eleman kaynağı açığını kapanacağına inanıyoruz. Bu projenin koordinasyonunda ve burs toplama sürecinde mobilya sektörümüzün sivil toplum kuruluşları etkin rol üstlenecek” diye konuştu.

Gürle: “Öğrenciler son sınıfta işletmelerde beceri eğitimi görecek”

Mobilya bölümlerini seçecek meslek lisesi öğrencilere aylık 300 TL’lik bursu 3 yıl boyunca vermeyi hedeflediklerini anlatan Ege Mobilya Kağıt ve Orman Ürünleri İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Ali Fuat Gürle ise; son sınıf öğrencilerine işletmelerde beceri eğitimi imkanı da sağlayacaklarını dile getirdi.

İşletmelerdeki beceri eğitimi ile öğrencilerin işletmelere kazandırılmasını amaçladıklarının altını çizen Gürle, “Mezun olan öğrenciler okullarını bitirdiklerinde uygun maaşlarla işe başlayacaklar ve iş kaygısı yaşamayacaklar. Bu proje ile mobilya sektörümüz kalifiye eleman açığını kapatırken, meslek liselerinin mobilya bölümlerinin doluluk oranları artacak gençlerimiz iş sahibi olacak, işsizlik düşecek” diyerek sözlerini noktaladı.

2018/19 eğitim yılında Mithatpaşa EML ile proje başlayabilir

Ege Mobilya Kağıt ve Orman Ürünleri İhracatçıları Birliği, endüstri meslek liselerinin mobilya bölümlerinde okuyan öğrencileri sektöre kazandırmak için 2018/19 eğitim yılında Mithatpaşa Endüstri Meslek Lisesi’ni pilot okul seçip projeyi hayata geçirmek istiyor. 2019/20 eğitim sezonunda ise; projenin genişletilmesi amaçlanıyor.

Türkiye, mobilya ihracatında 6 milyar dolar hedefliyor

Türkiye, 2017 yılında 2 milyar 759 milyon dolarlık mobilya ihraç ederken, mobilya ithalatı 946 milyon dolarda kaldı. Mobilya sektörü, 2017 yılında 1 milyar 813 milyon dolarlık dış ticaret fazlası verdi. Türkiye, 2023 yılında 6 milyar dolar mobilya ihracatı hedefliyor.

Türkiye’nin mobilya ihracatı 2018 yılının Ocak – Haziran döneminde ise; 2017 yılının ilk yarısına göre yüzde 16’lık artışla 1 milyar 553 milyon dolara tırmandı.

Türkiye, 2017 yılında 208 ülkeye mobilya ihraç ederken, ilk sırada 437 milyon dolarlık mobilya ihracatı ile Irak yer aldı. Zirvenin ikinci basamağında 198 milyon dolarlık mobilya ihracatı ile Almanya otururken, Suudi Arabistan, 186 milyon dolarlık Türk mobilyası tercih etti.

 

 

Yakın Geleceğin Yeni Meslekleri

Dijitalleşmenin çalışma hayatını dönüştürdüğünü ve yaşanan bu dönüşümün beklentileri karşılayacak insan gücü arayışını beraberinde getirdiğini ifade eden Dijital Dönüşüm Danışmanı Murat Erdör, gelecekte iş dünyasının içinde yeni mesleklerin yer alacağını belirtti. Erdör, gelecekte adlarını sıkça duyacağımız mesleklerden bazılarını şu şekilde sıraladı:

Dijital Dedektif

Gelecekte bilgilerin işlenmesi ve saklanması tamamen bilgisayar sistemleri aracılığıyla ve dijital ortamda olacak. Dijital ortamda bilgi saklama, işleme ve güvenlik konuları hem şirketler hem de bireyler için daha da önem taşıyacak. Bu alanda uzmanlaşmış elemanlara da ihtiyaç fazlasıyla artacak. “Dijital Dedektif” olarak da nitelendirilmeye başlanan bu meslek grubunda uzmanlaşacak çalışanlara da gelecekte fazlasıyla ihtiyaç duyulacak.

Çöp Mühendisi

Dünya nüfusunun ve tüketimin artmasıyla birlikte ortaya çıkan atık sorunu ve bu atıkların doğru şekilde dönüştürülmesi çabası, Çöp Mühendisliği adlı bu yeni mesleğin doğuşuna öncülük ediyor. Massachusetts Teknoloji Enstitüsü, Cambridge Üniversitesi ve Stanford Üniversitesi gibi dünyaca ünlü üniversiteler bu alanda programlar açarak, iş gücü yetiştirilmesine dair ilk adımları atmaya başladılar bile.

Alternatif Enerji Danışmanı

Güneş, rüzgar ve hidroelektrik enerji bu yakıtlara alternatif olarak doğdu ve günümüzde kullanıyor. Ancak bu alternatifler halen ihtiyaca tamamıyla cevap veremiyor. Gelecekte eviniz, iş yeriniz, sosyal alanlarınız ve hatta ve hatta yaşadığınız şehir için en doğru yakıtı kullanmak önem taşıyor olacak. Bu noktada “Alternatif Enerji Danışmanlığı”, sürdürülebilir enerji kaynaklarının kullanımı açısından önem kazanacak ve yüksek talep alan mesleklerden biri olacak.

Kişisel IoT Güvenlik Onarım Personeli

Gelişimini 20 yıl gibi kısa bir sürede büyük yollar kat ederek tamamlayan nesnelerin interneti, gelecekte çok daha farklı noktalarda kendisini göstermeye başlayacak. Hayatımıza entegre olacak bu cihazların bozulması durumunda ise gelecekte “Kişisel Internet of Things (IoT) Güvenlik Onarım Personeli” adı verilen işgücüne ihtiyaç duyacağız ve hemen hemen hepimizin bir ya da birden fazla Kişisel Internet of Things (IoT) Güvenlik Onarım Personeli olacak.

Tıbbi Danışmanlar

Gelecekte ameliyatları robotlar ya da robot sistemleri yapacak. Dolayısıyla hem bu tip robotların üretimi hem de bakım ve yenilenmeleri konusunda uzman işgücüne ihtiyaç duyulacak. Makineler ve robotlar tıbbi alanı ele geçireceğinden, tıpta “Tıbbi Danışmanlar” olarak adlandırılacak yeni bir meslek grubu ortaya çıkacak.

Uzay Host ya da Hostesi

En yakın uzay istasyonuna yapılacak ziyaretler, aya turistik seyahat veya bir iş gezisi için Mars’a yolculuk gelecekte biz insanları bekleyen olasılıklar arasında yer alıyor. Oluşacak bu yeni çalışma alanları için gelecekte yetişmiş insan gücüne ihtiyaç duyulacak. Uzay Pilotu, Uzay Turu Rehberi, Uzay Host ya da Hostesi uzay turizmi alanında karşımıza çıkacak yeni mesleklerden yalnızca birkaçı olacak.

 

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here