Ana Sayfa Haberler VakıfBank, Ge...

VakıfBank, Gelire Endeksli Senetler için Talep Toplamaya Başladı

16.06.2022 – VakıfBank, Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından ihraç edilen Gelire Endeksli Devlet İç Borçlanma Senetleri (GES) için talep toplamaya başladı. 22 Haziran’a kadar sürecek talep toplama için asgari talep tutarı 1.000 TL olarak belirlendi.  

Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından, yatırım araçlarının çeşitlendirilmesi, yatırımcı tabanının genişletilmesi ve yatırımcıların TL cinsi varlıklara yönelimlerini teşvik etmek amacıyla Gelire Endeksli Devlet İç Borçlanma Senedi (GES) ihraç edileceği açıklamasının ardından VakıfBank talep toplama sürecini başlattı.

Talep toplama dönemi, tüm Türkiye’de 22 Haziran tarihine kadar sürecek ve senetler, 24 Haziran 2022 tarihinde yatırımcıların hesaplarına aktarılacak. Yalnızca gerçek kişilere yönelik olarak yürütülen ve asgari talep tutarının 1.000 TL olarak belirlendiği GES talep toplama işlemlerinde kupon ve anapara ödemeleri VakıfBank aracılığı ile yapılacak. 182 gün vadeli GES’in ilk kupon ödemesi 23 Eylül 2022; ikinci ödemesi ise 23 Aralık 2022 tarihinde gerçekleştirilecek.

GES talebinde bulunmak isteyenlerin VakıfBank şubeleri, İnternet Bankacılığı, VakıfBank Mobil ya da 08502220724 numaralı VakıfBank Müşteri İletişim Merkezi aracılığıyla başvuruda bulunması yeterli.

DHMİ ve KEGM hasılat paylarına endeksli getiri

GES’lerin getirileri, Kamu İktisadi Teşebbüsleri içerisinde yer alan Devlet Hava Meydanları İşletmeleri (DHMİ) ve Kıyı Emniyeti Genel Müdürlüğü’nden (KEGM) bütçeye aktarılan hasılat paylarına endeksli olacak ve senetlerin getirilerine ilişkin ödemelerin hesaplanmasında DHMİ ve KEGM tarafından bütçeye aktarılan üç aylık hasılat paylarının toplamı esas alınacak. Kupon ödemeleri, Hazine tarafından belirlenen getiri oranının hasılat payı tutarları gerçekleşmeleri neticesinde hesaplanan endeks değeri ile yeniden değerlenmesi yöntemiyle hesaplanacak.

 

GES: Lirayı Desteklemek İçin Yeni Gelire Endeksli Tahviller Açıklandı…

Lirayı desteklemek için yeni gelire endeksli tahviller açıklandı… Enver Erkan yazıyor…

Hazine ve Maliye Bakanlığı enflasyonu düşürmek ve yerel para birimini desteklemek için ele alınan geniş kapsamlı önlemlerin ilki olan lira tasarruflarını artırmak için yeni bir tür devlet tahvili ihraç etmeye başlayacak. 15 Haziran’dan itibaren yeni menkul kıymetler için talep toplama başlayacak. Hazine açıklamasına göre;

  • Vatandaşlarımızı birikimlerini TL cinsi varlıklarda kullanmaya teşvik etmek ve yatırımcı tabanını genişletmek amacıyla 15 Haziran 2022 tarihinden itibaren Gelire Endeksli DİBS (GES) talep tahsilatı gerçekleştirilecektir.
  • Tahviller yalnızca bireysel yatırımcılara satılacaktır; menkul kıymetler asgari getiri garantisi ile üç ayda bir kupon ödemeli olacaktır.
  • Getiriler ve vadeler, ihraç beyannamesinde duyurulacaktır.
  • Bononun yatırımcıya sağlayacağı nihai getiri oranı, ihraç aşamasında Bakanlığımızca belirlenen getiri oranı ile gelir gerçekleşmeleri çerçevesinde hesaplanacak endeks değeri çarpılarak belirlenecektir.

Gelire Endeksli Senetler ile getirisi devlet gelirleri ile ilişkilendirilen bir yatırım aracı oluşturulur. Söz konusu menkul kıymetlere uygulanacak asgari kupon ödeme garantisi sayesinde yatırımcının gelir payındaki değişimden olumsuz etkilenmesi engellenmektedir. Türkiye geçmişte lira yatırımcılarına kamu iktisadi teşebbüslerinin finansal performansına bağlı getiriler sunmak için gelire endeksli tahvilleri kullanmıştı. Yurt içi tasarrufları artırmak, Devlet İç Borçlanma Senetlerini çeşitlendirmek ve yatırımcı tabanını genişletmek amacıyla ilk Gelire Endeksli Senet (GES), Hazine tarafından 28 Ocak 2009 tarihinde yayımlanmıştı.

GES ihraçlarında getiriler, Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı (TPAO), Devlet Malzeme Ofisi (DMO), Devlet Hava Meydanları İşletmeciliği (DHMİ) ve Kıyı Emniyeti Genel Müdürlüğü (KIYEM) statüsünde bütçeye aktarılan gelir paylarına endekslenmektedir. Bu çerçevede, söz konusu senetlerin iadelerine ilişkin ödemelerin hesaplanmasında TPAO, DMO, DHMİ ve KIYEM tarafından bütçeye aktarılan üçer aylık ve altı aylık gelir paylarının toplamı esas alınır. Fiili gelir tahsilatının bütçede ilan edilen azami tutarların üzerinde olması durumunda yatırımcılara söz konusu azami tutar hükümlerine göre ödeme yapılır.

Gelirin ve getirinin ne olacağını ve ne üzerinden baz alınacağını, vade yapısıyla alakalı detayları ürünün prospektüsü açıklandığında göreceğiz. Bu noktada talep oluşması noktasında liraya olan ilginin artması kapsamında ürünün yüksek bir getiri sunuyor olması gerekecek. Bu getiri oranı tabii hem enflasyon koşulları, hem de dövizdeki son döneme artan volatilite ekseninde talep edilecek ve yatırımcının lirada kalmasını teşvik edici optimal bir getiri olmalıdır.

Cumhurbaşkanı Sn. Recep Tayyip Erdoğan, bu hafta içinde yaptığı açıklamalarda faiz oranlarının düşürülmeye devam edeceğini söylemişti. Mayıs ayından beri süregelen lira düşüşünde yatırımcının politikada U dönüşü temasına olan zaten zayıf olan beklentisinin bir anlamda sıfırlanmasının önemli payı var. Neticede ekonomi yönetimi perspektifi halen daha yüksek faiz oranlarının daha hızlı tüketici enflasyonuna yol açtığına yönelik. Küresel Merkez bankaları ise bu perspektiften çok farklı olarak direkt bir yaklaşımla faizleri artırma yolunu seçiyorlar. Lira, halen gelişmekte olan piyasa emsalleri arasında bu yıl en olumsuz performansı sergiliyor. Türkiye’de devlet otoritesi düşük faiz uygulama isteğini sürdürme noktasındayken, aynı zamanda da liranın düşüşünü tersine çevirecek başka önlem setleri üzerinde çalışmalarını oluşturuyor. Bu noktada aynı KKM’nin oluşturulma perspektifine benzer bir TL yatırım teşviki oluşturulmasına çalışılmakta. Tüm yeni araçların serbest piyasa ve liberal döviz rejimi ilkeleriyle uyumlu olacağı taahhüdü de, özellikle son zamanlarda çeşitli analist görüşlerinde dile getirilen sermaye kontrolleri yorumlarıyla alakalı bir atıf olarak öne çıkıyor.

Piyasada bir süredir TÜFE’ye endeksli bono beklentisi vardı. TL bazlı yatırım araçlarının perspektifi de, hükümetin liraya yönlendirici yeni bir enstrüman açıklama ihtimali üzerinden oluşuyordu. Son dönemde getiri garantili ürün beklentisi üzerinden zaman zaman oluşan varlık dağılımı ve tercihlerine ilişkin hareketlerin etkilenmesi noktasında, TL bazlı diğer yatırım araçlarına özellikle de borsa tarafına bir miktar satış gelebilir. Döviz tarafında ise yatırımcı ilgisizliği ve TL’de kalmanın getirisizliği gibi unsurların yanından cari açık, enflasyon gibi makroekonomik, global belirsizlikler gibi de dışsal unsurlar etkili olduğundan uzun soluklu bir düşüş sağlanması zor görünüyor. Mayıs ayında %73,5 seviyesine ulaşarak 1998’den sonraki en yüksek okumayı gerçekleştiren tüketici enflasyonu, halen zayıf lira ve Rusya’nın 24 Şubat’ta Ukrayna’yı işgal etmesinin ardından küresel emtia fiyatlarındaki patlama gibi faktörler karşısında yüksek kalma riskine sahip.

Koordineli bir adım kapsamında, BDDK da 100K liranın üzerindeki bireysel kredilerin geri ödeme süresini 12 aya indirdi. 50K liradan 100K liraya kadar olan krediler için ödeme süresi 24 ay olarak belirlendi. Ayrıca kredi büyümesini yavaşlatmak amacıyla kredi kartlarındaki minimum ödeme şartlarını da yükseltti. Limiti 25.000 lira ve altı olan kredi kartlarında aylık minimum ödeme tutarı, aylık bakiyenin %20’si olarak belirlenecek. Daha yüksek limitli kartlar için minimum limit, aylık faturanın %40’ı olarak belirlenecek. BDDK aynı zamanda ticari kredileri “verimli” alanlara kanalize eden yeni ve ek adımları hızla atacağını söyledi.

Lira çekiciliğini artırma, serbest piyasa kuralları, tedbirler…  Enver Erkan

Hazine ve Maliye Bakanlığı dün akşam açıklanan gelir endeksli senet finansal ürününü takip eden açıklamada, Türkiye’nin “küresel bir enflasyonist süreçten” etkilendiğini söyledi. Buna göre;

  • Serbest piyasa kurallarından taviz verilmeden TL’nin cazibesinin artırılması hedeflenmektedir.
  • Mali disiplinden taviz yok.
  • Kamu harcamalarının dizginlenmesi amaçlanıyor.
  • Makro ihtiyati tedbirlerin devam edeceği belirtildi.

Devlet iç borçlanma senedi, belli bir vadeyi içine alan borçlanma iken gelir endeksli senetlerde de genelde KİT’lerin geliri üzerinden taahhüt edilen belli bir tutar söz konusudur. KİT’lerin bütçeye aktarılan gelirleri üzerinden bir getiri muhtemelen olacaktır, burada referans olarak oluşacak getiri ise devletin ortak olduğu işletme ve kurumların gelirlerine odaklı olacaktır. Tabii belirsiz noktalar halen çok olduğundan, alt detayları görmeye ihtiyaç var. Gelir, getiri ve vade yapısının nasıl olacağına ve hangi KİT’lerin gelirlerinin konu edileceği konusu önemli olacak. Enflasyonist ortamda bazı kurumların ciro artışları TÜFE’ye göre çok yüksek. Burada senedin getirisinin de en az enflasyon oranı kadar veya üzerinde olması ya da TÜFE – ÜFE arasında optimal bir oranda olması gerek.

Piyasalarda bir süredir yeni hamlelerin gelebileceği beklentileri vardı. Hazine’nin dün akşamki ilk açıklamalarının ardından enflasyon korumalı tahvil gelebileceği beklentileri USDTRY kurunda geri çekilmeyi ilk etapta sağlasa da kararlar sonrasında başta kur olmak üzere fiyatların yeniden eski seviyelere geldiği gözlendi. İlk etapta piyasanın fiyatlandırma perspektifini oluştururken yeni finansal ürünün ayrıntılarını anlamak isteyeceğini düşünüyoruz. Gelir endeksli senetlerin ihraç edilmesinde vadenin ve gelirin belirlenmesine yönelik alt detaylar ortaya çıktıkça yansımaları göreceğiz.

Gelir endeksli senetlerden sonra da makro ihtiyati tedbirler ve liralaşmayı ağırlıklandıracak yeni önlem ve tedbirlerin söz konusu olabileceğini görüyoruz.