Ana sayfa Haberler BCCT, Birleşi...

BCCT, Birleşik Krallık Teknoloji Haftası’nda Firmaları İkili Görüşmelerde Bir Araya Getirdi

24.02.2021 – Türkiye ile Birleşik Krallık arasında imzalanan tarihi Serbest Ticaret Anlaşması sonrası, B2B (işletmeler arası) ve B2G (işletmeler ve devlet kurumları arası) ilk etkinlik olan Birleşik Krallık Teknoloji Haftası çerçevesinde, Türkiye’de İngiliz Ticaret Odası – BCCT iki yüze yakın B2B görüşmesi organize etti.

Sinerjisi büyük bir katılımla üç gün süren Birleşik Krallık Teknoloji Haftası, en iyi ve parlak teknoloji liderlerini, dijital üretim, akıllı şehirlerde kentsel mobilite, dijital sağlık ve fosil yakıtlarından düşük karbon alternatiflerine enerji dönüşümü alanlarındaki yetkilileri bir araya getirdi. BCCT Türkiye ve Birleşik Krallık’taki şirketler arasında ticari ortaklıkların kurulmasını teşvik edici çevirim içi, iki yüze yakın ikili görüşme organize etti.  Özellikle Dijital Üretim,  Akıllı Şehirlerde Kentsel Mobilite , Dijital Sağlık Yenilenebilir Enerji alanlarındaki kurum ve şirket yetkilileri B2B görüşmelerde bulundu.

BCCT CEO’su Emrah Öz, Teknoloji Haftası’nın bu yıl çevirim içi olarak organize edilmesinin katılımcı şirket sayısında artış sağladığını belirterek, Birleşik Krallık ve Türkiye’deki şirketler arasında daha yakın işbirliği için verimli görüşmeler başlatıldığını ifade etti. Etkinlik sırasında yaptığı sunumda Öz, her iki ülkedeki iş ve yatırım olanakları için STA’nın araladığı kapıyı sonuna kadar açmak için, pandemi sürecinde sonrasına yönelik, her iki ülkedeki şirketlerin işbirliğine uygun fırsatlar birikimi olduğuna dikkat çekti.

Bu organizasyon aracılığı ile Türkiye ve Birleşik Krallık’taki şirketler arasında gelecekte ticari ortaklıkların kurulmasını teşvik edilirken, Workshop ve panellerde büyüme için dijital ve yeşil enerjilerin önemi vurgulandı. Etkinlikte “Birleşik Krallık’ta Ar-Ge Finansmanı Fırsatları” ve “Birleşik Krallık-Türkiye Araştırma Ortaklıkları Kapsam Belirleme” gibi çeşitli başlıklarda paneller yer aldı. Katılımcılara bu etkinlik aracılığı ile, Birleşik Krallık’ta şirket kurarak küresel alanda varlık göstermek isteyen Türk şirketlerine sunulan fırsatları keşfetme imkanı sağlandı.

Birleşik Krallık İhracat Bakanı Graham Stuart ve Türkiye Cumhuriyeti Teknoloji ve Sanayi Bakanı Mustafa Varank tarafından açılışı yapılan etkinlikte, Türkiye ile Birleşik Krallık arasındaki teknoloji ortaklığının geliştirilmesi için mevcut fırsatların değerlendirilmesine vurgu yapıldı.

Birleşik Krallık Uluslararası Ticaret Bakanlığı tarafından Türkiye Cumhuriyeti Teknoloji ve Sanayi Bakanlığı işbirliği ile düzenlenen Birleşik Krallık Teknoloji Haftası Türkiye 2021, Birleşik Krallık’ın teknoloji alanındaki uzmanlığının Türkiye’nin Covid-19 sonrası planlarına ve Türkiye’nin 2020-2022 Yeni Ekonomi Programı’na destek olanaklarını gözler önüne serdi.

Birleşik Krallık Teknoloji Haftası Türkiye 2021, iş dünyasından, hükümetten ve akademik çevrelerden düşünce liderlerini bir araya getirerek bir dizi açılış konuşmasına, panele, workshop’lara ve çeşitli sektörlerden işletmeler arası toplantılara ev sahipliği yaptı.

Bu sene Birleşik Krallık Teknoloji Haftası gelecekte sağlanacak büyüme için dijital ve yeşil teknolojilerin en iyi ve doğru şekilde kullanılması için iki ülkenin nasıl çalışabileceğine odaklandı.

İngiltere ile Serbest Ticaret Anlaşması İmzalandı

29.12.2020

Türkiye, AB’den ayrılmadan birkaç gün önce İngiltere ile bir serbest ticaret anlaşması imzaladı. Ticaret Bakanı Ruhsar Pekcan, bunun İngiltere ile yapılan anlaşmanın ilk fazı olduğunu ve Türk ihracatçılarının İngiltere ile ticarette herhangi bir gümrük vergisi veya başka bir engelle karşılaşmamasına odaklanıldığını belirtti. Bakan Pekcan, bir anlaşma yapılmasaydı bunun İngiltere ile 1 Ocak sonrası ticaretin Türkiye’ye 2,4 milyar dolarlık bir ek maliyeti olacağını söyledi.

2021 yılına dair belirsizlik ortadan kalkarken anlaşma başta otomotiv sektörü olmak üzere iş dünyasını rahatlattı. Türkiye ile Birleşik Krallık arasında yıllardır süren ekonomik ve stratejik işbirliği özellikle otomotiv alanında ciddi bir ticaret hacmi sağladı. Birleşik Krallık, 14 yıldır Türkiye’nin ihracat lideri olan otomotiv sektörünün 2019 yılı ihracatında 4’üncü sırada yer aldı. 2019 yılı verilerine göre, otomotiv ana sanayinin Birleşik Krallık’a yapılan ihracatı adet bazında 122 bin 560, değer bazında ise 1,8 milyar dolar olarak gerçekleşti. Diğer ülkeler üzerinden yapılan ihracat da dikkate alındığında Birleşik Krallık pazarı için yapılan üretimin ihracat değeri 3 milyar dolar seviyelerine yaklaştı. Öte yandan, Birleşik Krallık’ın motor ihraç ettiği ülke sıralamasında Türkiye ikinci sırada yer alması ve  Birleşik Krallık’ın beşinci büyük otomotiv ihraç pazarının Türkiye olması da kritik anlaşmanın önemini bir kez daha ortaya koyuyordu.

Türkiye’nin, Ekim itibariyle 12 aylık toplam bazda İngiltere ile 16,5 milyar dolarlık bir ticaret hacmi bulunuyor. Ayrıca Türkiye bu ticaretten 5,2 milyar dolar dış ticaret fazlası veriyor. Bakan Pekcan, ticaret anlaşmasının ileriki safhalarında mevcut ticaret yapılan mal miktarının arttırılacağını, ayrıca anlaşmanın AB ile Gümrük Birliği Anlaşması kapsamına girmeyen yatırım malları ve hizmet sektörünü de kapsayacağını belirtti. Türkiye, Gümrük Birliği anlaşmasının kapsamını genişletmek için uzun süredir AB ile müzakere ediyor, ancak bir sonuç alamıyordu. Bu yüzden, Türkiye’nin halihazırda dış ticaret fazlası verdiği bir Avrupa ülkesiyle ticaret hacmini arttırma potansiyelinin oluşması olumlu.

İş Dünyası Brexit Tünelinin Ucundaki Işığı Bekliyor

05.11.2020- BCCT ile Değerlendirme

Türkiye ve Birleşik Krallık ticari ilişkilerinde köprü görevini üstlenen Türkiye’de İngiliz Ticaret Odası-BCCT Başkanı Chris Gaunt OBE, Birleşik Krallık ve Türkiye ticari ilişkilerinin Brexit rüzgarıyla alabileceği yönleri, karşılıklı yatırım ve işbirliği fırsatlarını değerlendirdi.

Chris Gaunt OBE, Türkiye ve Birleşik Krallık arasında son dönemde gerçekleştirilen üst düzey görüşmeleri kaynak göstererek, ticari ilişkilerin yukarı doğru bir ivme ile devam ettiğine işaret ediyor. Yapılan analizler, son 5-6 yıldır iki ülke arasındaki ticaretin senelik yüzde 20’nin üzerinde artışla geçtiğimiz yıl 24 milyar dolara ulaştığını ve yukarı doğru trendin halen devam ettiğini gösteriyor. Birleşik Krallık, Türkiye’nin en büyük ikinci ihracat pazarı ve en büyük üçüncü doğrudan yatırım ortağı konumunu koruyor. Bu trendin yönü, Brexit ve Serbest Ticaret Anlaşması müzakerelerinin durumuna bağlı olarak gelişme gösterecek.

Birleşik Krallığın Avrupa Birliği Müzakereleri ve  Gümrük Birliği Anlaşması görüşmelerinin sonuçlarına göre ortaya çıkacak Serbest Ticaret Anlaşması (STA) ile iki ülkenin ticari ilişkileri dönüm noktasında olabilir.

Müzakereler İkili Ticaretin Yönünü Belirleyecek

Türkiye’nin hem AB ve hem de Birleşik Krallık ile ilişkisini diplomatik çevreler, biricik ve benzersiz olarak tanımlıyor. Birleşik Krallık, AB den anlaşmasız ayrılırsa, Türkiye AB ile Gümrük Birliği Anlaşması kurallarına göre hareket edeceğinden, iki ülke arasındaki ticari ilişkiler trafiği etkilenecek. Çünkü, Gümrük Birliğinde olan bir ülkenin yeni bir Serbest Ticaret Anlaşmasını AB yoluyla yapması gerekecek.

Her iki ülke hükümetlerinin ikili ticareti koruma ve geliştirme isteğinin, Brexit sonrası ticari ilişkilerde sorunsuz bir geçişe katkı sağlaması bekleniyor. Müzakerelerde U dönüşlerin olması, çıkmaza girildiğinde bir uzlaşma noktasına gelebilmenin mümkün olması da bilinen bir gerçek.

Dünya Ticaret Örgütü devrede olursa tarifeler değişecek

Bir uzlaşmaya varılamazsa, Birleşik Krallığın dünya ve Türkiye ile olan ticari ilişkileri Dünya Ticaret Örgütü yoluyla yürütülecektir. Bu durumda tarifeler tarafında bazı değişimler ortaya çıkabilecektir. Örneğin tekstil alanında %12 lik bir tarife gündeme gelebilir. Bu durum tekstil sektörü için endişe verici gibi görünse de işletmeler bu sorunu çözümlemenin bir yolunu bulacaktır. Ancak gelecekte planlanan durum netleştiği oranda, potansiyel soruna karşı kendinizi koruyabileceğiniz bir plan yapabilirisiniz. İş dünyası tünelin sonundaki ışığı görebilmeyi bekliyor.

Yatırımcılar Brexit dışında bir perspektif geliştiriyor

Sonuç ne olursa olsun, yatırım noktasında yani iş dünyasındaki satın almalar ve birleşmeler söz konusu olduğunda Brexit dışı bir perspektifle gelişmeler gündeme gelecektir. Çünkü İngiliz şirketleri Türkiye’yi iyi bir yatırım noktası olarak görmeye devam edecektir.  Türkiye’de teknoloji başta olmak üzere, sağlık, gıda, e-ticaret alanında yatırımlar hızla artıyor. Gelişmiş teknolojiler alanında iki ülkenin birlikte yapabileceği çok fazla proje mevcuttur.

Birleşik Krallık Konsolosluğu bünyesinde yatırımlar için alternatifler geliştiren UKEF,  Türkiye’deki mevcut ve potansiyel pazarlara yönelik iyi bir model içinde çalışıyor. Her iki ülkenin şirketleri ile hem Türkiye’de hem üçüncü bir başka ülkede projeler hayata geçiriliyor. İki ülke şirketlerinin bir arada çalışabileceği ve bu ivmeyi devam ettirebilecek projelere imza atılıyor. İstanbul, son dönemde, İngiliz dış ticaretinde 14 ülkenin merkezi haline geldi. İngiliz Eximbank’ı burada ofis açtı.

Türkiye’de halen yatırımcı veya  distribütör olarak 500 kadar İngiliz firma aktif olarak çalışıyor. En çok gıda, kozmetik, kimya, teknoloji, savunma sanayi ve enerji sektörlerine yatırım yapılıyor.

BCCT’deki veriler ve analizler ışığında her iki ülke birbirlerinin dış ticaretinde 5-6’ncı sırada yer alırken, Türkiye, Birleşik Krallık için dış ticarette Danimarka, Polonya, Norveç, Rusya gibi ülkelerden de ön sırada bulunuyor.

Gaunt, Türkiye’de İngiliz Ticaret Odası – BCCT faaliyetlerini ise “BCCT olarak temelde yaptığımız şey, her iki ülkedeki iş dünyasının taleplerine kesintisiz bilgi sağlamak. Piyasaya erişim konusunda Türk ve İngiliz şirketlerine doğru alternatifler sunmak, önerilerde bulunmaktır. Türk şirketlerinin Birleşik Krallık’ta yatırımı sürekli artıyor. Bunun devam etmesi her iki ülkenin de faydasına olacaktır. Çünkü Türk şirketlerinin gelişmiş piyasalara yatırım yapmayı öğrenmesi, deneyim ve uzmanlığı kullanması ve bunu Türkiye’ye geri getirmesi ulusal piyasaya katkı sağlayacaktır. Bu her iki ülkenin de hem iç hem de dış yatırım açısından faydasına olacaktır. “ şeklinde özetliyor.

 

Bilim ve teknoloji alanında, Türkiye ve Birleşik Krallık arasındaki iş birliği fırsatlarının kapısını açan Newton-Katip Çelebi Fonu’ndan iki açık çağrı

28.06.2019 – Türkiye ve Birleşik Krallık arasında, bilimsel ve teknolojik iş birliklerini desteklemek amacıyla hayata geçen Newton-Katip Çelebi Fonu, kapasite gelişimi ve bilimsel araştırmayı teşvik eden Research Environment Links ve Institutional Links programları için iki ayrı çağrı başlattı. Ağustos başına kadar projelerin kabul edileceği açık çağrılara, British Council’ın web sayfası üzerinden başvuru yapılabiliyor.

Newton-Katip Çelebi Fonu, Türkiye ve Birleşik Krallık’taki bilim ve teknoloji alanında akademik iş birliklerini desteklemek üzere hayata geçirildi. İki ülkedeki bilimsel araştırma ve inovasyon kapasitesini bir araya getirerek Türkiye’deki ekonomik kalkınma ve toplumsal refaha katkı sağlamayı hedefleyen fon, Türkiye’deki sorunlara ortak çözümler geliştirilmesini amaçlıyor. İkili programlar ile iki ülke arasında var olan ilişkilerin geliştirilmesini, güçlü ve sürdürülebilir ilişkilerin kurulmasını destekliyor.

Kapasite gelişimi ve bilimsel araştırma projeleri için iki farklı çağrı

Newton-Katip Çelebi Fonu kapsamında açık çağrısı süren programlardan ilki olan Institutional Links programı, ortak yürütülen bilimsel araştırmalar yoluyla bireysel araştırmacı bağlantılarının ötesinde, sürdürülebilir araştırma ortaklıklarının kurulmasını amaçlıyor. 2014 yılından bu yana süregelen fonun Türkiye’deki araştırmacılar tarafından en çok tanınan programı olan Institutional Links, ‘2551 TÜBİTAK ve British Council İkili İş birliği Programı’ kapsamında iki kurum tarafından ortaklaşa yürütülüyor.

Açık çağrısı devam eden diğer program, Research Environment Links ise Türkiye’deki kurumların, Birleşik Krallık’taki ortaklarıyla beraber çalışarak Türkiye’deki kurumsal bilgi ve insan kaynağı kapasitesini daha öteye taşımalarını ve iyi örneklerin karşılıklı paylaşımı yoluyla kurumsal becerilerin arttırılmasını hedefliyor. Araştırmacıların, kurumları tarafından doğrudan desteklenebildiği bu çağrı kapsamında, tematik sınırlamalar olmaksızın tüm araştırma alanlarına destek sağlanabiliyor.

Açık çağrı başvuruları, Ağustos ayına kadar devam ediyor

Her iki programın da Ağustos’un ilk haftasına kadar devam edecek açık çağrılarına sunulacak başvuruların en önemli kriterlerinin başında, projelerin hem Türkiye hem de Birleşik Krallık’tan birer ana iş ortağını içermek zorunda olması geliyor. Institutional Links programı kapsamında bilgi ve iletişim teknolojileri, robotik sistem teknolojileri, otomasyon sistemleri, makine tasarım ve imalatı, enerji, otomotiv, madencilik ve sağlık gibi iş birliği araştırma alanlarındaki başvurular öncelikli kabul edilirken, Research Environment Links programı için herhangi bir alan kısıtlaması bulunmuyor. Her iki program için açık çağrılara, British Council’ın web sayfası (https://www.britishcouncil.org.tr/programmes/education/newton-katip-celebi-fund/research-environment-links-grants-2019) üzerinden başvuru yapılabiliyor.

İngiliz Şirketlerinden Devlet Teşvikli Projelere Büyük İlgi

31.05.2019 – Türkiye’de İngiliz Ticaret Odası – BCCT organizasyonu ile Manchester’da “Türkiye’de İş Yapmak” konulu bir panel düzenlendi. Panelde Kuzey İngiltere bölgesindeki (Northern Powerhouse) firmaların yetkilileri ile Türkiye’den ticari uzmanlar heyeti bir araya geldi. İngiltere’nin en güçlü ticari bölgelerinin başında gelen Northern Powerhouse, büyük mühendislik, havacılık, sağlık şirketlerinin üretimlerinin yer aldığı bir bölge olarak biliniyor.

BCCT CEO’su Emrah Öz, katılımcılar devlet teşvikli projelere büyük ilgi gösterdiğini belirterek, toplantılara gösterilen ilgiden memnun kaldıklarını ifade etti. Bu yıl içinde İngiltere’deki yatırımcılar ve girişimcilere yönelik nitelikte etkinlikler düzenlemeye devam edeceklerini vurguladı.

Panele katılanlar, Birleşik Krallık Türkiye Uluslararası Ticaret Departmanı yetkilileri – DIT, BCCT Yönetim Kurulu Üyeleri ve Türkiye pazarında başarılı ihracat ve yatırım tecrübesi olan iş adamlarından “Türkiye’de İş Yapma” nın detayları hakkında doğrudan bilgi alma fırsatı buldu. Farklı sektörlerden yaklaşık otuz iş insanının katıldığı panelde, Türkiye’ye yatırım ve teşvikler hakkında bilgilendirme yapıldı. Sektör uzmanları, vergi ve gümrük sistemi yetkililerinin katıldığı etkileşimli bir panelde Türkiye’de iş yapma fırsatları hakkında bilgiler aktardı.

  • Panel Konuşmacıları:
  • Chris Gaunt – BCCT Başkanı
  • Paul Hardy – DIT Ankara Başkanı
  • Tayfun Uğur – BCCT Yönetim Kurulu Üyesi
  • Samet Öztürk – SEB Uluslararası Gümrük&Ticaret&Denetim Şirketi Ortağı
  • Güneş Söğütoğlu – Deloitte Yönetici
  • Kevin Ledwith – Finans Uzmanı – UKEF

Türkiye’de İngiliz Ticaret Odası – BCCT hakkında:

BCCT, Türkiye ile Birleşik Krallık arasında 132 yıldır ticari ve kültürel bir köprü görevi üstlenir. Birleşik Krallık dışında faaliyet gösteren ikinci en eski Ticaret Odasıdır.  BCCT, DIT-Birleşik Krallık Uluslararası Ticaret Ajansı ile iki ülke arasındaki ticareti artıracak olanakları destekleyen Stratejik Ortaklılığı çerçevesinde ticari ilişkileri geliştirmek ve yeni işbirlikleri yaratmak hedefiyle projeler geliştirilmektedir.  BCCT, Türk firmalarıyla iş yapmak isteyen Birleşik Krallık firmalarını, Türkiye ekonomisi ve şirketleri hakkında bilgilendirirken, üyeleri adına Birleşik Krallık’taki Ticaret ve Sanayi Odaları’yla ve Ticaret Bakanlığı ile ilişkileri geliştirir. www.bcct.org.tr

İngiltere ile Türkiye Arasında Brexit Sonrası Serbest Ticaret Anlaşması Gündemde

16.05.2019 – İngiltere’nin Avrupa Birliği’nden ayrılma süreci Brexit sonrası, Türkiye – İngiltere dış ticaretinin zarar görmeden devam etmesi için Türk ve İngiliz tarafları formül arıyor. İki ülke arasındaki ticaretin sürdürülebilirliği için Serbest Ticaret Anlaşması imzalanması öne çıkan formül olarak masanın üzerinde duruyor.

İngiltere’nin Ankara Büyükelçiliği Brexit Bölüm Başkanı Paul Creary, Ticaret Ateşesi David Machin ve konunun uzmanlarından oluşan bir heyet Ege İhracatçı Birlikleri’ni ziyaret ederek Brexit süreci ile ilgili görüş alışverişinde bulundu.

Türkiye Kuru Meyve Sektör Kurulu Başkanı Osman Öz’ün moderatörlüğünde, Ege İhracatçı Birlikleri çatısı altındaki 12 ihracatçı birliğinin Yönetim Kurulu Başkanı ve yetkilileri ile görüşen İngiltere’nin Ankara Büyükelçiliği Brexit Bölüm Başkanı Paul Creary, Türkiye’nin İngiltere’nin önemli ticari partneri olduğunu, yıllık 18.5 milyar dolara ulaşan dış ticaret hacminin Brexit’in gerçekleşmesi durumunda da artarak devam etmesini istediklerini dile getirdi.

İngiltere – Türkiye Serbest Ticaret Anlaşması Yapabilir 

Ege Bölgesi’nin kuru meyveler, zeytinyağı, balık, hayvansal mamuller, meyve sebze mamulleri açısından potansiyeli olan bir bölge olduğuna dikkati çeken Creary, “Ege Bölgesi tekstil ürünleri açısından da fırsatlar sunuyor. Brexit’in onaylanması halinde sürece bağlı olarak Türkiye ile İngiltere arasında Serbest Ticaret Anlaşması imzalanması olasılığı var. Şimdiye kadar Türkiye ile Gümrük Birliği sayesinde güzel işbirlikleri oldu. Bunun devamı yönünde adımlar atılmalı” şeklinde konuştu.

Gümrük vergisi ödemeden ihracat yapmaya devam etmek istiyoruz 

Türkiye’nin en önemli ticari partnerlerinden biri olan İngiltere’nin 2016 yılında Avrupa Birliği’nden ayrılma kararı aldığını ve bunun 31 Ekim 2019 tarihine kadar ertelendiğine dikkati çeken Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkan Yardımcısı Birol Celep ise; Türk ihracatçılarının İngiltere’ye gümrük vergisi ödemeden ihracat yapmaya devam etmek istediğini bu konuda üretilecek formülleri desteklediklerini kaydetti.

Toplantının moderatörlüğünü yapan Türkiye Kuru Meyve Sektör Kurulu Başkanı Osman Öz, Türkiye lehine devam eden Türkiye – İngiltere arasındaki dış ticaretin sorunsuz devamı için formüller üretilmesini beklediklerini, bu formüller üretilirken Avrupa Birliği’nin hassasiyetlerinin göz önünde bulundurulması gerektiğinin altını çizdi.

Ege İhracatçı Birlikleri Genel Sekreteri İ. Cumhur İşbırakmaz, yaptığı sunumda Türkiye’nin 2018 yılında İngiltere’ye 11 milyar 110 milyon dolarlık ihracat yaptığını, buna karşılık 7 milyar 450 milyon dolar ithalat yaptığını, iki ülke arasında dış ticaret dengesinin Türkiye lehine 3,66 milyar dolar fazla verdiğini, Türkiye ile İngiltere arasındaki dış ticaret trafiğine zarar vermeyecek bir formül bulunması beklentisi içinde olduklarını dile getirdi.

Brexit toplantısına yoğun katılım oldu

Ege İhracatçı Birlikleri’ndeki toplantıya İngiltere tarafından İngiltere Ankara Büyükelçiliği Brexit Bölüm Başkanı Paul Creary, Ticaret Ataşesi David Machin, Brexit Politika Yetkilisi Richard Cox, Brexit Politika ve Program Yetkilisi Seyfi Özmay ve İngiltere’nin İzmir Konsolosluğu Ticaret Müdürü Güliz Kıymaz katılırken, Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkan Yardımcısı Birol Celep, Türkiye Kuru Meyve Sektör Kurulu Başkanı Osman Öz, Ege Demir ve Demirdışı Metaller İhracatçıları Birliği Başkanı Yalçın Erkan, Ege Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçıları Birliği Başkanı Bedri Girit, Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği Başkanı Hayrettin Uçak, Ege Deri ve Deri Mamulleri İhracatçıları Birliği Başkan Yardımcısı Selahattin Güven, Ege Tekstil ve Hammaddeleri İhracatçıları Birliği Başkan Yardımcısı Nuri Uz, Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği Başkan Yardımcısı Murat Ödül, Ege Zeytin ve Zeytinyağı İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Üyesi Levent Bilginoğulları ve Ege İhracatçı Birlikleri Genel Sekreteri İ. Cumhur İşbırakmaz katıldı.

 

EİB: Teknik Tekstil İhracatında Hedef 2 Milyar Dolar

 

EİB: İngiltere İhracatta İkinci En Büyük Pazar, Büyük Fırsata Dikkat!

14.10.2018

Türkiye’nin ihracatında ikinci, Ege Bölgesi’nin ihracatında üçüncü büyük pazar konumundaki İngiltere’nin Avrupa Birliği’nde ayrılma süreci Brexit’in Türk gıda ihracatçılarına İngiltere pazarında yeni fırsatlar sunacağını belirten Christiel International Ltd. Satış Müdürü Dean Harris, Türk ihracatçılarına İngiltere’yi hedef pazar olarak gösterdi.

Brexit Türk gıda ürünleri için fırsatlar sunuyor

Ege İhracatçı Birlikleri’nde düzenlenen, “Brexit Sonrası İngiltere” isimli toplantıda konuşan Harris, İngiltere’nin gıda ihtiyacının yüzde 50’sini ithalat yoluyla karşıladığını dile getirdi. Harris, “İngiltere 2017 yılında 229 milyar sterlin gıda ürünleri tüketti. Bu ithalatının yüzde 70’i Avrupa Birliği’nden oldu. Brexit sonrası Türk gıda sektörü açısından gelecek parlak. Şu anda AB ile var olan anlaşmalar nedeniyle dezavantajlı görünen durum Brexit ile fırsata dönüşebilir. Türkiye, İngiltere’ye zeytinyağı, hazır gıdalar, şekerlemeler, atıştırmalıklar ihraç etmeniz mümkün” diye konuştu.

İngiltere’de 500 bin Türk var bu büyük avantaj 

Türk firmalarının İngiltere’de bilinen ve güvenilir markaları satın alarak İngiliz tüketici nezdinde itibar kazanabileceğine işaret eden Harris şöyle konuştu; “Türkiye’de imal edip, İngiliz markası ile İngiltere’ye satabilirsiniz. Bu sizlere rekabette avantaj sağlar. İngiltere’de yaşayan 500 bin Türk var. Bu da sizler için büyük fırsat.”

Brexit sürecini Türk konfeksiyon ve deri sektörleri açısından değerlendiren Estate Kurucu Ortağı ve Müdürü Mike Rowe, konfeksiyon ve deri sektörlerinin İngiltere’ye ihracatında şu anda gümrük vergilerinin sıfır olduğunu o nedenle bu sektörlerin İngiltere’ye ihracatında engel olmadığını, Brexit sonrası için ise, bir netlik olmadığını kaydetti.

İngiliz halkının 2010 ekonomik krizi sonrasında Avrupa Birliği’ne her yıl ödenen 90 milyar sterlini ödemek istemediğini, Avrupa Birliği’nden ayrılma ile sonuçlanan referandum sürecinin bu nedenle yaşandığını anlatan Rowe, “Brexit sonrası tarifeler, gümrük vergileri kalkabilir. Türk üreticilerinin ucuza mal etme avantajları var. Türkiye’nin karşısına çok daha anlamlı imkanlar çıkabilir. 2019 yılında İngiltere’de perakende sektörüne ilgi artacak. Türk deri sektörü firmaları İngiltere’de mağazacılıkta büyüyebilirler” şeklinde konuştu.

İngiltere’nin Türkiye’nin ihracatında 9 milyar 334 milyon dolarlık tutarla ihracat listesinde ikinci sırada olduğuna dikkati çeken Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkanı Jak Eskinazi, İngiltere’nin Avrupa Birliği’nden (AB) ayrılması anlamına gelen Brexit’in hayata geçmesine 6 ay kala AB ve İngiltere’nin henüz çıkışla ilgili yol haritasında anlaşmaya varmadığının altını çizdi.

Türkiye ile İngiltere’nin stratejik işbirliğinin Brexit sonrasında da devam edeceğine inandıklarını ifade eden Eskinazi, “Ticaret Bakanlığımız, İngiltere ile Türkiye arasında yeni dönemde ayrı ve güçlü bir serbest ticaret anlaşması ya da serbest ticaret anlaşması modelinde bir anlaşma yapmak için çalışmalar yürütüyor. Bu hazırlıklar ihracatçılarımıza güven veriyor. Ege İhracatçı Birlikleri’nden İngiltere’ye yapılan ihracat 749 milyon dolar olarak gerçekleşti. İngiltere, Birliklerimizin ihracat listesinde üçüncü basamakta yer aldı. Ege Bölgesi’nden İngiltere’ye en fazla ihracat yapan sektörümüz 135 milyon dolarla kuru meyve sektörü olarak öne çıkıyor. İngiltere’ye yapılan Konfeksiyon ürünleri ihracatı 95 milyon dolar, Elektrik-Elektronik Ürünleri ihracatı 80 milyon dolar, Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatı 71 milyon dolar tutarında gerçekleşti” dedi.

İngiltere ihracatımızda ikinci büyük pazar

Türkiye’nin ihracatında İngiltere’nin 9 milyar 334 milyon dolarlık tutarla ihracat listesinde ikinci sırada olduğuna dikkati çeken Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkanı Jak Eskinazi, İngiltere’nin Avrupa Birliği’nden (AB) ayrılması anlamına gelen Brexit’in hayata geçmesine 6 ay kala AB ve İngiltere’nin henüz çıkışla ilgili yol haritasında anlaşmaya varmadığının altını çizdi.

AB üyesi 28 ülke liderinin 18-19 Ekim’de Brüksel’de gerçekleştireceği zirvede ele alınacak ana başlıklardan birinin Brexit sürecinin geleceği olacağını anlatan Eskinazi, Egeli ihracatçıların, İngiliz danışmanlar, Mike Rowe ile Dean Harris’tan süreci dinlemeleri için zemin hazırladıklarını anlattı. Eskinazi, “Mike Rowe; Perakende ve ithalat, ihracat işlerini içeren uluslararası bir marka portföy yönetim şirketi olan ESTATE firmasının kurucusu ve yöneticisi. Dean Harris ise; İngiltere gıda üreticilerinin ihracat işlerini büyütmelerine yardımcı olmak için 2002 yılında kurulan Christie International firmasında Satış Müdürü. Konusunda uzman iki ismin vereceği bilgilerin ihracatçılarımızın yol haritalarına katkı sağlayacağına inanıyoruz” şeklinde konuştu.

İngiltere ile kapsamlı bir serbest ticaret anlaşması bekliyoruz

Türkiye ile İngiltere’nin stratejik işbirliğinin Brexit sonrasında da devam edeceğine inandıklarını ifade eden EİB Koordinatör Başkanı Eskinazi sözlerini şöyle tamamladı; “Ticaret Bakanlığımız, İngiltere ile Türkiye arasında yeni dönemde ayrı ve güçlü bir serbest ticaret anlaşması ya da serbest ticaret anlaşması modelinde bir anlaşma yapmak için çalışmalar yürütüyor. Bu hazırlıklar ihracatçılarımıza güven veriyor.”

“Brexit Sonrası İngiltere” seminerini organize eden Ege Deri ve Deri Mamulleri İhracatçıları Birliği Başkanı Erkan Zandar ise; İngiliz danışmanlar, Mike Rowe ile Dean Harris’in sunumlarında Brexit sürecinin nasıl başladığı, güncel durumu ve ilerleyen dönemde neler olabileceği, Brexit sonrası ne gibi fırsatların doğabileceğine değinecekleri bilgisini paylaştı. Zandar, “Ayrıca, olası senaryolar üzerinden Türkiye’nin İngiltere olan ilişkileri ve ticareti üzerinde etkilerinden bahsedecekler” dedi.

İngiltere’nin Avrupa Birliği’nden 2017 yılında gerçekleştirdiği ithalatın 341 milyar sterlin olduğuna işaret eden Zandar, şöyle devam etti: “İngiltere’nin toplam ithalatında AB’nin payı yüzde 53. Olası bir anlaşma sağlanamadan İngiltere’nin Avrupa Birliği’nden çıkışı Gümrük Birliği’nin bozulması, yeni gümrük tariflerinin ortaya çıkması ve ihracat-ithalat alanında aksamalara yol açabilecektir.”

EİB ihracatında İngiltere üçüncü sırada

Ege İhracatçı Birlikleri’nin 2017 yılı verilerine göre, İngiltere’ye EİB’den yapılan ihracat 749 milyon dolar olarak gerçekleşti. İngiltere, EİB’nin ihracat listesinde üçüncü basamağın sahibi oldu.

Ege Bölgesi’nden İngiltere’ye ihracatta ilk sırayı 135 milyon dolar ile kuru meyve ve mamulleri sektörü alırken, Konfeksiyon ürünleri ihracatı 95 milyon dolar ile zirve ortağı oldu. Ege Bölgesi’nden İngiltere’ye 80 milyon dolarlık Elektrik-Elektronik Ürünleri, 71 milyon dolarlık Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller ihracatı yapıldı.