Ana sayfa Güncel Piyasa Yorumları BDDK, Kasım A...

BDDK, Kasım Ayı Bankacılık Sektörü Verilerini Açıkladı

30.12.2020 – BDDK Kasım ayı bankacılık verilerini açıkladı. Aylık olarak yayınlanan BDDK datasına göre, Türk bankacılık sektörü net kar rakamı Kasım ayında, kamu mevduat bankalarında oluşan yüksek ticari kara paralel aylık bazda %94,9 artarak, 7,3 milyar TL seviyesinde gerçekleşti. (Yıllık bazda % 39,0 artış). Kamu mevduat bankaları Kasım ayında en kuvvetli karlılık performansı gösteren segment olmuştur. Bu segmentte yer alan bankalar Ekim ayındaki 780 milyon TL zararı takiben Kasım ayında 3,7 milyar TL kar açıklamıştır. Kar artışında, 3,5 milyar TL tutarında ticari kar ve azalan kredi karşılıkları etkili olmuştur. Özel mevduat bankalarında ve yabancı mevduat bankalarında ise, Kasım ayında gerçekleşen yüksek ticari zararlar nedeniyle, aylık bazda sırasıyla %33,5% ve %28 kar daralması gerçekleşmiştir.

BDDK Bankacılık Sektör Verisi Değerlendirmesi, Oyak Yatırım

Kasım 2020 BDDK, bankacılık sektörü Kasım verilerini açıkladı. Buna göre, sektör 7,3 milyar TL net kar elde ederken net kar aydan aya %95 (kümüle yıllık +%23) artış gösterdi. Sektörün karındaki artışın ana kaynağı 3Ç sonrası Kasım ayında net karşılık giderlerindeki düşüş ve karşılık geri çevirmeleri ile kambiyo zararlarının azalmasıdır. Özellikle kamu bankalarının Ekim ayındaki yüklü kambiyo zararından sonra Kasım ayında TL’nin değer kazanması ve döviz açık pozisyonlarının azalması sonucu kambiyo karı yazması sektör karlılığını desteklemiştir. Kambiyo kalemindeki performansın sektörün son çeyrek karlılığına olumlu etki yapmasını bekliyoruz. Karşılık tarafında ise düşüşün geçici olduğuna ve Aralık ayında ihtiyati karşılık ayrılması ve IFRS model ayarlamalarının etkisinde toplam karşılık giderlerinin artacağına inanıyoruz. Karşılık yükünün Kasım ayında azalması ve kambiyo karı yazılmasının yanı sıra, sonuçların öne çıkan başlıca özellikleri şu şekildedir: (1) TL kredi/mevduat maskası yükselen fonlama maliyetlerinin etkisinde aydan aya 57 baz puan daraldı; YP makasta ise kredi getirilerinin azalması sonucu 2,2 puan daralma yaşandı, (2) Menkul kıymet getirisi düştü; ancak TÜFE düzeltmesi Aralık ayında yapılacağı için 4Ç sonuçlarını destekleyecek, (3) komisyon daralması yıldan yıla kümüle bazda devam etti ve yasal düzenlemelerin olumsuz etkisinin henüz azalmadığı izlenimini veriyor, (4) faaliyet giderleri büyümesi ise hala enflasyon üzerinde seyretmektedir.

Çekirdek gelirler, artan mevduat maliyetleri ve yasal düzenlemeler nedeniyle azalan komisyon gelirleri nedeniyle aydan aya %9 geriledi. TCMB’nin sıkılaştırmasının etkisiyle artan mevduat maliyetleri, önümüzdeki aylarda TL kredi/mevduat makasının daha da daralmasına neden olabilir. YP makas ise değerlenen TL’nin etkisinde düşen kredi getirileriyle daraldı. 4Ç20 ve 1Ç21’de bankalar için makas ve marjlar açısından operasyonel ortamın zor olmasını bekliyoruz. Kredilerin yukarı yönlü yeniden fiyatlanması devam ederken TL mevduat maliyetleri yükselmeye devam ediyor, ancak kredi hacimleri düşüyor. Net kredi risk maliyeti, 3Ç’nin yüksek seviyelerinden normalize edilen net kredi zararı karşılıkları ve yeni TGA girişlerinin sınırlı kalması nedeniyle Kasım’da Eylül sonundaki 238 baz puandan 60 baz puan’a düştü. Bize göre Covid-19 nedeniyle ertelenen krediler varlık kalitesi için orta vadeli bir risk oluşturuyor, keza vadeleri Haziran 2021’e kadar uzatıldı. Özel bankaları (ÖB’ler) kamu bankaları (KB’ler) ile karşılaştırırsak, KB’lerin kar performansı açısından Kasım ayını ÖB’lerden daha iyi geçirdiği sonucuna varabiliriz. Daralan çekirdek makasa rağmen KB’ler, esas olarak kambiyo işlemleri kaynaklı yükselen alım satım karları sayesinde Kasım ayında yüksek kar açıkladı. Kasım ayında KB’ler, makası ve marjı yönetmede ÖB’lerden çok daha iyiydi. Ancak, hem KB’lerin hem ÖB’lerin istisnasız olarak 4Ç’de yüksek fonlama maliyetlerinin olumsuz etkisini hissedeceğini düşünüyoruz.

Görüşümüz: Kredi/mevduat makası yükselen fonlama maliyetlerinin etkisinde 2021’in ilk yarısında karlılığı giderek daha az destekleyecektir. Öte yandan, Tüfe’ye endeksli menkuller ve diğer değişken faizli tahvillerdeki yüksek getiriler, özellikle 4Ç20’de daralan marjların karlılık üzerindeki olumsuz etkisini yumuşatabilir. Kambiyo tarafındaki alım satım zararlarının azalması, KB’lerin 4Ç’deki karlarını olumlu etkileyebilir. 4Ç’de ihtiyati karşılık ve IFRS model ayarlamalarının etkisinde toplam karşılık giderleri artabilir. Sonuç olarak, yılın son çeyreğinde takip ettiğimiz bankaların karlarının bir önceki çeyreğe göre %21 daralmasını bekliyoruz. Yüksek sermaye yeterlilik oranı, güçlü içsel sermaye üretim kapasitesi ve geniş ticari kredi ağına sahip bankaları tercih ediyoruz. Akbank, Garanti ve Yapı Kredi takip ettiğimiz bankalar arasında en çok beğendiklerimizdir.

Tacirler Yatırım Bankacılık Sektörü Yorumu

BDDK Kasım ayı bankacılık verilerini açıkladı. Bankacılık sektörünün konsolide net karı 7,304 milyar TL olarak gerçekleşti ve aylık %95 artarken yıllık bazda %39 arttı. Açıklanan Kasım ayı net kar rakamına bağlı olarak Türk bankacılık sektörünün net karı Ocak-Kasım döneminde %23 artış kaydetti. Detaylarına baktığımızda, yerli özel ve yabancı bankaların net karlarında aylık bazda düşüşler gerçekleşmesine rağmen, kamu bankaların net karındaki güçlü yükselişle birlikte bankacılık sektörünün konsolide net karında aylık bazda %95 artış kaydedildi. Diğer taraftan, sektör geneline baktığımızda, karşılık öncesi gelirlerde aylık bazda %21 gerileme olmasına rağmen karşılık ve provizyon giderlerindeki aylık %72 azalma net kar büyümesinin altında yatan ana sebeptir.

Ana bankacılık gelirleri, aylık bazda, %9 azaldı. Detaylarına baktığımızda, net faiz gelirleri, aylık bazda, %11 gerileme olduğunu görüyoruz ve bu durumun kredilerden ve menkul kıymetler portföyünden kazanılan faiz gelirlerindeki düşüşten kaynaklandığını görüyoruz. Kredi-mevduat makası aylık bazda 74 baz puan azaldı ve net faiz marjı ise aylık bazda %3,55 seviyesi ile 48 baz puan azaldı. Karşılık giderleri ise Ekim ayında kaydedilen oldukça yüksek bir bazın ardından aylık bazda %72 azaldı. Detaylarına baktığımızda, özel ve genel karşılıklar, aylık bazda, %56 ve %28 azalırken diğer karşılıklar ise ciddi azalışlar söz konusu oldu. Spesifik kredi maliyetleri aylık bazda 53 baz puan azalarak 41 baz puan olarak gerçekleşirken, brüt kredi maliyetleri ise aylık bazda 88 baz puan azalarak 126 baz puan olarak gerçekleşti. Kasım ayında, bankacılık sektörünün öz kaynak karlılığı %15,1 olarak kaydedildi ve (Ekim: %7,9) ve Ocak-Kasım döneminde ise öz kaynak karlılığı %11,6 olarak gerçekleşti. Çekirdek sermaye yeterliliği ve sermaye yeterliliği rasyoları, sırasıyla, %14,83 ve %19,38 olarak kaydedildi.

Ekim Ayı Bankacılık Sektörü Verileri

01.12.2020 – BDDK Ekim ayı bankacılık verilerini açıkladı. Bankacılık sektörünün konsolide net karı 3,748 milyar TL olarak gerçekleşti ve aylık %13 artarken yıllık bazda %27 azaldı. Açıklanan Ekim ayı net kar rakamına bağlı olarak Türk bankacılık sektörünün net karı Ocak-Ekim döneminde %21 artış kaydetti. Karşılık öncesi gelirlerde aylık bazda %1 gerileme olmasına rağmen karşılık ve provizyon giderlerindeki aylık %13 azalma net kar büyümesinin altında yatan ana sebeptir. Ana bankacılık gelirleri, aylık bazda, %5 azaldı.

Bankacılık verilerini Oyak Yatırım değerlendirdi:

BDDK, bankacılık sektörü Ekim verilerini açıkladı. Buna göre, sektör 3,7 milyar TL net kar elde ederken net kar aydan aya %13 (kümüle yıllık +%21) artış gösterdi. Sektörün karındaki artışın ana kaynağı 3Ç sonrası Ekim ayında net karşılık giderlerindeki düşüştür. Ancak, bu düşüşün geçici olduğuna ve yeni yıla doğru ilerlerken ihtiyati karşılık ve IFRS model ayarlamalarının etkisinde toplam karşılık giderlerinin artacağına inanıyoruz. Karşılık yükünün Ekim ayında azalmasının yanı sıra, sonuçların öne çıkan başlıca özellikleri şu şekildedir:

(1) TL kredi/mevduat maskası yükselen fonlama maliyetlerinin etkisinde aydan aya 1 puan daraldı,

(2) Menkul kıymet getirisi Tüfeks gelirleri ve yeni tahvil alımları ile yükseldi,

(3) komisyon daralması yıldan yıla kümüle bazda devam etti ve yasal düzenlemelerin olumsuz etkisinin henüz azalmadığı izlenimini veriyor,

(4) kamu bankalarının net kısa döviz pozisyonları kaynaklı kambiyo zararları sektörün karı üzerinde baskı oluşturmaya devam ediyor.

Çekirdek gelirler, artan mevduat maliyetleri ve yasal düzenlemeler nedeniyle azalan komisyon gelirleri nedeniyle daralan aydan aya %5 geriledi. TCMB’nin sıkılaştırmasının etkisiyle artan mevduat maliyetleri nedeniyle önümüzdeki aylarda TL kredi/mevduat makasının daha da daralmasını bekliyoruz. YP makas ise sabit kaldı. 4Ç20 ve 1Ç21’de bankalar için makas ve marjlar açısından operasyonel ortamın zor olmasını bekliyoruz. Kredilerin yukarı yönlü yeniden fiyatlandırması devam ederken TL mevduat maliyetleri yükselmeye devam ediyor, ancak kredi hacimleri düşmeye devam ediyor. Net kredi risk maliyeti, 3Ç’nin yüksek seviyelerinden normalize edilen net kredi zararı karşılıkları ve yeni TGA girişlerinin sınırlı kalması nedeniyle Ekim’de bir ay önceki 238 baz puandan 74 baz puan’a düştü. Bize göre Covid-19 nedeniyle ertelenen krediler varlık kalitesi için orta vadeli bir risk oluşturuyor, keza vadeleri Haziran 2021’e kadar uzatıldı.

Özel bankaları (ÖB’ler) kamu bankaları (KB’ler) ile karşılaştırırsak, ÖB’lerin kar performansı açısından Ekim ayını KB’lerden daha iyi geçirdiği sonucuna varabiliriz. KB’ler, esas olarak kambiyo işlemleri kaynaklı yükselen alım satım zararları ve daralan kredi/mevduat makası nedeniyle Ekim ayında net zarar açıkladı. Genel karşılıkların tersine çevrilmesi yoluyla toplam karşılık maliyetlerindeki aylık %66 düşüş bile, KB’lerin ayı zararla kapatmasını engelleyemedi. Ekim ayında ÖB’ler, makası ve marjı yönetmede KB’lerden çok daha iyiydi. Ancak, ÖB’lerin de istisnasız olarak 4Ç’de yüksek fonlama maliyetlerinin etkisini hissedeceğini düşünüyoruz.

Görüşümüz: Kredi/mevduat makası yükselen fonlama maliyetlerinin etkisinde 2021’in ilk yarısında karlılığı giderek daha az destekleyecektir. Öte yandan, Tüfe’ye endeksli menkuller ve diğer değişken faizli tahvillerdeki yüksek getiriler, özellikle 4Ç20’de daralan marjların karlılık üzerindeki olumsuz etkisini yumuşatabilir. Kambiyo tarafındaki alım satım zararları, KB’lerin 4Ç’deki karlarını olumsuz etkileyebilir. 4Ç’de ihtiyati karşılık ve IFRS model ayarlamalarının etkisinde toplam karşılık giderleri artabilir. Yüksek sermaye yeterlilik oranı, güçlü içsel sermaye üretim kapasitesi ve geniş ticari kredi ağına sahip bankaları tercih ediyoruz.