Ana sayfa Haberler Başbakan Yard...

Başbakan Yardımcısı Canikli: “Türkiye Dijital Bir Kumarhaneye Dönecekti”

Başbakan Yardımcısı Nurettin Canikli, bankacılık finansal sistemi konusunda Türkiye’nin en güçlü ülkeler içinde yer aldığını kaydederek, “Türkiye ekonomisi bugün hiç olmadığı kadar güçlüdür” dedi.

Başbakan Yardımcısı Nurettin Canikli, BloombergHT-Habertürk ortak canlı yayınına konuk oldu. Programda gündeme ilişkin soruları yanıtlayan Canikli, referandum sürecine ilişkin, “16 Nisan’da herhangi bir sorun, problem düşünmüyoruz. Ama bu şu anlama gelmesin; vatandaşımıza 16 Nisan’da getirmek istediğimiz sistemin tam olarak anlatılması çabamız, mücadelemiz devam edecek. 16 Nisan’a kadarın sonuna kadar devam edecek. Her şey bitmiş gibi bir haleti ruhiye içine hiçbir zaman girmedik. Vatandaşa da saygısızlık olur. Şu an itibarıyla anket sonuçlarında hayırın üstünde olduğumuz ortada” ifadelerini kullandı.

“Terörün isteyeceği güçsüz bir yönetimdir”

7 Haziran 2015 seçimlerinden sonra tek başına iktidar tablosu ortaya çıkmadığını hatırlatan Canikli, “Türkiye’de güçlü bir yönetim iradesi ortaya çıkmayınca olumsuz yansımaları görmeye başladık. Bunlardan biri terörün azmasıdır. Terörün isteyeceği güçsüz bir yönetimdir. Yönetimin karar almakta zorlandığı, karar alamadığında ciddi bir zafiyet ortaya çıkar. Bunun örneğini de 7 Haziran seçimlerinde gördük” değerlendirmesinde bulundu.

“Nefes alamadan piyasalarımıza adeta çökme harekatı yapıldı”

Canikli, para ve sermaye piyasalarına yönelik bir atağın söz konusu olduğunu dile getirdi. Canikli, “İma etmeye çalıştık ama bu kadar netlikte söylüyoruz. Ekonomide istikrarı bozmayı hedefleyen saldırılarla karşı karşıya kaldık. Derecelendirme kuruluşlarının Türkiye’nin genel kredi notunu ve bankalarla ilgili değerlendirmelerine baktığınızda bunun kesintisiz bir projenin devamı olduğunu görürsünüz. Hiçbiri rasyonel karar değildi. 28 Ocak’ta Fitch’in not seviyesini düşürmesine bakalım, bir hafta önce piyasalar normalleşmeye başlamıştı. Fitch açıklama yaptı, yapacağı değerlendirme ile ihsası reyde bulundu adeta. Bu alışılagelen bir olay değildir. Amaç belli. Daha nefes alamadan bizim piyasalarımıza adeta çökme harekatı yapıldı” dedi.

“Bütün gelişmiş ülke bankalarında sıkıntılar vardır”

Bankacılık sistemine saldırılarda bulunulduğunu kaydeden Canikli, 5 bankanın notunun durağandan negatife çevrildiğini söyledi. Bankacılık finansal sistemi konusunda Türkiye’nin en güçlü ülkeler içinde yer aldığını belirten Canikli, “Bütün gelişmiş ülke bankalarında sıkıntılar vardır. Türev, sanal ürünlerle doludur, Türkiye’de yoktur” diye konuştu.

“TL yüzde 9 oranında bir değer kazandı”

“Derecelendirme kuruluşları bütün mermilerini tüketti” diyen Canikli, şunları kaydetti:

“Son barutlarını da kullandılar. Fitch’in not indiriminden sonra çok yüksek seviyede dolar fiyatı bekliyorlardı. Tam tersi oldu. O hafta içerisinde TL yüzde 5 değer kazandı. Yani o tarihten bugüne kadar da TL yüzde 9 oranında bir değer kazandı. Tam tersini bekliyorlardı.”

Söz konusu saldırıların amacının referandum sonuçlarını etkilemeye yönelik olduğuna değinen Canikli, “Ciddi anlamda tehditlerle karşı karşıya kaldı Türkiye. En son 15 Temmuz’da bir büyük saldırı ile karşı karşıya kaldı. Onu def etti. Ekonomi üzerinden bu saldırı ve bu sabotaj yapıldı” ifadelerini kullandı.

Kurdaki hareketlenme üzerinden vatandaşın siyasi tercihine müdahale edildiğini belirten Canikli, söz konusu saldırıların olumsuz olduğunu söyleyerek, “Spekülatif ataklara karşı Türkiye ekonomisi bugün hiç olmadığı kadar güçlüdür. Yani bundan sonra buna yönelik saldırılar hiçbir şekilde başarılı olamayacaktır. En son vuruşu ekonomi ile yapmak istediler ama şuan her şey kontrol altında” şeklinde konuştu.

2 milyonun üzerinden yeni istihdam

Canikli, seçime kadar yaklaşık 2 milyonun üzerinde bir istihdam oluşturulmasını hedeflediklerini söyleyerek, “Başladık, hayata geçiyor. Bunun yaklaşık 200 bini toplum yararına çalışma projesi çerçevesinde kamu tarafından üretiliyor. 400 bin ise iş başı eğitim ve bu çerçevede özel sektör üzerinden, yani yeni işe alınması halinde devletin bir kısmının parasını ödemesi gibi modellerle teşvik ettiği modellerle bir istihdam öngörülüyor. Yaklaşık 1 buçuk milyon firmaların ilk defa işe alacakları insanların bütün SGK primleri ve vergilerini devletin ödemesi şeklinde bir teşvik sistemi ile istihdam. Bununla ilgili bütün yasal düzenlemeler yapıldı” dedi.

“Türkiye dijital bir kumarhaneye dönecekti”

Canikli, konuşmasını şu şekilde sürdürdü:

“Bu karar son derece yerinde bir karardır, doğru bir karardır. Birçok yönden bu kararı aldık, adım attık. Bunlardan bir tanesi küçük yatırımcının korunmasıydı. Çok hızlı büyüyordu bu alan ve bu esas itibariyle risk yönetimi mekanizması olması gerekirken kesinlikle bu fonksiyonu ifa etmiyor. Sadece aşırı riski seven aşırı riske yatırım yapan insanların bu duygularının tatmin edildiği bir alan olarak görülmeye başlandı. Bir kumar mantığı hayata geçmeye başladı burada yoğun bir şekilde. Biraz daha bıraksaydık eğer devam etseydi inanın çok hızlı büyüyordu ifade ettim, Türkiye dijital bir kumarhaneye dönecekti. İşlem hacmi de çok artıyordu. Küçük yatırımcıların hemen hemen tamamı kaybediyor. Yani Forex işlemleri yapan, bu piyasaya giren küçük yatırımcıların tamamı kaybediyor. Tüm oyuncuların kaybetme oranı da yüzde 80’nin üzerinde. Küçüklerde bu oran çok daha fazla, yüzde 100’e yakın neredeyse. 90’nın üzerinde ama ortalama olarak da yüzde 80’nin üzerinde. Yatırım yapanın yüzde 80’i kaybediyor. Böyle bir piyasa olur mu?

Bu karardan önce günlük işlem hacmi, kaldıraçlı işlem hacmi 16-17 milyar dolara çıkmıştı günlük. Bunun küçük yatırımcı açısından nasıl tahrip edici bir özelliği olduğunu göstermesi açısından çok ilginçtir. Bıraksaydık geometrik olarak büyümeye devam ediyordu. Hiç ilgisi olmayan risk yönetimi mekanizması normal vatandaş, üç beş kuruş birikimi olanlar cazip reklamlarla cezbediliyordu ki oraya oyuncu olarak giriyordu. Halbuki Forex’le oynamak, oralarda işlem yapmak ciddi anlamda bir bilgi birikimini, kurumsal yapıyı gerektiriyor. Ciddi anlamda spekülatif ataklarda kullanılabilecek bir platform olarak ortaya çıktı bu. Gördük o tehlikeyi. Nitekim düzenlemeden sonra günlük işlem hacmi 2 milyar dolar civarına düştü. Onu da gerçek oyuncular. Amacı eğer risk yönetimiyse on kat kaldıraç rahatlıkla bu iş için yeterli.

50 bin liralık limitte sınırı da bu işi gerçekten kurumsal yatırımcılar yapsın onun dışındakiler normal vatandaş, ihtiyacı olmayan bu işe girmesin onlar açısından kumar. Biz eğer o tedbiri almamış olsaydık aldığımız o günden beri yaklaşık günlük 15 milyar dolarlık işlem hacminde 10 binlerce insanın milyonlarca dolar kaybı meydana gelecekti, bunu engelledik. Sermaye yurt dışına gider diye bir tehlike şuanda yok. Onunla ilgili gereken tedbirleri de alıyoruz. Yakında gerekli düzenlemeleri de yapacağız.”

“Türkiye’nin kalkınmasına, büyümesine katkı sağlayacak olan projelerin finansmanında kullanacağız”

Varlık Fonu ile ilgili ise Canikli, “Durağan bir tarafta pasifte bekleyen kıymetlerin ekonomiye katılmasından ibaret esasında. Son derece akılcı, son derece Türkiye’nin özellikle ihtiyacı olduğu alanlarda motive edecek lokomotif etkisi yaratacak olan bir yapı bir fon. Bu yolla biz yüz milyarlarca dolar kaynak üreteceğiz. Dönüşü olan belli sürelerde kendini amorte eden ve Türkiye’nin kalkınmasına büyümesine katkı sağlayacak olan projelerin finansmanında kullanacağız. Yatırım fonu bize en çok sorulan sorulardan bir tanesi. Burada maalesef yeteri kadar bilmeden konuşuyorlar. Yatırım fonuna devredilen bu firmalar ya da işletmelerin mevzuatları neyse personel yönetimine, diğer yönetimine ilişkin mevzuat neyse onlar aynen devam ediyor. Denetim içinde geçerli. Bir siyasi partinin bir yetkilisi çıkıyor ‘efendim bundan sonra bunlar denetlenmeyecek’ diye gerçek olmayan bir iddia üzerinden yola çıkarak inanılmaz senaryolar üretiyor doğru değil. Sayıştay denetimi, bütün denetimler devam edecek. Devredilen firmalar için söylüyorum. Orada hiçbir boşluk yok. Ayrıcı mağduriyette söz konusu değil” dedi. İHA