Ana sayfa Haberler Döviz Cinsind...

Döviz Cinsinden Sözleşmelerde Bunlara Dikkat!

Dövizle veya Dövize Endeksli Yapılan Sözleşmelerde Dikkat Edilmesi Gerekenler

Yeminli Mali Müşavir Orhan İyiler, dövizle veya dövize endeksli yapılan sözleşmelerde dikkat edilmesi gereken noktaları açıklıyor. Hangi durumlarda dövizle sözleşme yapılabilir, hangi durumlarda yabancı parayla sözleşme yapılamaz? Daha önceden dövizle yapılmış sözleşmeler hangi durumda ve nasıl Türk Lirası’na çevrilir? Kimler yabancı parayla sözleşme yapabilir? ODD Yeminli Mali Müşavirlik Başkanı Orhan İyiler yanıtladı.

 

Döviz Cinsinden ve Dövize Endeksli Sözleşmelerle İlgili Tebliğ Yayınlandı

08.10.2018

Döviz cinsinden ve dövize endeksli sözleşmeler ile ilgili tebliğ Resmi Gazete’de yayımlandı Tebliğ ile birlikte TL ile yapılması zorunlu sözleşmeler ve istisna kapsamındaki sözleşmeler 25 madde altında düzenlendi. Öne çıkan maddeler;

Türkiye’de yerleşik kişilerin, kendi aralarında akdedecekleri, gayrimenkul satış, kiralama sözleşmeleri ile iş ve hizmet sözleşmelerinde sözleşme bedelini ve bu sözleşmelerden kaynaklanan diğer ödeme yükümlülüklerini döviz cinsinden veya dövize endeksli olarak kararlaştıramayacakları belirtildi.

Türkiye’de yerleşik kişilerin kendi aralarında yapacakları sözleşmeler dışında kalan menkul satış ve kiralama sözleşmelerinde, bilişim teknolojileri kapsamında yurt dışında üretilen yazılımlara ilişkin satış sözleşmelerinde, donanım ve yazılımlara ilişkin lisans ve hizmet sözleşmelerinde, gemilere ilişkin finansal kiralama (leasing) sözleşmelerinde sözleşme bedeli ve bu sözleşmelerden kaynaklanan diğer ödeme yükümlülükleri döviz cinsinden veya dövize endeksli olarak kararlaştırılabilecek.

Türkiye Cumhuriyeti ile vatandaşlık bağı bulunmayan Türkiye’de yerleşik kişilerin taraf olduğu iş sözleşmelerinde, kamu kurum ve kuruluşları ile Türk Silahlı Kuvvetlerini Güçlendirme Vakfı şirketlerinin taraf olduğu gayrimenkul satış ve gayrimenkul kiralama dışında kalan sözleşmelerde, kamu kurum ve kuruluşlarının taraf olduğu döviz cinsinden veya dövize endeksli ihaleler, sözleşmeler ve milletlerarası antlaşmaların ifası kapsamında olmak kaydıyla; yüklenicilerin üçüncü taraflarla akdedeceği gayrimenkul satış, gayrimenkul kiralama ve iş sözleşmeleri dışında kalan sözleşmelerde, Hazine ve Maliye Bakanlığının gerçekleştirdiği işlemlerle ilgili olarak bankaların taraf olduğu sözleşmelerde sözleşme bedeli ve bu sözleşmelerden kaynaklanan diğer ödeme yükümlülükleri döviz cinsinden veya dövize endeksli olarak kararlaştırılabilecek.

Sermaye Piyasası Kanunu ile bu Kanuna dayalı olarak yapılan düzenlemeler çerçevesinde sermaye piyasası araçlarının (yabancı sermaye piyasası araçları ve depo sertifikaları ile yabancı yatırım fonu payları da dahil olmak üzere) döviz cinsinden oluşturulması, ihracı, alım satımı ve yapılan işlemlere ilişkin yükümlülükleri döviz cinsinden kararlaştırılabilecek.

Dışarıda yerleşik kişilerin Türkiye’de bulunan şube, temsilcilik, ofis, irtibat bürosu, doğrudan veya dolaylı olarak %50 ve üzerinde pay sahipliklerinin bulunduğu şirketler ile serbest bölgelerdeki şirketlerin taraf olduğu iş ve hizmet sözleşmelerinde, sözleşme bedeli ve bu sözleşmelerden kaynaklanan diğer ödeme yükümlülükleri döviz cinsinden veya dövize endeksli olarak kararlaştırılabilecek.

Türkiye’de yerleşik yolcu, yük veya posta taşıma faaliyetinde bulunan ticari hava yolu işletmeleri; hava taşıma araçlarına, motorlarına ve bunların aksam ve parçalarına yönelik teknik bakım hizmeti veren şirketler; sivil havacılık mevzuatı kapsamında havalimanlarında yer hizmetleri yapmak üzere çalışma ruhsatı alan veya yetkilendirilen kamu ya da özel hukuk tüzel kişiliği statüsündeki kuruluşlar ile söz konusu kuruluşların kurdukları işletme ve şirketler ile doğrudan veya dolaylı olarak sermayelerinde en az %50 hisse oranına sahip olduğu ortaklıkların Türkiye’de yerleşik kişilerle döviz cinsinden veya dövize endeksli bedeller içeren gayrimenkul satış, gayrimenkul kiralama ve iş sözleşmeleri haricindeki sözleşmeleri akdedebilecek.

Akdedilecek sözleşmelerde istisna kapsamına alınan, tebliğ değişikliğinin yürürlüğe girdiği tarihten önce akdedilmiş bulunan sözleşmeler de anılan geçici madde hükmünden istisna sayılacak. Bu değişikliğin yürürlüğe girdiği tarihten önce akdedilmiş bulunan iş makineleri dahil taşıt kiralama sözleşmeleri anılan geçici madde hükmünden istisna sayılacak.

Bu madde uyarınca sözleşme bedeli ve bu sözleşmelerden kaynaklanan diğer ödeme yükümlülükleri döviz cinsinden veya dövize endeksli olarak kararlaştırılması mümkün olmayan sözleşmelerde yer alan bedellerin taraflarca Türk parası olarak yeniden belirlenmesi zorunlu olacak.

Döviz cinsinden veya dövize endeksli olarak kararlaştırılması mümkün olmayan sözleşmelerde yer alan bedeller taraflarca Türk Lirası yeniden belirlenirken mutabakata varılamazsa; 2 Ocak 2018 tarihinden önce akdedilen sözleşmelerdeki Döviz bedelinin TL’ye çevrilmesinde, 2 Ocak’taki Merkez Bankası efektif satış kuru esas alınacak. Taraflar anlaşırsa, farklı bedeller üzerinden de TL’ye geçiş yapabilecekler. Yeni belirlenen bedeller, her yıl Türkiye İstatistik Kurumu’nun tüketici fiyat endeksindeki (TÜFE) artışa göre güncellenecek.

Vakıf Yatırım’ın konu ile ilgili yorumu şu şekilde:

“Söz konusu Tebliğ ile Türk Silahlı Kuvvetlerini Güçlendirme Vakfı (TSKGV) şirketlerinin istisna kapsamına alınmasını, TSKGV’nin %74,2 ile iştiraki olan Aselsan (ASELS) açısından pozitif buluyoruz. MLP Sağlık (MPARK)’ın 1Y18’de kira kontratlarının %39’u, Mavi Giyim (MAVI)’nin kira kontratlarının %60’a yakını ve Migros (MGROS)’un kira kontratlarının %25’i döviz cinsinden olup, yeni uygulamanın operasyonel giderleri üzerindeki döviz kaynaklı riski azaltarak kârlılıkları açısından destekleyici olacağını tahmin ediyoruz. Ağırlıklı olarak döviz cinsinden borçluluğu bulunan ve döviz kira geliri elde eden GYO’ların bu sınırlamadan kısa vadede olumsuz etkilenmesini bekliyoruz. İzleme listemizde bulunan İş GYO(ISGYO)’nun bu gelişmeden sınırlı, Torunlar GYO(TRGYO)’nun ise daha negatif etkileneceğini düşünüyoruz. Torunlar GYO’nun 2Ç18 itibariyle banka kredilerinin %61,3’ü USD, %27’si Euro ve %11,7’si TL cinsindendir. Ayrıca Şirket’in kira sözleşmelerine göre hesaplanan kira bedellerinin para birimi dağılımı yaklaşık %70’i USD, %30’u Euro’dur”

Vakıf Yatırım’ın konuya dair değerlendirmesi ise aşağıdadır:

Hükümet’in daha önce gayrimenkul satış, gayrimenkul kiralama, leasing ve iş ve hizmet sözleşmelerinde döviz ya da dövize endeksli sözleşmeleri engellemeye yönelik açıkladığı tasarı Resmi Gazete’de yayınlandı. Buna göre sözleşmelerin TL’ye çevrilmesinde 2 Ocak, 2018 tarihi öncesi sözleşmelerde 2 Ocak, 2018 döviz kurları (USD/TL: 3.76 EUR/TL: 4.53 ) ve sonrası dönemler için sözleşme tarihindeki döviz kuru kullanılacak. Türkiye Cumhuriyeti Devleti ile vatandaşlık bağı bulunmayan kişilerin, en az %50 oranında yabancı ortaklığı bulunan tüzel kişilerin ve havacılık sektöründe faaliyet gösteren şirketlerin taraf oldukları iş ve hizmet sözleşmeleri gibi haller uygulamadan muaf. Haberi TKNSA ve MAVI gibi perakendeciler için olumlu olarak değerlendirirken, özellikle yüksek döviz açık pozisyonu bulunan TRGYO ve kiralanabilir varlık portföyüne sahip olan diğer GYO’lar için negatif olarak değerlendiriyoruz.

Döviz Sözleşmelerinde Muafiyetlere İlişkin Düzenleme Taslağı Görüşe Açıldı

04.10.2018

Dövizle yapılan sözleşmelerin TL’ye çevrilmesini öngören düzenleme taslağı görüşe açıldı. Basında yer alan haberlere göre, Hazine ve Maliye Bakanlığı’nın tarafların görüşüne açtığı tebliğ taslağına göre, dövizle sözleşme yasağına ilişkin istisnalar arasında ihracatçılar, leasing, havacılık ve yabancı şirketleri yer alıyor.

TL’ye geçerken mutabakata varamayan tarafların uygulayacağı kurda sözleşme tarihi esas alınacak. Eğer sözleşme 2 Ocak 2018’den önce yapılmışsa 2 Ocak 2018’deki Merkez Bankası efektif satış kuru kullanılacak. Eğer sözleşmeler 2 Ocak 2018’den sonra yapılmışsa bedeller sözleşme tarihinde geçerli Merkez Bankası efektif satış kuru olacak. Söz konusu tutarlar sözleşmenin yenileme dönemine kadar uygulanmaya devam edilecek. Yenileme döneminde tekrar tespit edilecek tutarlar ise bu fıkranın ilk cümlesinde belirlenen Türk parası karşılığın, 2 Ocak 2018’den yenileme tarihine kadar TÜFE aylık oranları esas alınarak hesaplanacak tutarını geçemeyecek.

Taslağa göre Türkiye’de yerleşik kişiler; konut ve işyeri dahil gayrimenkul satış sözleşmelerinde sözleşme bedelini ve diğer ödeme yükümlülüklerini döviz cinsinden veya dövize endeksli yapamayacak. Dışarıda yerleşik kişilerin Türkiye’de bulunan; şube, temsilcilik, ofis, irtibat bürosu, yüzde 50 ve üzerinde pay sahipliklerinin bulunduğu şirketler ile serbest bölgelerde yer alan şirketlerin taraf olduğu iş ve hizmet sözleşmelerinde, sözleşme bedeli döviz cinsinden veya dövize endeksli olarak yapılabilecek.

Buna göre sözleşmelerin TL’ye çevrilmesinde 2 Ocak, 2018 tarihi öncesi sözleşmelerde 2 Ocak, 2018 döviz kurları (USD/TL: 3.76 EUR/TL: 4.53 ) ve sonrası dönemler için sözleşme tarihindeki döviz kuru kullanılacak. Tasarı bazı muafiyetler de içeriyor. Basından yer alan notlara göre Türkiye Cumhuriyeti Devleti ile vatandaşlık bağı bulunmayan kişilerin, en az %50 oranında yabacı ortaklığı bulunan tüzel kişilerin ve havacılık sektöründe faaliyet gösteren şirketlerin taraf oldukları iş ve hizmet sözleşmeleri uygulamadan muaf tutulacak.

Konu ile ilgili olarak kurum ve uzamanların yorumları şöyle:

Oyak Yatırım: Haberi TKNSA ve MAVI gibi perakendeciler için olumlu olarak değerlendirirken, özellikle yüksek döviz açık pozisyonu bulunan TRGYO ve kiralanabilir varlık portföyüne sahip olan diğer GYO’lar için negatif olarak değerlendiriyoruz.

İş Yatırım: Döviz sözleşmelerinde muafiyetlere ilişkin taslak yasa tasarısı

Tasarıya göre aşağıdaki tür sözleşmeler yasaklamadan muaftır:

– Yabancı karşı taraflarla yapılan sözleşmeler
– Finansal kiralama sözleşmeleri
– Savunma ve havayolu sözleşmeleri (havayolları ve yer hizmetleri dahil). (THYAO, ASELS, CLEBI, TAVHL, OTKAR, KATMR gibi şirketler için potansiyel olumlu gelişme)

Gayrimenkul kiralama için muafiyet sağlanmadı. Taraflar arasında uyuşmazlık olması durumunda, döviz dönüşümleri 2018’den önce yapılan sözleşmeler için Ocak 2018 döviz kuru baz alınacaktır. Daha sonra yapılan sözleşmeler için sözleşme tarihindeki döviz kuru kullanılacaktır.

13.09.2018

Türk Parası Kıymetini Koruma Kanunu’nda değişiklik yapılarak Resmi Gazete’de yayınlandı. Yeni kanuna göre, Türkiye’de yerleşik kişilerin, ilgili bakanlıkça belirlenen haller dışında kendi aralarında menkul ve gayrimenkul alım satım, taşıt ve finansal kiralama dahil her türlü menkul ve gayrimenkul kiralama, leasing ile iş, hizmet ve eser sözleşmelerinde sözleşme bedeli ve bu sözleşmelerden kaynaklanan diğer ödeme yükümlülükleri döviz cinsinden veya dövize endeksli olarak kararlaştırılamayacak.

Kararın yürürlüğe girdiği tarihten itibaren 30 gün içinde, daha önce akdedilmiş yürürlükte olan sözleşmelerde döviz cinsinden kararlaştırılmış bulunan bedeller, Bakanlıkça belirlenen haller dışında, Türk parası olarak taraflarca yeniden tespit edilecek. Yani bundan sonra tüm satış ve kira sözleşmeleri TL cinsi olacak ve dövize endekslenemeyecek. Hâlihazırdaki döviz bazlı kira sözleşmeleri ise 30 gün içerisinde TL’ye çevrilecek.

İş Yatırım konuyu Gayrimenkul sektörü ve diğer halka açık şirketler nezdinde değerlendirdi:

Yeni kanunun portföyünde AVM ve ofis bulunan gayrimenkul şirketlerinin kira gelirleri üzerinde büyük bir etki yaratmasını beklemiyoruz. Birçok şirketin güncel kuru kullanmayarak kur sabitlemeye gittiğini ya da TL cinsi kira ödemelerini kabul ettiğini hatırlatmak isteriz.

Kira giderlerinin %39’u yabancı para cinsinden olan Medikal Park için haber olumlu. Migros’un döviz cinsi kira giderleri ise toplam kiraların %25’ini oluşturuyor. Fakat haberin olumlu etkisi kur sabitlemeleri nedeniyle Migros MGROS için sınırlı olabilir. Kira giderlerinin %60’ı yabancı para cinsinden olan Mavi MAVI için de haber olumlu. Ancak şirketi kurdaki artışa bağlı kira kontratlarını devamlı olarak yeniden müzakere ettiği için karlılık etkisi sınırlı olabilir. Bununla beraber yeni tebliğin şirketin operasyonlarının öngörülebilirliğini artırması açısından oldukça pozitif olduğunu düşünüyoruz.

Vakıf Yatırım konu ile ilgili genel bir değerlendirmede bulundu ve şu yoruma yerdi: “Kanunda yer alan 30 günlük sürede, sözleşmelerin TL’ye döndürülmesine ilişkin detaylı bir düzenleme daha yapılarak düzenlemenin istisna ve muafiyetlerinin netleştirileceğini düşünüyoruz. Dolayısıyla da yapılan yeni düzenlemenin etkilerinin tam olarak değerlendirilebilmesi için bu detaylı düzenlemenin görülmesi gerektiği görüşündeyiz. Ancak, ilk aşamada yurt içinde gelirleri döviz bazlı olan şirketler açısından düzenlemenin negatif algılanması beklenebilir.”