Ana sayfa Haberler ABD – Çin Ara...

ABD – Çin Arasında Gerilimin Dozu Yükseldi

06.08.2019 – ABD ve Çin arasındaki ticaret savaşında kılıçların çekilmesiyle borsa kırmızıya boyandı. Endekslerdeki kayıplar %3,47’ye ulaştı Kapanışta Dow Jones endeksindeki düşüşe en fazla katkı Apple’dan geldi. S&P 500’de değer kazanan hisse senedi sayısı 11 / Asya’da hisse senetleri ABD-Çin cephesinde tansiyonun artmasıyla sert satışlar yaşadı; Asya’da endeksler dolar/yuan paritesinin 2008’den bu yan ilk 7 seviyesinin üzerine çıkmasının akabinde ABD’nin Çin’i kur manipülatörü ilan etmesiyle sert satışlar yaşadı. Endeksler ticaret geriliminin derinleşeceğine yönelik algıyla tarihi düşüşler yaşayan ABD seansının ertesinde % 2.5’u aşan kayıplar yaşadı.

100.000 TL Paranız Olsa Nasıl Yatırım Yapardınız? Sanal Para ile Deneyin!

ABD, Çin’i kur manipülatörü ilan ederek gerilimin dozunu artırdı…Enver Erkan

 Trump yönetimi Çin’i resmen kur manipülatörü olarak nitelendirdi ve PBOC’nin CNY’nin değersizleşmesine izin vererek ABD tarifelerine misilleme yapmasının ardından Pekin’le olan ticaret savaşının dozajını daha da artırdı. ABD ile Çin arasında devam eden ticaret savaşları yeni bir boyut kazanarak kur savaşına doğru değişmiştir. Çin’in para birimini değersizleştirerek ABD’ye karşı hamle yapması yeni normal olarak risk algısında yer almaktadır. Bu durum varlık fiyatlarında Fed ile başlayan tüm pozitif havayı tamamen tersine çevirerek varlık fiyatlarında bir nevi kara Pazartesi yaşanmasına neden olmuştur.

Riskten kaçış fiyatlamasında altın 6 yılın yüksek seviyelerine ulaşırken, ABD borsa endekslerinde sert düşüşler öne çıkmıştır. S&P500 endeksi 2800 seviyesinin altında 2770 seviyelerini test ederken düşüler 2019 yılının en kötüsü olarak yorumlanabilir.

ABD 10 yıllık tahvil faizi %1.6705 düşük seviyesine kadar geriledikten sonra toparlanarak %1,7648 seviyelerinde dengelenmektedir. Bu noktada Çin’in Yuan değerinde stabilizasyonu sağlayacağı açıklamaları risk algısında bir miktar toparlanmaya neden olmuştur.

Özetle riskten kaçış modunun ana belirleyici Trump ve Trump’a karşı kur hamlesi alan Çin olduğundan oynaklığın kısa sürede normalleşme ihtimali zayıf olabilir. Son sözü Trump söyleyeceğinden varlık fiyatlarında en kötüsünün geride kaldığını söylemek için erken olabilir. 

 

ABD-Çin Arasında Anlaşma Yok

13 Mayıs 2019 – ABD – Çin arasındaki görüşmelerde bir anlaşmaya varılamadı. Geçtiğimiz hafta Washington’da iki gün süren ABD – Çin ticaret görüşmelerinden bir sonuç alınamadı. Hatırlayacağımız üzere ABD, ABD Çin’den ithal ettiği 200 milyar dolarlık ürünün gümrük vergilerini %10’dan %25’e çıkarmış ve söz konusu vergi artırımı Cuma günü itibarıyla yürürlüğe girmişti. Çin ise ABD’nin kararına misilleme yapılacağını ifade etmişti.

ABD Başkanı Trump, sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı paylaşımda, geçtiğimiz iki gün boyunca iki ülke arasındaki ticaret ilişkisinin durumu hakkında samimi ve yapıcı görüşmeler gerçekleştirildiğini ve görüşmelerin devam edeceğini ifade etti. Trump ayrıca, ABD’nin gelecekteki müzakerelere bağlı olarak uyguladığı yaptırımları kaldırabileceğini, diğer yandan yaptırımların belki de hiç kaldırılmayacağını belirtti.

ABD ile kapsamlı ekonomik diyalogda baş temsilcilik görevini üstlenen Çin Komünist Partisi Merkez Komitesi Siyasi Bürosu Üyesi ve Başbakan Yardımcısı Liu He ise, müzakerelerin ardından basına verdiği demeçte, Çin ile ABD ilişkilerinde iş birliğinin tek doğru seçenek olduğunu ifade etti. Liu He, Çin ile ABD’nin ekonomik ve ticari ilişkilerinin iki ülke arasındaki ilişkilerin temel taşı olduğu gibi dünya barışı ve refahıyla da sıkı ilişkisinin bulunduğunu kaydetti. İşbirliğinin iki ülke için tek doğru seçenek olduğuna dikkat çeken Başbakan Yardımcısı Liu He, ancak bu işbirliğinin ilkeli olması gerektiğini ve Çin’in ilkelerinden asla taviz vermeyeceğini belirtti. Çin’in Washington’daki müzakerelere iyi niyetle katıldığının altını çizen Liu He, ABD ile içten ve yapıcı diyalog kurduklarını ve iki tarafın müzakereleri sürdürmeyi onayladıklarını vurguladı. Çin’in ABD’nin ek tarife uygulamasına kararlılıkla karşı çıktığını kaydeden Liu He, bunun iki ülke başta olmak üzere tüm dünya ülkelerinin çıkarlarına uymadığını, Çin’in bu nedenle gerekli karşılığı vermek zorunda kalacağını belirtti.

Diğer yandan, Trump’ın üst düzey ekonomi danışmanı Larry Kudlow, yaptığı açıklamada henüz belirlenmeyen bir tarihte ABD Hazine Bakanı Steven Mnuchin ve ABD Ticaret Temsilcisi Robert Lighthizer’ın tekrar Pekin’e bir ziyaret gerçekleştireceğini, ABD Başkanı Donald Trump ve Çin Devlet Başkanı Xi Jinping’in ise G20 Liderler Zirvesi’nde bir araya gelebileceklerini söyledi. Çin tarafından özellikle zorunlu teknoloji transferi ve fikri mülkiyet hakları konularında belli bir noktaya gelmesini umduklarını söyleyen Kudlow, “Tamamen tatmin olacağımız noktaya varana kadar bu hataları düzeltecek güçlü bir anlaşmaya ulaşmalıyız.” değerlendirmesini yaptı.

ABD – Çin arasında iki gün süren görüşmelerden bir sonuç alınamaması ve Çin’in ABD’nin yaptırım hamlelerine gerekli karşılığı vereceklerini yinelemesinin üzerine bu sabah saatlerinde gelişmekte olan ülke para birimlerinde genel bir satış eğiliminin olduğu görülüyor…

 

ABD – Çin Arasındaki Ticaret Ateşkes Süresi Uzatıldı

25 Şubat 2019 – ABD Başkanı Donald Trump, Pazar günü Washinton’da gerçekleşen ticaret müzakerelerinin son halkasının ardından Çin ürünlerine uygulanması planlanan ek gümrük vergileri için belirtilen tarih olan 1 Mart’ı katedilen önemli mesafeyi gerekçe göstererek uzatacağını söyledi. Trump sosyal medya hesabından yaptığı açıklamasında “ABD Çin ile ticaret müzakeleri kapsamında fikri ve sınai mülkiyet hakları, teknoloji transferi, tarım, hizmetler, kur gibi yapısal meseleler üzerinde azımsanmayacak bir yol kat etmiştir. Bu verimli sürecin sonucu olarak vergilerin yükseltilmesi için belirtilen tarih olan 1 Mart’ı erteliyorum” dedi. Ancak tarihle konusunda başka bir detay paylaşılmadı. Trump geçtiğimiz hafta içerisinde de bu tarihi uzatabileceğini belirtmişti. Trump’ın dünkü açıklamasının ardından küresel piyasalarda risk iştahının önemli ölçüde arttığını ve Asya piyasalarının hafta başlangıcında değer kazandığını gördük.

Asya hisse senetleri ABD Başkanı Donald Trump’ın 1 Mart tarihini ertelemesi haberiyle yükselirken, yükselişe Çin hisse senetleri öncülük etti. Ticaret geriliminden çok fazla etkilenen Japonya’da da hisse senetleri alıma geçti.

Petrol fiyatları, ABD’nin Çin ile ticaret savaşında ateşkesi uzatılmasının ardından küresel ticaret koşullarının iyileşeceğine yönelik beklentiler ile birlikte kazançlarını korudu. Brent petrol fiyatları bu sabah saatleri itibarıyla varil başına 67$ seviyesi üzerindeki seyrini sürdürüyor.

Geçtiğimiz hafta Cuma günü öğle saatlerinde, ABD – Çin arasındaki ticaret görüşmelerine ilişkin piyasa iyimserliği ile birlikte dolar endeksi sert bir şekilde değer kaybetmiş ve 96,70 seviyesi üzerinden 96,50 seviyesi altına gerilemişti. Cuma günkü düşüşünün ardından, ABD Başkanı Donald Trump’ın dünkü açıklamaları ile birlikte dolar endeksinin yeni haftanın ilk işlem gününde düşüş eğilimini sürdürdüğünü görüyoruz.

 

 

Ticaret Savaşlarına tekrar mı ara yoksa anlaşma yakın mı?

30.12.2018 – ABD Başkanı Donald Trump sosyal medya hesabından Çin Devlet Başkanı Xi Jinping ile telefon görüşmesi gerçekleştirdiğini açıkladı. Trump yaptığı açıklamada, “Xi ile uzun ve çok iyi bir telefon görüşmesi gerçekleştirdik. Anlaşma çok iyi ilerliyor. (ABD – Çin arasındaki ticaret anlaşması) Eğer anlaşma gerçekleşirse tüm konuları, alanları ve anlaşmazlık noktalarını kapsayan çok kapsamlı bir anlaşma olacak. Büyük ilerleme sağlandı” ifadelerini kullandı.

 

Trump’ın Ticaret ve Kur Savaşları

Trump’ın ticaret ve kur savaşları, 1987 tarihsel döngüsü, Çin ve Almanya konusu…

17.04.2018 – ABD ve Çin arasında fikri mülkiyet hakları çerçevesinde teknoloji transferi etrafında dönen yaptırım ve kısıtlamalar süredursun, Çin ekonomisi karizmatik ve güçlü lider Xi Jinping’in ekonomi doktrini çerçevesinde dışa açılma hamlelerini sürdürüyor. Çin, otomotiv sektöründe yabancı sermaye sınırlandırmasını 5 yıl içerisinde kaldıracağını duyurdu ve böylece sektörü yabancı yatırıma daha çok açmış olacak. Yabancı şirketlerin Çin’de daha fazla ortaklık kurmalarına da imkan tanıyacak. Ticari araçlar için limit 2020’de, binek araçları için 2022’de kalkacak.

Enver Erkan
Enver Erkan

Çin Devlet Başkanı Xi Jinping, tarife savaşlarının en hareketli dönemine denk gelen 10 Nisan konuşmasında bunun sinyallerini vermişti. Çin ekonomi politikası, yeni dönemde daha çok dışarıya açılma üzerine kurulu ve bu hamlelerin birçok sektörde de tekrarlanması mümkün. Çin’de hali hazırda yabancı oto üreticileri yerli şirketlerle 1994’ten beri ortaklık kurabiliyor, ancak ortaklık oranı %50’den fazla olamıyor.

Son olarak; Trump buna ne cevap verecek bilinmez, ama Çin ekonomi politikalarının dışarıya açılıyor olması itibariyle küresel piyasalar için olumlu. Ticaret savaşları fasılları açısından da dindirici bir etkisi olup olmayacağını izleyip göreceğiz. Peki, ticaret savaşlarının ekonomik boyutları ve varlık sınıflarındaki yansımaları ne şekilde olabilir? Trump’ın geçen gün attığı Rusya ve Çin twitinden başlayarak yazalım ve tarihten bir örnek verelim.

“ABD faizleri artırırken Rusya ve Çin kur devalüasyonu oyunu oynuyor. Kabul edilemez!”

Trump’ın tiwitini biraz daha Türkçe’ye çevirmek gerekirse; Rusya ve Çin kendi kurlarını bilerek düşük tutarak (yani manipüle ederek!) ihracatlarını artırıyor, dış ticarette rekabetçi avantaj elde ediyorlar.

Rusya yerine Almanya’yı katsa anlardık, ama Rusya’yı şu anda diline dolaması şu an daha çok Orta Doğu siyaseti ile alakalı. Çünkü Almanya Orta Doğu’da müttefik, Rusya ise karşı kutupta ve savaş muhtemelen 2014’teki gibi mecazi bir savaş olarak, yani ekonomi silahı kullanarak gerçekleştirilecek. Bu bakımdan Rusya’nın güçlü bir ekonomisinin olmaması ABD için avantaj; ancak 2015 yılındaki krizden çıkmış olması da Rusya adına bir tecrübe olabilir. ABD’nin ve Batı’nın elinde yeni yaptırımlardan tutun da, USD ile fiyatlanan petrole kadar her şey var. Hazine’nin Çin’i resmen kur manipülatörü ilan etmese de, Trump’ın defacto olarak bunu sürekli dile getirmesi de ilginç; zayıf USD desteklediği bilinen (arada sıradaki güçlü UISD söylemlerine aldanmayın) Trump, özellikle Çin’e ve Uzak Asya’ya karşı gard almak için USD’nin daha da zayıflatılmasını ister mi?

1987 yılında, 19 Ekim 1987’deki Kara Pazartesi’den önceki 18 Ekim 1987 tarihli NY Times gazete arşiv haberini paylaşıyorum:

https://www.nytimes.com/1987/10/18/world/us-said-to-allow-decline-of-dollar-against-the-mark.html

Haberi özetlemek gerekirse;

Zamanın ABD Hazine Bakanı James A. Baker 17 Ekim 1987’de Batı Almanya’nın (evet, o zamanlar Almanya henüz iki parçaydı) Alman Markı’nın (DEM) değerini yükseltmesi gerektiğini, yoksa USD’nin değer kaybetmesine müsaade edeceklerini söyledi. O zamanlar ABD, “adaletsiz ticaret” koşullarından şikayetçiydi ve Almanya ile Japonya’yı yakından izlemekteydi. Baker’ın bu açıklamasını daha sonra bir Hazine yetkilisinin “eğer gerekirse USD’yi aşağı çekeriz” açıklaması takip etmişti.

Sonrası; 19 Ekim 1987’de “Kara Pazartesi”nin yaşandığı gün, bütün dünya endeksleri çökmüştü.

O zamanki EUR olan Alman Markı’nın 1986 – 1988 dönemindeki çeyreklik grafiğini paylaşıyorum: 1986’nın 3. Çeyreğinde 2,19 olan USDDEM paritesi, 1988’in başında 1,57 seviyesine kadar gerilemişti.

Acaba kur savaşları borsalarda domino etkisini tetikler mi? Bu konu ileride daha çok su götürür hale gelirse bunun endişelerini sıkça yaşayacağız gibi görünüyor.